Sonra Ne Olmuş ?..
Buyrun “Jean Paul Sartre”nin ünlü öyküsüne...
Bir romanında iki ayrı kişiliği irdeler...
“Pierre”, ülkesinin özgürlüğü için çaba gösteren isyan kuvvetlerinin lideridir.
Karşı tarafta ise bir kadın, adı “Eve...”
İşgal kuvvetlerinin yüksek rütbeli subaylarından birinin eşi. Üstelik çok zengin.
Kocası da kendisi gibi haris, hırslı, baldızına göz koymuş biri. Bunun için karısını bile öldürmeyi kafasına koyar.
Nitekim, düşündüğünü de yapar ve “Eve”yi zehirleterek öldürür...
Aynı anlarda da “Pierre” bir casus tarafından vurulur.
Her ikisi de öteki dünyadan olanları görmeye başlarlar.
“Eve” kocasının kız kardeşini iğfal etmek üzere olduğunu gördükçe bağırıp uyarmaya çalışır ama, nasıl duyursun!
“Pierre” de, kendisini öldüren casusun yerine geçtiğini ve arkadaşlarını da tuzağa düşürmek üzere olduğunu gördükçe deliye döner!...
Bu iki gencin durumunu görenler, kendilerini tekrar dünyaya göndermeye karar verirler.
Ama önemli bir koşulla:
“Birbirlerine büyük bir sevgi ile bağlanacaklar...”
İkisi de hemen kabul eder ve 24 saatlik bir sınav için yeniden dünyaya gönderilirler.
Dünya'ya gelir gelmez de........
sonra ne olmuştur sizce?
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 938 defa okundu

Sibel Atasoy

Hırs verdikleri sözü unutturacak...
İnsanoğlunun nankörlükleri vardır.Muhtemelen dünyaya gelince içlerindeki o hırsla verdkleri sözü unutup ona göre davranacaklardır diye düşünüyorum :)
Anlayana Saz,
Hikaye şöyle devam eder;
“Eve, doğru lüks yaşamına dönmek için koşar...”
Hatta kardeşinin durumunu bile unutur.
“Pierre” de...
“Kendi davasına, arkadaşlarını kurtarmaya koşar..”
Ve 24 saatlik süre biter...
“Aralarında ne sevgi var, ne bağlılık!”
Yeniden öteki dünyaya döndürülürler...
Hem de...
“Ayrı ayrı yollardan yürümek koşuluyla!...”
........
Kendi tarihlerinden, kendi yaşamlarından ders almayanlara öyle güzel bir öykü sunmuş ki Sartre...
“Anlayana saz!...”
"Anlamayana"...
“Davul zurna az!...”
Yeni yorum gönder