Sorumluluk almak nedir?

SonsuzUs Her şeyCategory: SosyalSorumluluk almak nedir?
karga Kurucu sordu 2 ay önce

Insan birşeyi neden yaptığını anlamak ister ve “asıl” nedenini bulduğu zaman gönlü ferahlar ve karar alma mekanizmasını anladığını zanneder ki geçmişte yaptığı hataları tekrarlamasın. Açıklayıcı bir neden ile herşeyin çözümünü bulduğunu zanneder, ben ise bunun böyle yürümediğini açıklamaya çalışacağım.
 
Yukarda da belirtildiği gibi bu “asıl” nedeni aramak dini bir yaklaşımdır. Birşeyin özü bulunduğunda o şeyin kavranacağı ve çözüleceği varsayılmaktadır. Bunun böyle olmayacağı, aşikardır. Diyelim ki biz insanlar, bizi belirleyen türümüzden ve çevremizden gelen tüm etkenleri biliyoruz, bu yine de bizim şu anda karar verme esnasında iki seçimden hangisini seçeceğimizi belirleyemez. Eğer gerçek anlamda belirlemiş olsaydı özgür irade diye birşeyden bahsedilemezdi ve sorumluluk bize ait olmazdı.
 
Freud da geçmişte anne-baba ile yaşanmış olayların bizim hayatımızı belirlediği kanısındaydı. Insanı etkileyen tek bir faktör anne-baba olmuş olsaydı ve özgür iradeye sahip olduğunuz yok sayılsaydı bir defasında öğrendiğimiz şey hayatımızı şartlamış olacaktı ki bunun böyle olmadığı hayatımızın her esnasında özgür karar alma potansiyeline sahip olduğumuz ve kendi kaderimizi kendimiz belirlememizden de anlaşılacaktı.
 
Her edindiğimiz deneyimin bizde iz bıraktığı aşikardır. O halde sadece anne-babamızdan öğrendiğimiz şeyler bizi etkilemez, okulda, arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizde etrafımızda duyduğumuz şeylerden de etkileniriz. Bizi biz yapan şey bunların toplamından da çok büyük bir şeydir, çünkü her karar alışımız karar almadan önce derin düşünülmesi gerektiren, karar aldıktan sonra hayatımızı bir dahaki karar alışımıza kadar belirlediği için sorumluluk gerektiren bir hamledir. O halde bizi belirleyen “asıl” şey ne ise olsun, biz karar verdiğimizde bir sonraki kararların da izini atmış olacağız. O halde şimdiye kadar ki olan zamanın yanında şimdiki zamanın da çok önemli olduğunu, gelecekte de şu andaki verdiğimiz kararların hayatımızı belirleyeceğini göz önünde bulundurduktan sonra karar verilmesi gerektiğini bilmek lazım.
 
O halde önceden alınmış kararların farkına varıp bir dahaki kararları alırken nelere dikkat etmemizde fayda olacaktır. Burada söz konusu olan şey hiç hataya yer verilmemesi değildir. Bütünü göremediğimiz/kavrayamadığımız için her hamle içinde hata barındıracaktır. Sorumluluk almak hata yapmayı engellemez, sorumluluk almak yaptığımız hatanın eksik bilgiden kaynaklandığını anlamamıza yarar ve dolayısı ile bu eksikliği kapatmak için bizi motive eder. Diğer söylemdeki “asıl” neden içimizi rahatlamasına rahatlatır ama hayatımızı değiştirmek için bizi motive edemez, çünkü suçlu veya günah keçisi bulunduğu zaman sorumlulukta elden gitmiş olur.
 
Bizim amacımız tek bir hayata sahip olduğunuzu ve hayatımızdan sadece kendimiz sorumlu, dolayısı ile içimizdeki potansiyeli kesfetmeye ve hayatımızı şekillendirmeye mecbur olduğunuzu bilmektir. “Asıl” nedenler açıklayıcı olabilirler ama bizi hayatımızı değiştirmek için motive edemezler. Sorumluluk motivasyon faktörüdür.

2 Cevap
karga Kurucu cevapladı 2 ay önce

Sorumluluk almak gerçekten zor ve bir o kadar da önemli bir durumdur. İnsanlar başlarına gelen şeyler yüzünden sorumluluğu başkalarına atmaya, başkalarını suçlamaya hatta tanrıyı, kaderi, şansı suçlamaya çalışır. Ama dönüp eylemlerinin davranışlarının sorumluluğunu alırlarsa göreceklerdir ki bütün olan bitenden çoğu zaman kendileri suçludur.
 
İnsan yaptığı eylemlerin yanlışlığını doğrulunu dediğin gibi tahmin edemez. Veya tahmin etmeye çalışır ama bu yetenekleri doğrultusunda olur. Ama sorumluluğunu aldığı an yaptığı eylemin de enerjisi artar ve sonuçları da değişir.

karga Kurucu cevapladı 2 ay önce

Uygar insan her şeyden önce düşünen, sorgulayan ve doğru olanı yapmaya çalışarak yaşamında gelişme sağlayan insandır. Sorgulamanın ise iki boyutu vardır. Birincisi, aktarılan bilgileri ezberleyip nakletmek yerine, onların nedenini ve amacını soruşturmaktır. Yani, nakilci değil, akılcı olmaktır. İkincisi, karşımızdakini değil kendimizi sorgulamaktır. Zira her davranışımızın ve ağzımızdan çıkan her sözün sorumlusu biziz. Başımıza gelen nahoş ve üzücü olaylarda da kendi payımız vardır. Bu pay az veya çok olabilir ama her olayda payımızın olduğunu ve bir miktar sorumlu olduğumuzu asla unutmayalım ve daima davranışlarımızı sorgulayalım.
 
Kendini sorgulayan insan kendini kontrol etmeyi de başarır. Kendini kontrol etmeyi başaran insan ise çevresiyle bütünleşir. Çevreden kasıt hem sosyal çevre hem de doğal çevredir. İnsan sosyal bir varlıktır. Bir aile sahibidir ve sosyal bir çevre içinde yaşar. Okul çevresi, iş çevresi ve arkadaş çevresi vardır. Kendini sorgulayan ve kendini kontrol etmesini bilen insan sosyal çevrede faydalı ve aranan bir insan olur. Uygar insan hem faydalı hem de paylaşımcıdır. Uygar insan kıskanç olmaz, aksine başarılı olanları destekler ve onların başarılarına katkıda bulunur. Uygar insan şiddetten hoşlanmaz. Karşı cinse saygılıdır ve asla şiddete başvurmaz. Bugün ülkemizde, maalesef, kadınlara karşı uygulanan şiddet kabul edilmez boyutlara ulaşmıştır. Bu durum insanlarımızın ve özellikle erkeklerin henüz uygarlıktan pek fazla pay almadıklarının göstergesidir.

Cevapla