UÇ, UC, ÜÇ damgaları

Uç, uc ve üç sözcükleri arasında çok eski dönemlerden kalma ilişkiler vardır. “Uç” yükseklere doğru havalanmak, havada durmak kavramlarını içerirken “uc” bir nesnenin tepesi, en ileri noktası anlamını taşıyor. Ön-Türk inancında ölen kişinin ruhu “ozlaşarak” yükseldiği ve özüne döndüğü inancı hakimdi. Bu yüzden tanrıların göklerde yaşadıkları ve yine bu yüzden güneşin tanrısal bir varlık olduğu inancı yaygındı.
Tüm bu yükseklik ve gökle ilgili imgeleri damgaya aktardıklarında ellerini iki yana açmış ve avuçlarını yukarı doğru çevirmiş insanı andıran Ш işareti ortaya çıkar. Üstteki resmin sağ üst köşesine bir bakalım. “UÇ” damgasının iki farklı görüntüsü bulunuyor. Ters çevrilmiş E harfine benzeyen şekil ile 3 sayısının ilişkisi çarpıcıdır. Çünkü, sadece şekil olarak benzemekle kalmıyor ayrıca üç adet uzantı da bulunuyor. Ayrıca Türkçe uç-üç-3 yakınlığını başka hiçbir dilde bulamıyoruz. 3 adet uzantı baş ve iki kolun simgesidir.
UÇ damgası ile hem ölen yöneticinin göğe uçması hem de yöneticinin tanrıya dönerek tanrı özelliklerine kavuşması simgeleniyor. Nitekim, Anadolu Türkçesinde “uçmak” cennet demek oluyordu. Yunus Emre ne güzel ifade etmiş: “Uçmak, uçmak dedikleri birkaç gılman birkaç huri”.
Orhon kitabelerinde Ç sesini veren iki adet işaret vardır. Biri ters Y harfine benzer diğeri ise ellerini havaya kaldırmış insan figürünü andırır. UÇ sesinde bulunan U harfinin de aynı simgeden oluştuğunu biliyoruz (Bkz. U, Ü, Y ve N harfleri başlıklı yazım). Ayrıca Ç ile Ş harfleri arasında da büyük bir benzerlik vardır. Ses benzerliği ile şekil benzerliği aralarındaki yakın ilişkiye işarettir. Ş sesi ile ilgili kök sözcüklere aş, eş örnekleri verilebilir. Aş sözünde öteye geçmek, dışına çıkmak kavramları bulunuyor. Eş sözünde ise kazmak, yerin dibine inmek kavramları bulunuyor. Şu halde iki ayrı bölgede, gökte ve yerde, tanrılara kavuşmak düşüncesi ortaya çıkıyor.
Uç ile UC arasında da böyle bağlantılar vardır. Tanrısal özellikler taşıyan yönetici kral UC’ta bulunur, çünkü toplumun en ileri-gelen kişisidir. Yukarıdaki resimde sağda görülen M.Ö. 5000 yıl öncesine ait Macaristan’da bulunmuş bir seramik parçası. Şekilde birçok UÇ-ÜÇ damgası görülüyor. Onları altta daha ayrıntılı olarak belirttim. V harfine benzeyen kollar yine U sesini veriyor. Eski dönemlerde U harfinin köşeli V olarak çizildiğinden söz ettim. Şekilde ilginç olan insanın etek giyen bir kadın oluşudur. Aktarılmak istenen imge uçan kişinin bir kadın olduğu ve toplumun o dönemde anaerkil olduğudur. Yani, kutsal yöneticiler ve şamanlar kadınlardan oluşuyordu.
Aynı simgeyi kadim Mısır ve özellikle Nubia bölgesinde buluyoruz. Resimde kanatlı bir kadın görülüyor. Bu görüntüye Mısır uzmanları Tanrıça Isıs demişlerdir. Oysa ki pekala o dönemde kutsal ayinler yapan şaman ve aynı zamanda yönetici bir kadının görüntüsü olabilir. Kuş kanatları açıkça “uç” kavramını içerirken, kolların iki yana açılmış olmaları “üç” damgasını simgeliyor.
İlginç olan da Mısır’ın güneyinde, yukarı Nil bölgesinde, Kuş adlı bir ülkenin bulunuşu ve bir zamanlar tüm antik Mısır’a hakim oluşudur. Torino şehrinde ele geçmiş bir papirüs belgede yazılanlar doğru ise kadim Mısır kültürünün günümüzden yaklaşık 20,000 yıl önce başladığı ifade ediliyor. Nil nehrinin güney bölgesinde kadim Mısır döneminde yaşayıp ileri bir kültür oluşturmuş Kuş milletine Kuşitler denmektedir. Kuş milleti adını kutsal yönetici olan OK’lardan almış olabilir.
Çünkü, “kuş” kök sözcüğünde OK-UŞ veya OK-UÇ kök sözcükleri gizlidir. Uçan OK ise kutsal yönetici olmaktadır (Bkz. OKların ülkesi başlıklı yazım). Maya dilinde bildiğimiz kuş sözünün karşılığı “kutch” olduğu saptanmıştır. Uçan yönetici kavramında hem şaman olarak ruhsal uçuşlar yapabilen kişi, hem de ölümünden sonra ruhu uçup göklerde yıldıza dönüşen kişi düşüncesi bulunmaktadır.
Asyada Hindistan ile Pakistan’ın kuzey bölgelerinde Kuş hanlığı bulunuyordu. Bu millete verilen isim Kuşhan krallığı olup, bölgesi Hindikuş dağlarının kuzey etekleri idi. Zaten, Hindikuş dağlarının adı Hind ile Kuş bölgeleri arasında kalan sıradağlar olmaktadır.
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1445 defa okundu

Sibel Atasoy
damgalar
merheba
Iranin guneyinde yasayan Qsqai Turklari`de eskilerde bu damgalardan mezarlar daslaruna yarillarmus.
Yeni yorum gönder