Asya kültürü

Anadolu’da ve Mezopotamya’da ileri bir kültür geliştirmiş olan Sümerler, Hurriler ve Hititler Asya kökenli topluluklar oldukları görüşüne destek veren bulgular var mıdır? Acaba geniş Asya kıtasının hangi bölgesinden dünyanın dört bir yanına dağılmışlardır. Bu konuda arkeolojik araştırmalar yapan iki kazı bilimci Frederic Hiebert ve Victor Sarianidi Hazar denizinin doğu bölgelerinden başlayarak Pamir yaylasına kadar uzanan ve esas merkezi Amuderya ile Siriderya nehirlerinin arasındaki verimli bölge olan, ileri bir kültürün izlerini açığa çıkarmaya başlamışlardır.

Bu kültüre, kendi görüşlerini desteklemesi için, Bactria Margiana Archaeoloji Complex sözlerinin baş harflerinden BMAC adını vermişlerdir. Oysa ki bu bölgenin içine Türkmenistan, Afganistan, Uzbekistan, Tajikistan ve Altay dağları girmektedir. Tüm bölge eskiden ve halen Türk boylarının yerleşim bölgesidir. Fakat, bu iki araştırıcı Hind-Avrupa kültürüne bir kaynak arayışı içinde oldukları için Belh şehrinin bulunduğu bölgeye Yunan tarihçilerin vermiş olduğu isimden mülhem Bactria demeyi daha uygun görmüşlerdir. Margiana adı da bugünkü Türkmenistan’da bulunan Merv şehinden mülhemdir.

M.Ö. 3000 yıllarından itibaren M.Ö. 1700 yıllarına kadar sürekli olarak yerleşim bölgesi olmuş olan bu geniş alanda tarım yapılıyor, şehirler kuruluyor, hatta yazı bile geliştiriliyordu. Bu bölgede araştırma yapan F. Hiebert: “Çok geniş bir alana, Asya’nın derin steplerine kadar, yayılmış olan bu kültürün insanları gelişmiş şehirler inşa etmişlerdi ve homojen tek bir halk oldukları anlaşılıyor” diyor ve “Orta Asya’nın hudutlarını yeniden tanımlıyoruz” diyerek bu kültürün sanıldığından çok daha uzak bölgeleri etkilediğini ima ediyor (Bkz. Science dergisi, Cilt 302, 7 Kasım 2003).

Bu bölgeden yayılan insanların en önemli nakil aracı at idi. At sayesinde kısa zamanda çok uzak mesafelere ulaşmayı başarmışlardır. Nitekim, daha sonraki yüzyıllarda aynı yayılmayı Hunlar ve Moğollar da tekrarlamıştır. Hem Hunların hem de Moğolların Türklerle yakın akraba oldukları bilinmektedir.

Yayılan insanların beraberinde kendi dillerini ve yazılarını, simgelerini ve damgalarını götürdükleri ve yerleştikleri yeni bölge insanlarına bu bilgilerini aktardıkları bilinen bir gerçektir. Bu görüşü desteklemek açısından Asya’nın derin steplerinde bulunmuş olan Orhon kitabelerindeki yazıyı incelemekte yarar vardır. Bu yazı bir alıntı mıdır? Yoksa doğrudan o bölgede yaşamış olan halkın kendi öz icadı mıdır? Bu konu halen, günümüzde bile, tartışma konusudur. Kimi araştırıcı bu yazının karakterlerini doğu İran kökenli Pehlevi yazısına benzeterek Hind-Avrupa kültürüne mal etmeye çalışmaktadır. Oysa ki, BMAC bölgesinin batı ucu doğu İranı da içine aldığından bu tür suni bir ayırım yapmanın gereksiz olduğu anlaşılmaktadır.

Orhon kitabelerindeki yazıyı oluşturan her bir işaret bir Türk damgasıdır. Kaynaklandığı kültür ve dayandığı dil BMAC bölgesinde konuşulan Ön-Türk dili olduğu kanısındayım. Zira her bir damgaya verilen ses değeri ile görüntüsü, günümüz Türkçesinde dahi anlamlı olmaktadır. Bu konu her ne kadar Türkolog ve Arkeologların uzmanlık alanı içine girse de, şu anda bu konu ile ilgilenen pek az uzman bulunmaktadır. Bu bakımdan kendi görüşlerimi aktarmakta bir mahsur görmediğim gibi, meraklı kişilere bir miktar ön hazırlık şeklinde katkıda bulunabileceğimi umuyorum.

Bundan sonraki yazılarımı bu konuyu incelemeye ayıracağımı ve oldukça ilginç ipuçları sunacağımı bildirmek isterim.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><blink>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen sonucu yazınız.
3 + 1 =
Matematik işleminin sonucunu yazmalısınız. Örneğin 1+3, için 4