Özelden Genele

Bir önceki yazımda elde ettiğim zaman aralığı denkleminin üzerinde biraz durmak istiyorum. Artı işaretlisini tekrar yazarsak,

Δt’ = Δt . (1 – V 2 / c 2 )1/2

V = 0 durumunda Δt’ = Δt olur. Yani iki gözlem çerçevesi birbirlerine göre hareket etmiyorlarsa ikisinin de zamanı aynıdır. Bu bakımdan duran çerçevelerde uzunluklar da aynı değerde olur. Bizim gündelik hayatta yaptığımız zaman ve uzam ölçümlerinde aynı sonucu elde etmemizin nedeni budur. Dünyadaki yapılan tüm ölçümlerde göreli hız ışık hızına göre o kadar küçüktür ki fark ihmal edilip sıfır kabul edilebilir. Yani, dünya olaylarında yukarıdaki denklem geçerli olsa da aradaki zaman farkı ölçülemeyecek kadar küçüktür.

İkinci bir değerlendirme V göreli hızın ışık hızına yaklaştığı durumdur. Limit hal olarak V = c alalım. Karakökün içi sıfıra eşit olur. Zaman genleşmesi görebilmek için Δt terimi ile ilgilenmemiz gerekir. Zira bir önceki yazıya bakarsak A’ çerçevesine ait olan q ve q’ noktaları arasındaki uzaklığa qq’ = V.Δt demiştik. Şu halde A’ çerçevesinde geçerli zaman Δt zaman aralığıdır. Bu durumda Δt = Δt’ / 0 yani Δt sonsuz olur. Şu halde göreli hız ışık hızına yaklaştıkça hareketli çerçevede zaman genleşir ve ışık hızında sonsuz olur. Zamanın sonsuz olması ne demektir?

Zaman aralığının sonsuz olması demek, ışık hızında hareket eden bir nesne için zamanın geçmeyeceği, daha doğrusu sürekli bir “an” yaşanacağı demektir. Bunun anlamı ışık hızında zaman kavramının geçersiz olduğudur.

Özel görelilik kuramına “Özel” denmesinin nedeni sadece kısa mesafelerde geçerli olması ve uzay söz konusu olduğunda geçersiz oluşudur. Özel Görelilik kuramının şu zaafları vardır:

1. Bu kuram sadece sabit hızları göz önüne almaktadır. Oysa ki evrende ivmeli hareket yapan çerçeveler de vardır. Şu halde bu kuram ivmeli hareketi, dolayısıyla kuvvetleri dışlamaktadır.

2. Bu kuram sadece Öklid geometrisi ile hesap yapmaktadır. Öklid geometrisi sadece düz yüzeylerde geçerlidir. Eğri yüzeyleri içeren bir kuram değildir.

3. Bu kuramda Kartezyen koordinatlar kullanılmıştır. Oysa ki doğa yasalarını tek bir koordinat sistemi ile açıklamak yanlıştır. Doğa yasaları her türlü koordinat sisteminde aynı sonuçları vermelidir.

4. Bu kuramda hareketin nedeni açıklanmıyor. Bu bakımdan Kinematik bir kuramdır. Dinamik değildir.

İşte bu 4 zaaf karşısında Einstein kuramı daha genel bir çerçeveye oturtmak istemiş ve 10 yıl kadar uğraştıktan sonra Genel Görelilik kuramını ileri sürmüştür.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş