54. Bölüm
İlhan’ın ablası o gün uçaklarda yer bulamadığı için gelememiş, ancak sabah İstanbul’da olabileceği bilgisini İlhan’a, karakoldaki bir polis kanalı ve bin bir rica ile iletebilmişti.
İlhan’a kalan ise biçimsiz bankta ikinci bir gece olmuştu. İlhan başına gelenlere inanmakta güçlük çekiyordu. Neyse ki gündüz iki paket sigara aldırabilmişti ve sigaraları neredeyse birini söndürmeden diğerini yakarak bitirmek üzereydi. Saat sabaha yaklaşıyordu ama onun gözünde bir damla uyku yoktu.
Saat beşe doğru karakol binasının önünde bir polis devriye arabası durdu. Sürücü koltuğundan inen polis kapıyı açık bırakarak ağır ve yorgun bir ifadeyle karakolun merdivenlerini tırmandı, elinde mavi plastik bir dosya tutuyordu. Kapıdaki nöbetçi polise
“İyi nöbetler arkadaş” dedi fazla önemsemeden
“Hayrola bu saatte?” dedi kapıdaki
“Her zamanki dertler, takipten dönüyorum. Amirim, bu dosyayı Suat başkomsere bırakmamı söylemişti, masasına bırakıp çıkacağım, yorgunluktan anam ağladı” dedi puflayarak
Kapıdaki, başıyla ne anlama geldiği belli olmayan boşver gibisinden bir işaret yaptı.
Salon boştu, içerdeki bir odadan, radyo sesi ve sigara dumanları sızıyordu. Telsizden anlaşılamayan bazı kelimeler dökülürken adam doğruca merdivenlere yöneldi. Acele etmeden merdivenleri indi. Yan yana üç hücreden ilki boştu, ikincisinde bir sarhoş kendi kusmuğuna yuvarlanmış, debeleniyordu. Üçüncüsündeki adam bankın üzerine uzanmış sağ kolunu başının altına yastık yapmıştı. Sol elinde tütmekte olan bir sigara görülebiliyordu.
Adam parmaklığın önünde durdu, ifadesiz bir yüzle içeriyi süzdü bir an sonra
“Şşişşt” dedi kısık bir sesle
İlhan hemen doğrulup parmaklığa baktı. Susturucudan gelen “bulpp, bullp” sesini duymadan önce sadece bir an gördü polisi.
Adam aynı yorgun tavırlarla merdiveni tırmandı dış kapıdaki nöbetçinin yanından geçerken hiç başını çevirmeden
“Nedir bu çile yavv, iki gündür döşek yüzü görmedim” diye söylendi. Arabanın hala açık durmakta olan kapısını sertçe çekti, motoru çalıştırırken sövdüğü açık pencereden gayet net bir şekilde duyuldu.
Nöbetçi polis elindeki makineli tüfeğin ağırlığını diğer koluna aktarırken, bir sigara çıkardı, merdivenin yan tarafına doğru tükürdü.
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 889 defa okundu

Sibel Atasoy

Venüse ne oldu?
Takıldık kaldık mı ne?
:)))
gerilim
Gerilim yaratıyorum :)) Okuyuculardan talep gelmeden son 4 bölümü eklemeyeceğim. :)
Yeni yorum gönder