Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

Öneriler, kimin işine yarıyor?

delete

Bir ülkede, ortasında büyük bir havuzu olan çok güzel ağaçlar ve bitkilerle bezenmiş büyük bir bahçe varmış.Ama bahçe de, havuz da bakımsızlıktan içler acısı durumdaymış. Havuzun çevresi kurbağalarla doluymuş. Bu yaratıklar bütün gün bağırdıkları, ciyakladıkları için, bahçede gürültüden durulmazmış. Kurbağalar ise bu bahçeyi çok severlermiş, çünkü onları kimse rahatsız etmez, onlar da canları ne isterse yaparlarmış. Yalnız kurbağaların tek sıkıntısı varmış.

O da leyleklermiş. Leylekler zaman zaman gelip, havuza dalarlar ve onlardan birini kapıp götürürlermiş. Kurbağalar ne önlem aldılarsa, aklına esen leyleğin gelip aralarından birini kapıp götürmesini engelleyememişler. Sürekli bağırdıkları için de, nereye saklansalar leyleklere yakalanıyorlarmış. Sonunda çaresiz kalmışlar ve havuza yakın bir kenarda sessiz sedasız yaşayan gün görmüş bir kaplumbağaya gitmişler.

- Aman bize bir akıl ver, demişler. Bu leyleklerden bıktık. Gelip uzun gagalarıyla içimizden birini kapıp götürüyorlar. Bir türlü engel olamıyoruz. Kaplumbağa uzun uzun düşünmüş, sonra su nasihatte bulunmuş:

-El ele tutuşun. O zaman leylekler içinizden birini kapıp götüremez. Kurbağalar bu aklı çok beğenmişler, hemen aralarında toplanarak bunu uygulamaya karar vermişler. Artık hiçbir kurbağa kendi başına hareket etmiyormuş. Hep el ele tutuşmuş halde duruyorlarmış. Ama daha ilk gün iri bir leylek havuza dalmış ve kurbağanın bir tanesini kaptığı gibi havalanmış. El ele tutuştukları için, leyleğin peşi sıra kurbağaların hepsi birden uçmaya başlamışlar. Bu manzarayı aşağıdan seyreden kaplumbağaya, korku içinde, seslenmişler,

-Dediğini yaptık ama bak hepimizi birden kaptı götürüyor. Ne yapacağız şimdi? Kaplumbağa hiç umursamadan bağırmış:

-Defolun gidin be. Bana ne... Ne yaparsanız yapın. İyi oldu, senelerden beri kafamı ütüleyip duruyordunuz zaten. Bu hikayeden alınacak dersler:

1- Birlikten doğan kuvvet her zaman yeterli olmayabilir.

2- Size önerilen çözüm, sizden çok, çözümü önerenin işine yarayabilir.


ÖNYARGININ KURBANI OLMAYALIM

kadın tek başına yaşıyormuş. Hamile kadın, dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği, kendisine arkadaş olması için, evine alıp beslemeye başlamış. İkisi de çok iyi anlaşmışlar. Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz olmuş. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşmış. Bir kaç ay sonra kadının çocuğunu doğurmuş.

Artık tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve hem yavrusuna hem de gelinciğe bakmak zorundaymış. Günler geçer ve kadın bir gün bir kaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde, gelincikle yalnız bırakmak zorunda kalmış. Epey zaman geçtikten sonra, anne eve gelmiş. Gelincik hemen onu karşılamaya çıkmış ama gelinciğin ağzı burnu kan içindeymiş.

Anne, “Eyvah yavrumu yemiş” diyerek çıldırmışçasına gelinciğe saldırmış ve hayvanı oracıkta öldürmüş. O sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulmuş. Anne belki yardım ederim yavruma düşüncesiyle odaya koşmuş ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeğini görüp rahatlamış. Biraz sonra, beşiğin yanında parçalanmış bir yılan görür. Gelincik bebeği yılandan korumuş ama kendisini “önyargıdan” koruyamamıştır. Einstein’in söylediği rivayet edilen bir söz var: “İnsanlardaki önyargıyı parçalamak, benim atomu parçalamamdan çok daha zor oluyor!”

Can Aksın/Bugün Gazetesi


Yüzünü güneşe dönen insan gölge görmez...

sonsuz -- 20.09.2008 - 07:56


Bir gün bir taksiye atladım ve havaalanından hareket ettik.
Sağ şeritte yol alırken siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola, önümüze çıktı. Taksi şoförü sert bir şekilde frene bastı, kaydı ve diğer arabaya çarpmaktan milim farkıyla kurtuldu.

Diğer arabanın sürücüsü camdan başını çıkartıp bağırmaya ve küfretmeye başladı.
Taksi şoförü ona gülümsedi ve içten bir şekilde el salladı. Ve gerçekten çok arkadaşçaydı.
Sordum: 'Neden bunu yaptığınız? Adam neredeyse arabanızı mahvedip ikimizi de hastaney e gönderecekti.' Taksi şoförü bana, şimdi 'Çöp Kamyonu Kanunu' dediğim şeyi öğretti.
Şoför pek çok insanın çöp kamyonu gibi olduğunu açıkladı. Her tarafta çöp dolu olarak dolanıyorlar; kızgınlık, öfke ve hayal kırıklığı dolular. Çöpleri biriktikçe onu bırakacak bir yere ihtiyaç duyuyorlar ve bazen sizin üzerinize bırakabilirler.

Kişisel almayın. Sadece gülümseyin, onlar için iyi şeyler temenni edin ve yolunuza devam edin. Onların çöpünü alıp işyerinize, evinize veya sokaktaki diğer insanlara dağıtmayın.
İşin ana fikri şu ki, başarılı insanlar çöp kamyonlarının günlerini mahvetmesine ve ellerine geçirmesine izin vermezler. Hayat sabahları pişmanlıklarla uyanmak için çok kısa, dolayısıyla 'size iyi davranan insanları sevin, iyi davranmayanlar için dua edin.'
Hayat %10 onuyla ne yaptığınız, %90 onu nasıl alıp karşıladığınızdır.






(Maille gelmiş, paylaşmak istedim ama ayrı başlık açmakta istemedim, izninizle yazınızın altına yorum olarak yazdım sevgili karia)


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -