21. Bölüm

sonsuz kullanıcısının resmi

Sabah erkenden yola düşen baba-kız saat dokuz olmadan Alev’in apartman kapısının önünde oldular. Alev’in zili adamın tahminlerini doğrularcasına cevapsız kaldığında hiç tereddüt etmeden bir alt zili çaldı. Çok geçmeden üçüncü katın sokağa bakan penceresinde genç, güzel bir kadın belirdi;
“Kimi aradınız?”
“Affedersiniz, rahatsız ediyorum. Aslında ben ev sahibini arıyordum. Üst kattaki bayanın balkonunda bir tamir işimiz vardı”
“Haa Alev Hanım’ın evinde mi?”
“İsmini bilmiyorum da, evde yok sanırım”
“Siz ev sahibi ile mi görüştünüz, Adnan bey’le?”
“Evet, o çağırmıştı beni, saat dokuzda evde ol demişti, ne sorumsuz insanlar var”
“Vallahi ben bilemiyorum”
“Adnan Bey’in telefonunu da almamışım, şimdi tekrar evine mi gitmem gerekecek? Sizde telefonu var mı acaba, bi yardım etseniz?”
Kadın adamı ve elinden tutuğu küçük kızı süzdü bir an
“Durun bir dakika, vereyim size.”
Kısa bir an pencereden çekildi, az sonra tekrar göründüğünde elindeki küçük telefon fihristinden numarayı okumaya hazırdı.
“Yazıyor musunuz?”
Cep telefonunu çıkaran adam sevinçle cevap verdi
“Evet?”
Numara verildikten sonra ilave etti kadın
“Bu apartmanın sahibidir Adnan bey, yani bizim de ev sahibimiz olur, onun için var numarası bizde.” Güldü.
“Size çok teşekkür ederim, beni büyük bir sıkıntıdan kurtardınız.”
“Bir şey değil”

Yokuş aşağı yürürlerken adam şimdi ara butonuna bastı. Karşıdan tok bir erkek sesi duyulduğunda hiç bocalamadan yeni tiradına girişti;
“Aloo, Adnan Bey?”
“Buyurun”
“Kusura bakmayın, Alev Hanım’ın evi için rahatsız ettim sizi, kiracınız…”
“Evet, ne olmuş?”
“Balkonunda bir tamir işi vardı, bana bu sabah dokuzda gelmemi söylemişti ama evde kimse yok, cep telefonu da cevap vermiyor. Komşudan sizin telefonunuzu aldım, belki siz nerede olduğunu bilirsiniz diye…”
“Bildiğim kadarıyla tatile gitti o”
“Ama nasıl olur, benim bütün günüm boşa mı gitti yani. İnsanlar ne sorumsuz oluyorlar. Bundan emin misiniz? Daha üç gün önce anlaşmıştık biz.”
“Evet eminim, dün konuştuk, Ağva’da İmrenli diye bir köy varmış, oraya gideceğini söyledi. Bence sen yanlış anlamışın kardeşim, Alev Hanım öyle hata yapmaz. Madem telefonu varmış sende birkaç kez ara bulursun mutlaka.”
“Sağ ol abi. Öyle yapacağız artık. Ben bu hatayı nasıl yaptım anlamadım. İyi günler abi”
“Sana da iyi günler, haa bu arada pazar pazar insanları bu saatte uyandırmak da pek hoş değil yani, sen de buna dikkat et biraz.”

Adam öyle sevinçliydi ki azarı işitmedi bile. Ortaköy sahile yaklaşmışlardı. Beşiktaş’tan Kadıköy’e saat başı sefer olduğunu biliyordu. Ve Kadıköy’den Şile’ye otobüs bulmak da zor olmasa gerekti.
İnsanlar bazen aradıklarına bir adım mesafede olduklarını bilemeden kilometrelerce yol katetmek zorunda kalırlar.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><blink>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen sonucu yazınız.
4 + 3 =
Matematik işleminin sonucunu yazmalısınız. Örneğin 1+3, için 4