Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

Şamanizm - dinimizislam.com

delete

Nuh aleyhisselamın üçüncü oğlu Yafes, yüzlerce torunları ile Asya'nın ortalarına yerleşti. Orada çoğalarak, doğu Asya'ya ve o zaman mevcut olan kara yolları ile, Okyanus adalarına yayıldılar. Yafes öldükten nice yıllar sonra, insanlar azmaya, Nuh aleyhisselamın ve Yafes'in dinini, nasihatlerini unutarak, hayvan gibi yaşamaya başladılar. Yıldızlara, aya, güneşe, heykellere, cinne tapınmaya koyuldular. Çeşit çeşit yollara ayrıldılar.

Böyle, uydurulan, meydana çıkan sapık yollardan biri, Şamaniliktir. Avrupalıların Chamanisme dediği bu bozuk yol, vakti ile doğu Asya'da kâfirlerin uydurduğu bir din olup, bugün Sibirya'daki ve Okyanus adalarındaki vahşiler arasında yayılmış haldedir. Bunlar, güneşte bulunuyor dedikleri bir tanrıya ve cinne ve meleklere tapınır. En büyüğüne şeytan derler. Şaman dedikleri papazları bir at kuyruğu takar. Güya cinni kovmak için boyunlarına bir davul asarlar. Bu davulu ara sıra çalarlar. Sihir, yani büyücülük, bunlarda keramet sayılır.

Bu da, Berehmen ve Buda dinleri gibi, Peygamberlerin getirdiği hak dinlerin, asırlar boyunca, cahiller, zalimler tarafından bozulması, değiştirilmesi ile meydana gelmiştir.


http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=692

Semavi dinlerin alayından eski olan çok daha sağlam ve nerdeyse bütün dinlerin kaynağı olan "Şamanizm" in hakkında bu tanımı okuyunca epey güldüm. :) Herşeyden önce şamanizm bir din değildir. Kafirler uydurmamıştır. Yıldızlara, aya, güneşe, heykellere tapmazlar. Vahşi denilen kavimler arasında Türkler de vardır. Şeytan islamla gelen bir deyimdir. En büyüğüne şeytan falan demezler. Boynuna davulu anca ramazan davulcusu asar.

Yazıda görüldüğü üzere elle tutulur tek doğru cümle yoktur. Hepsi arap hayranı bir kaç kişinin uydurmasıdır. Bu bilgilerin kaynağı ne diye sorarsanız, kendi fikirlerimiz derler. Bu kadar saçma bir tanım yapan bir site insanlara nasıl islamı anlatabilir?

En iyisi doğru bilgi için her zaman tarafsız sitelere bakmakta yarar var.
Şamanizm


İnsan öncelikle şunu

Agnia -- 13.09.2008 - 09:16

İnsan öncelikle şunu öğrenecek; bişeyleri reddederek büyünmez! Adı üstünde reddetme -çıkarma işlemidir. Kabul etme+ kapsama işlemi ile büyünür.


dinimizislam.com

orcagada -- 13.09.2008 - 09:54

dinimizislam.com'da diğer arapçı sitelerden biridir.

Bunların ortak derdi Atatürk milliyetçiliğini sabote edip yerine islam ümmetçiliğini koyabilmektir.

Sırf bu yüzden Türklüğün eski durumlarını alay malzemesi yapar ve yererler.Araplığı yüceltmeye gayret ederler.

Elbette ki faşist değilim.

Ama Türkler benim ailemdir.

Neden araplara yalakalık için aileme dil uzattırayım?


İstediğiniz tarafsız kaynak olsun...

Nil-Ay -- 13.09.2008 - 13:06

"Şamanizm, insanlığın belki de en eski DİNlerinden biridir. Temel olarak SİHİR ve BÜYÜye dayanır.

Şamanizmin köken olarak anaerkil dönemde ortaya çıkmış olması kuvvetle olası. Yakutlar’da erkek şamanlar özel cüppeleri bulunmadığı zamanlarda kadın entarisi giyerek ayin yaparlar. Şamanların çoğunun saçını uzatma sebeplerinden biri de bu.

Eski Türklerin inandığı DİN şamanizmdi. Çin kaynaklarından anlaşıldığına göre eski Orta-Asya şamanizminin temelleri Gök- Tanrı, Güneş, yer, su, atalar, ve ocak(ateş) kültleriydi.

Şaman sözcüğü Türkçe kökenli değildir. Türkler “şaman” yerine “kam” sözcüğünü kullanırlardı. Şaman dininin ayin ve törenlerini yapan, ruhlarla insanlar arasında aracılık yapan kişiye şaman denir. Şaman(kam) tanrılar ve ruhlarla insanlar arasında aracılık yapma gücüne sahip olan kişidir. İnsan, ufak tefek ruhlara, aileyi koruyan ateş ve iyi yer-su ruhlarına bizzat kurbanlar ve saçılar sunabilirse de, kuvvetli, hele kötü ruhlara doğrudan başvuramaz. Kötü ruhlar insanların en büyük düşmanlarıdır. İnsanlara ve hayvan sürülerine hastalık göndermek suretiyle kurban isterler. Bunların istediklerini yerin getirmek gerekir. İnsanlar onların ne istediğini bilemezler. Ne istediklerini ancak gücünü göklerden ve atalarının ruhlarından alan şaman bilir.

Şamanlık bilgisi öğrenilmekle elde edilemez. Şaman olabilmek için belli başlı bir şamanın neslinden olmak gerekir. Kimse şaman olmayı istemez, ancak geçmiş ataların ruhundan biri, şaman olacak torununa musallat olur; onu şaman olmaya zorlar. Bu hale Altaylılar “töz basıp yat”(ruh basıyor) derler. Ata ruhu musallat olan adam Şamanlığı kabul etmezse deli olur.

ŞAMAN DAVULUnun önemli üç bölümü vardır. İçi, dışı ve tokmağı…
Davul bir arşın çapındadır. İskeleti genellikle sepet yapımında kullanılan söğütten yapılır ve at derisiyle kaplanır. Davulun içinde dikey olarak duran sapı genellikle kayın ağacından yapılır. Sapta mars denilen, kamın yeraltı dünyasında yaşayan erliklerin lideri, Erlik Han’a ulaşmasını sağlayan on iki delik bulunur. Delikleri arasındaki kabartmalar, kamın uçarak ya da yürüyerek geçmek zorunda olduğu dağ sıralarını temsil eder. Sapın üst kısmında, enlemesine kamın kendisinin ya da hastasının düşmanlarını püskürttüğü yay kirişi olarak adlandırılan sopa bulunur.

Bu demir sopaya hastanın içindeki kötü ruhları kovan on sekiz kadar demir çıngırak bağlanır. Ayrıca kamın habercilerini temsil eden iki çanda demir sopaya asılır. Davulun üst kısmında hastanın düşmanlarını temsil eden dört ya da altı demir kanca tutturuludur. Demir sopaya kamın kudretini simgeleyen bez parçaları asılıdır. Erlik Han’a herhangi bir hayvan adandığında bu hayvana demir sopadan alınan iki üç bez parçası bağlanır. Adak hayvanın boynunda asılı duran bu bez parçaları onu kötü güçlerden korur.

Bir önemli öge de tokmaktır. Tokmağın sapına hastaya gelen kötü ruhları kovmak için kamçı görevi gören bez ve deri parçaları yapıştırılır.

Şamanlar ayin yapmak için davul kullanırlar; zaman zaman bunun yerini kopuz alır.
Her davul şamanın ölümünden sonra ormana götürülüp parçalanır ve bir ağacın dalına asılır. Şamanın ölüsü de bu ağacın dibine gömülür.

Kitaplı dinler olarak kabul edilen dinlerin hiçbiri eski yerel inanışların etkisinden kendini arındırabilmiş değil. İslam dinini kabul etmiş olan Türkler içinde bu durum geçerliliğini korumakta. Müslüman olan Oğuzlar, Dede korkut öykülerinden anlaşıldığına göre şaman geleneklerini korumaktaydı. Matem töreninde ölünün bindiği atın kuyruğunu keserek kurban etmek, ağacı kutlu saymak gibi gelenekler bunlar arasındadır. Ayrıca uzun ömürlü olması, daha önce ölen çocuklar gibi ölmemesi için, çocuklara Yaşar, Duran, Satılmış, Satı gibi isimlerin konması, türbelere adak adanması, dilek ağaçlarına çaput bağlanması gibi adetler bu kapsamda değerlendirilir."

Kaynak: Bilim ve Teknik Dergisi
Ağustos 2001
Sayı: 405


Sevgili Sonsuz; hani Dinimizislam.com sitesinden yaptığınız alıntı sizi çok güldürmüştü ya, biraz daha gülmek istersiniz belki… Gerçi sizi neyin güldürdüğünü anlayamadım pek, belki bu makaledeki bazı ayrıntılarda sizi güldürmeye devam edebilir; mesela erkeklerin entari giyip ayin yapması gibi…
Siz şimdi Bilim ve Teknik dergisindeki bu makale içinde elle tutulur bir tarafı yok falan dersiniz. Hele de Müslümanlar için sadece Ramazanda sahur zamanı insanları uyandırma vazifesi gören davulun, şamanlar için ne kadar kıymetli bir obje olduğunu anlatan satırları okuduğunuzda, bu makaleyi kaleme alanlara da kaynaklarını sorsanız “üstünde oturuyoruz” cevabını vereceklerini düşünürsünüz.

Neyse; esasında davul ile ilgili yazılanların küçük bir kısmı burada paylaştım, davulun üzerinde yer olan onlarca figürün ne anlama geldiğini, ne tür durumları temsil ettiğini dileyen dergiden okuyabilir.

Tamam, Bilim ve Teknik Dergisinden alıntıladığınız bu makale beni tatmin etmedi diyorsanız bir alıntıda Atlas dergisinden yapalım. Takdir edersiniz ki; Atlas Dergisinin de, Bilim ve Teknik Dergisinin de Dinimizislam.com sitesiyle bağlantısı yoktur. Yani her iki derginin de tarafsız bir gözle makaleyi oluşturdukları konusunda hemfikiriz sanırım…

"…Türklerde tanrı mertebesine çıkarılan başka şeylerde vardı. Onlarda ağaç, ateş, su, güneş, ay, yıldız, dağ tanrısallaşır. Altay’lı şamanlar, “üzülmeyelim Tanrı var, tasalanmayalım Altay var. Atlayım diye tapınıyoruz” derler. Hayvanlara ve bazı yerlere de kutsallık atfedilir. Dünyanın merkezi Ötüken bu kutsal yerlerin başında gelir.

Dinsel ayinleri, törenleri şamanlar (Türkçesi kam) yönetirdi. Şaman kurbanları tanrılara sunmak üzere kat kat göklere çıkarır, tanrılar ve ruhlar arasındaki bağlantıyı kurar, kötü ruhları kovar. Gerek gökte Bay Ülgen’le gerek yeraltında Erlik’le dostluk kurar, onları görür ve onlarla konuşur. Geçmişi ve geleceği görür, av büyüsü yapar, yağmur taşı kullanarak yağmur yağdırır. Hastaları iyileştirdikleri için hekim sayılırlar aynı zamanda kahindirler. En eski devirlerde şamanlar kadındı. Belki de anaerkil bir toplumun bir özelliği olarak bu böyleydi. Sonra erkeklerin şaman olabildiği, ama kadınlar kadar üstün düzeyde olamadığı bir döneme geçildi. Bu dönemin etkileri o kadar belirleyici oldu ki; erkek şamanlar saç uzatıp kadın entarisi ile ayin yapmaya, özel şaman cüppesinin göğsünde kadın memelerini temsil eden yuvarlak medeni şeyler taşımaya başladılar.

Bu inanç sisteminin en dikkat çekici törenlerinden biri cenaze ve ölüleri anma töreniydi. Yılın cenaze töreni yapılabilecek yalnız iki dönemi vardı. O nedenle kışın ölenlerin töreni ilkbaharda ve yazın ölenlerin töreni sonbaharda yapılırdı. Cenaze törenleri büyük gösterilerle gerçekleşir, törene herkes katılırdı. Ölünün çevresinde dolanılır, ağlayıp sızlanılır, yüz bıçakla kesilerek kanın gözyaşına karışması sağlanırdı.
Ölümden sonra yaşama inanıldığı için, ölüyle birlikte mezara atı, karıları ve köleleri de gömülürdü. Çin kaynakları, Hunlarda insan kurbanı olduğunu belirtir, kadın ve uşakların kağanı öteki dünyada izlediğini yazar."


Kaynak: Atlas Dergisi
Şubat 1998 – 59. Sayı


Bu yazının tamamını da dileyen Atlas Dergisinden okuyabilir.

Bu yazıyı kaleme almamın tek sebebi, tamamen önyargılarla, alıntıladığınız yazıyı işinize geldiği gibi anlayarak, dinimizislam sitesi için “ne idüğü belirsiz” muamelesinin yapılmış olması...
Ben diğer kaynaklardan da okuduklarımla şamanizm hakkında genel bir bilgi sahibi oldum. Fazlası beni alakadar etmiyor. Dileyen bu kaynaklarında tartışmasını yapabilir. Belki Atlas ve Bilim ve Teknik Dergisindeki yazılar içinde Türklüğün eski durumlarıyla alay ediyorlar falan diyenleriniz çıkabilir.










bu tür yazılar insanlarda

9999 -- 13.09.2008 - 17:46

bu tür yazılar insanlarda taraf olma hırsını kamçılıyor,kalıplarımız oluşup, onların kendimiz oldugunu sanmamızla ve bu sanı ile zanaltında:)) kalmamızla birlikte şekillenen egomuz, en çok taraf olmaktan ve haklı olmaktan hoşlanıyor..

taraf olundugu zaman ise; insan o gözleyen gözlemci olanı ya yitiriyor ya da farkına varamıyor..farkına her varılamayış da ya ölesiye/hiç tartışma kabul etmeyen bir kabul yada ölesiye/hiç tartışma kabul etmeyen bir reddediş barındırıyor..aslında kapsamak sanırım hem reddilenlerin hem de kabul edilenlerin BİR ve bütün oluşu ile gerçekleşiyor..kara olmadan beyazı tanımlayabilirmiyiz?..


Baştan alalım

sonsuz -- 14.09.2008 - 01:30

dinimizislam.com sitesindeki birebir alıntı ile Bilim ve Teknik ve Atlas dergilerindeki farkı göremiyorum derseniz sorun yok. O zaman bu cümleden sonrasını okumanıza gerekte yok.

Evet hala okuduğunuza göre aradaki belirgin farkı görmektesiniz. Bu yazılar arasındaki fark şurdan gelmektedir. dinimizislam.com, 3. cümleyi "hayvan gibi yaşadılar" şeklinde bitirerek aşağılamaya başlamıştır. Oysa ne bilim teknikte ne de atlasta böyle bir terim kullanılmamıştır. 2. paragrafa sapıklık diye başlayıp, kafir, vahşi, papaz vs sayıp gitmektedir. Ha dersenizki bizim dinimiz başka inançlara saygılıdır, o zaman bu adamlar müslüman değildir. Yok bizim dinimiz istediğine istediğini der, diyorsanızda (ki demekte serbestsiniz) yine bir sorun yok. En azından ne dediğinizi anlarız.

Gelelim şimdi Bilim ve Teknik dergisine. Israrla bir kaç yerinde dindir demiştir. Ama sonra şamanın herkes olamayacağını kabilede bir kişi olacağını atadan geçtiğini de söylemiştir. Şimdi bu nasıl bir dindirki isteyen giremiyor? Şamanizm bir yaşam biçimidir. Ama şaman yada kam denilen insanlar ruhlarlar iletişim kuran kişilerdir. Genel olarak bakarsanız şamanizm bir din olmaktan çıkıyor. Bu aradaki farkı görebilceğinizi düşünüyorum. Kaldıki ansiklopedi ve dinler tarihi kaynaklarına bu konuda daha çok güveniyorum. (Yani bilim ve teknik dergisinin bir sayısında yayınladığı bir yazıdan)

Davul meselesine gelince, boynuna asıldığı hakkında en ufak bir cümle göremedim. Hadi diyelim boyuna asılıyordu, bilim ve teknikte önemli bir unsurdur diyor, dinimizislam.com da arasıra öyle takarlar cin kovarlar diyor. Yani öyle laf olsun diye yapılıyormuş gibi. Ee ramazan davulcusuda takıyor boynuna diyorum bende. Oda cin kovalamıyor insan uyandırıyor. (Şu modern her yerin elektronik saat olduğu bir çağda, belki bundan bin yıl sonra dinimizşaman.com siteside müslümanların bu adetiyle dalga geçer ne dersiniz? Ama sanmam şamanlar başka dinlere saygılıdır :) )

Gelelim entari meselesine. Evet anaerkil dönemde kadınların elindeydi şamanlık. Çünkü onların sezgileri daha güçlü olduğu için ruhlarla bağlantıları daha yüksekti. Daha sonra erkeklerin eline geçmiş bir şekilde, (sebepleri hakkında çok spekülasyon var) ve daha iyi bağlantı kurmak için kadın kıyafetleri giydikleri doğru. Ama entari deyince benim aklıma her yıl küp şeklinde bir yapının etrafında dönen milyonlarca insanın giydiği kıyafette geldi. Bu kişiler üstelik cin ve meleklere inanır, şeytana inanır. Birde bir kaya parçasını taşlarlar, başka bir kaya parçasınada yüz sürerler. Acaba diyorum bu taşlara ve yapıya yüklenen bir tanrısallaştırma yok mu sizcede?






dinimizislam.com

Misafir -- 14.09.2008 - 06:30

http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=692

sizi bu sitelerde dolaştıran ne sonsuz? alay etme ihtiyacınızı gidermek mi yoksa dna'nızda bulunan inanç geni mi? gerçek bir ateist sorgulamaz ve ikna etmeye çalışmaz, gerçek bir şamanist islami sitelerde dolaşmaz, gerçek bir müslüman da deliller sunmaya çalışmaz değil mi? öyle olduğunu söylemiştiniz ama ah o inanma ihtiyacı bi olmasa_vicdan sussa_ her şey sizin için ne güzel olacak değil mi?


Bi kaç şey...

Agnia -- 14.09.2008 - 07:56

En temel gerçeğimiz, (en azından 3B de), bir şeyin yapılmaması gerektiğii yaparak anlıyor, yapılması gerekenleri ise önce yapmayarak anlıyor oluşumuz. Sarkacın bi yana salınımı diğer yana salınımı için mecburi şart oluyor. Açıkçası ben kendi hayatımın bir devresinde salınmamayı da denedim, öyle ortada belki salınım hareketi bile sayılmayacak ince bir titreme haliyle durup bekledim. Yani sarkacın bir ucuna A noktası diğer ucuna B noktası orta noktaya da C noktası der isek, bütün noktaların aynı düzlemde oluşunun canlı şahidi gibi hissediyorum kendimi :)
Salınımlar için çift yardımcı kullanılmakta olduğunu da gördüm; birincisi salınım yapmak istediğin uca doğru bir özlem/istek geliştirirken, ayrılmak durumunda olduğun nokta için de nefret ve tiksinti geliştirmek, salınım hızını artıran aynı değerde motivasyonlar oluyor.
Ben hayatım boyunca diğer ivmelendiriciyi kullanmamıştım yani ayrılacağım noktadan nefret edemiyordum, belki bu sebeple kendi içimde şiddetli acılar hissediyordum. Doğamız böyle sevdiğimiz şeyle sonsuza kadar kalmak isteriz. Ama içimizdeki başka bişey bir "meydan okuyucu" buna izin vermez, belki de atalarımın göçebe oluşu hücrelerime sinmiştir ve der ki, GİT... BIRAK GİT... Çünkü az sonra burası kuruyacak otlar sararacak ve hayvanlarını otlatamaz olacaksın :) Ve o durum geldiğinde hala burda olursan birçok hayvanın açlıktan ve susuzluktan telef olacak, topluluğunun fertleri bitkin düşecek, elastikiyetini kaybedeceksin ve bu durumda gerçekten bulman gereken yeni ve yesil otlağı bulacak kadar uzun yürüyüş yapacak kudretin kalmayacak, henüz güçlüyken, herşey yolundayken BIRAK ve GİT!
Ve giderken geride kalanı kutsa, onu sevgiyle bırak.
İşte bu duygular sanırım bana atalarımdan miras kaldı. Ve bu, göçebe uluslar için bulunmayacak bir tanrı hediyesidir.
Oysa yerleşik uluslar için bütün bu şeyler çok ama çok zordur. Onlar yerlerini ancak o yerden nefret ederek bırakabilirler, hem de çok büyük bir nefret geliştirmek durumundalar. Bişeyden nefret ederseniz ondan ayrılırken acı çekmezsiniz, öfke ateşi yarayı dağlar ve çabucak iyileşmenize yardımcı olur.
Uluslar ve insanlar, ister toplumsal isterse kişisel ilişkilerde bu söylediklerimi yöntem olarak kullanagelmişlerdir, herkes kendi köküne göre uygun "araç" gereç kullanır.
Büyümek için kendi çocuğunu yer! Kendini yeni şartlara taşımış olan eski şartları lanetlemek budur.
Anadoluda karşılaştığımız da maalesef bu oldu. Sürekli yerleşik ulus kadınlarıyla evlenen padişahlarımız, yöntem konusunda kulvar değiştirdi, islamı kabul etmek için şamanizmi lanetledi. Oysa halkımız bunu yapmadı çünkü onun genleri padişahlar kadar kerışmamıştı henüz, halkımız islamı kabul ederken kökünü reddetmedi ve şamanizmi kapsadı. Bu sebepledir ki araplar bizden nefret eder, çünkü onlar putperestliklerini kapsayamadılar :(
Derken Atatürk geldi ve düzeni geri çevirmek istedi, kapsayıcılar bu işlemi rahatça geçirdiler, küçültücüler geçemedi ve nefret yoluyla bu sorunu aşmaya çalıştılar.
Ben yöntemler üzerinde öncelik önermiyorum, neyseniz o sunuz. Hücreleriniz neye izin veriyorsa onu yaparsınız ve fakat ne yaptığımızın farkında olursak, hangi aracı kullanmakta olduğumuz önemsizleşir.

Ateist olanlar da aynı "küçültücü" aracı kullanmaktalar (islam-hristiyan ve musevi taraftarların bir çoğu gibi)kendilerini bu noktaya taşımış olan tek tanrılı dinlere minnet ve sevgi duyacakları yerde, onları rakip olarak almakta ve "kısıtlı" güçlerini bu kavga ile tüketmekteler. Aslında ne olmakta olduğunu görmüyor musunuz? Dinleri öyle sevmekteler ki oradan ayrılabilmek için nefret aracını kullanmak durumunda kalıyorlar! Bu yöntem acıyı dışlaştırır. Kapsayıcılar ise acıyı içte çeker, dışarıya huzur ve barışı bırakırlar.
Allah hepimizin işini kolaylaştırsın.


Agnia ne kadar anlaşılmaz

Misafir -- 14.09.2008 - 11:55

bu kadar uzun yazı yazıpta hiç bir şey anlatmamak bayağı bir marifettir,
siz romanda yazıyordunuz yanılmıyorsam.


"Hiç bir şey anlatmamak"

Agnia -- 15.09.2008 - 08:59

"Hiç bir şey anlatmamak" yerine, "hiç bir şey anlamadım" ifadesi daha doğru olmaz mı sizin durum için? Ki bu son derece doğal ve samimi olur. Ve son derece de haklı olursunuz üstelik; çünkü gerek seminerlerimde, kitaplarımda gerekse münferit konuşma ve yazılarımda kullandığım (bilmeden kullandığım) sembolik bir lisan var, bu sebeple o işaretleri tanıyanlar için konu tamamen açık oluyor. Buna ilaveten kullandığım terminolojiye de aşina olmak lazım, tabi bunu herkesten beklemek haksızlık olurdu.
Olduğum gibi olmaya devam ediyorum, herkes tarafından anlaşılmak gibi bir öncelik/ayrıcalık/lükse sahip değilim. Ra şöyle söylerdi: Saymayı bırakın! Bir kişiye ulaşmak dünyaya ulaşmaktır.
Size de anlaşılmazlığımla ulaşmış oldum, teşekkürlerimle sevgili Misafir.


Sayın Agnia demişler ki...

orcagada -- 16.09.2008 - 06:54

""Dinleri öyle sevmekteler ki oradan ayrılabilmek için nefret aracını kullanmak durumunda kalıyorlar!""

Neden herkesin ateistlerin esasını biz biliriz gibi bir iddiası olduğunu asla anlayamayacağım.

Dinler tüm insalığa hakarettir.Hakareti sevmek olur mu hiç?Köleliği, 2. hatta 3. sınıf muamelesi gören bir cinsiyet olabileceğini?

Birini kendi tanrısına tapmıyor diye kılıçtan geçirmesine, kadınlarının tecavüzüne,çoluk çocuğunun alınıp satılmasına,malının ganimet edilmesine...vs,vs tepki vermeyen insanlar olmamız bekleniyorsa kimse kusura bakmasın.

Bizler bu soysuzluğa tepkisiz kalamadığımızdan,dinlerdeki akıldışılıkları fark ettiğimiz için ateistiz.Olmayanların akıl sağlığından şüphe ederim.

Ağır bir söz farkındayım.Ama kendine "insanım" diyen bir kişinin yukarıda saydığım konulardan haberi varsa ve hala bu durumu haklı,kutsal,ulvi görüyorsa ona çok da ağır gelmeyecektir.

Saygılarımla...


Sizi de çok iyi anlıyorum.

Agnia -- 16.09.2008 - 08:24

Sizi de çok iyi anlıyorum. Dinleri, en azından çok uzun zamandır kullanış amaçlarını sevmek zorunda değiliz tabi. Neden böyle söylüyorum; çünkü peygamberleri görmedik, tanışmadık, o zamanki şartları bilmiyoruz. Belki orada olsak ne hissedeceğimizi bilmiyoruz, açıkçası ben binlerce yıl sonra sadece onların hakkında yazılmış çizilmiş şeyleri dikkate alarak onlar hakkında bir duygu ya da fikir üretmekten kaçınıyorum. Bu kulaktan kulağa oyunu oynamak gibi bişey olurdu. Bizim şu anda görmekte olduğumuz ise izdeş olduklarını iddia edenler. Eğer kendilerine örnek alabilecek denli hayranlık duygusu uyandırıyorsa onlarda buna ne diyebilirim ki, onların da içinde bulundukları şartları bilmiyorum. Sizin gibi ben de bazı gerekçeler öne sürebilirim tabi fakat bu benim bulunduğum noktayı bağlar sadece.
Dolayısı ile ne tanışmadığım/tanımadığım peygamberler ne de binlerce yıl sonra onlara hayranlık duyan izdeşlerden nefret etmek için bir sebebim yok. Dini toplumsal bir güç olarak kullanıp savaşlar binbir haksızlık ve eziyet yapmış olanları da sevmek zorunda değilim. Ve eğer sevmiyorsam onlarla ilgilenmem; çünkü benim dikkat alanıma girmezler.
Fakat nefret edenler, bazı ateistler (muhtemelen hepsi böyle değildir) aynen dindarlar kadar bu konu üzerine dikkat sarfederek bu olguyu güçlendirmekteler. Hayranlık ve nefret duyguları çok farklıymış gibi görünse de yöneltildikleri nesne üzerinde aynı etkiyi yapar, onu besler.
İşte benim nacizane görüşüm budur. Tabi ki son derece kişisel bişey, katılıp katılmamak konusu sizlere kalmıştır; çünkü her bireyin iradesi var, ve ben hepsine teker teker saygı duymaktayım.


sevgili agnia,

statik -- 16.09.2008 - 09:01

Sizi gönülden kutluyorum.
Sözlerinize ilave edecek hiçbir şeyim yok.


Nihayet

canu -- 16.09.2008 - 14:08

Sizden beklediğim,billur gibi bir ifade tarzı ile olgun, görmüş geçirmiş,tadında ve kıvamında görüş belirtme şekli. Tarzınızı özlettiniz değişik felsefelere dalıp :)).Tabi bu benim kendimce yorumum. Lütfen ne üstüne vazife diye düşünmeyin.Ben hakkıyla yazılmış her yazıyı ve fikri beğeni ile okurum.Ve samimiyetle söyliyeyim uslubunuzu yani benim gibi sıradan birinin de anlıyabileceği uslubunuzu özlemle bekliyordum.Elinize sağlık ve arada bizleri de unutmadığınız için yüreğinize de sağlık.
Selam ve sevgilerimle..


Sayın Agnia

orcagada -- 17.09.2008 - 07:42

Olayı peygamberler boyutuna indirgemeniz son derece manasız,

Mesele kulaktan dolma dediğiniz (ki sanırım hadisler bunlar) şeyler değil,kutsal sanılan metinler,kuran,incil,tevrat gibi.

Benim mesajımda yazdıklarım bizzat kuran içinde geçen ve inanırların tanrı kelamı sandıkları insaniyetten nasipsiz ayetler.

Bu durumda sizin "o zamanın şartları" demenizin hiç bir ehemmiyeti olamaz.

O günden bugüne hala bir teist için geçerli kelamlar.

O sebepten kendilerini izdeş görenlerin gerçekten de okuduklarını anlayamadıklarına,eğer anlıyor ve onaylıyorlarsa normal olmadıklarına kanaat ettim.

Bu fikrimde haksız olduğumu da sanmıyorum.

Aklı başında biri öldürün,el ve ayaklarını çaprazlama kesin,eşlerinizi dövün...vs,vs diyen bir yazının sahibini adam yerine koyamaz.

Tanrıya inanmadığım için kutsal sayılan tüm metinler insan menşeylidir.Bunları yazanların ve onları övenlerin saygıyı hakettiğini düşünmüyorum.

Ya da şöyle diyeyim onlara bir hindunun inek tapınımına kendilerinin göstereceği kadar saygılı davranabilirim.Bu da adil olacaktır.

Kimse verdiğinden çoğunu almayı beklememeli.

Saygılarımla...


Bu davranışınızla,

Agnia -- 17.09.2008 - 09:31

Bu davranışınızla, kendinizi milyarlarca insandan daha üstün gördüğünüz anlaşılmış oluyor, onlarda olmayıp da sizde olan nedir? Sanırım akıl değil mi?
(yanlış anlama olmasın, kendi fikrimde ısrar ettiğim filan yok, sadece sizi daha iyi anlamaya çalışıyorum)


Sayın Agnia,

orcagada -- 17.09.2008 - 12:58

Mesele sayısal üstünlük mü?

Diyelim ki müslümansınız, araştırırsanız şuan dünya üzerinde ortalama 1,5 milyar müslüman var.Şimdi bu insanlar bu kadar kalabalık olduklarına göre haklı olmalılar öyle mi?

Ne ilginçtir ki 2,5 milyar da hıristiyan mevcut.Hadi o zaman hep beraber hıristiyan olalım.Yanılıyor olamazlar değil mi?

Ve hatta 1,3 milyar Çinli var.Sayısal çoğunluğa tabi olalım.Çin vatandaşlığı isteyelim.Nerde çokluk varsa o taraftan olalım.Yanlış doğru fark etmesin.

Beni anlamak istiyorsanız lütfen kutsal sanılan metinleri okuyunuz.

Fazlasıyla kafi olacaktır.

Saygılarımla...

Not şeysi:

Eğer bir gerçek varsa ve siz bunu bilenlerin içindeyseniz muhakkak ki diğerlerinden üstünsünüzdür.Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?

Ama bunu lütfen üstünlük taslama adına anlamayın.Aklı çok biri değilim.Tek akıllıca işim gerçeğe olan merakım.

Tekrar saygılar...


Sayısal üstünlüklerinden

Agnia -- 17.09.2008 - 15:28

Sayısal üstünlüklerinden dolayı haklılar deseydim bu açıklamanız karşılık düşebilirdi. Ben sadece aşağı yukarı 5 milyar insanı bu keskin tarafgirliğinizle dışlayışınızın hüznünü duymaktayım.
Arz-talep kanunu hakkında ne düşünürsünüz?


Sayın Agnia,

orcagada -- 17.09.2008 - 19:10

Kusura bakmayın,siz beli belirsiz bir rakam kullanınca öyle sandım.

Dışlanması husunda haklı sayılırsınız.Bu insanların önceki yazılarınızdan birinde yazdığınız "bireyin iradesi var" ifadesine göre gezegenin yüz karaları olduğunu söyleyebilirim.Kendi iradelerini bırakıp da şeyhinin,gurusunun,ne idüğü belirsiz bir kitabın iradesini kabullenen herkesi dışlarım.

Teistlerin özgür iradesi yoktur.Yasak ve emirleri buna mütekabil ceza-ödül kaygıları vardır.Aksini iddia ederseniz zaten dinlere ihtiyaç olmadığını söylemiş olursunuz.İrade seçim yapabilmeyi öngörür.Halbuki teistlerin seçimleri önceden bellidir.

Hepsine teker teker saygı duyduğunuz kendi kendinizi kandırma sözlerinize gelirsek;Mesela din uğruna öldürenlere, Hitler'e,Madımakta aydınlarımızı yakan yobazlara,Maraş olaylarında çoluk-çocuk demeden kesenlere,sihleri öldüren hindulara,hinduları öldüren sihlere,haçlı seferleriyle geçtikleri yerlerde kan değmemiş santim bırakmayanlara ...vs,vs da aynı sempatiyi gösteriyor olmalısınız.Öyle misiniz?

Benim için hümanizm bir gereklilik ama bir o kadar da ütopik bir kavramdır.

Lütfen herkese saygı duyuyorum gibi kocaman bir laftan önce iyi düşünelim.

Ben herkese değil bence saygıyı hak edenlere saygının gerçeğini ve anlamlısını sunmaktan gurur duyarım."Hepinize sevgim var,haydi sarılıp sinerji oluşturalım" gibi saçmalıklara muhatap olmam mümkün değil.

Arz-talep konusunda yorum yapabilmem için (lütfen) tek kelime ötesinde açıklayıcı bir sual önerirseniz sevinirim.Neyi merak ettiğinizi öğrenirsem daha kısa ve akilane cevaplayabilirim.

Saygılarımla...


Peki biraz daha detaylı iz

Agnia -- 17.09.2008 - 19:29

Peki biraz daha detaylı iz sürmeye çalışayım sevgili Orcagada, fakat bu konuda eksiklerim olursa kusuruma bakmayın; çünkü son yıllarda (eskiden olduğu gibi) keskin bir münazara kabiliyetim kalmadığını fark ediyorum.
1. Din uğruna öldürenlerin sayısı 5 milyar içinde hangi oranı teşkil ederler?
2. Başka şeyler uğruna öldürenlerin faturası kimlere çıkıyor? Örneğin emperyalizm, kötü eğitim, anne-baba terörü, medya kışkırtıcılığı, terörizm vs gibi çoğaltılacak sebeplerle öldürenlerin azmettiricileri adına da aşağılayıcı bir kampanya yürütülebiliyor mu? Örneğin Televizyon hemen tüm azmettiricilerin en kuvvetlisi olduğu halde, TV sahipleri hakkında taammüden ve Dünyada televizyon seyreden muhtemelen 4 milyar civarında insanı de işbirlikçi olarak suçlayıp, onlardan nefret edebiliyor muyuz?
3. Beş milyar insanda (rakam yaklaşıktır tabi) olmayan özgür iradeyi siz nerden elde ettiniz? Bunun için özel bir anne-baba, özel bir eğitimden mi geçtiniz? Sizin özgür iradeye sahip olduğunuza dair yeminli ifade verebilecek olan kaç kişi var? (lütfen sohbetimizi ılımlı/eğlenceli kılmak adına biraz ironik lisan kullanmaklığımı mazur görün)

Gelelim hoşgörü-sevgi-saygı kavramlarına...
Bana kalırsa sevgi pek tanımlanamıyacak bişey, çünkü bunun beğeni ile karıştırıldığını görüyorum sık sık. Sevgi, bizden bağımsız gelişen bişey, zihinsel kontrolümüzün olmadığı bir alan, bişeye sebepsizce akış, yürekte aniden oluşan bir hoplama hissi, evet bu gibi sonuçları var sevginin ama kendisi nedir aslında bilinmiyor.
O halde bişeyi sevmek ya da sevmemek elimizde değildir, kendiliğindendir. Dolayısı ile yapmacık şekilde birilerini, bişeyleri sevmeye çalışmamız nafiledir. Ve fakat saygı tamamen farklıdır bana göre, bu kavram insan ırkımızın bence en büyük başarısı olarak görülebilir. Çünkü biz icad ettik, sebebini ve sonuçlarını büyük oranda öngörebiliyoruz.
Saygı, bana göre, bildiğimiz tüm varlıklara, sırf varoldukları için, bütünlüğümüzün mucizesi adına verdiğimiz bir değerdir. Varoluşun tüm katmanlarını birbirine yumuşakca ve kibarca bağlayan bişeydir.
Bir katili sevebilirim de sevmeyebilirim de, bu hiç belli olmaz (bana bağlı değil) fakat ona saygı duyabilirim. Onun bir insan ya da binlerce insan öldürebilme azabını neden/nasıl yüklendiğini merak ederim. Pek tabi ki topluma verdiği zarar nedeni ile cezalandırılacaktır ama bu hakça ve saygıyla yapılır.
Bu hislere şundan dolayı sahibim, açıkçası kendimi hiç kimseyi yargılama konumunda göremiyorum. Herşeyle eşdeğerim ve herkes gibi saygıyı hakediyorum ama hepsi bu kadar.
Çok mu uzattım, yağmur yağıyor internet her an gidebilir şunu bir postalayayım :)


Bu arada, bir yaratıcı

Agnia -- 17.09.2008 - 19:46

Bu arada, bir yaratıcı fikrine ihtiyaç duymayacak denli kendinize güvenli oluşunuzla gurur duymadığımı sanmayın. Zaten biz konunun bu yönünü konuşmuyoruz.


Sayın Agnia,

orcagada -- 17.09.2008 - 22:32

Yazayım dedim ama yapamadım.

Başladım ama hem saatin geçliği hem de rakının rehavetiyle parmaklarım iştahsızlaştı.

Zorladım ama bu sefer de yazdıklarım bana yetmedi.

Belki de kötü şeyler,karamsarlıklar yazmak işime gelmedi.İçim istemedi.

Umarım yarın akşama vakit bulur ve yazabilirim.

Bekleteceğim için kusura bakmayın.

Saygılarımla...


yazınızı okudum da hiç

Misafir -- 01.11.2008 - 03:38

yazınızı okudum da hiç bir tarafı akıl ve mantık sınırlarına dayanmıyor.İlk öncelikle şunu belirtmeliyim ki herkese elbette saygı duyulmaz ve sevilmez sizin gibi...

bir kere büyük islam alimlerine ne idüğü belirsiz gibi bir kelime kullanmanız edepten yoksun oldugunuzun ilk göstergesidir.İnsan tanımadığı bir kimseye karsı bile kırıcı söz kullanmaz belliki siz hiç tanımamıssınız.bu kimseler yol göstericidir.nasıl mı?elbette belli bir eğitim almışsınızdır.siz niçin bu bilgileri tek başınıza bulamıyor ve anlayamıyorsunuz.niçin bir tıp fakültesi öğrencisi bir hukuk kitabını niye bir kimyager bir biyoloji kitabını vs vs türkçe olduğu halde anlayamıyor.Her alanın uzmanları olduğu halde bu alanların alt dallarında daha da uzmanlaşılıp öylece üniversitelerde ders veriliyor. anlatmak istediğimiz şudur ki her şeyin mütehassısı (uzmanı)olduğu gibi kalp ilimlerinindde mütehassısları İslam alimleridir.Bu alimlerin yetişme tarzı nasıl mı? fıkh,tasavvuf,hadis gibi din ilimlerinde mütehassıs oldukları gibi matematik,kimya,anatomi,astronomi,biyoloji gibide fen ilimlerinde son derece mütehassıs kimselerdir.o zaman bir kelimenin anlamını tam olarak bilmeden o kelime hakkında yazı yazmak akıllı insanın yapacagı şey değildir.
Ayrıca İslam dininde zorla yaptırma gibi bir kural yok ki..onu nereden cıkardınız ki..hatta ve hatta ben alimim bana tabi ol diyenin yalancı sahtekar oldugunu bu din bize buyuruyor.Hiç bir İslam alimi kendisine GÖNÜL RIZASI ile gelen saf kalbi ile gelen öğrencisine zorla hiçbir şey yapmamıştır,yaptırmamıştırda...
ateistlerin özgür iradesi yokmuşşş...:)))niye sizi yazılım programımısınız..en basitinden yemek yerken,elbise alırken neye göre tercih yapıyorsunuz..sabitliyecileriniz mi var.ödül-ceza kaygısı denmiş..İslamiyette de haram işlenirse günah,helal ve mubah şeyler işlenirse niyete göre helal ve bunların karşılığı yok mu?VAR.ataistler yukarda verdiğim örnek gibi en basitinden 1 aylık yemek programlarını önceden mi yaparlar veya ölmenin tercihide mi öncedendir.akllıca ve mantıklı konusmamak dogru olmaz.

ben sizin doğru olan her sözünüzü kabul eder,doğru olmayan hiçbir sözünüze de saygı duymam.böyle laf cambazlığı ile bir yere varılmaz.

yine adam kesmekten bahsetmişsiniz.hiç tarih okumadını mı.Koca Osmanlı imparatorluğunda ki Şeriata göre yönetilen o imparatorlukta farklı dinlerde yaşayan insanlar vardı.hangi birine zulmedildi.hiç duydunuz mu.Bu din bir gayrimüslimin kalbinin dahi kırılmamasını onlarından haklarını gözetmeyi emredyor.neye göre konusup neye göre yazıyorsunuz.

sunuda son olarak belirteyim ki ne yazık ki bugün biz müslümanlar müslümana yakısan şekilde yaşıyoruz.ne de bugün alim diye söylenenin büyük cogunlugu alim gibi..gercek bir Din büyüğünün kitabı kim okursa bu dinin tam ve mükemmel bir din oldugunu anlar.yukarıda web adresi verilmiş olan www.dinimizislam.com u insaflıca ve lafta değilde gerçek anlamda gerçeği seven bir kimse bu sitede nakledilenleri okusa bu dinin tam ve mükemmel oldugunu rahatlıkla görür.


Sevgili misafir

sonsuz -- 01.11.2008 - 16:20

Büyük islam alimlerine ne idüğü belirsiz diyen kim? dinimizislam.com daki şamanizm tanımı hangi büyük islam alimine aittir, lütfen kaynağı ile birlikte geliniz.






Bak şimdi

xenix -- 01.11.2008 - 23:06

ateistlerin özgür iradesi yokmuşşş...:)))niye sizi yazılım programımısınız..en basitinden yemek yerken,elbise alırken neye göre tercih yapıyorsunuz..

Bir link vereceğim ama oku tamam mı?
http://www.sonsuz.us/?q=node/423

Bak bunlarda arama sonucu sitede çıkan şeyler. Ama sonra ben anlamadım burda yazılanları, kafam karıştı deme.
http://www.sonsuz.us/?q=search/node/%C3%B6zg%C3%BCr+irade

xenix


sonsuz nickli arkadasım

Misafir -- 02.11.2008 - 23:05

sonsuz nickli arkadasım benim cevabım sana değildi ama yeni farkettim o sitede gülünecek olay netdi anlamadım.O SİTEDE HERŞEY İSLAM ALİMLERİNİN KİTAPLARINDAN NAKİLDİR VE KAYNAGIDA BELLİDİR.kaynagına eger yinede ulasamamıssanız site ile temasa gecmeniz yeterli..

özgür irade ile ilgili linki okudumda biraz karısık geldi acıkcası.ancak her yazı dogru olacak diye bir kayıt yoktur.özgür irade sonucta var mıdır?evet.bu 2*2=4 kadar kesin.


ayrıca sunuda nakletmek

Misafir -- 02.11.2008 - 23:26

ayrıca sunuda nakletmek istiyorum kader:Allahu tealanın herşeyi ezelde bilmesi,zorla yaptırmamasıdır.yani insanın neyi tercih edeceğini Allahu teala bilir ancak asla zorla yaptırmaz yani ben buraya geldim tercih ettim ve yazıyorum bunu tercih ettim bunu elbette Rabbim ezelde biliyordu ama bana verdiği irade ve izniyle yani zorla değil..tabi insanın elinde olmayan durumlarda vardır hastalık,ölüm gibi..

son olarak sunu diyeceğim ve bu tartısmaya bir daha katılmayacagım.asıl beni sinirlendiren ve üzen olay yukarıdaki siteye ve müslümanlara söylenen haksız sözlerdi.yukarıdaki siteye girip girmemek girip orada gecenlere muhabbet duymak veya gülmek..keske cok güldüm diye yaynlanmasaydı...Din büyüklerinin buyurdukları gibi:''Herkes bir tercih yapar,bunun neticesinede katlanır.''

selametle.


Sayın misafir

sonsuz -- 05.11.2008 - 07:31

O SİTEDE HERŞEY İSLAM ALİMLERİNİN KİTAPLARINDAN NAKİLDİR VE KAYNAGIDA BELLİDİR.

Soruyorum işte, yukarıdaki şamanizm tanımı hangi islam alimine aittir? (Daha da üstelersek böyle bir tanım yapan insan, islam alimi yada daha genel anlamıyla alim olabilecek kapasitede midir?)
Lütfen şartlanmışlıklarla inanmayın. Gerekli araştırmayı yaptığınızda usunuz size doğru yolu gösterecektir.





Bu arada "şamanizm" diye

Agnia -- 05.11.2008 - 09:42

Bu arada "şamanizm" diye bir izm ortaya çıkarılmasını da ya da tam anlamını da bilemiyorum, bu belki "şamanlık" olgusuna olumlu bakanlar anlamında kullanılıyordur. Şamanlık, dinlere alternatif değildir bana göre, çok daha kişisel bir duruş ve gerçeklik algılayışıdır.

http://sibelatasoy.com


şamanizim

aysegul -- 30.11.2008 - 22:37

size katılıyorum bız ınsanlar tanrıyı unuttuk ve sızınde dedıgınız gıbı etten kemıkten ve sımdı olmus nıce ınsanlarının ruhundan beklıyoruz herseyı ve tapınmaktan baska bırsey degıl bence tasa topraga el surup dıleklerde bulunmak kutsal topraklar ve kutsal suysa eger gerceklestıren tanrının evrenınde bende dahıl herkes kutsal cok uzaga gıtmeye gerek yok samanızmı elestırmek ıcın ve keske oylede kalabılseydık


Kam

Kam -- 16.01.2009 - 22:57

İnsanların Şamanizm'e Saygi Duyması Gerekiyor. İnanın veya Sempati Duyun Demiyorum.Şamanizm'imin Kökenleri Çok Eskiye Dayanıyor. Sizin Yalakası Olduğunuz Araplar veya Eski Yunan Ata,Ota,Puta Taparken TÜRKLER Teng Tengri'ye İnanıyordu.Tanrılarına Kurban Kesiyorlardı. Bir Yaraticinin Olduğuna İnanıyordu.Şamanizm 'de Saygi Duyulması Gereken Bir İnançtır. Kimse Alay Edemez! İnandiğiniz Din Hoşgörü Dini Diyorlar:)
Dininizi Yaşayın,Bu Dünyayi Birakıp Şimdiden Öbür Tarafı Yasamakla Olmuyor Bu İşler Ümmetçiler..!
Dodo hudo Ludo Canda,Voduran Us Yerde Yerde Yerde Canda


Sen bir söz söylersin, ben

charuse -- 24.01.2009 - 11:51

Sen bir söz söylersin, ben bir ayet. Senin kalıpların var benim dogmalarım. Beni kategorize edersin, seni kategorize ederim. Bana kızar ya da benim için üzülürsün, sana kızar ya da senin için üzülürüm. İnanırsın, inanırım. Hayatı, kesif bir duman gibi ellerini ileri uzatarak yokladığın ve bulacağını sandığın ismi yarattığın manzumeler örgüsü olarak yaz kitaba. Benim kelimelerim var. Sırtımdan çıkan ve neslime miras kelimeler. O kadar çok ki. "okyanuslar mürekkep olsa, ormanlar kalem.. bir de üzerine bir hayat koysan, onlar tükenmeden onlar tükenirdi." Yağmur yağarken alnımı kırıştırmamayı öğretti kitap. Sana da sözüm odur ki; "vakit varken öl". Öl de ol.


Anadoluda bir düğün

oik0s -- 24.01.2009 - 12:34

Anadoluda bir düğün töreni: Törende Muhasipler (Gelin-damat aileleri) bir ritüele hazırlanıyorlar.

"Rehber, musahip olacak çiftleri, her bakımdan gerektiği gibi hazırlamıştır. genellikle "ölmeden önce ölmeyi" simgeleyen, akbezlere sarılıdır, kefene dolanmışçasına. Ayakları yalınayak, başları açıktır. Bellerinde, kemerbest (belbağı) vardır. Rehber, canları eşiğe niyaz ettirir. İçeri girip, dedenin huzurunda "Hu!" deyip "Mansur darı"na dururlar. Pir, "niçin geldiniz?" diye sorar. Rehber: "Bugün Mansur gibi darağacını, Nesimi gibi bıçağı, Fazlı gibi hançeri ihtiyar edip (kabullenip) tabakatı evliyaya ikrar verip, can verip canan almaya geldik!" der. Pir: "Ey talipler bu bir uzak yoldur, gelemezsiniz! Gelme gelme, dönme dönme! Gelenin canı, dönenin malı! Bu yol demirden yay, oddan gömlektir giyemezsiniz, gidiniz!" dedikten sonra, onlar geri gider; eşiğe varıp, gene gelirler. Bu durum, üç kez tekrarlanır."

Sonuç : Bu ritüel eski bir şaman geleneğidir. Alevi kandaşlarımız bu ritüeli hala sürdürmektedir. Amacı ; "Tekrar dirilen" dünya nimetlerinin faydasızlığını anlayacaktır


Şamanizm üzerine...

Codex Mercurius -- 04.04.2009 - 14:43

Şamanizm'in verdiği özgürlüğü hangi din veriyor? İnanan da inanmayan da buna "hiçbiri" diyecek, burda ortaklar. Ama özgürlük kavramına bakış da önemli; özgür olmaması gereken iradesiz olandır, ya da kendi bilinçaltında anlamadan da olsa iradesine güvenemeyen. Çünkü özgürlüğü iradesizlerin eline verirseniz artık özgürlükten çıkar arsızlığa dönüşür.


Güzel bir yaklaşım

xenix -- 05.04.2009 - 21:16

Bu özgürlük ve şamanizm ile ilgili paragrafınız oldukça düşündürücü geldi bana.

xenix


hatırlatma

rainbow -- 28.04.2009 - 17:14

Türklerin şamanist oldukları bir gerçek ama bu "şamanist" kavramı nasıl doldurdukları önemlidir. Türkler de Kızılderililer gibi tek yaratıcıya iman ederlerdi. Gök Tengri, Amerikada ise Büyük Ruh,bunun dışında animist bir tavır olarak doğa ruhları ile iletişimleri vardı. Zaten şamanizm şöyle ya da böyle kentleşmemiş ilkel, doğal toplumların tabi dinidir..


Nihayet

xenix -- 28.04.2009 - 22:26

Bu sitede eklediğim bir yazının linkini verme fırsatı geldi. :)

Eski Türk Dini

xenix


güzel bir yazı

rainbow -- 30.04.2009 - 16:20

Linkteki yazı çok güzel bir araştırmaymış, teşekkürler. Tarihte tek tanrı inancının yerini zamanla çoktanrıcı anlayışa bıraktığı üzerine tezler vardır. Ben bunların karışık ve birçok farklı etken ile şekillendiğini düşünüyorum. Ama özellikle doğa ile teması daha az olan kent devletlerinde şirkin-çoktanrıcılık- tarih boyunca daha baskın olduğu söylenebilir.


Evrende, şamanların niyet

ixtlan -- 28.05.2009 - 06:33

Evrende, şamanların niyet dediği, ölçülemez, betimlenemez bir güç mevcuttur; ve tüm kainatta var olan kayıtsız şartsız her şey, bir bağlantı hattıyla niyete bağlıdır. Savaşçılar bu bağlantıyı tartışmak, onu anlamak ve onu kullanmakla ilgilenirler. Özellikle ilgilendikleri bir şey de, onu gündelik yaşamlarının sıradan tasalarının duyarsızlaştırıcı etkilerinden temizlemektir. Bu bağlamda şamanizm, kişinin niyetle bağlantısını arındırma yöntemi olarak tanımlanabilir.
Carlos Castaneda'dan bir alıntıdır...


Bir İslam alimi bu yazıyı

yunus -- 28.05.2009 - 10:48

Bir İslam alimi bu yazıyı yazmış olabilir, niye olmasın? Ona alim denme nedeni de sanırım bu yazısı değildir. Bu yazı tamamen ideolojik bir yazıdır. İslam'ın yayılması için girişilen mücadele sırasında,yazılmış olmalı. Şaman geleneğin ağır bastığı bölgelerde ve hatta Anadolu'da Yavuz döneminde Aleviliğe , Bektaşiliğe karşı girişilen yok etme ve bastırma politikasının ideolojik temelini yansıtmakta bile olabilir. O alim olabilir mi(?) sorusuna gelince, 'Akademisyen, dünyayı daha güzel ve aydınlık kılmak için tasarılar yaptığı günün ardından, hepsini unutmak üzere akşam saat beşte evine gider.'(C.Castaneda) Ama o akademisyen bir kitap çıkartır ve biz onun yazdıklarından yaşamımıza destek buluruz. (Yakın tarihte Hitler'i destekleyen bir sürü bilim insanı, sanatçı vardı.) İster karşı çıkarak ,ister yanında yer alarak. Böylece o yazı ideolojik işlevini yerine getirir. Çünkü sonuç olarak görme biçimimizde ideolojiktir , kendimize ait değildir. Kendimize ait bir görme biçimi için, kendimiz dahil, yansız bir konuma geçebilecek bir güç gerekir.
Şamanizmle ilgili bilgilerimize gelince, bazı bilim insanlarının toplum bilim çalışmalarından öte değil, bu bilgi. Davullar,giysiler , erk hayvanlarının maskları vs.
Bugün din neyse ,cami, kilise, imam, papaz, dua, tütsü, kısaca ritüeller. Onları arıyoruz ,çürümüş bir ete bakıp eti tanımlıyoruz , vejeteryanlığımızı haklı çıkarmak için. Elimizdeki veriler Şaman topluluklarının bozulma dönemlerine ait olmalı. Bu düşüncemin nedenine gelince, bu konuda en temel verilerimiz eski yazılı kaynaklardır ve yazı Şaman toplulukların anda yaşama zorunluluğuna aykırı bir duruş. Hızlı hareket etmek ve her an tetikte olmak zorunda olan toplulukların mümkün olduğunca temel yaşamsal şeyler dışında hiç bir şey biriktirme lüksü yoktur. Biriktirmeye zamanları yoktur.
Hunlar ve benzeri savaşçı toplulukları Şaman değildir, ancak Şaman geleneğin savaşçılık birikimini düzenlemiş özellikle askeri anlamda uygulamış topluluklardır.Bu gün Türkiye'de aradan geçen binlerce yıla karşın hala aynı izleri görürsünüz.(ordu millet , asker millet gibi.)
Elimizde kalan izleri hala görülen bu veriden yola çıkarsak , sizce savaşçılar neye tapar , ölüm kalım sorunu anında bir insan nasıl bir inanç düzlemindedir.Savaşan birinin görme biçimi nedir , evinde kapısını kilitleyerek oturan bir insanla aynı mıdır?
Yanlış biçimde de olsa Şamanizm dediğimiz ölümle birlikte yaşamayı becerebilen insanların yaşamı örgütlemesidir. Tamamen dirimsel ve tüm dinlerin en altında akan sessiz ırmak.


İnsanoğulları nesne

ixtlan -- 28.05.2009 - 19:39

İnsanoğulları nesne değildir; katılık yoktur onlarda. Yuvarlak, ışıltılı varlıklardır; sınırsızdırlar. Nesneler ve katılıklar dünyası, sadece onlara yardım için, yeryüzünden geçişlerini kolaylaştırmak için yaratılmış bir betimlemedir.

İnsanların mantıkları, betimlemenin salt betimleme olduğunu unutturur onlara; ve nasıl olduğunu anlayamadan, özlerinin bütünselliğini, ömürleri boyunca, içinden çok ender çıkabildikleri bir kısırdöngüye kaptırıverirler.

İnsanlar algılayıcıdırlar, ama onların algıladığı dünya bir yanılsamadır: doğduğu andan başlayarak ona anlatılan betimlemeden yaratılmış bir yanılsama.
Yani aslında, insanoğlunun aklının sürdürmek istediği dünya, bir betimlemenin desteklediği ve kendi aklının kabullenmeyi ve savunmayı öğrendiği - dogmatik, dokunulmaz kuralların yarattığı bir dünyadır.

Işıldayan varlıkların görünmeyen üstünlüğü, hiç kullanılmaya bir şeye, niyete sahip olmalarından gelir. Şamanların fendi, sıradan insanın fendiyle aynıdır. Her ikisinin de bir dünya betimlemesi vardır. Sıradan insan onu aklıyla destekler; şaman ise niyetiyle. Her iki betimlemenin de kuralları vardır; ama şamanın üstünlüğü, niyetin daha çok şeyi içermesindedir.

Carlos Castaneda - Zamanın Çarkı - Söz Yayın - dan alıntıdır.

bu alıntıyı eklememin sebebi şu: bizler bilmediğimiz bir şeyle karşılaştığımızda, onu hemen bildiğimiz bir şeye benzetip, bildiğimiz katagorilerden birine yerleştiriyoruz. sonrada onu sınıflandırmış olmanın tatlı rahatlığıyla yolumuza devam ediyoruz. Ama o şeyi gerçekten bilmek istersek başka türlü davranmamız gerekir. en azından dünya ile ilgili yargılarımızı bir yana bırakma gücüne sahip olmamız gerekir. dünya, kendini bize başka türlü sunmaz. Şamanın ne demek olduğunu bildiğimizi düşünmek bizi rahatlatabilir ama bu onu bildiğimiz anlamına gelmez.


Bir Şaman Olarak Yazıklar Olsun Diyorum Hadsizlere!!!!!!!!

shamanichealing -- 11.08.2009 - 09:11

Sonsuz selam olsun sana "sonsuz":
Ben bir şamanım ve öylede kalacağım.Şamanizm bir din değildir ayrıca çok tanrılı bir inanç sistemi barındırmaz.
Önce bir araştırma yapın sonra konuya yorum yapın.Onlar ota,sapa inanırlarken biz şamanlar tek tanrıya gök tanrı Tengri'ye inanıyorduk.Geçin bu safsataları.Laf olsun diye konuşmayın araştırın,hele yanlı hiç konuşmayın.İslamın arkasına sığınıp o kafir,bu münafık,şu gavur,hani hoşgörü nerde?
ÖNCE SİZ DİNİNİZİ LAYIKIYLA Bİ YAŞAYIN.BİZ KENDİ BAŞIMIZIN ÇARESİNE BAKARIZ.BİZ SİZE KARIŞIYOR MUYUZ SINIRLI ZİHNİYETLER!


Kulaktan dolma bilgilerle konuşmayın ne de olsa bunların hepsinin ceremesini yine sizler çekeceksiniz.
İyice bir araştırın göreceksiniz ki şaman bir oluş biçimi demektir.
İyice araştırdığınızda herşeyin kökeninin şamanlardan geldiğini göreceksinizde acaba sınırlı aklınız bunu kabul edecek mi?
Sevgilerimle çok teşekkürler Sonsuz


insanbilim

ali k -- 11.08.2009 - 11:23

degerli kardeşlerim,
şamanizm,hinduizm,müslümanlık,marksizm,ateizm birer kemmiyettir....
bize düşen insanın keyfiyetini konumlandırmaktır...
islamiyet kavramı ise
su,allah,insan adaletv.s gibi bir kavramdır...
oluşun bütünlügünü izah eder....
insan oluşlululugun keyfiyetini anlatır....
nasıl ki marksizm kendine göre süreç ve oluşumu izah ediyor
demokrasi hakeza
islamda bu niteliği belirleyen isimdir...
zulme kaymamak üzere her inanışa saygı duyar....
hey CEHALET
yedin bitirdin bu toplumu be....
yazımı tamamlayım...
şamanlıkta,marksizmde,demokraside,hıristiyanlıkta bu zulme karşı,istibdata,cehalete karşı;
etik, yüzü büyük insanlığa dönük tavırvarsa,
doğru yoldadır...
ancak ,problem bildiğimizden çok daha derindir...
iyi incelemenizi tavsiye ederim...
kardeşlerim,
şimdi diyeceksinizki,
ateizmle-marksizmi-islamı-v.s nasıl bir araya getiriyorsun.....
aslında hepsinin aradıgı büyük insanlık....
özde hukuksuzluga tavır var....
iyi tahlillerle hepsi tek bir noktada toplanabilir....
elimde,schumptere ait önemli bir kitap var.....
ne diyor;
marksizm ,dünya cennetini arayan,dinler gurubundadır.....bir kurtuluş yolu sunmaktadır(kapitalizm-sosyalizm-demokrasi-alter yay.)
varın gerisini siz düşünün....
şimdi biri kalkıp şunu söyleyebilir,
yav,sen her şeyi dinselleştiriyorsun....
ben diyorumki
ali şeriatinin dediği gibi;
ne olursanız olun,
herşeyden önce insan olun
zulme saldırın....


Elbette ali k

xenix -- 11.08.2009 - 11:25

Hepsi insanlık arar doğru. Hepsi hukuk arar. Asıl sorun insanın yapısındadır. Gücü elinde bulunduran, insanlığa "bu yoldan gideceksiniz, bu yol doğru yol" diye diretmeye başlar ve başta kendi karşı çıktığı noktaya döner.

Tıpkı, İslam'ın Mekke zamanında zayıfken "sizin dininiz size, benim dinim bana" dediği, daha sonra güçlenip Medine zamanında "Hak din islam olana kadar savaşın" demesi örnek olarak gösterilebilir.

xenix


benim yorumum farklı

ali k -- 11.08.2009 - 13:31

insana kölelik zincirleri giydiren,
sanatı-ekonomiyi-inancı
sömüren yapılara karşı birliğin adını islam diyorum....
ben muhammedin art niyetli olduğuna inanmıyorum....
problem çok yönlüdür....
ben islama Ali olarak bakıyorum....
velevki,marksist olur,hıristiyan olur,ateist olur
adam olsun....
bir sistem etrafında birleşirim....
ehlilik ve liyakat asıldır bana göre....
ali ile muaviye aynımıdır?
ben ayetleri dediğin kalıplarla okumuyorum...
ben odediğin ayete ve savaşla ilgili tüm olgu ve hadiselere savaş felsefesi-olarak bakarım....
o dönemin ilişki agına bakarım...
muhammed öyle bakmış....
gerekçelerine bakmak lazım....
ancak benim topundan anladığım ve bilinç haline getirdiğim anlayışlarım var....
kuran ve muhammed asli bir yol göstericidir...
ancak herşey öyle yorumlanır diye tek bir izah olmaz....
şimdi atatürk dönemi vardı...
kurtuluş mücaddelesi verdiler...
ordular hedefiniz akdenizdir sözü tek baglamda değerlendirilirmi?
yoksa bir öz tahlilimi gerekir....
atatürk ,genelde ulusununun kurtuluşu için ugraştı....
muhammedde insan felsefesi kurdu....
neydi özelliği muhammedin?
soyut addedilen konuları müşahhas hale getirebilme yeteneği vardı....
rahmetli atatürk ise bir ulus mücaddelesi vererek ulus kurdu....
şunun için örnek veriyorum....
evrende-süreçte abes yoktur....
bir lider-ehil
konuya hakimse önder olacaktır kuşkusuz....
ancak halka ve kesimlerede inmek gerekir...
şimdi yav,atatürk seküler
muhammed uhrevi....
şöyle batılı bir izah getireyim
bunlar,logosun iki baglamıdır....
diyalektiğin 2 çehresidir
şöyle bir sorun var....
o zaman tarih boyunca hakim olan zulme-cehalete ne diyelim?
insan hürdür kardeşlerim....
o tür irade bütünlüğü onu doğurmuştur....
bilmin-seçim ve özgürlüğün değerini anlıyabiliyormusunuz?
akümülasyonu azimle ehliyet ve liyakata kaydırsaydı.....
avami tabirle;
vallahide-billahide-tallahide
tek kişide olsa zamanla tüm toplumlarda ses getirecekti.....
iyi akşamlar....
sakın ola kardeşliğimize gölge düşürmesin....
herkes farklı düşünebilir...
her şeyden önce insan olalım...
öyle konuşalım....






Yorum farkını göremiyorum ali

xenix -- 13.08.2009 - 00:40

Benim yorumum farklı diyorsun, ama sen de sonuçta kardeşlik, özgürlük, hak, hukuk, bilim, ilim, sevgi, dostluk vs. savunuyorsun. Eee hepsi aynı şeyleri savunuyor. Peki neden kavga çıkıyor o zaman? Ben daha iyi savunuyorum, ben daha doğrusunu getireceğim kavgası değil mi bu? Bildiklerinin hepsinin yanlış olabileceği hiç aklına geliyor mu? Gelmiyorsa sende aynı durumdasın demektir.

xenix


anlamak

ali k -- 13.08.2009 - 11:43

bak kardeşim....
şimdi faraza TÜRKİYE ŞARTLARI AÇISINDAN;
en sagdan tutun ,en sola kadar,tüm inanış ve düşüncelerin bir araya gelip adil-eşitlikçi-sivil-özgürlükçü bir sistemin kurulmasından bahsediyorum..
herkesinki sözde kalıyor...
bir kere kavramları oturmamış
iyi inceleyin...
sag cenahta devrime-özgürlüge-halka- bakan kaç kişi var..
sol cenahta milliyete-tanrıya-tarihe -felsefeye bakan kaç kişi var...
iyi bak...iyi bak....
benim benzerim bir tane tam olarak aydın ggöster...
ancak iyi incele..
kusura bakma
istersen ben tek tek isimlerini ve bakış açılarını sıralayım...
türkçü cenah
ziya gökalp
nihal atsız
türk-islamcı
n.fazıl
c.meriç
m.yazıcıglu
sol cenah
mao
troçki
alevi
kürt solu
d.baykal
d.perinçek
islamcı cenah
a.bulaç
a.dilipak
h.üzmez
benim ortaya koyduğum siyaset ve insan felsefesi ile kıyaslayıver....
yukarıda basitte olsa dile getirilmiş
olan 2-3 yorumla birlikte
benlik-varoluşun dinamiği
marksizme nasıl bakmalı
kültür ve sanata dair...
yazılarımının mantalitesini iyi kavra....
samimiyetle anlamaya çalış....
kızma...
sen bütünlüğe bak....
sonra bana dön....
ateizmde-marksizmde-miiliyetçilikte-anarşizmde-hıristiyanlıkta-şamanizmde-budizmde-nihilizmde
büyük insanlık-adem-tam insanı arıyorlar...
ancak bunun evrensel-tüm zamanlar açısından izahı yapılmıyor...
olayı tek boyutlu inceliyorlar....
halbuki girift ve karmaşık konu...
haaa tamam ben insan ve siyaset felsefemi kurdum,ancak halen üzerini açmaya çalıştığım konular var....
korku salmaya kalkmayalım
insan olalım yeter....
yav,sende tasavvufcular gibi-ibni arabi gibi dönüş dolaşıp dinselleştiriyorsun...
veya gizli dincilik yapıyorsun
namus saplantın var diyenler çıkacaktır...
öyle değil işte....
ben özgürlük-gelenek-ademi merkeziyet ve evrensellik ve zulme muhalefet esastır diyorum...
insan olan sanata-dine -felsefeye-hiç bir muhalefetim olamaz.....
yav,endüstriyalismle birlikte ,bu tür yorumlar bitti....
evren-süreç-tanrı-insan bittimi.....
yav sen islama inanıyorsun aynı zamanda
gerici ve bağnazlık dolu...
o zaman muhammedi tanımıyoruz demektir...
muhammed varoluş eksenli bir fikir aksiyon peygamberidir(üst-örnek insan-büyük akıl)
yav,o zaman muhammedle her şey bitti ozaman...
degil ...değil....
o,insan-tarih-tabiat-tanrı felsefesini diger büyük peygamber ve bilgeler gibi sürdürdü...
öz ve toplumu yeniden gözden geçirerek
zamanaın ruhuna göre tavırlar aldı...
bize düşende o....
yav,islamiyette kadın hakları...
şarkı bile söylemesi yasak....
sorumlulugu taşımak üzere her şey özgür...
ben bilince zorluyorum....
başka bir şeye değil...
islamiyet bir özgürlük manifestosudur ve bunun arapça karşılıgıdır...
tüm toplumların maşerinde bu özgürlük manifestosu vardır...
yav,bu asırda ezberle-ezberle namaz kıl...
olacak işmi....
öyle degil işte....
bu dinin peygamberini iyi tanımıyoruz demektir...
sen ozaman niye evlilikte hanefiliği niye kabul ediyorsunda
alevi-şii(iran tipi)
protestan
marksist yorumu niye kabul etmiyorsun
o benim içtihadım.....
ne yani muhammed vahiy yasalarını kendi kafasındanmı çıkardı..
bu bütünlükle kendisine verildi...
o bu bilince erişti
ikili diyalektik bilinçle
ve evreni doldurdu....
ki akıl tam oldumu tabiat ve toplumda ses tekleşir...
hiç htlerle-marks bir araya gelirmi?
akıl yasaları etrafında gelir....
gelmemişse sorgulamak lazım...
kapasitelerini...
keza tarihler boyunca tüm dogu ve batı tanrılarını tanıyın...
nihayetinde evrenin-tabiatın-tarihin-tanrının birligine erişirsiniz....
evrenin-tabiatın-tarihin-sonsuzlugun nicel planda tanrılara aktarımını görürsünüz...
halbuki cevher birdir....
insan ve siyaset felsefeside birdir...
hitler ve marksta birdir özde....
o zaman eşitlik ve denkliği sağlam kurmamız gerekir....
farklılaştırarak,mutlaklaştırdığımız idelist materyalist her bir öge istilscı döneme birer çagrıdır....
ademiyet ise nicelikten özsel cevhere geçiştir....
kuranın kitap olarak toplatılması muhammedden sonradır....
diger kitaplarla dogrulugu test edilebilir...
insan neler-mucizevi teknolojiler üretiyorda
halen büyük bir aklın olabilecegine inanmıyor....
nereye kadar....
NOT: YUKARIDA İSMİNİ ANDIGIM KİŞİ VE AYDINLARI ÖRNEKLENDİRME AÇISINDAN VERDİM..HER BİRİNE SAYGIM SONSUZDUR...
KİŞİLİK YAPMADIM...




Kızmıyorum da

xenix -- 13.08.2009 - 23:15

Bu özgürlük nasıl olacak onu anlamaya çalışıyorum. Yazılarınızdan anladığım tek şey şu an ki sistemden hoşnut olmayışınız ve felsefeleri geniş açıdan değerlendirmek isteyişiniz. Tamam değerlendirelim de, sizin sisteminizde "cahil kalma", "bilmek istememe" özgürlükleri olacak mı mesela?

Genellikle insanlar savaşları siz kötüsünüz diye çıkarmaz malum. "Siz bilmiyorsunuz, biz size doğruyu öğreteceğiz." derler. "Biz cehaleti yok edeceğiz." derler. Senin bakış açında bu duruma nasıl çözüm bulacaksın.

xenix


bilmek istememe özgürlügü

ali k -- 14.08.2009 - 09:41

dediginiz özgürlüge 2 tür yaklaşım yapılabilir...
bunu söyleyen insan toplum düşüncesinin ya altında
yada üstündedir....
ben hayata(tümüyle) irade ve zorunluluk bütünlügünden bakıyorum..
cebrin ve özgürlüğün boyutlarına bakıyorum..
aydın olabilmek için kendini-toplumunu ve süreci tanımak şarttır...
her şeyden önce bir ideoloji veya inanç öncelikli olarak nasıl bir insan felsefesine sahip...
bu ikili yapıyı insanda nasıl konumlandırıyor....
insan bilinçle ancak kendisi olabilir...
total bilinçle....
aydın,bilinçle yol gösterebilir...
meslek erbabıda öyle...
en sagdan en sola kesimleri ancak bir insan felsefesi kurarak ,yerlerini belirleyebiliriz...
zıtların ahenkli birliğini oluşturabiliriz...
mesela,türk veya kürt milliyetçiliği veya herhangi bir din -dindışılık
evrensel konum
varoluşsal -insani durum
insan felsefesi ile
göbekten ilintilidir....
bunu sistemleştitrdikten sonra
sen en sagdan sola ne olursan ol....
AYDININ VARLIĞI budur...
tüm önemli aydınları karşılaştırmanı tavsiye ederim...
kural şarttır
ancak bunun en mütekamil içeriği saptanmalıdır....
xenix,
hayret ederek şu farklılığı düşün....
bir taraftan ,
kesitsel-dönemsel mutlaklıklar ve ayrışmalar
diğer taraftan olamaz ...diyen tarihteki bir avuç aydın
her şeyi oluş ve tüm zamanlar üzerine izah ederek dönem baglantısını kuran...
bu aydınlar!arasında en mütekamil ilişkileri kim kuruyor?
şöyleki;evrim-devrim-milliyet-din ayrışma gerektiren bloke konular degil
kesinlikle ve kesinlikle
insanbilim ve felsefesi ile izahı gerekli konulardır....
isimlendirme bir niceliktir...
öz ise keyfiyet....
engels demiyormuki;insanı hayvandan ayıran beyin ve eldir diye...
yetmezmi....
bu keyfiyet tanrının nihai amacıdır...
tarihin ve tabiatın akışı bu akıl yorumunda olup yön verilseydi....
al sana buda
al sana konfüçyus
al sana bakunin
al sana ali
al sana nietzche
al sana marks
al sana şeriati
bunlar tek bir noktada izah edilip sistemleştirilebilir....
ateizmle-anarşizmle-millilike
inkar edilen bir tanrı ,tarihsel tanrıdır...
ancak yetkin insan-doga ve süreç tanımlamaları ile dogru bir kavrama ulaşabiliriz....
asil arkadaşım....
insan felsefesi nedir?
kopuk gibi görülen tüm zamanlar baglamında olan,kesitsel bir görünümü bütüncül yerine oturturarak,insana özgü insan bilincni tanımlamaktır...bilinç sıçraması yaratmaktır...



Ben diyorum ki

xenix -- 14.08.2009 - 11:04

Tüm tanımlamalar bizi bir şeylere esir eder ali arkadaşım. Bir şeyleri tanımlayıp durmanın faydası yok. Tanımlamak, -bilinçle de olsa- ötekileştirmektir aynı zamanda. Kendi tanımına uymayana karşı çıkacaksın bu sefer.

Bilinç sıçraması yaratmalıdır, haklısın. Ama tanımlamayla değil bunu kaçırıyorsun.

xenix


programda var

ali k -- 14.08.2009 - 11:41

programda var....
ama tek kişilik bu çıkarımlar
tüm insanlıga sunuyorum...
heytbe insanlık?!
nerdesin


şamanizm

Misafir -- 15.12.2009 - 21:45

Bir yıldan fazla bir zaman önce yazılmış şamanizm ile ilgili bu tartışmaları okudum ve sizin şu şartlanmışlık lafınıza takıldım. Belki siz farkında değilsiniz ama esasen siz de şartlanmışsınız. Sizin hakkınızda şu fikri edindim ki siz ateizme şartlanmışsınız ve başka inançları kötülemek amacıyla yanlış duyumlar öne sürmüşsünüz. Özellikle dinimizislam sitesinden aldığınız anlatımdan öyle manalar çıkarmışsınız ki şaşmamak mümkün değil. O siteyi araştırmıştım anlaşılan o ki siz sadece şamanizmle ilgili kısmı okumuşsunuz. Üstelik bazı kelimeleri sanki aşağılama anlamında kullanılıyor gibi göstermişsiniz. Ve kaynak sormuşsunuz. O sitede o kadar çok kaynak var ki sadece sizin için okuduğunuz tanımın belirtilen kaynakların hangisinden nakledildiğini araştıramayacağım için üzgünüm ama belki siz tek tek incelersiniz birgün... Ama bunu kabul etmemeye "şartlanmış" olduğunuz için kaynağını ve yazarını da bilseniz, içinizdeki itiraz etme içgüdüsü ile hareket edersiniz ve buna da bir bahane bulursunuz. Bu sebeple biraz kendinizi irdeleseniz belki de aklınızın sınırlarını fark edebilirsiniz... Biliyorum ki ne kadar yazsam da nafile... Çünkü hidayeti veren, Allah ü Tealadır... Eğer O'na inanırsanız gerçeği bulabilirsiniz... Eğer gerçeği arıyorsanız O'na inanırsınız... Ama şunu sakın unutmayın O'na inanmayarak O'ndan kaçamazsınız.....


Ayrıca

Misafir -- 16.12.2009 - 07:25

Ayrıca dün gece yazdığım yazıda bir noktayı atlamışım bay sonsuz; Dinimizislam.com sitesindeki anlatım şamanizmin kısaca tanımıdır. Siz bilim ve teknik dergisinden yapılan alıntıda davulun boyuna asıldığı ile ilgili bir cümle göremediğinizi söylemişsiniz. Davul zaten boyuna asılır bunda anormal bir durum yok. Ben sizin gibi laf olsun diye okumam. "bilim ve teknikte önemli bir unsurdur diyor, dinimizislam.com da arasıra öyle takarlar cin kovarlar diyor. Yani öyle laf olsun diye yapılıyormuş gibi." yazmışsınız. Bu manayı nasıl çıkardığınızı merak ettim doğrusu.. Dinimizislam sitesinde ise "cinni kovmak için boyunlarına bir davul asarlar. Bu davulu ara sıra çalarlar." diyor. Zaten sürekli de çalamazlardı değil mi? Doğrusu sizin bu tanıma güldüğünüzden daha fazla sizin yazılarınıza güldüğümü söylesem ne dersiniz. Tabii eğer farkında iseniz şamanizmi anlatan bir site değil orası islamı anlatan bir site. Bu sebeple kısaca bir bilgi vermişler. Zaten uzun uzadıya tanımlamalarına bir gerek olduğunu sanmıyorum... Yani orada şamanizmi değil de islamiyeti araştırsaydınız belki faydalanırdınız. Yanlış yerden başlamışsınız....


sevgili misafir

xenix -- 16.12.2009 - 08:48

Sonsuz belki şaman olduğu için bu yazıya itiraz etmiştir. :) Haklısınız dinimizislam sitesi adı üstünde olduğu gibi dinleri islam olanların sitesi. Başka dinler, inançlar hakkında yazmasın demiş sonsuz da haksız mı. Yani siz islamı kalkıpta dinimizhristiyan.com dan öğrenemezsiniz. Tıpkı şamanizmi, dinimizislam.com sitesinden öğrenemeyeceğiniz gibi.

Şartlanma falan yok ta, sitenin tarafsız bir site olmadığı zaten adından belli değil mi?

xenix


Kaynak

sonsuz -- 16.12.2009 - 14:06

Sevgili misafir, kaynak mümkünse, kızılderili şamanları, orta asya şamanları ve ya aborjinler gibi şamanlığı yaşayan birilerinden olursa sevinirim.

İslamı müslüman olmayan birinden dinlemek istemezsiniz heralde.

(xenix benim yerime zaten cevaplamış)





xenix'e cevabım

Misafir -- 16.12.2009 - 18:32

O yazı zaten başka dinleri anlatmak ya da eleştirmek amaçlı yazılmamış. başka dinler başlığı altında diğer dinler hakkında kısaca tanımlar yapılmış. Bunun nedeni de müslüman bir kimse merak ederse şamanizm hakkında kısa bir bilgi edinsin diyedir. Yoksa bir şaman oradan dininin gereklerini öğrensin diye yazılmamıştır ki fazla teferruat yazılsın ve davulun şamanlıktaki önemi anlatılsın. Ama sonsuz bundan başka manalar çıkarmış. Benim dikkat çekmek istediğim konu bu... Şartlanma yok sözünüze katılmıyorum. Ayrıca tarafsız olmama meselesine gelince eğer konu diğer dinlerse elbette bir müslüman islam dininden yanadır. Çünkü önce bütün dinleri tarafsız olarak incelersin ve doğruyu bulduğunda tarafını seçmişsindir.. Esasen tarafsız olan da yoktur. Herkesin bir tarafı vardır ama bazısı belli etmez...


sonsuz' a cevabım;

Misafir -- 16.12.2009 - 19:19

Kaynak konusunda size yardımcı olamayacağım maalesef. Şimdiye dek bir kızılderili veya bir aborjinle tanışma imkanı bulamadım. Ayrıca xenix'e yazdıklarım size de cevap olabilir. Ama şunu da söyleyebilirim müslüman olmayan birisinden islamı dinlemekle ilgili; bir seferinde böyle bir teşebbüste bulundum. İslamı araştırmış Amerikalı bir hıristıyanla konuşacaktım ama ben onunla konuşma firsatı bulamadan müslüman olduğunu öğrendim...


Sn Misafir

xenix -- 17.12.2009 - 06:32

"O yazı zaten başka dinleri anlatmak ya da eleştirmek amaçlı yazılmamış. başka dinler başlığı altında diğer dinler hakkında kısaca tanımlar yapılmış."


Tamam işte, yanlış tanımlar yapılmış deniyor. Şamanizm en eski inanç sistemidir mesela. Tanımlar bilimsel verilere göre değil, islam inancına göre yapıldığından yanlış oluyor. Bunu anlamak çok zor olmasa gerek.

xenix


Sn Xenix;

Misafir -- 17.12.2009 - 08:22

Tanimlar zaten bilimsel verilerden alınmıştır ama islam inancına göre yazılmışdır. Şimdi sizin dediğinize göre islam inancı yanlış olduğu için islam inancına göre yapılan tanımlar da yanlıştır sonucu çıkıyor. Tabii buna asla katılmıyorum. Sanırım bunu anlamak çok zor değil. İşte bizi ayıran konu bu. Bilimsel veriler herkesin kendi inancına göre doğru ya da yanlış olabilir. Örneğin ben bir müslüman olduğuma göre sizin dediğinizin yanlış olduğuna inanıyorum. Çünkü ilk insanın aynı zamanda ilk peygamber olan Adem Aleyhisselam olduğuna inanıyorum ve dolayısıyla şamanizmin en eski inanç sistemi olduğuna inanmıyorum. Tabii siz farklı bir inanışa mensupsanız benim inancımın yanlış olduğunu iddia edebilirsiniz. Zaten ben de islamiyetin doğrularını bilimsel verilerin üstünde tutarım. Çünkü bilimsel verilerde yanlışlar olabilir. Şunu da unutmamak lazım ki İslami bilgiler pek çok bilimsel araştırmaya öncülük etmiştir.


Tabii

xenix -- 17.12.2009 - 08:33

İnançlarınız konusunda sonsuz özgürlüğe sahipsiniz. Dilediğinize inanabilirsiniz.

xenix


Siz de...

Misafir -- 17.12.2009 - 09:04

Zaten tartıştığımız inanç özgürlüğü değil...


Şamanizm bir din değildir!

kutadgubilig -- 27.12.2009 - 18:37

Şamanizm bir din değildir! Eski Türkler de Şaman değildi. Şaman sözü zaten Moğolcadır ve Moğol inancını betimler. Batılı araştırmacılar Türk tarihini araştırırken, Türklerin dini konusunda bir fikre varamamışlar, veya kasıtlı olarak, ve Moğollarda olan bir şeyi Türklere yamamışlardır.

Her şeyi yanış bir şekilde Batılılardan alma alışkanlığımız olduğu için bu yanlış hala günümüze kadar gelmiştir.

Şamanlar sadece bazı mistik seanslar yapan, büyüler yapan, kahin, bilge kimselerdi ve Türklerde bunlara Kam denirdi.


http://www.geocities.com/harikasozler/kutadgubilig.htm


ah o inanma ihtiyacı bi olmasa_vicdan sussa_ her şey sizin için

Misafir -- 30.11.2012 - 01:44

yukarda küp parçası diye adlandırdıgın şey kabe evet ben bır faşist olabilirim dinim için ama sizin ne için atais oldugunuzun bile farkında olmadıgınız belli benim faşist ligim ermeniye yahudiye aleviye sünniye laza çerkeze saygı duyacak kadar merhametli allah veya kımıne göre tanrı ona inanan herkese eşitimdir sizlere ise faşoyum insan herşeye inana bilir için allah olan herşeye sizi sadce allah yaratmı inanırsanız tabi bununda bir sebebi oldugunu düşünüyorum burdan heriki tarafada seslenıyorum her insan müslüman dogar ilk türkleri n yüzünü allaha çevirdigi gerçeyin i sapdırmayın alet etmeyin biz türk oglu türküz buna kosulsuz sartsız ınanırız sahsi olarak dinim islam elhamdurullah sıze çokşey derimde bılaf vardır yaradılanı severım yaradandan ötürü dinim geregi bukadarına musade edıyo NOT bu sıteye gırme amacım dogu türklerinin geçmişini araştırmakla tesadüfen yoksa dınını bılen adamın ışı yokdur burda


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -