Forum

Sözde Bilim  

  RSS

sonsuz
(@sonsuz)
Admin
Katılım : 4 sene önce
Gönderiler: 39
15/08/2019 12:12 am  
Bir arkadaşım bana "kanserin tedavisini bulan doktorun öldürüldüğü"(1) haberinin linkini gönderdi ve "vahşi kapitalizm işte; ilaç şirketleri kanser ilaçları üzerinden daha fazla para kazanmak için, kanserin tedavisinin geliştirilmesini istemiyorlar" dedi. Buna şüpheyle yaklaşım, çünkü bir doktor ya da araştırmacı bir tedavi keşfettiğinde, bunun in vitro, in vivo* ve klinik çalışmalarının yapılması, bu çalışmaların metodolojik açıdan iç ve dış tutarlılık, iç ve dış geçerlilik gibi testlerden geçer not alması, patentlenmesi, FDA tarafından onaylanmasının ardından endüstriyel üretiminin (mass production) yapılması gerekir. Bu süreçte bir ilaç şirketinin, kanserin tedavisini bulan kişileri öldürmesi için bir sebep bulamıyorum; çünkü endüstriyel üretimi üstlenebilecek imkan, ekipman ve paraya sahip olanlar ilaç şirketleri zaten. Bu ürünün üretimini yapabilmek için ilaç şirketleri birbirleriyle yarışabilir, ancak faturayı araştırmacıya kesmeleri için makul bir sebep göremiyorum. Neticede tedavinin patentini ve FDA onayını alan ilaç şirketi, rakiplerinden bir adım önde olarak kanserin tedavisini satacaktır ve fiyatı da istediği gibi belirleyebilme imkanına sahip olacaktır. Tıpkı SMA için üretilmiş gen terapisi ilacı ZolgenSMA'in bir kutusunun 2 milyon dolar olması gibi; çünkü markette rakibi yok. Dolayısıyla, böyle bir fırsatın üzerine atlamayacak ilaç şirketi olduğunu sanmıyorum.
 
Önce doktorun ismini araştırdık: Jeff Bradstreet. Kendisi alternatif tıp uygulamaları yapan, kendi yönettiği bir kliniği olan ve Hristiyanlık inancıyla medikal uygulamaları birleştirmeye çalışan bir doktor (2). Homeopati, hiperbarik oksijen terapisi, kök hücre terapileri gibi birçok tedavi yöntemini uygulamış. Aşılardaki civanın birikerek otizme neden olduğu üzerine bir de makalesi bulunuyormuş, ancak PubMed tarafından tanınmamış. Genelde otizm üzerine yoğunlaşmış ve tedavisini bulmaya çalışmış. Örneğin;
  • Otizmli bir çocuğun kan, saç, deri testlerinin tümünde anormal derecede yüksek civa çıkmamasına rağmen, bu çocuktaki civayı azaltmak için şelasyon uygulamış. Bu çocuk 8 yıl boyunca Bradstreet'in kliniğine gitmiş ancak durumunda hiçbir değişiklik olmamış.
  • Yapılan birçok çalışmada otizmli kişilerin oksidatif strese karşı daha duyarlı oldukları sonucuna ulaşılmış olmasına rağmen, Bradstreet, otizmli kişilere hiperbarik oksijen tankı terapisi de uygulamış.
Ayrıca GcMAF adı verilen bir protein üzerinde de çalışmış, kendi iddiasına göre 600 otizmli çocuğu tedavi etmiş (2) (tabi kendi oğlunun otizmi sürüyor, ayrı mesele).
 
Buradan sonra merak edip GcMAF nedir diye baktık. Çünkü ilk yazıda (1) da kanserin, otizmin, Parkinson'un tedavisi olduğu yönünde de bir iddia yer alıyordu. GcMAF, D vitaminine bağlanan proteinin modifiye edilmesiyle elde edilen bir proteinmiş ve "potansiyel olarak" makrofaj aktivasyon faktörü (MAF) olarak görülüyormuş (3). Wikipedia'daki bilgileri okurken Yamamoto ve David Noakes'ın isimlerine rastladık. Yamamoto'nun çalışmaları metodolojik problemler ve etik onayı prosedüründe usulsüzlükler içeriyormuş. Ancak David Noakes apayrı bir hikayeyi gözler önüne serdi.
 
David Noakes ile araştırmaya devam ettik: ABD menşeili Immuno Biotech LTD şirketinin sahibi. GcMAF tedavisini yaygınlaştırmak için bu şirketi kurmuş (4). Bu da bana şunu düşündürdü: Jeff Bradstreet GcMAF tedavisi uyguluyor, David Noakes da bunu yaygınlaştırmak için şirket kuruyor. Acaba birbirlerini tanıyorlar mıdır diye düşünmeden edemedim.
 
David Noakes ve Jeff Bradstreet'in isimlerini birlikte arattım. Her ne kadar Jeff'in Wiki sayfasında geçmese de, David'in Wiki sayfasındaki şu ifadeler dikkatimi çekti:
"Noakes worked with American autism doctor Jeff Bradstreet until the latter committed suicide in June 2015, following a federal government raid of his office in connection to his work on GcMAF." Noakes ve Bradstreet birlikte çalışmışlar (4).
 
Forbes'te çıkan bir haberde ise, Noakes ve Bradstreet'in çok yakın oldukları, hatta Noakes'ın Bradstreet için "Tüm ABD’de, şu ana kadar Gc-MAF’la ilgili korkulukların üzerinde durmaya hazır olarak kendini adamış tek bir doktor var - Jeffrey Bradstreet, MD." ifadelerini kullanmış (5). Ayrıca Forbes haberinde başka detaylara da yer veriliyor:
  • Immuno Biotech'in Avrupa uzantısı First Immune şirketi
  • Jeff Bradstreet, First Immune şirketinin ürettiği, fekal transplantasyona alternatif olarak probiyotiklerle tedavi de uygulamış.
  • GcMAF ilaçlarının üretimi İngiltere'de yapılıp, İsveç'teki bir klinikte hastalara verilmişler. Bu klinik de First Immune şirketine ait. Ayrıca bu kliniğe gelen hastalardan 5'inin öldüğü rapor edilmiş.
 
Forbes haberinde, daha sonra olaylar ilginç bir hal alıyor:
  • Jeff Bradstreet'in kliniğine federaller baskın düzenliyor ve her şeye el konuluyor.
  • Bu baskının hemen ardından, 19 Haziran'da Jeff Bradstreet ölü bulunuyor.
  • Jeff Bradstreet'in öldüğü "aynı gün", Avrupa menşeili bir haber kaynağından İsveç'teki klinikte çalışan 5 kişinin öldüğü haberi geçiyor.
  • Bradstreet'in kliniğinin basılmasının ardından David Noakes'a da baskın yapılıyor, "kara para aklamak" suçundan dava açılıyor ve 15 ay hapse çarptırılıyor. Şu an hala hapiste.
  • Immuno Biotech LTD şirketi de dağıtılıyor.
 
Aynı haberde bir başka detay daha dikkat çekiyor:
  • Jeff Bradstreet'in kullanımını tavsiye ettiği ve kendi kliniğinde hastaların tedavisinde de kullandığı, First Immune şirketinin ürettiği, fekal transplantasyona alternatif olan probiyotik, bir başkası tarafından da şiddetle savunulmuş: Marco Ruggiero.
  • Jeff Bradstreet, Marco Ruggiero'yu en iyi arkadaşı olarak tanımlamış.
  • Marco Ruggiero kim ve ne önemi mi var? HIV virüsünün AIDS'e sebep olmadığını savunan, AIDS inkarcılarından birisiymiş.
 
Siz ne düşünüyorsunuz? 6 kişinin ölümü (Avrupa'daki klinikteki 5 kişi ve Bradstreet) ve David Noakes'ın şirketinin kapatılması, rakip ilaç şirketlerinin tuzağı mıydı, yoksa insanlara sözdebilim üzerinden sahte umut pompalayarak para kazanan David Noakes'ın, daha yüksek ceza almamak için izlerini kapatması mıydı?
 
* in vitro: canlı organizmanın dışında, kontrollü ortamda gerçekleştirilen çalışma; mesela hücre ve doku kültürleri
in vivo: canlı organizma içinde/üzerinde gerçekleştirilen çalışma; mesela model hayvan deneyleri (ör. fare, zebrafish, meyve sineği, vs)
 

karga beğenme
CevapAlıntı
Topic Tags

Cevap yaz


 
Preview 0 Revisions Saved
Share: