Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -

irade

delete

Öncelikle sayın sonsuz, bu kelimeyi sitenizde arattım( hani sonra bu konu zaten sitede vardı demeyesiniz) fakat o kadar çok -irade- içerikli yazı çıktı ki karşıma açıkçası hepsine bakmaya üşendim fakat aradığım sorunun cevabını onlarda bulamayacağımı hissettim.

Nasıl iradeli olunur bunu merak ediyorum. bu sitedeki arkadaşlar nasıl iradeli oluyorlar? bir karar alıp sonra da kararın arkasında durarak iradeli olmanın beş temel şartını arıyorum, kısaca deneyimlere ihtiyacım var. (lütfen kimse ukalalık satmasın, bunun ne bana ne de ukalaya bi faydası olur, yani şu tarz cümleler okumak istemiyorum: siz iradeli olmayı kendiniz becermelisiniz, bu konuda kimse size yardımcı olamaz... bu yaşa geldiniz iradeniz yok mu(!) iradesiz olmak kişiliksiz olmaktır.....)

Bazı site sorumluları da -iradesiz olmayı önemsemeyiniz, siz önemsemezseniz bu hastalık zamanla kendiliğinden ortadan yok olacaktır- üslubunda sorumu hafife almasınlar lütfen.

Eveeeet sanırım tüm şartlarımı ve ihtiyaçlarımı dile getirdim, şimdi beklentim yardımlarınız yönünde, şimdiden teşekkürler.


kanımca..

LEYLA -- 07.09.2008 - 05:05

sanırım ki, öncelikle kendimizde beğenmediğimiz, düzeltmeyi istediğimiz bir yönümüzü\alışkanlığımızı ele alıp bunun üzerine sınamak olabilir. İrade için gerekli olan; istemek, inanmak, kararlır -belki inatçı- olmak. Salt düşündüm ve olabilek olguları sıraladım.


Güzel bir konu

sonsuz -- 07.09.2008 - 08:27

Öncelikle "Niyet" le işe başlayalım. Niyetinizi yüksek sesle dile getiriniz. Dikkat ederseniz, bütün dini ve sosyal ritüellerde yapılacak işe niyetle başlanır. Ne istediğinizi kendinize (veya evrene, tanrıya, ...) duyurmalısınız.





ve tabi ki,

LEYLA -- 07.09.2008 - 11:27

sabır gerekli.


Çok güzel bir konu. Ve

Agnia -- 07.09.2008 - 15:36

Çok güzel bir konu.
Ve itiraf etmem gerekirse ben bazı konularda son derece iradeli olabildiğim halde bazı konularda tam manasıyla köle durumundayım! Yani iradenin kırıntısı bile yok! Şimdi bu nasıl oluyor, kendimdeki durumları birbiriyle mukayese ederek akla yakın bir sebep bulmaya çalışıyorum!
Muhtemelen benim örnekteki genellemeyi şöyle çıkarıyorum: Duygusal-zihinsel ve hatta belki ruhsal diyebileceğimiz konularda son derece iradeli olabildiğim anlaşılıyor, gel gör ki bedensel konularda durum berbat! Bedensel bişey söz konusu olduğunda ben nerdeyse köle gibiyim, o ne derse o oluyor. Bununla cebelleşmeye çalıştığım zamanlar oldu (sayılıdır gerçi), fakat başarısız oldum ve bükemediğim eli öpmek durumunda kaldım. Böylece sayın misafir, durumu kabullendim;çünkü gerçekten ne yapılacağını bilmediğim gibi, bişey yapmak gerekli mi ondan da emin değilim.


"Nasıl iradeli olunur, bir

serasera -- 08.09.2008 - 11:35

"Nasıl iradeli olunur, bir karar alıp sonra da kararın arkasında durarak iradeli olmanın beş temel şartını arıyorum" demiş ziyaretçimiz.

"Özgür irade, kişinin eylemlerini, arzu, niyet ve amaçlarına göre kontrol altında tutabilme ve belirleme gücüdür. Kişinin belli eylem ya da eylemleri gerçekleştirmede ser­gilediği kararlılık; belli bir durum karşısın­da, gerçekleştirilecek olan eylemi, herhangi bir dış zorlama ya da zorunluluk olmaksı­zın, kararlaştırma ve uygulama gücü; eyle­me neden olan eylemi başlatabilen yetidir." diyor sözlük.

Sözlük böyle diyorda, Agnia'nın dediği gibi bazı konularda iradeli olsakta bazılarında olamayabiliyoruz. Elimizde olmayan nedenlerle aldığımız kararların arkasında durmak istediğimiz halde duramayabiliyoruz. İstemimiz dışına çıkan birçok unsur olabiliyor. O yüzden illaki irade uğruna olmalı diye fazla zorlamamalıyız. Yaşamın akışına bırakıp gitmeli bazende.


Sevgili ziyaretçi

canu -- 08.09.2008 - 14:24

Yazdıklarından nedense hafif bir pretesto ve incinmişlik okunuyor. Ben sitenin yeni Güzin Ablası olarak böyle anladım.(sonsuzdan beni maaşa bağlamasını isteyeceğim,sevdim bu işi .))))
İrade sözcüğünden nedense oldu bitti hoşlanmam. Bana biraz zorlayıcı ve kısıtlayıcı çağrışım yapar. Sigara vb maddeleri irade gücüyle bırakanlar bir süre sonra başlamanın yolunu ararlar ve ne yazıkki bulurlar. İnsanın kendini disipline etmesi başka bir konudur.Derinlik ve dingin bir ruh hali gerektirir.Kendini yaşadıklarına kaptırmadan ,biraz uzaktan izleyen insanlar ise zaten doğuştan irade sahibi olduklarını ,bunu dışarda aramanın gereksiz olduğunu anlar. Nasıl sorusunu ancak deneyerek cevaplandırırlar. Buna FARKINDALIK denir. Farkında olan insan her şeyin üstesinden gelir.Şartlarını bilemem ama sevgili ziyaretçi kardeşim,ihtiyaç duyduğun her şeyin senin içinde olduğuna inananlardanım.Tez elden sorularının yanıtlarını bulmanı dilerim.


irade diye birşey yoktur.

xenix -- 08.09.2008 - 15:58

Evet yoktur. Yanlış duymadınız. Herşeyden önce tanımı yoktur. Bakalım... Nedir irade? Bir şeyi yapmak olamaz çünkü o zaman yapmamasına karşı iradesizizdir. Çok basit bir örnek, "sigara bırakan birisi, sigarayı bırakmaya iradeliyken, sigara içmeye karşı iradesizdir." Ya da tam tersi.

O zaman şöyle diyelim. İstemediğimiz şeyleri yapmak iradesizliktir. Ee yine olmadı, yaptığımız şeylere dikkat edersek hepsini isteyerek yapıyoruzdur. Demekki yaptıklarımıza karşı iradeliyiz.

Biraz daha genişletelim bakış açımızı. Kendimizin istediği ama çevremizin yapmamızı istemediği şeyler midir acaba iradesizlik sıfatı. Olabilir. Mesela, "tüm insanlar sigara içmemi istemiyor, ama ben istiyorum. Bu yüzden dolayı insanlar bana iradesiz diyor." Bilmem, düşününce belkide insanların davranışlarını değiştirmek için uydurulmuş bir kelimedir.

Buradaki en önemli nokta bence, "ne istediğimizin" farkında olup olmadığımızdır. Çoğu zaman kendimizin olmayan isteklerin peşine düşüp yapamadığımızda kendimizi iradesiz gibi hissetmemiz hiçte hoş bir durum değildir.


xenix


Xenix 'e gönülden

9999 -- 08.09.2008 - 18:45

Xenix 'e gönülden katılıyorum..

bilmem biliyormusunuz, İlham kelimesi; İngilizce “inspiration”; ayni zamanda nefesi içe çekmek anlamina da geliyormuş..hiç nefesi çekmenin iradeli bir davranış oldugunu düşünmemiştim ama sanırım öyle..çünkü,irade de ingilizcede volition demekmiş ve türkçe karşılığı; seçimle, arzu ile istekle yapılan demek..
seçmek
arzu
istek

bunun dışında olan davranışlar iradesiz demekki..

yani ne seçtiğimizi bileceğiz : nefes al..
seçtiğini arzula : nefes almalısın..
seçtiğini iste/fark et ki; senin yerine başkasının istek ve arzularını yapar olma, yani iradesiz olma:)..nefess al...


ben xenix'e bazi acilardan

apple -- 09.09.2008 - 04:11

ben xenix'e bazi acilardan katilmiyorum.
bence irade kendi istegimizle calismaya baslayan bir mekanizma gibi.
biz istemedigimiz surece ortalarda gorunmuyor sanki:)

""sigara bırakan birisi, sigarayı bırakmaya iradeliyken, sigara içmeye karşı iradesizdir." Ya da tam tersi." demis.
sigara icmek bir tercihdir. irade gerektirmez. ama bagimlisi olduktan sonra birakmak ise irade gerektirir diye dusunuyorum. ortada istekli bir sekilde bagimli olma durumu soz konusu.
yeni bir tercih icin eski tercihimizi birakmak "willpower" gerektiriyor.

"tüm insanlar sigara içmemi istemiyor, ama ben istiyorum. Bu yüzden dolayı insanlar bana iradesiz diyor." demis.
bence gene digerlerinin yapma dedigini yapiyor olmak iradesizlik degil tercihdir.
bu tercih icin insanlarin bize "iradesiz" demesinde bir anlam goremiyorum.

-taksiye binme otobuse bin. daha ucuz..
-ama ben taksi seviyorum
-iradesiz sey seni!
gibi mi yani:)

"Buradaki en önemli nokta bence, "ne istediğimizin" farkında olup olmadığımızdır." demis ki buna kesinlikle katiliyorum.
ne istedigimizi bildigimiz noktada eger ihtiyacimiz varsa irademizi kullanmaya basliyoruz..


Buradaki en önemli nokta

Agnia -- 09.09.2008 - 09:04

Buradaki en önemli nokta bence, "ne istediğimizin" farkında olup olmadığımızdır. Çoğu zaman kendimizin olmayan isteklerin peşine düşüp yapamadığımızda kendimizi iradesiz gibi hissetmemiz hiçte hoş bir durum değildir.

Güzel bir nokta xenix.
Ben buna "azmettirilmiş istekler" diyorum (hatırlarsanız).
Peki isteklere nasıl azmettiriliyoruz?
Tabiki toplum baskısı ve medya sayesinde. "Dünyanın Olması" bize öyle aşırı uçlara sallanmakta özgür bırakmıyor, anca beraber kanca beraber!
Aslında bu durumun en basit adlandırılışı, "iradesiz" denmesi, durum çoğu zaman daha ileri boyuta taşınıyor bi çok çeşit süslü psikolojik hastalıkla adlandırılıyor.
Galiba toplum olarak şunu anlamak istemiyoruz (çünkü hepimiz biliyor ve hak veriyoruz; ama yine de unutmuş gibi yapıyoruz);
baskıladığımız herşey bize hastalık, anormal tepkiler vs şeklinde geri dönüyor. Çünkü aslında bilincimiz "düşkünlük" gösterdiğimiz o şeyin bizde yaptığı harabetin farkındadır ama onun olmama ihtimalinin bize yapacaklarının(!) da farkındadır, bu sebeple ehveni şer olanı seçmiştir.


"düşkünlük"

Fuliyama -- 09.09.2008 - 12:28

"düşkünlük" gösterdiğimiz şeyler sadece toplum, medya tarafından mı azmettirilir bize? Yoksa geçmişten (önceki hayatlardan mesela)getirdiğimiz davranış biçimleri ve alışkanlık haline gelmiş isteklerimiz var mıdır?


Fuliyama


Azmettirilmiş isteklerin,

Agnia -- 09.09.2008 - 15:06

Azmettirilmiş isteklerin, sıfır yaşından itibaren TONAL'in oluşma safhasında annebaba ile başlayıp, öylece okul-çevre ve herşekilde şıracının şahidi bozacı Medya tarafından sürdürüldüğünü söyleyebilirim.
Bana göre kişi doğduğunda "azmettirilmiş isteğe" sahip değildir. Kalıtımsal özelliklerle bunu karıştırmamak lazım. Kalıtımsal olarak gelenler "eğilimler"dir, yani gerçek ihtiyaç ve istekler, bunlar ise önceki nesillerde azmettirilmiş isteklerden kalıntı olamaz;çünkü hücrelerimizde değil algımızda yer tutuyor bu zavallı şeyler.


istemek, inanmak Leyla,

ziyaretçi -- 14.09.2008 - 10:24

istemek, inanmak Leyla, bende bunlar var ama inanmayı ve istemeyi devam ettirme iradesi yok.

Niyet Sonsuz, zaten ben iradeli olmamın gerektiğini düşündüğüm konularda niyet göstermişim ki böyle gelip bir kaç duyarlı arkadaştan öneriler almanın yolunu denemişim, bence bu bir niyet:)

sabır Leyla, işte bundan yoksun bırakılarak yaratılmışım, anahtar kelime bu mu yoksa, o zaman yeni bir sorum olacak: Nasıl sabırlı olunur?:)

Böylece sayın misafir, durumu kabullendim;çünkü gerçekten ne yapılacağını bilmediğim gibi, bişey yapmak gerekli mi ondan da emin değilim. Agnia, öncelikle bir ayrıntıya çok güldüm; bana misafir demişsiniz:)) olsun olsun, ben de çoğu zaman karıştırıyorum zaten:) ama misafir ve ziyaretçi arasında çok temel iki fark vardır:) her neyse böyle iradesizlik durumlarında bir şey yapmak gerekli midir emin değilim demişsiniz, doğrusu bazen bir şey yapmak gerekebilir, mesela günde 50 değil de 49 kere el yıkama iradesi gösterebilmeli insan bence:))

Yaşamın akışına bırakıp gitmeli bazende. Serasera, bazı şeyler yaşamın akışını engelleyebiliyor ama, o zaman akmayan bir yaşam oluyor, o zaman da gidemiyor insan bazen.

Yazdıklarından nedense hafif bir pretesto ve incinmişlik okunuyor. Ben sitenin yeni Güzin Ablası olarak böyle anladım.(sonsuzdan beni maaşa bağlamasını isteyeceğim,sevdim bu işi.
Canu_sonsuzus'un bence en renkli kişisi_ evet protesto olmasa da hafif bir serzeniş vardı, iyi yakalamışsınız. Eminim sizin için bir ödenek ayarlıyordur sonsuz:))

Evet yoktur xenix, yoktur evet, bazı şeyler gerçekten yoktur, eğer çok muzip bir günümde olsam size başkaca şeyler söylerdim. Çoğu zaman kendimizin olmayan isteklerin peşine düşüp yapamadığımızda kendimizi iradesiz gibi hissetmemiz hiçte hoş bir durum değildir hiç de biçiminde yazılması doğrudur.


9999, sizin bu kullanıcı

ziyaretçi -- 14.09.2008 - 10:35

9999, sizin bu kullanıcı adınız vallahi de rüyama girdi. her neyse; xenix' gönülden katılmış olmanız zaten sizi 1-0 mağlub duruma düşürüyor, bununla birlikte dediklerinizi anlamadım.

Apple, siz de ben xenix'e bazı açılardan katılmıyorum diyerek 0-0 durumdasınız, "tüm insanlar sigara içmemi istemiyor, ama ben istiyorum. Bu yüzden dolayı insanlar bana iradesiz diyor." demis.
bence gene digerlerinin yapma dedigini yapiyor olmak iradesizlik degil tercihdir.
evet tabi ki başkalarının yapma dediğini yapıyoruz diye değil; kendi iç sesimizin yapma dediğini yapıyoruz diye iradesisiz

"düşkünlük" Fuliyama, bu kelimeyi oldum olası sevmem, ruh düşkünlüğü diye bir şey okumuştum bir zamanlar, bir de ünivde bir hoca vardı(tarikatçıymış yeni öğrendim) düşmüş kadınlardan bahsederdi esefle her ders, tabi bu düşmüşlük o düşmüşlük değil ama düşmenin her türlüsünü sevmiyorum, rüyada da çok düşerim ben, haklı olabilirsiniz aslında düşkünlük bir zaaf ve iradesizlik yaratıyor.


herkese çok teşekkür

ziyaretçi -- 14.09.2008 - 10:38

herkese çok teşekkür ederim, ilgilendiğiniz ve fenomenleriniz dahilinde aydınlattığınız için. fakat daha irade göstermişlik kaydedemedim bu 7 gün içinde:( birisi bana "önemseme" demişti, o da olmuyor, iradesizliğimi görmezden gelemiyorum.


sevgili ziyaretçi, dikkat

9999 -- 14.09.2008 - 13:20

sevgili ziyaretçi, dikkat ettim siz olayı bir maça dönüştürmüşsünüz ve ben of offf yenilmeyi de hiç sevmem:))hiç mağlubiyet olarak algılamamıştım xenix e katılmayı..demek o açıda varmış:))olsun..

bu arada nefes al diyerek sizi ANda kalmaya davet etmiştim, ANda kalmanın yolu o ANa odaklanmaktır, geçmiş ve gelecek de değilsinizdir,gezinen zihni ANda tutmanın yoludur nefes farkındalığı..

ben neyi seçip neyi arzu ettiğimin farkında olursam,onu yaşarım demek istedim, bu benim seçimimdir, sonuçta iradeli yada iradesiz diye toplum etiketler, eger toplumun bu etiketinin peşinden gidersem, o zamanda hep iradeli olmayı isteyebilirim ve iradesizliği küçük görebilirim, o zamanda iradesizliği reddettiğim/kabul etmediğim için de aslında sürekli iradesizlik deneyimleri yaşarım..

kendimi kabul ettim..oldugum gibiyim..vallahi de bir tane daha 9999 yok:)rakibim yok:)) ve ben kendime etiketlerle rakip yaratıyorum, o iradeli, o aydınlanmış, hii eyvah ben değilim dedikçe kendimi kabulden uzaklaşıyor ve olmayana öykünüyorum..buna gerek varmı??neysem O'yum:))


şimdi daha açık oldu

ziyaretçi -- 14.09.2008 - 15:23

şimdi daha açık oldu sanki söyledikleriniz ve ben anladım:)ANda kalmak,hımm, bunu beğendim. Yani anda kalırsam o ANa odaklanırım, ellerimi geçmişte kaç kere yıkadağımın bir önemi yok, ve her yıkayışta bir sonraki yıkamanın endişesini(içimden 32 oldu, 33.ü kaç dakka sonra olacak) taşımamın da gereği yok:)

bir de farkındalıktan bahsetmişsiniz, bu bazen olumsuzluk getirebiliyor, mesela kaç kere yıkadığının farkında olmak...Ama olumlu farkındalık yaratabilirsem belki halledebilirim:))

sizin adınıza sevindim, bir başka 9999 olmaması iyi bişey olmalı, teşekkürler:)) zevkli bir okuma oldu benim için, yazdıklarınız.


aslında sevgili

9999 -- 19.09.2008 - 08:07

aslında sevgili ziyaretçi,

irade iradesizlik, bunlar toplumsal kalıplardır diye düşünüyorum, aslolan kişinin kendini ne olursa olsun kabulüdür benim için, çünkü kendinizi her sekilde kabul ettiginizde suçlayacak ne biri ne de bir şey kalır, ve en önemlisi kendinizi suçlamazsınız, seversiniz kendinizi her halinizle..

irade kişinin kendi gücü de degildir, o toplumun baskı gücüdür,kişiyi yaptım/yapamadım tasalarıyla küçültür, iradesiz olmak ve bunun farkında olmak inanın önemli bir farkındalıktır..

açtığınız konu da benim bunları söylememi sagladı..ben de teşekkür ederim size..

sevgimlee:)


irade nedir?

Misafir -- 24.02.2011 - 14:51

irade nedir? lütfenn yardım edin.


"irade nedir? lütfenn

parçuket -- 25.02.2011 - 09:33

"irade nedir? lütfenn yardım edin.

"


Bu konuyla ilgili okuduğum "Determinizm ve Özgür İrade Sorunu" isimli bir kitapta şuna benzer ifadeler vardı: İnsanlar iradeyi tanımlamaya çalıştıkları için(ve bunda başarılı olamadıkları için) iradeyi inkar edip, canlıları determinizm sınırları içine hapsedip insanı çok fonksiyonlu ve bir hayli kompleks bir "robot" olarak tanımlayabiliyorlar. Kitapta canlıların zamandaki yaratıcı etkisinden de bahsedip konuya açıklık getirilmeye çalışılmış ayrıca.

Bence iradeli olmak için öncelikle kişinin kendisinin inandığı gerçekçi bir hayat amacı olması gerekir. Bir de, biraz pratik.


İrade

oik0s -- 25.02.2011 - 10:35


Bilinç, çocukluktan itibaren yaşanılan deneyimler ve öğretilerin, bir iradede toplanmasıdır. İrade, onamanın(rızanın) temelidir, bu temeli aktive eden senkronize uyuşmalardır (hafıza). İki resim üstüste gelmediği halde, birey YARGIya devam ediyorsa kişi kendini aldatıyordur. Zira aynı zamanda "irade" doğrunun keşfinin temelidir. Kişi yargılarken istem dışı beyinsel çağrıların önüne geçer. Yargılama süreci, düşüncenin, bir inanç içeriğini durdurduğu eylemdir. Spinoza'ya göre inanç, bir fikrin özgerçeğinin açığa çıkmasıdır. Aksi Şüphedir.

Fikir; kendi içinde uyuşmalı, tam ve eksiksiz olmalıdır.

Şüphe; mantık verilerinin, bilgi, inanç ve yargı sürecinden geçirelemediği hallerde doğar. Kişinin varlığının kabulü bu uyuşmanın psikolojik etmenlerinin doğasıyla birebir uyumludur.


Yeni Sonsuz Us
Sayfalar: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18 - 19 - 20 - 21 -