Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

' o güzel imgesi mutsuzluğun'

delete

İnsan kendine kalıyor eninde sonunda... Bir şarkı sözüydü. Kendimizden başka hiç kimsemiz yok.
Bunu anlamayacak ne vardı!

Anlıyorduk anlamasına da söyleyecek kadar cesur değildik. Kalabalık görünüyorduk, elimiz ellere değiyordu, gözümüz gözlerde manalar arıyordu. Ayak seslerimiz bir karşılık bulunca iyi hissediyorduk kendimizi. Yan yana yürüdüğümüzü sanıyorduk. Çoktuk sözde, hep beraberdik. Birlikte ağlayıp birlikte güleceğimizi, birbirimiz için öleceğimizi sanıyorduk. Birimiz dünyadan gidince diğerimizin artık yaşayamaz olacağını düşünüyorduk. Büyük aldanış! Hiçbirimiz, diğerimiz için ağlamıyor. Göçenin acısıyla ölen olmadı hiç. Onları çukurlara gömer gömmez arkamızı dönüp kaçtık. Yemekler yedik sonra, şarkılar dinledik, hayatımız sürüp gitti hiçbir şey olmamış gibi. Bir söz uydurmuştuk, ölenle ölünmezdi.

Kimselerin derdimize derman olmayacağını öğrenmeliydik. Yalnız bir ağaç gibi, rüzgârlarla söyleşip durmak kaderimiz. Geceyi karşılamak, karanlığa alışmak, soğukta kendi hülyasına sarılıp ısınmak ve sabaha, yine öyle tek başına uyanmak... Kim, kimin acısını soğutabilir, içimizin uğultusunu hangi fani susturabilir?

"Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim" demişti Neruda...

Alacakaranlıkta kendi kendine konuşan da o değil miydi? Böyle çılgın alışkanlıkları olan, kendine durmadan sorular soran... Öyle ya, kendimizden başka konuşacak, hakikaten konuşacak kimimiz var?

Bu gece en hüzünlü mektupları yazabilirim kendime.

Bütün yaptığım, kendime mektuplar yazıp durmaktan başka neydi? Yazmak sadece bir avuntu, güzel bir aldanıştı. Başkalarının aldatması acı verir, kendi kendini aldatmak oyalar insanı. Karanlık bir yolda yürürken ıslık çalmak gibi... Bazen, o ıslığın büyüsüne kapılır, unutursunuz korkuyu, kederleri dağıtırsınız. Ne kadar uzarsa artık, öyle işte, bir şarkı boyu kendinden geçmişlik, zamansızlık... Turgut Uyar, 'O güzel imgesi mutsuzluğun' dizesinin yazarı, kim duyurabilir acıyı onun kadar? "Bu benim gerçeğim. Durmayıp şarkı söylemek. / Durmayıp yalnız kalıyorum. Ufacık yeşilli adalarda / Yalnız kalmaya savaşıyorum. Kadınlarla. Erkeklerle. Çocuklarla"...

Durmayıp yalnız kalıyoruz. Durmayıp acı, durmayıp keder... İki keder arasında ince sevinçler, belli belirsiz. 'Hüzünlü bir bahtiyarlık' diyoruz biz buna, kısacık! Sonra yine yalnızlıklar başlıyor, hatıralar zamanı. Ve her hatıranın alıp veremediği bir şeyler oluyor sahibiyle. Onlara kaçmak da avunmanın bir türü değil mi? Ve sonunda yine, elde var hüzün!

Kendine kalmadan kendiyle olmalı insan.

Bir yalnız ağaç gibi mağrur, çekilmeli dağlarına. Karakışa, ayaza, kederlere, yıkımlara, sonsuz yalnızlıklara alışmalı. Başı yükseklere uzadıkça, serin bir sevinçle dünyaya bakmalı oradan, müstağni, aldırmaz... Başı göğe yükseldikçe güçlenir insan ve ağaç. Kirletilmeksizin, minnetsiz ve incinmesiz...

Ey kalbim, şimdi kapat kapılarını dünyaya ve kendi dağlarına çık, kendi keçi yollarına... Kimseler bulmasın, bilmesin seni. Adını anıp demesinler, bir zaman buralarda o da yaşardı. Sonunda, en sonunda, bir kara taşın olsun mezarında, yosunlar bağlasın. Adın yazmasın üstünde, unutulsun. Yalnız, bir gün bir meçhul kadın gelip başucunda ağlasın!



Kendine kalmadan kendiyle

canu -- 01.12.2008 - 18:00

Kendine kalmadan kendiyle olmalı insan

Ben bu ifadeden insanın yalnızlığını değil, özgür olmasını ve kendine yetebilmesini anladım.

Çok güzel ve özgün ifade edilmiş bir cümledir "insanın kendine kalması".

Siz, insanın kendiyle olması gerektiğini söyleyerek güzel bir açılım sunmuşsunuz.

Elinize sağlık ve aramıza hoş geldiniz ;).


Çokluk Senindir

nurcihan -- 01.12.2008 - 18:09

Çokluk Senindir

özenle soyduğum şu elma söyle şimdi kimindir
özenle ne yapıyorsam bilirsin artık senindir

suya giden adam meselâ omuzunu eğri tutsa
güneş su ve adamın omzundaki eğrilik senindir

ayağa kalkarsın, adına uygunsun ve haklısın
kararan dünya bildiğin gibi sık sık senindir

kararan dünya, yeni bir güle bir ateş parçasıdır
bir ateş parçasından arta kalan soylu karanlık senindir

bir deneyli geçmişi aldın geldin yeniyi güzel boyadın
ben bilirim sen de bil ilk aydınlık senindir

çünkü bir silah gibi tutarsın tuttuğun her şeyi
her yeri bir uyarma diye tutan ıslık senindir

senindir ey sonsuz veren ne varsa hayat gibi
tutma soluğunu, genişle, öz ve kabuk senindir

ey en güzel görüntüsü çiçeklere dökülen bir çavlanın
aşkım, sonsuzum, bu dünyada ne var ne yok senindir
Turgut Uyar


'Hüzünlü bir bahtiyarlık'
Pek karamsar olarak görünen bu yazı kendimizi tercüme etmesi açısından güzel.Hayatımız hüzünlü bir bahtiyarlık.Hüzünlerin arasına ne kadar mutluluk sıkıştırabiliyorsak yanımıza kâr sayıyoruz.Ama hiçbir şey yıldıramıyor bizi bu hayatı doyasıya yaşamaktan.Öyle de olmalı zaten.
Ve her hatıranın alıp veremediği bir şeyler oluyor sahibiyle.

Kabulenmekle başlıyoruz önce acıları, ne kadar içimize sindirip,ne kadar çabuk kabullenebilirsek o kadar hazır hissediyoruz kendimizi bir sonrakine.
Turgut Uyar'ın dediği gibi hayatında ne varsa senindir.Acılar ve sevinçler,hiçbirini yok saymadan yaşamak güzel şey.


Kendine kalmadan kendiyle

Hypatia -- 01.12.2008 - 18:13

Kendine kalmadan kendiyle kalmak... Hoş gerçekten. Hoşbulduk.


Hoş

nurcihan -- 01.12.2008 - 18:53

Hoş geldiniz Hypatia :)
Güzel bir cümle değil mi?Kendimize kalmadan kendimizle yaşamak,becebilirsek tabi...
Bir yalnız ağaç gibi mağrur, çekilmeli dağlarına. Karakışa, ayaza, kederlere, yıkımlara, sonsuz yalnızlıklara alışmalı. Başı yükseklere uzadıkça, serin bir sevinçle dünyaya bakmalı oradan, müstağni, aldırmaz... Başı göğe yükseldikçe güçlenir insan ve ağaç. Kirletilmeksizin, minnetsiz ve incinmesiz...

müstağni=elinde olanla yetinen,gözü tok.


Yanlızlık en sevdiğim

medisis -- 02.12.2008 - 23:37

Yanlızlık en sevdiğim, kendime kalmadan kendimle kaldığım an:))) Hoşgeldiniz...


Yeri gelmişken

xenix -- 03.12.2008 - 13:33

Birşeyi merak ettim.

Yalnızlık ve tekbaşınalık arasında fark var mıdır? Varsa nedir? Bu konu hakkında neler diyebiliriz.

xenix


Yalnızlık ve Tek Başınalık

nurcihan -- 04.12.2008 - 00:06

Yalnızlık duygusu için tek başına olmak gerekmez.Kalabalıklar arasında da insan kendini yalnız hisseder.
Tek başınalık eylemin ya da eylemsinin bir durumudur.Yalnızlık ise hissettiğin duygunun adıdır.
Yalnızlık duygusundan sürekli kaçmak isteyen insan başarılarını hep tek başına kazanmak ister :)
Yalnızlığından şikayet ederken çoğu zaman da tek başına olduğu ve mücadelesini tek başına verdiği için kendiyle gurur duyar.
Yani farklı geldi bana bu iki kavram.


tekbaşınalık öze dairdir, yalnızlık egoya..

9999 -- 05.12.2008 - 18:29

oshonun şu lafını çok severim;

"hayat sonsuz bir şimdiki zamandır"Bu çok öze dair bir hayat tanımlaması, zihinle bakıldığında ise o geçmiş ve gelecek diye bölündüğü için anlamak zor olacaktır..

zihin ve öz..

işte bu ikisi açısından ifade ettiği şey çok farklıdır, tekbaşınalık ve yalnızlığın..

zihin yalnızlık kelimesini seçer, ego kendini pek bir önemser ve yalnızlık bir duygudur ve bir önemsizlik, bir kendine acıma, kendini yapayalnız ve ıssız hissediştir şuu koskoca dünyada..yalnız olan, kalabalıklarda bile yalnızdır, öylesine yalnızdırki, degersizlik inancını beslemeye baslar yalnızlığıyla..ego beslenemediginde, yalnızlık, huzursuzluk ve rahatsızlık hissetmeye başlar..

öz ise zaten tekbaşınalık halidir, bağımlı degil baglıdır o insanlara( özlere), bunu bilir,bir orman gibi kalabalık ve bir ağaç gibi tekbaşınalıktır yaşanAN, yolunu kendi yürür,tekbaşınalıkta acımak yoktur kendine, sessiz bir zihnin ulaşabilecegi bir hiçlik halidir, tek oluş biçiminin, tekbaşına, şimdi ve burada oldugunu bilir öz..

talepsizlik halidir kısaca tekbaşınalık, beklentisizliktir, bu anlamda da yalnızlığın tam zıddıdır aslında..


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -