Değer Katılığı

Değer tuzakları içinde en yaygın ve en belalısı değer katılığıdır. Bu, daha önceki değerlerle ilgili kesin yargılar nedeniyle, kişinin gördüğü şeyi yeniden değerlendirme yeteneğinin olmamasıdır.

Nitelik, değer, dünyanın nesne ve öznelerini yaratır. Olgular, değer onları yaratıncaya dek yokturlar. Eğer değerleriniz katı ve değişmezse yeni olgular öğrenemezsiniz.

Bu durum genellikle olgunlaşmamış tanıda görülür; sorunun nerede olduğuna eminsinizdir ve eğer düşündüğünüz gibi değilse takılır kalırsınız. Bu durumda yeni ipuçları bulmanız gerekir, ama onları bulmadan önce kafanızı eski düşüncelerden arındırmalısınız. Değer katılığı belasından kurtulamamışsanız gerçek yanıt doğrudan yüzünüze bakıyor olsa bile göremezsiniz, çünkü yeni yanıtın önemini anlayamazsınız.

Değer katılığı ile ilgili en güzel örnek Hindistana özgü eski maymun yakalama tekniğidir. Bir yere sabitlenmiş hindistan cevizinin içi boşaltılır ve bir delik açılır. İçine pirinç konur. Delik maymunun elinin girebileceği kadar geniş ama pirinci kavramış olarak çıkaramayacağı kadar dardır. Maymun elini hindistan cevizinin içine sokar ve tuzağa düşer. Yalnızca kendi değer katılığı yüzünden. Avcılar gelir, yaklaşır, yaklaşır. O anda maymunun, pirincin özgürlükten daha üstün gören değer katılığını yenmesi gerekir ama bunu başaramaz. Avucunu açıp özgürlüğü seçmek yerine avucunda prinçle yakalanacaktır.

Yorum Durumu: Yorum yok --- Kategori: Denemeler, Felsefe, Psikoloji --- Etiketler: , ---

Yağmur Adam

BİR ŞEYİ ÇOK FAZLA İSTEMEYİN

Bana mı öyle geliyor, emin değilim ama sanki her yaz bir kuraklık yaşıyoruz. Sonbahar, kış ve ilkbaharda ne kadar çok yağmur yağmış olursa olsun, haberleri sunan adamlar her yazın başında yaklaşmakta olan bir su krizini bildiriyorlar.

Vergi mükellefleri olarak, politikacılarımızın bu sürekli tekrarlayan soruna bir çözüm bulmalarını talep etmek hakkımız. Ne kadar para gerekiyorsa harcayın ve çözün bunu.

Herhalde şimdi oturmuş kafanızı kaşıyorsunuzdur. Başkentteki adamların su sorununu nasıl çözebileceklerini merak ediyorsunuzdur. Ben burada size sadece teoride bir çözümün var olduğunu değil, bu çözümün daha önce uygulandığını da göstereceğim.

Charles Mallory Hatfield adlı adamı ele alalım. Vefatının üzerinden çok zaman geçmiş olan Charlie, teknik olarak bir plu-vikültüristti.

Pluvi-kim? Ne?
Devamını oku

Yorum Durumu: Yorum yok --- Kategori: Öykü --- Etiketler: , , ---

Fermi Soruları

Bir büyüklük mertebesinde iyi sonuçlar veren hesaplamalar “Fermi soruları” olarak bilinir. Enrico Fermi hiç bir veri yokmuş gibi görünen problemlere nümerik yaklaşımlar bulup çıkarma yeteneğiyle ünlüydü.

Fermi probleminin ilk örneği New York şehrindeki piyano akortçularının sayısının hesaplanmasıydı. New York’ta 107 mertebesinde insan bulunur, demek ki, 2×106 aile bulunur. 10 aileden birinin piyanosu vardır, demek ki New York’ta 2×105 piyano bulunur. Her piyano 2 senede bir akort ediliyorsa her yıl 105 akort yapılır. Bir akortçu günde 5 piyano akort eder ve yılda 200 gün çalışırsa şehirde 102 mertebesinde piyano akortçusuna ihtiyaç vardır. 10’dan az ya da 1000’den fazla olması ihtimali yoktur.

Benzer şekilde bir mantık yürüterek.

İstanbul’daki benzin istasyonları sayısı.
Dünyadaki topal eşek sayısı.
Türkiye’de keman çalabilenlerin sayısı.


(Sizler de soru ekleyebilirsiniz)

Yorum Durumu: Bir yorum --- Kategori: Bilim, Zeka Soruları --- Etiketler: , , , ---

Crazy House (Çılgın Satranç)

Crazy House; satrançtan üretilmiş bir oyun versiyonu. Kuralları ve taşların gidişi satrançla aynı. Aynı başlangıç aynı tahta aynı taşlar. Bunun bir satranç çeşitlemesi olması ise şuradan kaynaklanıyor: Rakibinizden aldığınız her taş, sizin oynadığınız renkte bir taş oluyor (örneğin siz siyahsanız, rakipten aldığınız beyaz piyon, siyah piyon olarak artık sizin oluyor) ve hamle sırası sizdeyken tahtanın boş bir yerine bu taşı yerleştirebiliyorsunuz. Böylece oyunlar çok renkli bir hale gelebiliyor.

Elbette bu oyunun kendine has belli başlı bazı kuralları var.

  • Yedekti (rakibinizden topladığınız) taşları hamle sırası sizdeyken ve ancak boş yerlere koyabilirsiniz. (Yani bir taş alamıyorsunuz)
  • Taş koyarken kurallar ihlal edilemez. (Yani size şah çekilmişken alakasız bir yere taş koyamazsınız)
  • Piyonları son sıralara koyamıyorsunuz. (Ne kendi sıranıza ne de rakibin son sırasına. )
  • Diyelimki bir piyonu vezir çıktınız ve rakibiniz bunu yedi. Bu ona bir vezir kazandırmıyor, sadece piyon kazandırıyor.

Aslında satranç dışındaki kurallarının hepsi bu kadar.

Biliyorsunuz internette satranç oynamanın en büyük sıkıntılarından bir tanesi rakibinizin satranç programı kullanıp kullanmadığını görememenizdir. Ama Crazy House oynarken böyle bir korkunuz olmasın çünkü henüz bu versiyonun programları çok gelişmiş değil.

Satrançtan zevk alanların ve çeşit arayanların oynayabileceği bu oyun www.chessmoon.com adresinde sıkça oynanmaktadır. Üye olduktan sonra maç davetini yaparken Oyun Tipi’ni Çılgın Satranç seçebilirsiniz.

Yorum Durumu: 2 yorum --- Kategori: Oyun --- Etiketler: , , ---