Oyun/Kandırış Kuramı-11

Agnia kullanıcısının resmi

İnsanın mı doğayı yarattığı yoksa doğanın mı insanı yarattığı sorularında ben bir zıtlık göremiyorum; çünkü her ikisi de TAM bir ifadedir. Bu cümlede insanın doğadan koparıldığını da göz ardı etmeyelim tabii. İnsan ne ki doğa ne olsun?

Fakat bu her iki tam ifadenin yoğunluklu olarak gerçekleştiği zamanlar farklıdır. ("Yoğunluklu"ya dikkatinizi çekerim; çünkü her ikisi de her zaman ve şimdi olmaktadır. Ancak birisinin daha yoğunluklu olduğu devirler olmuş gibi görünüyor.)

Dünya'nın ilk oluşum zamanlarında madde henüz şimdiki formunda değilken, insansılar da bildiğimiz katı bedene sahip değildiler. Onlar düşünmüyor ve biriktirmiyorlardı, henüz simgeleştirmeyi de bilmiyorlardı, fakat buna rağmen halleri şu anda bildiğimiz hayvanlar gibi de değildi.
İşte o zamanın insansıları çok ama çok yıllar süren bir süreçte enerji-bulutumsu bir şeyin içinde jöle kıvamında bedenleri ile yaşadılar. Sonra başka dış tesirlerinde etkisiyle belki yavaş yavaş dünyanın maddesini yaratmaya başladılar; çünkü işaretlemeye başladılar. Onların işaret ettikleri katılaşma eğilimi gösteriyordu. Onlar bulundukları AN'ı yaratabiliyorlardı.
Oysa şimdilerde biz insanlar geleceği ve geçmişi yaratabiliyoruz. İşlemde ciddi bir değişiklik oldu. Yaratma süreci, direkt algılama dan düşünce/hayal şekline dönüştü.

Özetle;
İnsansılar "şu anda" yaşarlardı ve bulundukları anda yaratırlardı.
İnsanlar ise (farkındalıksız olarak) geleceği ve geçmişi yaratıyorlar.
Bütün bu süreçlerin oldukça karmaşık bir yapısı var, anlamak da anlatmaya çalışmak gibi neredeyse imkansız.
Her şey birbiriyle ilintili. Ayırmaya çalıştıkça içinde kaybolacağınız denli içsel sonsuzluğu var.
Bu sebeple, herhangi bir şeye yaklaşırken; anlayabilecek kadar yakında, yutulmayacak kadar uzakta durmak gerekiyor.

Senin oyun: None Ortalama: 5 (Toplam 1 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

Şu an insanlar anda

Şu an insanlar anda yaşıyamadıkları için yaratmayı unuttular ve takılmış bir şarkı gibi aynı şeyi tekrarlamaya başladılar.ve bu noktada iki  arasında,geçmiş gelecek(ki  aynı şey)arasında ezbere dönüşmüş birşey içinde katılaşmış bir halde dönüp duruyorlar.An da sonsuz yaratı şansı varken yine yine ,yeniden eskiden ,hep iki mallzemesi tekrarları oluşuyor.an aralığından sızıntı arttıkça yaratı başlıcak ama buraya sızdığı için onada aynı şey olucak.yani oyun sozsuz tekrar.oyunun içinde bunu hissetmek oyuncak olarak bayağı ağır.

:)

Sevgili misafir, sizinle oldukça paralel bir bakışımız var. Dünyanın OLMAsına devam yazımda Truman showdan bahsetmiştim, tekrar etmek istemiyorum. İşler gerçekten hem komik hem ironik.

Teşekkürler

Buraya kadar olan kısımları okudum gerçekten farklı ve hoş.

Paylaştığınız için teşekkürler.

*

Düşündürdükleri;

Oyun adını verdiğimiz oluşum, içerisinde farklılıkları barındıran tutumlara gebe… olağan ya da olağan dışı çizgiler…bu çizgilere basmadan yürümek oyunun kuralı ise bu durumda oyunun içerisinde yer almak istiyorsak bu kuralların dayatılmasını (dayatma yerine farklı bir sözcükte getirilebilinir) kabulleniyoruz ya da kabullenmek durumunda kalıyoruz çünkü oyunun içindeki etkileşimler bizi bir yandan çekim alanına çekerken bir yandan da itici unsurları içinde barındırıyor… oyunun labirentli çizgilerini nasıl çözümleyebilirimin savaşımı sürerken içimizde yarına karşı olabilirlilik adına hissi bir durum doğuyor…peki bu labirentleri aşıp oyunun sonsuz olmadığını varsayarsak ki her şey bir gün biter mantığıyla kapıya vardığımızda oyundan elemine ediliyoruz…şimdi ne olacak…yaşam yeni bir oyunu bizlerle buluşturuyor…esasen biri biterken diğerine merhaba diyoruz…büyük oyun içerisinde ufak oyunları barındırıyor..oyunun içinde içselleştirdiğimiz oyuna dair yaklaşımlar gelgitlerden ibaret bu sorunsalı sorun haline getirip çözümlemek yine özümüzde zorlu bir mücadele…

*

Oyun içerisinde varılan ya da varılması gereken her nokta bir önceki noktaya ya da bir sonraki noktaya esasen bağlı bu bağlamda neyin ne olacağını belirleyen kendimizden başkası değil…seçimlerimiz gördüklerimizin ya da göreceklerimizin hangi boyutta olacağı sonucunu veriyor…attığımız adımlar oyunun safhalarında bazen ileri bazen de geriye gitmemizi sağlayan oluşlara da sahip olmakla beraber, oyun işleyişine durmaksızın devam ediyor…belki de bu duruş oyunun bizden bağımsız işleyen tek yönü…

*

Mevcut oyunda sorumluluk dediğimiz ulviyat temelde doğru yola girmemizi sağlayan , oyunda tersliğe yol açan gidişata dur! diyebilen önemli bir duruş…Bunun yanında oyunda geriye düştüğümüz anlarda oyunun bizleri sürükleyici etkisinden uzaklaştırmayan hissi duvarları, yanımızda bütün cesaretiyle duruyor ve yönlenmemiz kaçınılmaz…duvarın her bireye farklı bir yanıyla yaklaştığını varsayarsak aslında olaylarda “farkına varabilmek” dediğimiz çizelge ana tema…olayların döngüselliğinin farkına varabilmek,oyunun içerisinde oyuncu olduğunu ve her şeyin bir gün biteceğini fark edebilmek…bu noktasal ilkenin odağındaki hissiyatlar bütünü bireyin oyundan sıkılmasına sebebiyet vermekte ve sıkılganlığın büyük yorgunlukları beraberinde getirmesi, soluk alınamaz ruhaniyeti- tükenmişliği- oyundan soğumayı getiriyor lakin aslında bu da oyunun bir parçası…

Güzel

Sevgili Nessuno, çıkarımlarınız hoşuma gitti, teşekkürler :)

Düşünmeye gerek yok

Oturup uzun uzadıya düşünmeye gerek yok.Doğa kendini yaratamaz ki insanı yaratsın.İnsan zaten aciz bir varlık nasıl doğayı yaratsın:) En güzeli bir yaratıcının varlığını kabul etmek..

Cümleyi şöyle kursak

Cümleyi şöyle kursak nasıl olur sayın Ülker, aynı olur gibi geldi bana.

"Oturup uzun uzadıya düşünmeye gerek yok.Yaratıcı kendini yaratamaz ki insanı yaratsın."

xenix

Düşünce insan pratiği

Düşünce insan pratiği ile var olur, dil de öyle..kelime ve genellemeler de..zaten her kelime bir genellemedir. (Lenin'e saygı) Form..muhteva..bilgi...Ve daha düşüncenin geldiği yeri bilmeden Tanrı...Nasıl diyordu yahşi batı'da Aziz Efendi; her filmde sizden bir tane olmak zorunda mı?..

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş