Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

İngiliz kilisesi Darwin'den özür dileyecek

delete

İngiliz Kilisesi, 126 yıl önce ölen ünlü bilim adamı Charles Darwin’den, evrim teorisini yanlış anladığı için özür dileyecek.

İngiliz Daily Mail gazetesinin haberine göre, kilise yetkilileri Darwin’den diledikleri özrün Papa 2. John Paul’ün, dünya güneşin etrafında döner dediği için kilise tarafından yargılanan Galileo’dan özür dilemesi ile benzer nitelikte olduğunu söylüyor.

Kilisenin, 1860’larda Darwin’e atılanı lekenin telafi edilmesi amacını güttüğü ve böylece kendini köktendinci Hıristiyanlar’dan ayırmak istediği belirtiliyor.

İNTERNET SİTESİNDEN YAYINLANACAK
İngiliz Kilisesi’nin internet sitesinde yayımlanması beklenen özür yazısında, “Charles Darwin, doğumundan 200 yıl sonra, İngiliz Kilisesi sana bir özür borçlu, seni yanlış anladığı, sana yanlış tepki verdiği ve başkalarının da seni hala yanlış anlamasına sebep olduğu için. Ancak senin itibarın için verilen mücadele henüz bitmedi.” ifadeleri yer alacak.

HIRİSTİYAN ÖĞRETİ İLE EVRİM TEORİSİ UYUYOR
Darwin’den özür dileyen yazıyı, Başpsikoposlar Konseyi’nin halkla ilişkilerden sorumlu üyesi Malcolm Brown kaleme aldı.



Brown, insanlar ve kurumların hata yapabileceğini ve Hıristiyanlar ile kilisenin bunun dışında olmadığını savundu. Brown, “Yeni bir fikir ortaya çıktığında, insanların dünyaya bakışı değişir. Bütün eski değerlere saldırıldığını hissederler ve yeniye karşı savaş açarlar. Kilise bu hataya Galileo ile düştü. Ve bazı kilise yetkilileri aynı hatayı 1860’larda Charles Darwin ile de yaptılar. Bu yüzden Darwin’in teorilerinin dini düşünce üzerindeki etkisinin yeniden düşünülmesi gerekli.” diye konuştu ve Hıristiyan öğretisi ile Darwin’in bilimsel teorileri arasında uyuşmayan bir şey olmadığını söyledi.

TORUN DARWİN: 200 YIL SONRA GELEN ÖZÜR HATAYI DÜZELTMEZ
Darwin, insan dahil tüm canlı türlerinin doğal seçilim yoluyla bir ya da birkaç ortak atadan evrildiğini öne sürmüştü.

Charles Darwin’in torununun torunu Andrew Darwin ise kilisenin özür dileme kararını duyduğunda şaşırdığını ancak bunun anlamsız göründüğünü söyledi. Torun Darwin, “Eğer bir özür 200 yıl sonra geliyorsa, bu bir yanlışı düzeltmez. Sadece o özrü dileyen kurumun daha iyi hissetmesini sağlar.” diye konuştu.

Ancak Darwin’in başka bir torunu Horace Barlow (87) ise atalarının kilisenin özrünü duymaktan memnuniyet duyacağını söyledi.


Özür ve Merak

xenix -- 17.09.2008 - 11:49

İngiliz kilisesi darwin'den özür dileyerek, yaptıkları yanlışı farkettiler. Ve yıllarca yapmış oldukları karalama kampanyasını bitirmeye yönelik davranışa girdiler. Tarihten biliyoruz ki galileo'nun da karşısında durmuşlardı ve hayatını esaret altında geçirmesini sağlamışlardı.

Peki ben merak ediyorum harun yahya grubuda sözlerini geri alıp özür dileyecek mi? Yoksa aynı şekilde devam edecek mi? Zira artık kilise temelli sözde bilimsel yayınları Türkçe ye çevirmekte zorlanacaklar. Gerçi özür dileyen ingiliz kilisesi, bu tür yayınları yapanlar ise genelde amerika tabanlı oluyor.

xenix


Duyduğum kadarıyla Kuranda

orcagada -- 17.09.2008 - 13:38

Duyduğum kadarıyla Kuranda evrimi destekleyen ayetler arıyorlarmış Ömer Çelakılla beraber...:)

Şaka bir yana da müslümanlar da artık evrimin kaçınılmaz olduğunu görmeye başladılar.

Ancak ne talihsizliktir ki yine olanca saptırma yetenekleriyle bu sefer de evrimi kurana uydurma taktikleri düzenliyorlar.

Merak eden varsa bu ilahi dansözlüğü (http://www.imamhatip.com/kamusalalan/kuranda-evrim-allah-evrimle-yaratmistir-t75381.0.html) sayfasında okuyabilir.

Ne kadar üzücü değil mi?

Bunca zaman inkar et kaçamayınca "aaa bakın zaten varmışmış bizim kitapta wallahi very sorry" modunda zeytinyağlık yap.

Tiksinç.


Neden Darwin?

Misafir -- 18.09.2008 - 08:41

Sevgili sonsuz, anlamadığım neden kilisenin Darwin den özür dilemesi önemli ? Darwin, bilim tarihinde araştırmalarından ötürü şiddetle eleştirilen ne ilk ne de son kişidir.
Burada dikkatimi çeken konu evrimden çok bunu bahane ederek insanların bir takım fırsatlar kollamalarıdır. Örneğin bazı insanlar, evrim üzerinden ateistlik adı altında kendile
rine bir kimlik çıkarırken Harun bilmem kim gibi bazı fırsatçılar da egemenlik alanları yaratmaya çalışmaktadır.Bu arada olanlar maalesef evrim gibi suistimale yakın çalışmalara olmaktadır.Bu çalışmalar, ne yazık ki Sn. xenix gibi sadece görünenle yetinip düz mantıkla mutlaka şöyle olmuştur türünden düşünenler tarafından da sabote edilmektedir. Biliyorum ki SN. xenix gene itiraz edecek. Etsin ,ben alıştım,itiraz kendisinin bence klasikleri arasına girmiştir,hepsi bu :)).
Evrim konusunda görüş bildirmesi gerekenler bence artık matematik dilini ustalıkla kullanabilenler,bir kaosun içinden muazzam bir düzenin çıkabileceğini sezerek yola çıkabilenler ve bunu cesaretle destekleyen bilimsel yöntemleri kulalanabilen araştırmacılar olmalıdır. Elbette Harun bilmem ne de metro istasyonlarında saçma sapan kitapçıklar dağıtarak görüş beyan edecektir.Ama etkili ve yetkili çevreler üstlerine düşeni hakkıyla yaparsa bu adam ilköğretim çocukları tarafından bile dikkate alınmaz.Ben bundan eminim. Yeterki esas söz sahibi olması gerekenler gaflet uykusundan uyanıp görünenin ardındakine cesaretle bakabilsinler.Biyolojiye yıllarını vermiş ekmek kapısı yapmış benim gibi insanlar bu gelişmelerin en yakın takipçisi olacaktır.
Selam ve sevgilerimle...


Neden mi?

sonsuz -- 18.09.2008 - 09:42

Çünkü kilise kendi dogmalarının dışında birşey söyleyen her bilim adamına saldırmıştır. Galileo, Kepler, Darwin bunlardan bir kaçıdır. Sadece kilise mi? Hayır tabiki değil. Aynı durum islamda da vardır. Onlarda bir dönem çıkan müslüman bilim adamlarını kafir ilan edip katli vaciptir fermanları çıkarmışlardır.

Evrim üzerinden ateist kimlik nasıl çıkarılıyor o nu pek anlamadım? İl nüfus müdürlüğünden mi yapılıyor bu kimlik işlemleri?

Sayın xenix le ilgili alanları kendisine bırakayım bu konularda kendisi benden daha bilgilidir.





Ee, ben de aynı şeyleri

Misafir -- 18.09.2008 - 10:02

Ee, ben de aynı şeyleri söylüyorum sevgili sonsuz. İşin suyunu çıkaran her kurum, kuruluş veya kişi .Kilise,cami de bunların arasında tabi.Valla , kimlik konusuna gelince her kimlik illa nüfus müdürlüğünden çıkmaz. Bazıları bulurlar bir kimlik. Aslında nasıl analşılıyorsa öyle..Sn xenixle ilgili saldıralara ben alışkınım. Bıktırana kadar yazıp onu yıldırmayı başarabilirim. Sen kaygılanma:))


Beni ilgilendiren kısım

xenix -- 18.09.2008 - 15:23

Bu çalışmalar, ne yazık ki Sn. xenix gibi sadece görünenle yetinip düz mantıkla mutlaka şöyle olmuştur türünden düşünenler tarafından da sabote edilmektedir.
Sabotemi bilmiyorum, belki destekleyici olduğunu göremiyorsunuzdur. Bilimde düz mantık kullanılır, ters mantık henüz bilim sahasına giremedi. Bu yüzden düz mantık kullandığımı kabul ediyorum. Ayrıca gerçekler son derece yalındır.

Biliyorum ki SN. xenix gene itiraz edecek. Etsin ,ben alıştım,itiraz kendisinin bence klasikleri arasına girmiştir,hepsi bu :)).
Eh bunu bilmeniz çokta anormal değil, çünkü sizde farkındasınız yazdıklarınızın yanlış olduğunu ve itiraz edileceğini :)) Alışmanız normal çünkü yanlış yazılara genelde itiraz ederim ;)

Evrim konusunda görüş bildirmesi gerekenler bence artık matematik dilini ustalıkla kullanabilenler,bir kaosun içinden muazzam bir düzenin çıkabileceğini sezerek yola çıkabilenler ve bunu cesaretle destekleyen bilimsel yöntemleri kulalanabilen araştırmacılar olmalıdır.
Şimdi efendim, matematik var... Kişisel kullandığım resimden tahmin edebilirsiniz az buçuk olduğunu. Bir kaosun içinden düzende çıkarırız. Hatta çıkan herhangi birşeye düzen demek kaçınılmazdır bunu da sabırla anlatırız. Hatta sezerek değil bilerek yola çıkarız. Lakin "bunu cesaretle destekleyen bilimsel yöntemleri" bulmakta çok zorlanabiliriz. Hangi bilimsel yöntemler cesaretle destekliyor acaba. Bunu bulursak araştırmacı kişiliğimizide ortaya koyarız siz merak etmeyin sayın misafirim...


xenix: Ben bıkmam sizinle yazışmaktan. Aksine çok eğleniyorum.


Eveet, nerde kalmıştık ?

canu -- 18.09.2008 - 18:30

Sevgili xenix ve misafir atışmaya başlamışlar bile,durun durun bende katılacağım müsadenizle. Bu eğlenceyi kaçırmak istemem doğrusu.
Efendim, yanılmıyorsam misafir yeni açılımlar ve yeni bir kuramın özlemi içinde. Belki bu anlaşılabilir de tartıştığı kişi çok amatör yani sn. xenix. Kendisinin ilgi alanları o kadar geniş ki bunların arasında biyoloji devede kulak kalıyor. Vallahi sn. misafiri bu keser mi bilmem . Bu konuda ben sn.xenixten daha donanımlı birini tercih ederdim, tabi konu biyoloji olduğu sürece.
Şimdi, sevgili xenix Allah aşkına bilimde düz mantık kullanıldığını nereden çıkardınız ki? Biyoloji gibi bilimlerde özellikle düz mantık son derece yanıltıcıdır ve yanlış yönlendirmelere sebep olur.Bakın size hemen aklıma gelen birkaç ampirik gözlem sonucundan söz edeyim,düz mantık ne sonuç
çlar doğuruyor görelim :
Bilirsiniz Aristo ampirik yani yüzeysel gözlemlerle günümüzde sınıflandırma (taksinomi) bilimine nasıl ket vurmuş binlerce yıl.Bakmış ve demişki 'tüm kanatlı hayvanlar biyolojik akrabadır'.Yani yarasa ve sivrisinek kanatları olduğu için akrabadır. Alın size düz mantık.Bir ilköğretim öğrencisine sorsanız size güler. Çünkü bilir ki biri omurgasızlar şubesinin eklembacaklılar sınıfına,diğeri omurgalılar şubesinin memeliler sınıfına aittir.
Haa, neymiş sevgili xenix,her yalın olan şey gerçek dolayısıyla da bilimsel değildir. Güzel.Bir şey daha dikkatimi çekti. Misafire hak vermemek elde değil.Siz gerçekten vara da yoka da itiraz ediyorsunuz.Bir yazımda 'değişim yasadır ' önermenize tamamen katılıyorum demiştim. Siz hiç onu görmeyip neye itiraz edebilirim diye gözlerinizi lazer gibi itirazlarla parlatıyorsunuz. İyi öyle olsun. Benim için hava hoş.
Sevgili xenix, matematikçi kimliğinizi bu siteye giripte görmemek ne mümkün. Maşallah sizde yukardaki misafirin biyolog kimliğini gözümüze sokması gibi matematikçi kimliğinizle pek övünüyorsunuz.İyi de acaba matematik dilini biyolojik gerçeklere uygulayabilecek kadar biyoloji biliyor musunuz? Gördüğüm kadarıyla düz mantık dışında fazla bir derinliğiniz yok. Kusura bakmayın, ben sizin matematiksel açılımlarınızla yetinemem.
Bakın sn Bilgisev,matematikte bazı biyolojik oluşumların ifade edilebileceğini söylediğinde ben bayağı heyecanlanmıştım. Hemen aklıma akciğerlerdeki alveoller, ince bağırsaktaki villuslar hatta mitokondri organelindeki iç zar kıvrımlarının yüzeyi artırmak için oluştuğu bunun denklemlerle ifade edilebilmesinin ne şahane olabileceği gelmişti.Sizin aklınıza böyle bir şey gelemez, çünkü bu oluşumların varlığından bile habersizsiniz.Doğaldır sn xenix, bende sizin kadar hesap kitap bilmem. Bilmem de gerekmez. Ah, şu kadarcık alçakgönüllüğü sizde gösterebilseniz ne iyi anlaşırdık ,değil mi?
Misafirle eğlencenizi bozmak istemem ama araya girip bende eğlenceye katılmak istiyorum ikinizinde izniyle :)).
Sevgilerimle..


Misafir özlemler içinde

xenix -- 18.09.2008 - 20:41

Misafirden umutluyuz canım, mutlaka yeni bir kuram geliştiricek. Zorluyor bayaa. :) Evet ben amatör bir biyoloğum haklısınız sevgili canu. Bu işten para kazanmıyorum, sadece kişisel bir merak ve ilgi benimkisi. İşte çıkan makaleleri takip ediyorum, ilgimi çekenleri okuyorum, bir kaç üniversitede girebildiğim derslere giriyorum. Onun dışında dediğim gibi amatörüm gerçekten.

Öncelikle düz mantık ne demektir o nu açıklamamız gerekiyor sanırım sevgili canu. Sizin düz mantıktan ne anladığınızı merak ediyorum. Bana verdiğiniz örnek düz mantık örneği mi? Kaldıki aristonun gözlemleri binlerce yıl biyolojiye ket vurmamış bugünkü biyolojinin temellerini oluşturmuştur. Sizin şu an bildikleriniz aristonun başlattığı o beğenmediğiniz gözlemlerin sonucudur :) Acaba merak ediyorum misafir ve sizin okuduklarınız dışında bir gözleminiz bir katkınız varmı biyolojiye? O kadar çok sevinirim ki bugüne kadar söylenmemiş bir gözlemi paylaşırsanız bizimle.

xenix: Düz veya ters mantık hiç farketmez :)


Tam tahmin ettiğim gibi

Misafir -- 18.09.2008 - 21:33

Sn. xenix, artık sizi tanıyorum. Çok konuşan ve hiç bir şey anlatmayanlar familyasının nadir ve nazik örneklerinden birisiniz.
Siz amatör biyolog falanda olamazsınız.Kişisel ve merakla biyolog olunduğu nerde görülmüştür. Kaldı ki böyle bir şey varsa sizi
derneğimize şikayet edeceğim. Ben yıllarca uğraşıp öğrenimini göreyim, kafa yorup iş bulmak için uğraşayım, birileri amatör adı altında ünvanımıza eksik gedik bilgileri daha doğrusu bilgisizlerikleriyle talip olsun ve istediği gibi dil uzatsın. Kusura bakmayın ben bu mesleğin bir üyesi olarak buna izin vermiyeceğim.. Lütfen siz briç falan her neyse diğer meraklarnızla zaman geçirin ve biyoloji üzerine ne düz ne ters mantık yürütmeyin. Bu örgümüdür ki bir düz bir ters gidip kazak örelim canım.
Valla , üstüme alınmam gerekiyor mu şu son sorunuzu bilmiyorum sn xenix. Bir katkımın olup olmadığını soruyorsunuz sanırım. Katkı sayılır mı bilmem. Yaklaşık 15 yıldır bir şirketin çevre komisyonunda danışmanlık yaparak hayatımı kazanıyorum.AB kriterlerine göre ilgili makamlara flora ve fauna incelemeleri yaparak çevre ile ilgili elimden gelen her katkıyı yapmaya çalışıyorum.Bunu saymazsanız başka uğraşlarımda oldu. Eczacılık fakültesinde farmakognozi ana bilim dalında acizane fitoterapi masterı yaptım. Bunu da bir katkı saymayacaksanız hayatımda en anlamlı bulduğum bir uğraşım oldu. Türkiye birincilikleri ve TÜBİTAK dahil bir çok kurumdan dereceler almış bir eğitim kurumunda öğretmenlik yapma ve olağan üstü yetenekli gençlerle çalışma onuruna eriştim.Hala bu da bir katkı mı diyorsanız ,ne yapalım canınız sağ olsun.
Sorunuz bana değilde sn canu'ya idiyse yukarda yazdıklarımı geri alırım.Bu arada sizi değil ama sn canu yu amatör olarak kabul edebilirim. Hiç değilse bir alt yapısı var. Aristo ile ilgili fikirlerini kendisi yazsın . Şimdilik bu kadar deyip selam ve sevgilerimi sunarım...


Bunca yıl aklı nerdeydi kilisenin...

Misafir2 -- 21.09.2008 - 09:06

Herzaman ki gibi bir çıkar bir gündemde kalma neler yaptırıyor insanoğluna....Hakkaten çok komik.....evrimci paleontologlar Villie, Solomon ve Davis, "biz insanlar fosil kayıtlarında aniden beliriyoruz" diyerek, insanın yeryüzünde aniden, yani hiçbir evrimsel atası olmadan ortaya çıktığını kabul etmektedirler Collard ve Wood ise 2000 yılında kaleme aldıkları bir makalede "insan evrimi hakkındaki mevcut filogenetik (evrimsel) hipotezler hiç güvenilir değil" demek zorunda kalmışlardır.


anlamadım

canu -- 21.09.2008 - 16:44

diyecem de şimdi xenix bana 'Ali topu tut ' diyecek.Yukarda ki misafir mevcut evrim kuramlarını sorguluyor mu ?
Gerçekten benim de bildiğim kadarıyla filogenetik yani yapısal ve kökensel sınıflandırma da insanın evrimi ile ilgili hiç bir kanıt yoktur. Lütfen kimse kıytırık kayıtlarla gelmesin. Yüksek sesle geçiniiiiiz demek zorunda kalırım.
Neyi mi savunuyorum ? Tabi ki harun bilmem neyi falan değil. Evrimin en en elle tutulur kanıtları fosiller olmakla birlikte özellikle biyokimyasal sınıflandırma en güvenilir sonuçları vermektedir. Ne yazık ki bu maydonazxdan filin nasıl oluştuğu gerçeğini açıklamaya yetmemektedir. Benim kızdığım ,bilimadamlarına kanıt olmamasına rağmen eldekilerle yetin pompası veren,bunu da materyalizm ,yok ateizm ıvır zıvır -izm lerle adete alkışlayan zihinlerdir.
Şimdi bir türden başka bir türün nasıl ortaya çıktığı sorusu tam aydınlanamamışken insanın evrimine dair üstün körü bilgiler kim ne derse desin eğreti kalmaktadır. Bu sebeple yeni ve tutarlı her çaba , bizler gibi sade ve amatör kişiler tarafından desteklenmeli ve bu işe ömrünü adamış araştırmacılara her türlü maddi ve manevi katkı alkışlanmalıdır. En azından bizlere bu kadarı da düşsün diye düşünüyorum.


İNGİLTERE'DE DARWİNİZM'E KARŞI BAŞKALDIRI YÜKSELİRKEN,

Misafir -- 23.09.2008 - 12:58

İNGİLTERE'DE DARWİNİZM'E KARŞI BAŞKALDIRI YÜKSELİRKEN, SON DARWINİST ÇIRPINIŞLAR DA SONUÇ VERMİYOR


Prof. Michael Reiss

Son dönemlerde İngiliz kilisesinin Darwin’i bir anda bağrına basması ve İngiliz Kraliyet Akademisi Royal Society’nin eğitim direktörü Prof. Michael Reiss’in okullarda evrim ile birlikte Yaratılış’ın da okutulması yönündeki teklifine karşı yükselen sesler, İngiltere’de Darwinizm konusunda ciddi bir panik havasının yaşandığını gösteriyor.

Bu panik havası oldukça tanıdık! Yaratılış Atlası'nın ulaştığı Darwinist zihniyetli ülkelerde benzer panik, kapsamlı ve güçlü şekilde daha önce de yaşanmıştı. Hatırlanacağı gibi, çeşitli Avrupa ülkelerine ait basın yayın organlarında "soğuk duş etkisi yaptığı"[1], okullara bomba gibi düştüğü, “ülkeleri istila ettiği”[2], ve bir "yaylım ateşi gibi olduğu"[3] belirtilen Yaratılış Atlası, sarsıcı bir etki meydana getirmişti. İngiltere’de başlayan panik, Yaratılış Atlası’nın sunduğu gerçeklerden endişe duyan her Darwinist Avrupa ülkesinin tecrübe ettiği bir reaksiyon olmuştu.

Şu anda İngiliz Kilisesi’nin bir anda Darwin’e sahip çıkmaya çalışması söz konusu paniğin bir tezahürüdür. Darwinist çevreler, İngiltere’nin evrim teorisini hızla terk etmeye başladığını görerek, son çare olarak kiliseyi devreye sokmanın en etkili yol olacağını düşünmüş gibi görünmektedirler. Kapsamlı ve büyük bir yenilgiyi bu şekilde bertaraf edebileceklerini zannetmişlerdir.

Oysa yenilgi karşısında mahçup olacak bir şey yoktur. Erdemli olan davranış bu yenilgiyi kabul etmektir. 150 yıllık bir aldatmacanın kesin olarak son bulduğunu artık tüm dünya görmüştür. Yaratılış’ı ispat eden 100 milyon fosil, insanlardan ısrarla ve sistemli bir şekilde yıllarca saklanmış ama bu fosiller Yaratılış Atlası ile bir anda ortaya çıkarılmıştır. Bir tane bile ara fosil olmadığı 1.5 asır boyunca hiç dile getirilmemiş, fakat şu anda artık insanlar bu gerçeği öğrenmişlerdir. Proteinlerin tesadüfen meydana gelemeyecekleri laboratuvar deneyleriyle bilimsel olarak ispat edilmiştir. İnsanın, beynine ulaşan elektriği evrimle görüntü olarak göremeyeceği, aynı elektriği evrimle ses olarak duyamayacağı insanlara anlatılmıştır. Bunu açıklayabilmek için görüntüyü gören, sesi duyan bir benliğin olmasının gerektiği ve evrimin bunu asla açıklayamayacağı kanıtlanmıştır. Bir başka deyişle, evrimin çöküşünün delilleri tüm dünyaya gösterilmiştir.

Yenilgiyi görmesine rağmen kabul edemeyen Darwinist çevreler, hep benzer açmaz yollarda çözüm bulacaklarını zannederler. Şimdi kiliseyi kullanarak, Darwin’in aslında dindar olduğuna dair samimiyetsiz izahlara başvurmaktadırlar. Oysa Darwin, Allah’a olan inançsızlığını açıkça dile getirmiş bir kişidir. Bu konuda samimi davranmıştır, inançsızlığını gizlememiştir. Şimdi İngiliz Darwinistler’in, bir başka aldatmacayı kullanarak kamuoyunda yeni bir aldatma furyası başlatmaya çalışmaları yakışık almamaktadır. Kainattaki canlılığın tesadüflerle oluştuğuna inanan, ömrü boyunca insanları buna inandırmak için çabalamış olan bir insanın Allah’a inanması mümkün olur mu? Allah’ı açıkça inkar etmiş bir kişi için "iyi bir Hıristiyandı", "dindar bir kişiydi" diyerek insanları kandırmaya çalışmak büyük bir ayıptır. Toplum böyle bir aldatmacayı kaldıramaz.

Fakat Darwinist yöntem her zaman yalan üzerine kurulmuştur, çünkü teorinin kendisi bir yalandır.

Eğer evrim teorisi doğru olsaydı, bilimsel delillerle kanıtlansaydı, o zaman bu teoriyi resmi destek ile ayakta tutmaya gerek olmazdı. Tek taraflı olarak Yaratılış’ı susturmak için uğraşmak, kitapları yakmak, konferansları iptal etmek, fosil sergilerini durdurmak, eğitimden yaratılışı uzaklaştırmaya çalışmak bu teorinin desteksiz, dayanaksız ve delilsiz bir teori olduğunu ispat etmektedir. Darwinistler, okullarda Yaratılış’ın okutulmasından korkarlar çünkü bu olursa Darwinizm yalanının tüm foyasının ortaya çıkacağını bilmektedirler. İngiltere Kraliyet Akademisi Eğitim Direktörü Michael Reiss’in okullarda evrimin yanı sıra Yaratılış’ın da okutulması teklifinin, Richard Dawkins gibi koyu ateist evrimciler tarafından şiddetli tepki bulmasının sebebi de işte budur. Ve yine, Reiss’in bu teklifinden sonra Kraliyet Akademisi direktörlüğü görevinden apar topar alınması da bu yüzdendir. İşte bu, Darwinistlerin korkularından kaynaklanan yıllarca sürmüş sindirme politikasının milyonlarca örneğinden en yenisidir. Yaratılış gerçeğinin zikredilmesine dayanamayan evrimciler, tüm dünyanın gözleri önünde Yaratılış’ı savunan bir profesörü daha susturmuşlardır.

Eğer Darwinistler halen evrim teorisini bilimsel amaçlarla savundukları iddiasındaysalar, Yaratılış savunucularını susturmak, Darwinizm'i resmi bir dayatma olarak kabul ettirmeye çalışmak yerine müfredata Yaratılış'ın da dahil edilmesine destekçi olmalıdırlar. Eğer Darwinistler bilimsellik adı altında ortaya çıkıyorlarsa, okullarda ve üniversitelerde evrimi anlatanlar olduğu gibi Yaratılışı anlatanlar da olmalıdır. Yaratılış'ı ispatlayan bilimsel deliller ortaya konarken, eğer varsa evrimciler de kendi delillerini ortaya koymalıdırlar.

Fakat evrimcilerin böyle bir delili yoktur.

Evrim delilsiz olduğu için, Darwinistler okullarda resmi olarak okutulan evrim teorisi karşısında Yaratılış’ın okutulması fikrinden dehşetle korkmaktadırlar. Çünkü kesin bilimsel delillerin bir hurafeyi ezip yok edeceğini bilmektedirler.

Evrim delilsiz olduğu için, neredeyse bütün dünya ülkelerinin %95'ine evrim teorisi resmi dayatma ile kabul ettirilmeye çalışılır. Darwinizm'in ayakta kalabilmek için dayatma dışında başka yolu yoktur.

Evrim delilsiz olduğu için, Darwinistler fosil sergilerini dünya çapında yasaklamaya çalışırlar. Yeraltındaki taşların görülmesi fikrinden dehşete kapılırlar. Bu taşları yeraltından çıkarıp alelacele gizlerler.

Bu derece gözü dönmüş bir ideoloji dayatması bütün dünya tarihinde ilk defa yaşanmaktadır. Hitler faşizmi yalnızca Almanya’da dayatmıştır. Stalin kömünizmi yalnızca Rusya’da dayatmıştır. Dünya çaplı ilk dayatma Darwin’e aittir. Bu dayatmanın özü şudur: "Kitap çıkartmayın, yoksa yakarız"! "Fosilleri sergilemeyin, yoksa sergileri kapatırız"! "Konferans vermeyin, engelleriz"! "Ama Darwinizm’i resmi olarak devletler çapında her ne pahasına olursa olsun savunuruz! Kendimize mantıksız gelse dahi bunu yaparız!"

Elbette evrim teorisi kendilerine de mantıksız gelmektedir. Böylesine sahte bir mantığa hangi Darwinist gerçekten inanabilir? Onlar yalnızca karşı tarafın bu hurafelere inanacaklarını umut etmektedirler.

Fakat bu umut boşa çıkmıştır. İnsanlar artık evrimi istemediklerini açıkça dile getiriyorlar. Evrim aldatmacasına karşı bilinçlendiklerinden açıkça "tesadüfler hiçbir şey var edemez" diyorlar. Darwinistlerin dayatmaya çalıştığı, her şeyin tesadüflerle var olduğu fikrine; canlıyı, insanı, medeniyetleri, teknolojiyi, Paris'i, Londra'yı meydana getirenin tesadüfler olduğu yalanına inanmıyorlar. Böyle bir hurafenin zorla kendilerine kabul ettirilmeye çalışılmasını istemiyorlar. Onlar, gördükleri 100 milyon fosilden sonra, evrim teorisinin hiçbir izahını artık inandırıcı bulmuyorlar.

İnsanlar şu anda evrim teorisinin delilsiz olduğunu ve 100 milyon fosil ile çürütülmüş olduğunu biliyorlar. Buna karşı Darwinist çevreler, ister kilisenin hissiyatlı özür beyanlarını ilan etsin, isterse okullarda Yaratılış’ın okutulmasını yasaklamaya çalışsın, sonuç hiçbir zaman değişmeyecektir. İnsanlar tesadüflerin hiçbir şeyi yaratmadığına ve evrim teorisinin dünyayı aldatmış, kitleleri oyuna getirmiş çok kapsamlı bir yalan olduğuna inanmaya devam edeceklerdir.


Sanki

xenix -- 23.09.2008 - 13:48

500 milyon yıl öncesine ait tavşan fosili bulunduda...
İnsanlar şu anda evrim teorisinin delilsiz olduğunu ve 100 milyon fosil ile çürütülmüş olduğunu biliyorlar.

xenix: Neden fosiller basit yapılardan memelilere doğru gidiyor acaba? Tanrı önce memelileri yaratsaydıya...


Oldukça acil ve hemen

canu -- 23.09.2008 - 13:53

Oldukça acil ve hemen yapmam gereken bir işim var şu anda onun için çok uzatamayacağım. Ama bir çeyi altını çizerek belirtmem gerekiyor sanırım sn misafir. SİZ SÖYLEDİKLERİNİZİ BİLİMSEL Mİ SANIYORSUNUZ. En az diğer -izm ler kadar Darwinizm sözcüğünü kullanmanız anlamsız ve değersizdir. Darwin sadece bir bilim adamıdır, türlerin çeşitliliği ve bir türden başka bir türün oluştuğu ile ilgili çalışmalar yapma cesaretini her bilim adamı gibi cesaret bile kabul etmeden yapmıştır. Evrim konusuna getirdiği katkılar hala kullanılmakta ve her çevrede kabul görmektedir. Doğal seleksiyon,adaptasyon ,varyasyon, tür içinde sayıca sabit kalma gibi bir çok olgu doğru ve gerçektir. Bunları inkar etmek mümkün değildir.
Darwin 'İN Allaha inanpıp inanmaması,kilisenin durumu falan benim hiçte umurumda değildir. Defalarca belirttim bir kez daha belirtmek isterimki gerek sizin düşünceleriniz gerekse diğer -izm ler biyolojiyi ideoloji haline getirmekte, bu da beni rahatsız etmektedir. Tabi benim rahatsızlığım kimsenin umurunda olmayabilir
Benim umurumdadır,rahatsızlıklarımı dile getirmeye devam edeceğimdir.
Saygılarımla..



Sn xenix

canu -- 23.09.2008 - 17:12

Size de söyleyeceklerim var. Burada ki konu korkarım Tanrı'nın varlığı ya da yokluğu olmamalıdır. Çünkü bir Tanrı 'nın varlığına inanan insan için bakterinin ve memelilerin yaradılış sırası hiç önemli değildir. Yaradan'nın Tek ve Bir olduğunu kabul eden için kendinizi yormayın lütfen. Hiç bir etkinliğiniz olacağını sanmıyorum.
Burada itiraz ettiğim konu açıktır umarım. Ben neden evrim konusunun dincilerle ateist ve materyalistlerin elinde oyuncak olduğunu anlamıyorum ve tepki duyuyorum. Darwin yukarda da belirttiğim gibi evrim konusuna en çok katkı veren bilimadamlarından biri olmuştur. Ama her söylediği doğru olmadığı gibi aksi kanıtlananlar da olmuştur. Bu durumu yukardaki misafir gibiler kullanacağına etkili olması gereken bilim çevresi kullansaydı konu buralara gelmeyecekti diye düşünüyorum. Ama çok umutsuz değilim. Şu anda çok görünürde olmasa da daha hassas çalışmalar yapıldığını biliyor ve umutla bekliyorum. Ben bilimadamı olmadığım için sevgili xenix, lütfen bana ne katkın var ki diye sormasın.Ben de kendisi kadar dışardan bakan ama daha dikkatle takip eden biriyim hepsi bu..Yukardaki biyolog misafir gibi kendisine CV çıkarır gibi özgeçmiş sunacak değilim .
Konu kapanmadan Aristo'nun katkılarıyla ilgili bir yanlış anlamayı önlemek isterim. Evet ARİSTO MÖ.300 yıllarında her alanla olduğu gibi biyoloji ile de ilgilenmiş ve bir çok hipotez ortaya atmıştır. Takdir edersiniz ki günümüz koşullarında hiç biri geçerli değildir. Çünkü özellikle 18. yy da kontrollü deneylerin biyolojide ki önemi ortaya çıkınca canlıların oluşumu dahil bir çok hipotezinin pabucu dama atılmıştır. Elbette ki bu durum Aristo 'nun bilime katkılarına gölge düşürmez, hatta düz mantığın ne zararlar vereceğini göstermesi bakımından çok da fayda sağlar.Sn xenix'in insanları baymadan konuya nokta koyacağını umuyor selam ve sevgilerimi sunuyorum.


İngiliz kilisesi diledi

açparantez -- 16.09.2010 - 16:40

2 yıl önce İngiliz kilisesi Darwin'den özür dilemiş. Acaba tersinim (Hüdai Çakmak) ne zaman özür diler?

)kapa parantez


Din adamları çark etmeye

xenix -- 17.07.2011 - 20:40

Din adamları çark etmeye başladı

Neredeyse 13.000'e yakın Hıristiyan din adamı ve 500 Musevi hahamdan sonra şimdi de Müslüman din adamları ve imamlar evrim ile kendi dini inançları arasında herhangi bir çatışma olmadığını ilan eden bir bildiri için aralarında imza topluyorlar.

Mektupta, "Biz imamlar olarak, devlet okulları eğitim kurumlarında evrim biliminin öğretilmesinde kararlı olunmasını ısrarla tavsiye ediyoruz" deniliyor.

(Haberin devamını merak eden internetten bulabilir.)

xenix: Takiplerim


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -