Kristallerin oluşumu

Çerez olarak biriken 20 problem, sistem tarafından çözümlendi ve temizlendi.

Kuantum kuramına göre kuvvet kavramının klasik fiziktekinden farklı olduğunu söyledim. Kuantum kuramında kuvvet daima bir parçacık (veya dalga) alışverişi ile oluşmaktadır. Elektromağnetik kuvvetin ortaya çıkışı bir veya birkaç foton alışverişi sayesindedir. Diğer kuvvetlerin oluşumu da parçacık alışverişi sayesindedir (Bakınız Feynman çizimi başlıklı yazım).

Kimyasal bağlar da aynı şekilde elektron alışverişi olarak görülmelidir. Bir önceki yazımda sözünü ettiğim NaCl molekülünün bağını bir elektron oluşturmaktadır. Ancak bu elektron sürekli bir titreşim içinde bir atomdan diğerine sıçrar. Her sıçramada molekül bir anda nötr (yüksüz) durumdan artı ve eksi yüklü iki iyona dönüşmekte, bir an sonra tekrar nötr olmaktadır. Yukarıdaki şekilde bu farklı durumları gösteriyorum.

En üstte görülen Sodyum atomu ve Klor atomu birbirleri ile etkileşmedikleri sürece nötr durumdadırlar. Etkileşince aralarında bir bağ oluşur. Bu bağ Kritik kuvvet kavramı başlıklı yazımda gösterdiğim şekildeki gibi oluşur. Fakat bağ statik bir ip gibi değil, bir yay gibi veya iki atom arasında el değiştiren bir top gibi düşünülebilir. İki atom arasında gidip gelen bir dalga olarak düşünebiliriz.

Elektron Klor atomuna geçtiğinde atom bir fazla elektron sahibi olacağından (-) eksi yüklü olurken, Sodyum atomu bir eksik elektron sahibi olacağından (+) artı yüklü olur. İki atom ayrılıp iyon haline dönüştüklerinde dahi birbirleri ile uzaktan ve anında etkileşmekte devam ederler. Çünkü Klor atomundan Sodyum atomuna geçmiş olan elektron yeni bir ortamda bulunmasına rağmen eski ortamının da bilgisini içermektedir. Yani, elektronun da hafızası vardır.

Şimdi diyeceksiniz ki: “küçücük elektronun hafızası olabilir mi?”. Evet, olabilir. Hatta sadece elektronun değil, her parçacığın kendi hafızası vardır. Bu hafıza sayesinde bilgi birinden diğerine anında ve ışıktan hızlı bir şekilde ulaşmaktadır. Bilgiyi aktaran parçacık da Takiyondur. Bunun anlamı bilginin asla kaybolmadığıdır.

Elektron Sodyum atomundan Klor atomuna geçtiğinde her iki atomun valans bandı 8’er elektron sahibi olduğundan her iki atom daha dengeli bir yapıya ulaşmış olurlar. Fakat, öte yandan her iyonda proton sayısı ile elektron sayısı eşit olmadığından yeni bir dengesiz durum ortaya çıkar. Demek ki iyonlar da dengesiz yapılardır ve en küçük fırsatta tekrar birleşip molekül haline dönüşmek isterler. Hatta moleküllerden de daha sağlam yapılar olan kristallere dönüşmek isterler.

Kristaller aynen bir örgü alanına benzerler. Kristal yapıların simetrisi oldukça ileri düzeydedir ve her kristal kendini tekrarlayan bir yapı içerir. Yukarıda görülen tuz kristalindeki küçük küreler Sodyum atomunu, büyük küreler Klor atomunu simgeliyorlar. Fakat aralarındaki bağ öyle güçlüdür ki tuz kristali sudan arındığında katı bir görünüm sergiler. Kristal yapı, titreşimler sonucu birbirlerine yaklaşan iyonların belirgin bir şekilde bağlanmaları olarak açıklanır. Birbirlerine yaklaştıran veya iten kuvveti de yük kavramı ile açıklamaktayız. Oysa ki Takiyon Evren modeline göre aynı olayları farklı bir yorumla açıklayabiliriz.

TE modelinde amaç sürekli denge durumunu korumak veya bozulan dengeyi yeniden sağlamaktır. Eriyik içinde ayrılmış olarak yüzen iyonlarda elektron-proton dengesi bozulmuş olduğundan yeni bir denge durumunu sağlamak görevi Takiyonlara düşmektedir. Bu yeni denge durumu da sistem kritik noktaya ulaştığı anda aniden (veya çok kısa bir sürede) Takiyonlar sayesinde oluşmaktadır.

Bu oluşumu yine NaCl kristali ile örnekleyeyim. Eğer bir kap su içine tuz eriterek suyu tuza doymuş hale getirirseniz eriyik üst kritik noktaya ulaşmış olur. Çünkü su kütlesi kabul edebileceği en fazla sayıda Sodyum ve Klor iyonlarına sahiptir. Şimdi bir pamuk ipliğine bağlı küçük bir tuz kristalini suyun içine sallandırın. Su tuza doymuş olduğundan tuz kristali suda erimeyecek, aksine serbest dolanan iyonlar bu kristale yapışarak kristalin büyümesine neden olacaklardır. Yani, eriyikte ani bir faz değişimi oluşmaktadır. İşte, üst kritik noktaya ulaşan bir sistemde yeni bir dengeli ve düzenli durum, bir faz değişimi şeklinde, aniden ortaya çıkmakta ise bunun nedeni Takiyonların düzen sağlayıcı etkisidir.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş