49. Bölüm
Adamı yolcu ettikten sonra kendine bir kahve yaptı, telefonu önüne aldı, bir türlü arama işlemine geçemiyordu, sanki aklı bir yerde takılmıştı da ne olduğunu bulamıyordu.
Sonunda her zaman yaptığı gibi çözümsüz sayfayı aklının bekleme odasına attı, telefonu tuşladı…
“Aloo Hulki Beyle görüşmek isterdim, ben Alev Acar” dedi profesyonel bir ses tonu takınarak
“Merhaba Alev Hanım, ben Hulki, dün arayacaktınız beni?”
“Merhaba efendim, çok affedersiniz, dün çok önemli bir durum oldu arayamadım. Umarım şu anda müsaitsinizdir.”
“Evet, tabii, doğrusu ne öğrenmek istediğinizi de merak ettim”
“Toryum ile ilgili bazı şeyler sormak istiyorum. Gerçi internetten bazı bilgiler edindim ama yine de aklıma takılan bazı sorular var, olabilir mi?”
“Tabii neden olmasın, bildiğim bir şeylerse… Size ne için gerekiyor bu bilgiler, tez filan mı hazırlıyorsunuz?”
“Doğru tahmin ettiniz ben değil ama kuzenim böyle bir proje hazırlıyormuş, benden yardım istedi, biraz utangaçtır da”
“Anlıyorum… E buyurun o zaman Alev Hanım”
“Öncelikle toryumun tam tarifi nedir, yani ana işlevi nedir onu sorayım”
“Efendim toryum bir nükleer yakıt hammaddesidir. Ancak sırasını beklemektedir; çünkü ortada bir çevrim problemi var. Toryum-232, bazı proseslerle uranyum-233’e dönüştürülebilmektedir. Bu ise uranyum-235 gibi parçalanabilir bir maddedir. Parçalanmak nedir? Sizin de tahmin edebileceğiniz gibi büyük bir enerjinin açığa çıkması demektir. Takip edebiliyor musunuz?”
“Evet, not alıyorum efendim”
“Yakıt çevrimi nedeniyle bugün için toryumla çalışan ticari ölçekte santraller bulunmuyor”
“Dünyada da mı yok?”
“Evet maalesef sadece prototipler var, durun bakayım; İngiltere, Amerika ha bir de Almanya’da deneniyor. Bir tane de Hindistan da var mıydı, şimdi emin olamadım”
“Peki ülkemizde halen toryum çıkarılan yatak var mı?”
“Hayır efendim, bildiğim kadarı ile Dünya’da bile bu amaçlı yatak yok. Halen enerji hammaddesi olarak kullanılamadığı için değişik kullanım alanları için gereken mühim olmayan miktar, monazitten yan ürün olarak elde ediliyor. Yani sadece toryum için işletilen yatak şimdilik yok.”
“Öğrendiğim kadarıyla Türkiye’de bol miktarda varmış Hocam, doğru mudur bu?”
“Evet MTA’nın geçmiş yıllarda yaptığı aramalar sonucunda Eskişehir-Sivrihisar yöresinde 380000 ton toryum cevheri tespit edilmişti. Ancak cevherin zenginleştirilmesi ile ilgili teknolojik sorunlar halen çözümlü değil.”
“Peki Malatya’da var mıdır acaba?”
“A evet onu unuttum, Malatya-Hekimhan’da da benzeri nitelikli bulgular olmuştu.”
“Ben geçen gün buna benzer bir haber görmüştüm sanırım, Malatya’da toryum cevheri çıkarılmasıyla ilgili faaliyetler varmış, hatta bir şirket bu yetkiyi almış gibi bir haberdi”
“Hiç sanmam efendim, bildiğim kadarı ile bu konudaki tek yetkili Devlettir ve özel şirketlere arama izni verildiği ile ilgili bir bilgim yok. Belki cevherin zenginleştirilmesi ile ilgili teknolojik deneyler filan yapılıyordur ama…”
“Anlıyorum. Gazetede EA gurubunun bu amaçla bir dağ satın aldığı söyleniyordu yanlış hatırlamıyorsam”
“İlginç! Efendim basındaki her şeye tam olarak inanmamak gerekiyor, bazen bir konu gerek bilgisizlikten gerekse bazen suiniyetle öyle çarpıtılabiliyor ki, siz de bilirsiniz. Belki o firma başka bir ticari faaliyet yapacaktır, birisi bunu toryumla hopp diye birleştiriverir.”
“Çok haklısınız hocam. Epece vaktinizi aldım. İlginiz için gerçekten minnettarım”
“Ne demek efendim, yardımcı olabildiysem ne mutlu bana, eğer başka bir şey olursa beni aramaktan çekinmeyin lütfen.”
Alev telefonu kapattıktan sonra bir süre aldığı notlara, internetten kopya ettiği yazıya dalgın dalgın bakıp düşündü, bir yandan elindeki kalemin tepesini kemirmekle meşguldü.
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 957 defa okundu

Sibel Atasoy

Yeni yorum gönder