4.Bölüm

O gece bütün olagan beyin parazitleri oradaydi. Yukarida ve Geride Destek Grubunun mevcudu her
zaman çok olurdu. Bu Peter. Bu Aldo. Bu Marcy.

Selam.
Tanistirma safhasi, hey millet, bu Marla Singer ve ilk kez bize katiliyor.
Selam Marla.
Yukarida ve Geride Destek Grubunda, öncelikle Sorunumuzu Bulma Bölümü ile baslardik. Gruba asla
Parazitik Beyin Parazitleri Grubu denmezdi. Hiç kimsenin agzindan “parazit” kelimesi duyulmazdi. Herkes
her zaman iyilesme yolundaydi. Ah evet, bu yeni bir iyilestirme yoluydu. Herkes her zaman köseleri daha
yeni dönmüs olurdu. Fakat hala her yerde bes-günlük bas agrisinin izleri bulunurdu. Kadinin biri isteksizce
akan gözyaslarini silerdi. Herkesin yakasinda isminin yazili oldugu bir kart bulunurdu ve bir yildir her Sali
karsilastigin bu insanlar yaklasarak, elini sikmak için ellerini uzatirlar ve yakandaki karta bakarlardi.
Tanistigimizi sanmiyorum.
Kimseparazit demezdi.Ajan derlerdi.
Tedavidemezlerdi.Iyilestirme derlerdi.
Sorunumuzu Bulma Bölümünde, adamin biri ajanin omurgasina siçradigini ve simdi birden sol elini kontrol
altinda tutamadigini söylerdi. Bir digeri, ajanin beyin astarini kuruttugunu ve artik beyninin kafatasinin
içinden çekildigini ve bunun agriya yol açtigini söylerdi.
En son buraya geldigimde, Chloe isimli kadin bize sevinçli bir haber verecegini müjdelemisti. Oturdugu
tahta sandalyeden kalkarak, artik ölümden korkmadigini söylemisti.
En son gece, tanistirilma ve Sorunumuzu Bulma Bölümlerinden sonra, isim kartinda Glenda yazan,
tanimadigim bir kiz, Chloe’nin kiz kardesi oldugunu ve Chloe’nin geçen Sali sabah saat ikide öldügünü
söyledi.
Bu çok güzel olmaliydi. Sarilma vakti gelince Chloe, iki yildir bana sarilip aglardi ve simdi ölmüstü, ölüp
topragin altina girmisti, külleri bir kavanoza, bir türbeye veya mahzene doldurulmustu. Bu, bir gün düsünüp, ortalikta gezerken, bir sonraki gün soguk bir gübre ve solucan yemi oldugunun kanitiydi. Bu büyüleyici ölüm mucizesiydi ve öbürü için olmasaydi, çok güzel bir sey olacakti.
Marla.
Ve Marla tüm beyin parazitlerinin içinde tek basina durup, bana bakiyordu.
Yalanci.
Sahtekar.
Marla sahtekardi. Sahtekar olan oydu. Etraftaki herkes ürküp, çekindiginde ve bagirarak düstügünde, ve
kot pantolonlarinin agi koyu mavi oldugunda, bu büyük bir harekettir.
Bu gece rehberli meditasyonun bana hiçbir faydasi olmayacak. Sarayin yedi kapisinin ardinda, yesil kapinin, portakal rengi kapinin ardinda Marla var. Mavi kapinin ardinda Marla dikiliyor. Yalanci. Güç hayvanimin bulundugu magaraya yöneliyorum ve güç hayvanim Marla oluyor. Sigarasini tüttürüyor.
Gözlerini döndürüyor. Yalanci. Siyah saç ve yastik gibi kalin Fransiz dudaklar. Sahtekar. Koyu deriden Italyan modeli kanepe gibi dudaklar. Kaçisin yok.
Chloe içten bir yaratikti.
Chloe, Joni Mitchell’in gülen ve bir partide ortada salinarak gezerken herkese son derece iyi davranan
iskeleti gibiydi. Chloe’nin bir böcek büyüklügündeki popüler iskeletini, kendi iç organlarinin mahzen ve
galerilerinde sabahin saat ikisinde kosusturdugunu gözünde canlandir. Siren misali nabzi, on saniye, dokuz
saniye, sekiz saniye sonra ölüme hazirlan diye duyuru yapiyor. Ölüm, yedi saniye sonra baslayacak, alti
saniye…
Chloe o gece kendi toplardamarlarinin dehlizlerinde kosusturdu ve sicak akkan veren tüpleri patladi.
Sinirler dokunun içinden elektrik telleri gibi yüzeye çikti. Dokusunun içindeki apseler, sicak beyaz inciler
gibi sisti.
Tepesindeki siren duyuru yapmaya devam etti; on saniye içinde iç kisimlarin tahliye edilmesine hazir olun,
dokuz saniye, sekiz saniye, yedi.
Ruhunuzu on saniye içinde teslim etmeye hazir olun, dokuz, sekiz, yedi.
Chloe bitik böbreklerindeki azalmis olan böbrek suyunun içinde daldi.
Ölüm bes saniye içinde baslayacak.
Bes, dört.
Dört.
Parazitli hayat kurtarma spreyi Chloe’nin kalbini boyadi.
Dört, üç.
Üç, iki.
Chloe bogazindaki pihtilasmis astara elleriyle tirmandi.
Ölüm üç saniye içinde baslayacak, iki.
Ay isigi Chloe’nin açik agzindan içeri girdi.
Son nefesini almaya hazirlan, simdi.
Bosalt.
Simdi.
Ruhsuz bir beden.
Simdi.
Ölüm basliyor.
Simdi.
Bu his çok güzel olmali, hala kollarimda olan Chole’nin o tatli karmasasini hatirlamak ve Chloe simdi bir
yerlerde ve ölü.
Ama hayir, Marla tarafindan izleniyorum.
Rehberli meditasyonda içimdeki çocugu kucaklamak için kollarimi açiyordum ve içimdeki çocuk
sigarasini tüttüren Marla oluveriyor. Iyilestirici beyaz isik topu yok. Yalanci. Çakralar yok. Çakralanizin
çiçekler gibi açildigini ve her birinin ortasinda tatli bir isigin yavasça patladigini hayal edin.
Yalanci.
Çakralarim açilmiyor.
Meditasyon bittiginde, herkes esneme hareketleri yapiyor ve kafalarini döndürüyor ve hazirlik olsun diye
birbirlerinden destek alip ayaklarina dogru egiliyorlar. Tedavi edici fiziksel temas. Sarilmak için üç adim
atip, gözlerini bana dikmis olan Marla’nin önünde duruyorum, bir yandan da siradaki digerlerini
kesiyorum.
Haydi yakinimizdaki birini kucaklayalim.
Kollarimla Marla’yi mengene gibi sikistiriyorum.
Bu aksam sizin için özel olan birini seçin.
Marla’nin sigaradan elleri gögsünde kavusmus.
Nasil hissettiginizi o kisiye anlatin.
Marla’nin testis kanseri yok. Marla’nin tüberkülozu yok. O ölmüyor. Tamam, o saçma sapan felsefeye göre, hepimiz ölecegiz, ama Marla Chloe’nin öldügü anlamda ölmüyor.
Birbirinize sarilin ve birbirinizi paylasin.
Evet Marla, elmalari sever misin?
Kendinizi tamamen paylasin.
Evet Marla, çik disari. Çik disari. Çik disari.
Git ve aglaman gerekiyorsa, baska bir yerde agla.
Marla bana bakiyor. Gözleri kahverengi. Kulak memeleri, küpe deliklerinin etrafinda büzüsmüs, küpeleri yok. Çatlamis dudaklari, derisi öldügü için buz gibi duruyor.
Evet durmayin, aglayin.
“Sen de ölmüyorsun” diyor Marla.
Etrafimizdaki çiftler birbirlerine destek olmus vaziyette aglayip, hiçkiriyorlar.
“Eger beni ispiyonlarsan,” diyor Marla, “ben de seni ispiyonlarim.”
O zaman haftayi böleriz diyorum. Marla kemik hastaliklarini, beyin parazitlerini ve tüberkülozu alabilir.
Testis kanseri, kan parazitleri ve organik beyin bozukluklari bende kalacak.
“Bagirsak kanseri ne olcak?” diyor Marla.
Kiz ödevini yapmis.
Bagirsak kanserini böleriz. Her ayin ilk ve üçüncü Pazarlari o gider.
“Hayir” diyor Marla. Hayir, o hepsini istiyor. Kanserler, parazitler. Marla’nin gözleri inceliyor. Kendini
bu kadar mükemmel hissedebilecegi aklinin ucundan bile geçmemisti. Kendini canli hissediyor. Derisi temizleniyor. Tüm hayati boyunca hiç ölü bir insan görmemisti. Hiç gerçek anlamda hayati duygulari yoktu, çünkü onun buna ters düsecek herhangi bir seyi olmamisti. Ama simdi ölenler ve ölüm vardi, kayip ve kizginlik vardi. Aglama ve titreme, terör ve pismanlik. Artik hepimizin nereye gittigini biliyordu, ve hayatinin her bir dakikasini hissediyordu.
Hayir, hiç bir grubu terk etmiyordu.
“Hayir, tekrar eski hayatima geri dönemem.” diyor Marla. “Kendimi iyi hissetmek, nefes aldigimi hatirlamak için eskiden bir cenaze evinde çalisiyordum. Ya kendi alanimda bir is bulamazsam.”
O zaman eskiden çalistigin cenaze evine dönersin diyorum.
“Bununla kiyaslandiginda cenazeler hiçbir seydir.” diyor Marla. “Cenazeler sadece soyut birer
merasimdir. Burada gerçek bir ölüm tecrübesi var.”
Etrafimizdaki çiftler birbirlerinin göz yaslarini siliyor, iç çekiyor, birbirlerinin sirtlarini sivazliyor ve ayriliyorlar.
Ikimizin bir arada yapamayacagini söylüyorum.
“Öyleyse gelme.”
Buna ihtiyacim var.
“O zaman cenazelere git.”
Herkes birbirinden ayrilmis ve son dua için el ele tutusuyor. Marla’nin kollarimdan ayrilmasina izin veriyorum.
“Ne kadar zamandir buraya geliyorsun?”
Kapanis duasi.
Iki yildir. Dua çemberindeki bir adam elimi tutuyor. Baska bir adam Marla’nin elini tutuyor.
Bu dualar basladiginda genellikle benim nefesim tükenmis olur. Tanrim bizi bagisla. Bizi kizginligimizla ve korkumuzla bagisla.
Marla fisildamak için kafasini çeviriyor “Iki yil?”.
Tanrim bizi bagisla ve bizi koru.
Bu iki yil içinde beni taniyan herkes ya öldü ya da iyilesip, bir daha geri gelmedi.
Bize yardim et ve bize yardim et.
“Tamam” diyor Marla, “tamam, tamam testis kanserini alabilirsin.”
Koca Bob’un üstümde aglayisini hatirliyorum. Tesekkürler.
Bizi kaderimizle birlestir. Bize baris ihsan et.
“Tesekkür etmene gerek yok.”
Marla ile böyle tanistim.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş