OKların ülkesi

OK halkı Avrupanın güney-batı bölgelerine binlerce yıl önce gelmiş ve yerleşmiştir. Ok ülkesi denen bölge İsviçrenin güneyini, İtalyanın kuzey ve orta bölgelerini Fransa’nın tüm güneyini ve İspanya’nın Bask ile Katalunya bölgelerini içine almakta idi. Konuştukları dil zaman içinde birçok isimler almıştır. Fransada Provencal ve Basque, İspanyada Oezkara ve Catalan, İtalya’da ise Etrusk adlı diller bu OK dilden dönüşmüştür. Zaten halen bile o bölgelere Occitania ve Langue D’Oc denmektedir. İspanyolca bir sitede Occitania’nın 190,000 Km karelik bir alanı kapladığı söylenmektedir. İşte kanıtı:
Occitània
Extensió: 190 000 km2
Població: 15 900 000 h [est 1990]
País de l'Europa Occidental, situat a la meitat meridional de l'hexàgon que constitueix l'estat francès. Amb uns 190 000 km2 i uns 12 500 000 h, limita, a l'W, amb l'oceà Atlàntic, al SE amb la Mediterrània (costes del Llenguadoc i de la Provença), a l'E penetra al Piemont, en territori de l'actual estat italià, i toca la Ligúria; la línia que marca la delimitació septentrional descriu dues corbes petites als extrems i una de gran al centre, i deixa a l'altra banda d'aquesta línia, d'E a W, la Savoia, la part alta del Delfinat i de l'Alvèrnia, la Marca de Llemotges i el Peiteu (Poitou); la part meridional limita amb el País Basc (de l'estat francès), amb Aragó i Catalunya; en aquest punt té dos enclavaments lingüístics: la Fenolleda i la Vall d'Aran.
Fransanın güney bölgelerinde konuşulan dilde OC “evet” demek idi. Halen bile dünyanın her yerinde İngilizce olarak başlamış olan ve “evet” anlamını taşıyan OK denmiyor mu? Bu “okey” sözünün aslı bilinmiyor. Çeşitli görüşler olsa da benim görüşüm bu sözün OK olan ve OK olarak bilinen yöneticiyi onaylamak için kullanılan bir selam şekli idi. OK dendiğinde “Seni yöneticim olarak onaylıyorum ve selamlıyorum” denmek isteniyordu. Bu sözün hemen hemen tüm dünyada kullanılır olması insanlığın belleğinde bir şekilde saklanmış olmasındandır. Aynen Carl Jung’un arketipleri gibi.
Fakat bir dönemde Roma orduları Avrupa’nın büyük bir kısmını ele geçirince birçok dili ortadan kaldırdılar. Yerine Latince zorla kabul ettirildi. Yerli dille yazılmış eserler yakıldı, insanların ve şehirlerin adı değiştirildi. Bu durumda tüm OK dilleri de Latin dili etkisinde kalarak dönüşüme uğradılar. Zorla ve vahşi bir şekilde yapılan bu değişimin kanıtı var mıdır? Evet, halen Latin dilinde bu katliamın izlerine rastlamak mümkündür. Size birkaç örnek sunayım:
occidio : Vahşice yok etmek, OK kesmek, OK imhası
occasus Batan güneş, Düşüş, Yok oluş, OK hali ‘casus’ ingilizce ‘case’
occatio : harrowing. Toprağı ok’a benzer bir tahta ile alt-üst eden kara-saban. İngilizce ‘harrow’ ile ‘arrow’ (ok) sözcükleri arasında tek bir H harfi vardır ki okunmaz.
occido : öldürmek
occisor : katil, OK kesen, İngilizce makas ‘cisor’
occulco : Üstüne basmak, ezmek
occasio : okazyon, fırsat (Okların varlıklarını ele geçirmek)
occulto : gizlemek, örtmek
occumbo : ölmek, düşüp ölmek
occupo : Ele geçirmek, OK varlıklarına haksız sahip olmak, işgal etmek, gasp etmek
occurro : Saldırmak, olay yaratmak, karşı gelmek, alehte çalışmak.
oculus : göz, nazar.
Tüm bu Latince sözcükler OK ile başlıyor ve hepsinde kesmek, ele geçirmek, yok etmek, öldürmek, ezmek, batırmak gibi kavramlar bulunuyor. En son “oculus” sözü kem göz, nazar demek oluyor ve Ok halkının kem göz sahibi oldukları inancı gizli bulunuyor.
Bu tarihi olaylardan hiçbir tarih kitabı söz etmez. Dillerin nasıl yasaklandığı ve tüm bir kültürün nasıl yok edildiği hakkında en ufak bir bilgi bulamazsınız. Fakat, dillerde anlamlar halen gizlidir ve arayan kişiye açıktır.
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1142 defa okundu

Sibel Atasoy
Yeni yorum gönder