Sanatçı ve sanatı üzerine...

LEYLA kullanıcısının resmi

Sanatçı ve sanatı üzerine...
Çirkin, nasıl güzelin içinde varsa, güzel de çirkinin içinde vardır. Hayat, bu saçmalığa varan muazzam çelişkinin içine gömülmüştür ve bu çelişki sanatta aynı zamanda hem uyumlu hem de dramatik bir birlik olarak belirir. Her şeyin birbirine yakın olduğu, her şeyin iç içe geçtiği bu bütünlüğü algılamaksa ancak görüntüyle mümkündür. Bir görüntünün düşüncesinden söz edilebilir, görüntünün özü, sözcüklerle ifade edilebilir, çünkü düşüncenin sözel ifadesi, şekillendirilmesi mümkündür. Ancak bu tanımlama da görüntüyü anlatmaya yetmez.
Bir görüntü bu eylemin ussal anlamı açısından kavranamaz. Sonsuzluk düşüncesi, sözcüklerle ifade edilemez, hatta tanımlanamaz bile. Sanat ise insanlara bu olanağı bahşeder, sonsuzu denenebilir kılar. Sanatçının kendi sanatı uğruna verdiği mücadelenin vazgeçilmez koşulları, kendine inanmak, hizmet etmeye hazır olmak ve taviz vermemektir.
(Kitaptan)

Senin oyun: None

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

özün ifadesi

Yazıda geçen, görüntünün özünün sözle ifade edilebileceği fikrine katılmıyorum ben.Bir ağaç gördüğünüzde, gerçek yada resmedilmiş olsun, o ağacı, sizde ve tüm insanlarda kodlanmış ezberlenmiş bulunan, "ağaç" kavramına göre betimler ve tanımlar/tanırsınız.Sonrasında "yaprakları şu biçimde, bu kadar boyu olan, şu isimli bir ağaç görüyorum dersiniz.Ama ağacın özüne dair bir ifade değildir bu.Böyle bir sözel ifade oluşturamayacağımız gibi, ağacın özünü gerçek manada görmemiz de mümkün değildir.Tabii büyücü değilsek:)

Ancak

Ancak bu tanımlama da görüntüyü anlatmaya yetmez.

Buradaki ifade ağacın özü değil, görüntünün kişide ki anlamına vurgudur. Yani ağacın özünü kavrayamayız ama, benim size bir ağacı anlatmamla, sizin o ağacı görmeniz sonucu sizde oluşan anlam farkını belirtmek istemiş yazar.

Tam da bu noktada sanat

Tam da bu noktada sanat ortaya çıkar , ağacın biçiminin özü yansıttığı ancak bu özün çeşitli biçimlerde ifade edilebileceğinin anlaşılması ve ağaçın biçimi değiştikçe özününde değişebileceği düşüncesi... Tam bir büyücü düşüncesidir bu dünyanın oynaklığı değil ama algımızın sınırlarının sonsuzluğu. Zaten sanatında size ağaçı anlatmak gibi bir derdi yoktur. O ağaçı bildiğimizi sandığımız gerçeğinden yola çıkar. Ancak kendi bağnazlığımız ve çıkarcılığımız vs yüzünden her geçen gün daha az özgür ve sınırlanan bir dünyadır bu. Bazı yanları sınırlandıkça başka tarafları özgürleşen bir dünya , bu dünya da sanat ne yana düşer ? Düşünmek lazım ...Ama her toplumsal dönüşümün (ki ruhsal bile olsa ) ilk yaklaşımının onu yaratan sanatı dışlamak olması ve ona kendi amacını yüklemeye çalışması üzerinde bin kez düşünmek lazım.
Tezim şudur ki sanat üzerine yeni şeyler söylemeyen , söylenmişleri yinelemekten öte bir şey yapmayan, hiç bir yaklaşımın toplumsal karşılığı yoktur.Üstelik , günümüz toplumunda, toplumun sanattan başka hangi özgürlük alanı kaldı ki ? O bile her gün biraz daha kısıtlanmakta binlerce yöntemle.

"sanatçının işlevi,

"sanatçının işlevi, hayatın sunmadıklarını sunmaktır."
bir nahavo yerlisi

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş