Tolu geleneği

Ön-Türklerin Anadolu’ya çok eski dönemlerde gelip yerleşmiş olduklarını iddia ediyorum. Bu savımı destekleyen pek çok kaya resmi, küçük heykeller ve taş kabartmalar bulunmaktadır. Hepsinde ortak birtakım göstergeler, işaretler ve kanıtlar vardır.
Yukarıdaki resmin sol üst köşesinde görülen taş kabartma kuzey-batı Anadolu’da bulunan Truva’dandır. “Truva” adına TROİA dendiği biliniyor. Troia adı Yunanca sanılsa da aslı TUR-ÖYÜ sözcükleridir. “Öyü” sözünün “-oia” şekline dönüşmüş olması hem “ö” hem de “ü” seslerinin yunan dilinde kullanımı olmadığından dolayıdır. Yerleşim bölgesi anlamını taşıyan “Öyü” kök sözcüğünün bazen “-oia”, bazen de “-ia / -ya” şeklinde kullanıldığından söz ettim.
Kabartmanın göz, burun, çene ve saç yapısı oldukça tipik ve özeldir. Aynı yapıyı 2000 yılında Hakkari’de bulunmuş olan kabartmaların yüzlerinde görmekteyiz. Hakkari’de bulunmuş olan taş kabartmaların hepsi de iki elleri ile bir su tulumunu kavramış olarak betimlenmişlerdir. Bu özellik bir Türk geleneği olup, adına “Tolu geleneği” denebilir. Türkler bir kap tutarak yemin ederlerdi. Bu kap bir boynuz olabileceği gibi, hayvan derisinden bir tulum veya pişmiş kil topraktan yapılmış bir bardak da olabilirdi.
Sağ üst köşede şu anda Odessa müzesinin bahçesinde bulunan bir heykel görülüyor. Sarkel bölgesinde bulunmuş olan bu heykelin sadece ön yüzü yontulmuş, arka yüzü düz bırakılmıştır. Dolayısıyla, bir heykelden çok, bir kabartmadır. Tüm Türk heykel geleneğinde bu özellik bulunmaktadır. Kabartma tekniği Ön-Türklere ait bir sanat tekniğidir. Bu kabartmada da kişinin iki eli ile kavrayıp karın hizasında tuttuğu bir “tolu” görülmektedir. Kabartmanın göz, burun, ağız ve çene yapısı diğer örneklere aynen benzemektedir. Hatta saç modeli bile aynıdır. Birbirlerine yakın gözler, küçük bir ağız ile iri ve düz bir burun tüm heykellerin ortak özelliğidir.
Resimde görülen Türk heykeli orta Asya’da bulunmuştur. Yüzdeki ifadeye ve yapıya baktığımızda diğer heykellerle aynı özellikleri görmekteyiz. Bu kabartma heykel de diğerleri gibi bir “tolu” kabı iki eli ile karın hizasında tutmaktadır. Tüm bu heykellerde simgelenen, tolu ile yemin etmiş olan bir yönetici kişidir. Büyük olasılıkla bu heykeller “kurgan” adı verilen mezarların üstünde bulunuyordu. Çünkü, kurganların üst bölgesi yuvarlak olup tam merkezine bir heykel konduğunu biliyoruz.
Kurgan mezarlar daima yüksek dağlara veya tepelere oyulurdu. Kurganlara sadece önemli şahsiyetler, topluluğun yöneticileri gömülürdü. Yanlarına daima yiyecek ve içecek bırakılırdı. 8-10 metre derinlikte kazılan tahta odalarda bir döşek ve bir masa bulunur yiyecek ve içecek bu masanın üstünde bırakılırdı. Yönetici kişi en güzel kıyafeti ile ve tüm silahları ile gömülürdü. Tahta odanın çevresinde, aynı derinlikte atlar kurban edilirdi. Atlar da tüm koşum takımları ile birlikte tek bir darbe ile acı çektirmeden öldürülürdü. Bu işi yapmak için görevlendirilen kişi genelde ölen kişinin yardımcısı ve yaveri olan kişi idi. Onun da özel bir adı vardı. Bu yaver kişiye “Baş tutkan kişi” denirdi. Çünkü, atın başını tutup yönetici kişinin ata binmesine yardım eden o idi.
Ön-Türk toplulukları anaerkil bir yapıda olduklarından kurganlara sadece erkekler değil kadınlar da gömülürdü. Resmin alt bölümünde Kuman heykelleri görülüyor. Bunlar da Odessa müzesinin bahçesinde bulunuyorlar. Hepsi de kadın heykeli. Hepsi de karın hizasında iki elle kavradıkları bir tolu tutuyorlar. Hepsinin de boyunlarında bir kolye var. Hepsi de başlıklı. Tüm bu simgelerden bir önceki yazımda söz ettim.
Kumanlar Asya’dan batıya doğru at üstünde yayılmış bir Türk gurubudur. Kendileri Karadenizin kuzey bölgelerinden bugünkü Macaristan’a yerleşmişlerdir. Kıpçaklar da keza aynı yolu seçmişlerdir. Kuman yönetici kişisi Arpad bir Macar atası olarak bilinir ve halen Budapeşte’de heykeli “Kahramanlar” meydanında bulunmaktadır. Macarca ile Türkçe yakın diller olup aynı cümle yapısına sahiptirler. Eski Macar yazısı da Ön-Türk damgalarından türemiş olup, ayrıca incelenmeğe değer.
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1802 defa okundu

Sibel Atasoy
Yeni yorum gönder