Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

Var Olmanın Gücünden Alıntılar

delete

İçsel Boşluğu Tanımak...
Güzelliğin,şefkatin, nezaketin, hayattaki basit şeylerin
iyiliğinin tanınmasının olduğu yerde,
bu içsel deneyiminin arka planına bakın.
Ama onu bir şey arar gibi aramayın.
Onu tespit edip "işte buldum" diyemezsiniz;
onu zihinsel terimlerle tanımlayamazsınız.
Bulutsuz bir gökyüzüne benzer.
Biçimi yoktur.
O boşluktur,DİNGİNLİKTİR; Varlığın tatlılığıdır;
ve elbetteki bu sözlerden çok daha fazlasıdır.
Onu kendi içinizde doğrudan hissedebildiğinizde, derinleşir.
Dolayısıyla basit bir şeyin değerini takdir edebildiğnizde
-bir ses, bir görüntü, bir dokunuş-
bir güzelliği görebildiğinizde,
insanlara karşı şefkatli olabildiğinizde,
bu deneyiminin kaynağının ve arka planının
İÇSEL BOŞLUK OLDUĞUNU anlarsınız.
Ünlü düşünür Nietzsche ender ,derin dinginlik anlarından birinde,
şöyle demişti:
"Mutluluk için aslında ne kadar az şeye gerek var! Aslında en küçük şey , en belirsiz şey,
bir kertenkelenin sürünürken çıkardığı hışırtı,
bir nefes. belli belirsiz bir bakış;
en büyük mutluluklar en küçük şeylerden kaynaklanır.
DİNGİNLEŞİN ".
Çünkü gerçek mutluluğun nedeni bir şey ya da
bir olay değildir ama ilk bakışta öyle görünür.

.... İçsel boşluk bilinci ve gerçek kimliğiniz temelde TEKTİR.
Diğer bir deyişle , küçük şeylerin biçimi,
içsel boşluğa yer bırakır.Ve gerçek mutluluğun doğduğu yer,
işte bu içsel boşluk, şartlanmamış bilinçtir.
Küçük, sessiz şeylerin farkında olabilmek için,
içinizde DİNGİN olmanız gerekir.
Yüksek derecede farkındalık şarttır.
DİNGİNLEŞİN.
BAKIN.
DİNLEYİN.
ŞİMDİDE OLUN...
(E.TOLLE)


Dingin bir Çelişki mi?

statik -- 06.10.2008 - 10:21

""Mutluluk için aslında ne kadar az şeye gerek var! Aslında en küçük şey , en belirsiz şey,
bir kertenkelenin sürünürken çıkardığı hışırtı,
bir nefes. belli belirsiz bir bakış;
en büyük mutluluklar en küçük şeylerden kaynaklanır.""

arkasından;

""Çünkü gerçek mutluluğun nedeni bir şey ya da
bir olay değildir ama ilk bakışta öyle görünür.""

Hem küçük olaylar bile mutluluk verir diyorsun, hemde gerçek mutluluğun nedeni bir şey ya da
bir olay değildir. Diyorsun..


"... İçsel boşluk bilinci ve gerçek kimliğiniz temelde TEKTİR.
Diğer bir deyişle , küçük şeylerin biçimi,
içsel boşluğa yer bırakır."

Ve gerçek mutluluğun doğduğu yer,

işte bu içsel boşluk, şartlanmamış bilinçtir.

Küçük, sessiz şeylerin farkında olabilmek için,
içinizde DİNGİN olmanız gerekir."

Sanki biraz çelişki var gibi, ne dersin?


Yok yok

canu -- 06.10.2008 - 10:39

Çelişki yok alıntıda.Küçük şeyler derken sanırım beklentisizlik, Varlıktan , Var olmaktan, en önemlisi insan olma deneyiminden (bence) kaynaklanan coşku kastediliyor. Bilirsin, insan kendini hafiflaemiş , rahat ve dingin hissettiğinde hayatında çok da fark yaratan şeyler olduğu için değildir. Ne bileyim hava güzeldir, yağmur yağıyordur, ,hanımeli veye yasemin kokuyordur vs. Sen dingin ve merkezindeysen ayağın yerden kesilir zaten. Dene, denemesi bedava..Amaaa öncelikle dingin ol.


Eckhart Tolle

apple -- 06.10.2008 - 12:48

Eckhart Tolle ilginc bir ogretiye sahip.
Daha fazla bilgi icin:

http://www.eckharttolle.com/eckharttolle

Bu da kendisi ile yapilmis kisa bir roportaj:

http://www.inner-growth.info/power_of_now_tolle/eckhart_tolle_interview_sounds_true.htm


Evet ..

canu -- 06.10.2008 - 14:38

Az önce arkadaşlar Oprah Winfray ile Tolle röportajından söz ettiler .Ona hayranlığımı bildiklerinden bana mail atmışlar ama ne yazık ki yetişemedim. Bulurum ben bi yolunu. Hatta yüzyüze bile konuşmak nasip olacak gibi geliyor. Çok seviyorum ben onu , görünce anlar eminim hayranlığımı.Sevgili apple, artık eminim sen bir görevlisin :)Sanki canu 'dan sorumlu devlet bakanı gibisin :))Sevgilerimle..


oprah link

apple -- 06.10.2008 - 17:01

canu,
sana oprah linkini veriyim
istedigin gibi video ya da audio olarak download edebilirsin.

http://www.oprah.com/article/oprahsbookclub/anewearth/20080130_obc_webcast_download

sana tavsiyem eger kitaplari ingilizce okuyabiliyorsan mutlaka ingilizce okuman olucaktir.
her ne kadar ceviriler ustaca yapilmis olsa da bence anlam eksiligi oluyor.


Rüya Ve Rüyayı Gören

canu -- 07.10.2008 - 08:17

...Olan her şey, hayatın aldığı her biçim, çok kısa ömürlü bir doğaya sahiptir.
Hepsi gelip geçicidir.Nesneler, vücutlar ve egolar, olaylar, durumlar,
düşünceler, duygular, arzular , tutkular, korkular ve oyunun kendisi....
hepsi gelir, çok önemliymiş gibi yapar ve siz daha ne olduğunu bile anlamadan
ortadan kaybolarak geldikleri hiçliğe geri dönerler.
Acaba hiç geçek oldular mı ki? Yoksa sadece bir rüyadan mı ibarettiler?
Sabah uyandığımızda gece gördüğümüz rüya kaybolur ve şöyle deriz:
"Ah! sadece bir rüyaymış.Gerçek değilmiş."Ama rüyada bir şeyin gerçek olması gerekir.
Yoksa rüya var olamazdı.Ölüm yaklaşırken, hayatımıza bakıp onunda başka BİR RÜYA OLUP OLMADIĞINI MERAK EDECEĞİZ.Şimdi bile , geçen geçen yıl ki tatile ya da dün yaşadığımız
bir olaya baktığımızda , dün gece gördüğümüz rüyadan herhangi bir farkı olduğunu görebiliyor muyuz?
Rüya vardır ve rüyayı gören vardır. Rüya , biçimlerin kısa süreli bir oyunudur.
Dünya ise görece gerçektir ama mutlak gerçeklik değildir.Bu rüyayı gören dünyada ki bir kişi
değildir.Kişi rüyanın bir parçasıdır.Rüyayı gören, rüyanın göründüğü alt tabakadır ve
rüyayı mümkün kılan da budur. Görecenin ardındaki mutlak, zamanın ötesindeki zamansız ,
biçimin içindeki ve ötesindeki bilinçtir.
Rüyayı gören, BİLİNCİN kendisidir; yani gerçek SİZ.


"Dinle!"

Kaplumbağa -- 07.10.2008 - 09:58

İçsel derinliğe ulaşmayı düşünenler için "başlangıç paketi" olarak değerlendirebiliriz bu yazıyı. Bununla birlikte çok da umut bağlamamak gerek bu yazıya. "Dinginleşin" derken çıkmaz bir sokağa itmektedirler bu yolun yeni yolcusunu.

Nedir dinginleşmek? İçsel derinliğe sahip olmadan nasıl dinginleşilebilir ki? İçsel derinliğe sahip olmasa Nietsche o sözü söyleyebilir miydi?

İçsel derinliğe ulaşabilmek için farklı kültürlerde farklı yöntemler vardır. Hint felsefesinde yoganın olduğu gibi.

Tasavvufta içsel derinliğe ulaşabilmek içinse sufiler çilehaneye kapatmaktadırlar kendilerini. O çile süresince aslında yaptıkları şey içsel derinliğe ulaşarak gerçek dinginliğe ulaşmaktır. Bir nevi toprak altına tohumun atılması ve orada yeşermeye başlaması gibi...

Nietsche dinginliği söylüyor, ama dinginlik için de acıları gösteriyor bize; acı olmadan gerçeğe ulaşamayacağımızı... Aslında o da bir nevi çilehaneyi işaret ediyor bize. Ama bir sufî asla acı sözcüğü kullanmaz.

"DİNGİNLEŞİN.
BAKIN.
DİNLEYİN.
ŞİMDİDE OLUN..."

Bu sözler ise bana Mevlâna'yı hatırlattı. Çünkü Mesnevi "Dinle!" emir kipiyle başlar, tıpkı Kur'an'ın "Oku!" şeklinde başlaması gibi...

Bu açıdan değerlendirecek olursak ben yukarıdaki sözleri şöyle sıralardım:

Okuyun,
Dinleyin,
Bakın,
Şimdi de olun
Dinginleşin.



Dinginleşme sırası..

canu -- 07.10.2008 - 22:31

Sevgili Kaplumbağa, dinginleşme sıralaman dikkate değer.Dinginleşme olayını sufizmle ilişkilendirmen bana çok tanıdık geldi. Bende bunu hep düşünürüm.Aslında hemen her spiritüel öğretide benzer şeyler mevcuttur ama Tolle'in tarzını ben çok çarpıcı bulurum. Örneğin aynı temayı osho da işler. Osho hayranları kusuruma bakmasınlar ben kendisinden (nedenini bilmiyorum) çokda hoşlanmam. Hoşlanmıyorsam etkilenmem. Osho'nun hemen hemen tüm kitaplarını okumama rağmen sanırım arkasındaki fotoğrafı sebebiyle bana itici gelir. Gözlerden ve bakışlardan enerji alan ve malesef hislerini esas alan biri olarak (hislerim beni yanıltmadı şimdiye kadar) Osho 'yu samimi bulamadım. Tekrar osho hayranlarından hoşgörü rica ederek osho fotoğrafının bana ne ifade ettiğini söylemek istiyorum: Lütfen osho kitaplarının arkasına bakın, adam uyuşturucuyu çekmiş , seks partisinden çıkmış ve ayılamamış gibi bakmıyor mu Allahaşkına :)) .Sana ne sen öğretisine bak diyenlere sağolun ben almayım diyeceğim. Bir de bu benim kişisel fikrim sizin fikirlerinize eleştirim yok diyeceğim.
Konuya dönersek sevgili Kaplumbağa, sıralamada ilk üç ok, dinginleşmeden şimdide olunur mu, bilemiyeceğim.


hani nerde?

statik -- 08.10.2008 - 08:41

"Okuyun,
Dinleyin,
Bakın,
Şimdi de olun
Dinginleşin."


Dinginlik zekanın ta kendisidir, sen istediğin kadar oku,bak,dinle..
bu iş zeka meselesi arkadaşlar..yani %10 beyin kapasite ile herkes için geçerli olmayabilir.
Hislerde yanılmamanın nedenlerini sevgili canu'dan bekliyoruz. Rakıdan borcun var:))


Dinginlik nedir ?

canu -- 08.10.2008 - 14:33

Sevgili statik, kusura bakma ama dinginlikle IQ nun ilgisi ne olabilir ki?Çok iyi analiz edebilme , konsantrasyon, beyinin cortex bölgesinden denetlenen çeşitli etkinlikler(biyolojide buna engelleme-kolaylaştırma mekanizması denir) zihinsel etkinliklerdir ve bırak dinginliği sürekli zihnin vıdı vıdı etmesiyle iş görürler.Zihinin gerekli olduğu yerlerde(hafıza, hayal gücü gibi) elbette zeka olmazsa olmazlardandır. Ama burada ki konu dinginlik. Evet, okumak, dinlemek hatta bakmasını bilmek eylemlerinde de zihin gerekir, ordan itibaren bırak gerekliliği asla zihin işe karışmamalıdır.
Çünkü dinginlik haline ulaşmak için artık düşünen değil, düşüneni gözleyen olma hali söz konusudur. Tolle, buna "uyanıklık" der.
Gelelim hislerde yanılmama konusuna. Tamamen benim fikrim diyerek bu konuda ki düşüncelerimi paylaşayım : Doğuştan getirilen bir boyutu olmakla birlikte(duyarlılık, algılama yetisi veye adına her ne deniyorsa) hislere kulak verme geliştirilebilecek bir özellik diye düşünüyorum. Bunun için şu gerekiyor;bir düşünce aklımdan geçtiğinde o kirlenmiş zihinden mi(ego) yoksa temiz zihinden mi(kalbi değerler) geliyor ya da kaynaklanıyor.? E ee, bunu nasıl anlıyacağız diyorsan şunu şiddetle öneririm "hangi kararın ya da eylemin seni rahatlatıyor ve seni huzurlu hissetiriyorsa " o temiz zihinden gelmiştir ve kalbinin sesidir. Ama "benim için öyle değil" diyenlere hiç sözüm yok ben kendi deneyimlerimi paylaşıyor ve bundan çok yararlandığımı ifade ediyorum.
Bu konuda bazılarına absürd gelecek ama beni yanıltmayan hayali bir örnek vereyim: Diyelim kalabalık bir salondayım-sinema gibi-içime bir sıkıntı, daralma geldiyse o yerde mutlaka ya kavga çıkar ya biri bayılır bir şey olur işte.Ya da başka bir örnek vereyim : hiç bir görünür neden yokken birinin enerjisinden rahatsızlık duyarım. Ya arkadaşlar bir kere de yanılayım, vallahi de yanılmam billahi de yanılmam. Konu nerden nereye geldi , kimse okumayacak nasıl olsa:) Sevgili statik sana bir not yazayım: müjde , rakı içmeyi öğrendim, ama bu sefer de uyukluyorum buna da bir çare yazıver:))
Sevgilerimle..


Ben demedim canu..

statik -- 08.10.2008 - 14:45

""Sevgili statik, kusura bakma ama dinginlikle IQ nun ilgisi ne olabilir ki?""
Eckhart Tolle demiş.. Dinginliğin gücü kitabından alıntı idi, benim hiç suçum yok, ancak banada çok mantıklı geldi.
Zihin için zeka gerekiyorsa dinginlik için zeka olmazsa olmazlardan.

Gelelim hislerde yanılmama konusuna;
Varmısın yokmusun programında kutudan çıkacak rakamların bazılarını çok net bir şekilde hissedebiliyorum. Hepsi değil tabi;) bence bu konsantrasyon meselesi vedeee enerji...


Bak ;

canu -- 08.10.2008 - 14:57

Orada bahsedilen zeka IQ değil, yüksek zeka yani İlahi tarafımız. Tabi o durumda İlahi bağlantı sağlanmış, tam bir esirik, vecd hali falan doğrusu çoğumuzu aşan hallerden dem vuruluyor.
Vallahi yukardaki mesajın devamı vardı benim yazdığım. Ön izlemede çıkmadı ve hislerle ilgili bir sürü bence önemli sır gitti:))Önceden hissetme pek hafife alınacak bir konu değil. Keşke zaman olsaydı bugün daha çok tartışsaydık. Başka sefere inşallah.


Zeka, ruhun üzerine oturmalıdır

Kaplumbağa -- 09.10.2008 - 10:54

Statik'in "bu iş zeka meselesi" diyerek dinginlik konusunda kestirip atmasını hayretle okudum.

Zekadan çok dinginlik bir ruh işidir, ruhsal çalışmadır.

Sadece zekaya bağlanacak olması, sadece şoförden bahsetmeye benzeziyor, aracın kalitesi nerede. Araç problemliyse şoför ne kadar iyi olursa olsun o aracı ne kadar ileriye ve ne kadar emniyetli götürebilir ki? Yunus'un "Bir ben vardır benden içeri" sözünü hatırlayalım.

Ve unutmamak gerek ki tımarhaneleri dolduran delilerin çoğu süper zekalı insanlardır. Keskin sirke küpüne zarar misali o zeka sahipleri araçlarını hep bir yere toslamış kişilerdir.

Evet, zekayı reddedemeyiz; ancak ruhun niceliği ondan önce gelir. Zeka, ruhun üzerine oturmalıdır.

Uzakdoğu felsefesinde söz sahibi olan kişilerin çoğu da bizim sufiler gibi eğitimsiz insanlardır. Ancak hem onlarda, hem de bizde bu kişiler çoğunlukla dinsel öğretilerden yola çıkarak ruhlarını yoğurmuşlar ve bir şekil vermişlerdir.


Zeka mı değilmi?

statik -- 09.10.2008 - 14:48

""Yunus'un "Bir ben vardır benden içeri" sözünü hatırlayalım.""

Kaplumbağa Yunus örneğini iyi bulmuş ancak; Yunusun zekasını hiçe saymış, bugüne kadar gelen önemli sözlerin altındaki parıltı zekanın ürünüdür.


ne güzel paylaşımlar

açparantez -- 10.10.2008 - 09:31

sanırım dinginliğe ulaşmak için akılı devreden çıkarmak gerekiyor.

)kapa parantez


:)

apple -- 10.10.2008 - 14:33

cahillik mutluluktur mu diyorsun?

:)))))


(

apple -- 10.10.2008 - 14:34

kapatalim da iceri soguk girmesin
hasta oluruz filan

)


Evet

açparantez -- 22.10.2008 - 10:53

Cehalet mutluluktur. :)

)kapa parantez


Ja :)

LEYLA -- 22.10.2008 - 11:10

Galiba bu reddedilemiyecek güçte bir gerçek.


Galiba haklısınız

canu -- 22.10.2008 - 11:52

Bakın Hayyam ne diyor:
Bu uçsuz bucaksız dünya içinde bil ki,
Mutlu yaşamak iki türlü insana vergi:
Biri iyinin kötünün aslını bilir,
Öteki ne dünyayı bilir , ne kendini
*****
Buraya yorum yapanların hepsi iyinin kötünün aslını bilenlerdir ;)Çok şükür bu yüzden hem mutluyuz hem uyumluyuz:).


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -