Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

İki Tapınak(Eski Hint Hikayesi)

delete

İKİ TAPINAK
Öğretileri birbiriyle uyuşmayan karşılıklı iki tapınak vardı. Bu tapınakların -sözde- ustaları birbirlerine o kadar karşıydılar ki görüşmüyorlar ve öğrencilerinden diğer tapınağa asla bakmamalarını istiyorlardı.

Bu iki tapınağın birer çocuk hizmetçileri vardı. Ustaların bütün işlerini tapınaktaki bu hizmetçiler yürütüyorlardı. İki tapınağın ustası da kendi hizmetçisine "Diğer tapınağın hizmetçisiyle konuşma, o insanlar tehlikeli" demişti.

Ama çocuklar, çocuktur. Yolda karşılaşmışlardı ve ilk tapınağın hizmetçisi diğerine sormuş : " Nereye gidiyorsun?"

Diğeri yanıtlamış: "Rüzgar beni nereye götürürse"

O kadar güzel bir cevap ki çocuk tapınakta söylenen bütün Zen hikayelerini dinlemiş olmalı. "Rüzgar beni nereye götürürse" diyor çok ulvi. Saf Tao.

Ancak ilk çocuk verecek bir cevap bulamayınca utanmış, bozulmuş. Öfkelenmiş ve suçluluk duygusu içinde "Ustam, bu insanlarla konuşmamamı söylemişti. Bu insanlar gerçekten tehlikeli. Ne biçim bir yanıt? Beni aşağıladı!" diye düşünmüş.

Ustasına gitmiş ve olanları anlatmış: "Onunla konuştuğum için çok özür dilerim. Haklıymışsınız, o insanlar gerçekten çok garip. Bu ne biçim bir yanıt ? Ona nereye gidiyorsun diye sordum. Basit bir soru. Onun tıpkı benim gibi pazara gittiğini de biliyorum. Ama o bana ‘Rüzgar beni nereye götürürse' dedi."

Ustası konuşmuş: "Seni uyarmıştım ama dinlemedin. Fakat bu cevabı tapınağın selamati için yanıtsız bırakamazsın. Şimdi bak; yarın aynı yerde dur. O geldiği zaman ‘Nereye gidiyorsun' diye sor. Sana ‘Rüzgar beni nereye götürürse' dediğinde o zaman senin de onun gibi felsefi bir cevap vermen gerekir. Ruh bedensiz olduğundan ve rüzgar ruhu hiçbir yere götüremeyeceğinden ona ‘Demek o kadar zayıfsın ki bu zayıf rüzgar ayaklarına hükmedebiliyor' dersin." demiş.

Çocuk tamamen hazır olmak için bütün gece mizansenini kafasında tekrarlamış. Ertesi sabah erkenden oraya gitmiş ve beklemeye başlamış. Diğer çocuk tam vaktinde gelmiş. Şimdi ona gerçek felsefenin ne olduğunu gösterebilecekti. "Nereye gidiyorsun?" diye sormuş ve beklemiş.

Ancak diğer çocuk şöyle bir bakıp "Pazardan taze sebze alacağım" demiş.

Diğer çocuk yine cevap vermemiş. Şimdi öğrendiği tüm o felsefeyi ne yapacaktı?

Hayat böyledir. Onun için hazırlık yapamazsın. Onu hazır bir şekilde bekleyemezsin. Anlamı ve güzelliği burada gizli. Hayat seni her zaman şaşırtır, sürprizlerle gelir ve geldiği zaman sakın kararsız olma! Yanlış yola sapman endişe yaratmasın. Okullardaki sorunlardan biri bu: İnsanlara asla yanlış yapmamaları öğretiliyor. Onlar da yanlış yapmaktan o kadar korkmaya başlıyorlar ki hiçbir şey yapmıyorlar. Karar anında hareket etmiyorlar. Yanlış bir şey olabilir! O zaman bir kayaya dönüşüyorlar, kabiliyetlerini yitiriyorlar.


İnsanlar sırf zevk

Agnia -- 30.11.2008 - 00:01

İnsanlar sırf zevk aldıkları için öğrenseler, ya da zevk almadıkları için öğrenmeseler, yani aşk gibi!
Oysa hayata hazır olmak için eğitim ve öğretim denince sihir bozuluyor.
Önceden hazırlık, önceden hazırlık olduğu bilinmeksizin yapılır.

http://sibelatasoy.com


Katılıyorum kesinlikle

nurcihan -- 30.11.2008 - 00:32

Katılıyorum kesinlikle size.
Hayata hazır olmak için eğitim öğretim alınca ne oluyor?
Herkesin hayatında farklı farklı durumlar çıkınca öğrendiğin ya da öğrendiğini sandığın şeylerin etkisiz kalıyor bir anda,hazırlıklar boşa çıkıyor bir anda o an işte hazırlıksız hissediyorsun;zaten hayat, içinde birçok durum için hazırlıklı olunamayacak kadar sürprizlerle dolu.
Ama hazırlık olduğunu bilmeden öğrendiklerin var ki onlar sürprizler karşısında en güçlü yanın olarak ortaya çıkıveryor.
Kendimizi güçlendiren o anlarda istemsiz olarak öğrendiğimiz şeyler en kalıcı öğrenmeler oluyor.


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -