Oyun/Kandırış Kuramı-8
Oyunlarda sezgisel bilgi çok önemlidir.
Önceki ile sonraki an arasında bir aralık vardır.
Bu aralık düşünce sürecinin bir parçası değildir. Bu aralıktan sezgi yoluyla "yeni" BİR malzemeleri çıkar.
“Yeni” oyun malzemeleri, kapsayıcı üst oyunlardan gelen “dokungaçlar” yoluyla olabileceği gibi yine kaza eseri oyuna düşmüş de olabilirler.
Böylece çıkan YENİler düşünce evreninin ham hamuru olur.
Bu aralıktan birşeyler girebileceği gibi bir şeyler de çıkabilir.
Dünya diline çevirecek olursak, bu bir nevi koruma kalkanının kapsamadığı daracık bir yarık gibidir.
Yeri neresi diye sorarsanız;
Tekrar eden her iki şeyin arasındadır. İki notanın, iki sayının, iki film karesinin vs... ve aslında ALDIĞIN/VERDİĞİN NEFES aralığındadır.
Bu aralıktan içeri çekilen YENİler şimdiye kadar hiç madde olmamış olduklarından bizim dünya oyunumuz için öylesine HAMdırlar ki, onlarla istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. Bu bir oyundur fakat sorumluluk sahibi oyuncular gerektirir.
Sorumluluk bilincine ulaşmamış kişilerin KAZA ile eline geçen YENİ, çevre için felakete neden olabilecek düşünce/madde lere dönüşebilir ya da en hayırlısı o kişiyi deli eder.
- Agnia ağ günlüğü
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1150 defa okundu

Sibel Atasoy

Sorumluluk
Tüm oyunlarda olduğu gibi, oyuncunun oyuna sorumluluğu vardır. Oynanan oyun ne tür olursa olsun, kuralların dışına çıkılabilir. Ama kurallarıyla oynayan oyuncular sorumluluklarını yerine getirir. Yani sorumluluk sahibi her oyuncu aynı zamanda kurallarıyla oynayan oyuncudur.
xenix: Bakmayın siz bana totoloji yapıyorum.
Gurdjieff'e göre
insan/makinenin sorumluluğu yoktur. Yani makine olduğu için, uyuduğu için, insan sorumluluğu beklenmez. :)
Tüm insanların mı?
Robotlaşan insanların mı sorumlulukları yoktur. Birde burdaki uyumaktan kastınız nedir? Biraz açabilir misiniz.
Memnuniyetle
Robotlaşan değil, uyanmamış tüm insaları "makina" olarak isimlendirir Gurdjieff. Ona göre biz insanlar, otomatiğe bağlanmış durumdayız, herhangi bir irademiz yok, işte bu sebeple yaptıklarımızdan da sorumlu tutulamayız. Hani kanunlarda bir yetişkin olma yaşı vardır, cezai ehliyet derler galiba, onun gibi bir durum.
Uyumaktan kasıt, kendini seyretme ehliyetinin henüz gelişmemiş olması. Örnek verecek olursam; rüyalarda yapıp ettiklerimizden hiç biri kendi insiyatifimizde değildir; ama rüyalarında uyanmış olan/diğer bir deyişle astral seyahat yapanlar rüyayı bilerek yaşadıklarından uyanmış sınıfına girerler.
Açıklayıcı olabildi mi acaba?
Evet kısmen,
Söyledikleriniz bende daha çok "toplumsal şartlanmaları" çağrıştırdı. Herkes öğrendikleriyle tanımlıyor yaşıyor herşeyi.
Rüya ve astral seyahat hakkında fazla bilgim yok. O yüzden uyanmış olmakla ilgili tanımınız sadece kendi bilgisizliğimi sezdirdi bana.
Bir ek yapayım
Rüya ve astral seyahati örnek olarak vermiştim, hani ikisinin arasındaki ilişki, hayattaki uyanan ve uyanmayan arasındaki farka benzer demek istedim.
Uyuma fenomeni, toplumsal şartlanmaları kapsadığı gibi çok daha geniş bir kontrol mekanizmasına tabi diyebiliriz. Genetik devamlılık, 0-4 yaş arasında gerçekleşen "dünyanın üye"si olma durumu ve özünüzün bileşimi gibi.
"Gurdjieff'e
"Gurdjieff'e göre;
insan/makinenin sorumluluğu yoktur. Yani makine olduğu için, uyuduğu için, insan sorumluluğu beklenmez. :)"
bu bana toplam kalite ders notlarını hatırlattı.
kazaları ve kayıpları azaltabilmek amacıyla ilk yapılanlar hep makinanın iyileştirilmesi yönündeymiş. fakat aradan zaman geçince makinayı iyileştirmek yerine onun kullanıcısı üzerinde çalışmaya başlanmış. onun kişisel durumu, duyguları v.s. aklıma geldi madem yazayım dedim:)
artık ne anlamı varsa:)))
Yeni yorum gönder