aşk,sarmaşık demektir.

"Artık sevince birileri,aşk yaptım diyor,yahut yeni bir aşk arıyorum diyor,ben her bahar aşık olurum ve yaz aşklarım ünlüdür benim diyor..."der İskender Pala.
"doğumsuz,ölümsüz,artmaz,eksilmez bir güzellik" diyor Eflatun aşk için._artmaz_derken külliyen yanılıyor olabilir mi üstat? Artmazsa nasıl direnir zamana ve insanlığa?
Ahsenü'l-Kasas(Hikayelerin en güzeli) denmiş Yusuf suresine;aşkı anlattığı için bu sure. Mevlana,"Zeliha o hale gelmişti ki,çörekotundan öd ağacına kadar herşeyin adı yusuf'tu onun için"diyor peki şimdi msn'lerde hangi kişisel iletide aşkımızın adını görüyoruz,ya da hangi marka ayakkabı da sevgilinin simasından ve adından bir eser var ki?
Aşk yetenek ister:
Bende Mecnun'dan füzuun aşıklık isti'daadı var
Aşık_ı sadık benem,Mecnun'un ancak adı var
derken Fuzuli,aşkı bir yetenek olarak yorumlar ve kendisinde Mecnundan daha fazla aşıklık yeteneği olduğunu söyler,ama gel gör ki Mecnunun adı çıkmıştır bir kere...
............................
Böyle bitmez...

Senin oyun: None Ortalama: 4.5 (2 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

Aşk nedir?

Şıpsevdi diye bir sakız varya. O nun içinden çıkan tanımlar çok hoşuma giderdi benim. Aşk şudur, aşk budur diye. Şimbi başlığı okuyunca, o geldi aklıma. Aşk sarmAŞIK demektir. Güzel bir yazı olmuş.

bakın bizim okçu eros'a:))

Eros: Ölümsüz Tanrıların En Güzeli

Olympos’ta daha başka tanrılar da vardır, bunlar ikincil tanrılardır. En önemlileri Eros’tur. Hesiodos onu “ölümsüz tanrıların en güzeli” diye tanımlar. Yoksul, becerikli, kaygılı Eros insanlarla tanrılar arasında aracıdır. Kişiliği çevresinde daha çok edebiyat düzeyinde gittikçe artan bir ilgi oluşmuş, bu ilgi onu gittikçe daha ilgi çekici özelliklerle bezemiştir. Platon Symposion (Şölen) diyaloğunda onu tanrı katıyla insan katı arasında düşünülür dünyayla duyulur dünya arasında aracı diye belirleyerek, bilgi kuramına, ona bağlı olarak da estetik anlayışına önemli bir öge olarak katmıştır.

Symposion şair Agathon’un verdiği bir şölende yapılan tartışmaları içerir. Sözü en son Sokrates alır ve Mantinean rahibesi Diotime’nin vaktiyle kendisine söylemiş olduğu sözleri anımsar. Sokrates “Aşk bir tanrıdır” dermiş, buna karşılık Diotime Aşk’ın bir daimon olduğunu söylermiş. Daimon ölümlüyle ölümsüz arasında aracıdır ve Diotime’ye göre birçok daimon vardır, aşk da bir daimon’dur. Sokrates bu daimon’un hangi anababadan geldiğini sorar.

Diotime buna şöyle karşılık verir: Aphrodite’nin doğduğu gün tanrılar bir şölen vermişler. Çağrılılar arasında Poros (Çare) da varmış. Yemekten sonra dilenci giysileri içinde Penia (Yoksulluk) çıkagelmiş. Nektardan sarhoş olan Poros, Zeus’un bahçesine geçip orada sızıvermiş. Penia, Poros’tan bir çocuğu olsun istemiş, onun yanına uzanmış, böylece Aşk’a gebe kalmış. Aşk, demek ki, Çare ile Yoksulluk’un çocuğudur. Aşk yoksuldur, kabadır, pistir, çıplak ayakla dolaşır, şurada burada yatar, yeri yurdu yoktur, bu yanıyla anasının çocuğudur.

Güzelin ve iyinin peşindedir, yiğittir, serüvencidir, attığını vurur, durmadan oyun düşünür, bu yönüyle de babasının çocuğudur. Eros zamanla insanları oklarıyla yüreğinden vuran kanatlı ya da kanatsız bir çocuk olarak tanıtlanmıştır. Çağımızda ruh ayrıştırması açısından cinsel eğilimlerin ve cinsel eğilimlere bağlı isteklerin tümünü karşılar.

Cinsellik edebiyatında hatta ruhbilimde Eros insani aşkın yalnızca bir yüzünü açıklar. Pierre Burney Aşk adlı incelemesinde şöyle der: “İnsani aşkın iki kutbunu, genellikle birine Eros öbürüne Agape adını vererek birbiriyle karşılaştırırlar. Eros arzu aşkıdır, bağlayıcı ve bencildir. Oysa Agape iyiliğin adayıcı düzeyine kadar yükselebilen iyilikçi biçimler ortaya koyar. (…) Eros kaypaktır, çünkü derinden derine bencildir, ama aynı zamanda bizi kendimizden çıkmaya ve kendimizi aşmaya çağırır: ‘Amor trahit amantem extra se…’ (Aşk aşığı kendinden geçirir.)

aşkı aradığını

aşkı aradığını söylüyordu bir dostum. yanlış anlaşılmasın dilinden değil yüreğinden duyardım. ama bir gece vakti beyoğlu'nun yorgun sokaklarından geçerken dayanamadım ve sordum;

"aşık olmayı neden bu kadar çok istiyorsun sanki?"
"bunu istediğimi de nereden çıkardın şimdi" dedi bana.
ardından ekledi;
"aşk geçmiş zamanlarda kaldı. şimdi istediğim kızla çok da uzatmadan birlikte oluveriyorum. yok bir heyecanı bunun. elde etmesi güç bişeydi aşk ya da öyle bişey olmalıydı. pırıl pırıl bişeydi."
"yani hatun hemen kollarına atlamasa buna aşk mı diyeceksin sen? hani birazcık süründürse falan?"

yanıt vermedi. ne düşündüğünü bilmiyorum. sormadım ve o da söyleme gereği hissetmedi o an..

ama ben illa bir son cümle söyleyiverdim yine de;
"hem tanışır tanışmaz yatağa gitmenin yollarını arıyorsun hem de bunu ucuz bulup aşka yakıştırmıyorsun. peki o zaman bunu niye yapıyosun? kirli gördüğün bir oyunun içindeyken temiz diye nitelendirdiğin aşkın senin kollarına atılmasını beklemen de salaklık bence.."

ağır mıydı hafif miydi bilmiyorum.
hava hafif ürpertiyordu onu hatırlıyorum.
bir de uzun uzun sustuğumuzu..

Güzel bir yorum....

Sanırım artık arzular duygulardan ağır basıyor.Yada hep ağır basmıştı ama bunu bir şekilde saklamayı başarabiliyorduk.Oysa şimdi herşey pat diye yaşanıyor.Aşkın imkansız olmasımıdır onu cekici yapan.Aşık olunana varamamak ulaşamamak...Hani Haluk Levent!in şarkısı varya "en güzel aşk zor olandır "der.Bu şarkıyı her dinleyişimde düşünürüm gayri ihtiyari..gerçekten öylemidir !!Unutulmayan aşk zor olan değilmidir? Daha kolay aşık olabildiğimizden midir zor olanı aramamız?

Belkide aşkı ve tutkuyu birlikte yaşayamamaktır aşkın eksik yaşanmasına neden olan...Ya da Aşkı anlık zevklerimize teslim etmiş olmamız...

Herkes birşeyler yaşıyor adına da hemen aşk diyor.Budur belkide yanlış olan...

aslında benim

aslında benim eleştirdiğim nokta (aslında arkadaşımın o an görmesini istediğim nokta) hem kirli varsaydığı bir oyunda olmak ve bu oyuna da temiz varsaydığı duygular katılım göstermiyor diye umutsuzluk batağına saplanmaktı.
benim bakış açıma göre bizler hem iyi hem de kötüyüz. (bu arada iyi ve kötü ne demekse artık:)))
kimse mükemmel değil derler ya hani...
ben buna katılmıyorum.
aslında bu halimizle öylesine mükemmelizki.
muhteşem bir matematiğimiz var.
(bknz. golem'in evrimsel ahlak başlığı)
yanlış olan belki de sürekli bir "yanlışlık duygusuna" saplanmak olabilir mi?
anlık arzular niye nitelendirdiklerimiz bize daha minicikken öğretilmiş olan bir takım şeylerden kaynaklanıyor olabilir mi?
ben bunlara "iğreti öğreti" diyorum.
eğer iğreti olmasalardı her şey güllük gülistanlık olurdu zaten bi problem de olmazdı.

aman problem dedim diye korkmasın hiçbirimizin gözü.
çözümler uzakta değil.
çözüm sorunun içinde gizli...
gerçekten ne sorulduğunu anlayabilirsek, verileri kullanarak mutlaka çözüme ulaşırız.
bu noktada en önemli olan sanırım soruyu/sorunu doğru anlamak olacak.

sevgiler:)

Haklısınız...

"yanlış olan belki de sürekli bir "yanlışlık duygusuna" saplanmak olabilir mi?" haklısınız olabilir demiyeceğeim çünkü öyle:) Yanlış ama kime göre neye göre yanlış.Bana göre doğru size göre yanlış, Size göre doğru bana göre yanlış Ya da herikimize göre doğru yada yanlış...

Ve sanırım yok,sorunu yaratan yine bizleriz düşüncelerimizde, sorun dediğimiz şey aslında ne istediğimizi bilmemekten kaynaklanıyor olabilir mi???

Sevgi benden :)

Eğer kişi yaz aşkım

Eğer kişi yaz aşkım kış aşkım diye gururlanıp ve de bunu anlatıyorsa, o kişi kendini kandırıyor çünkü aşk, sevgi o kişinin bildiği gibi değildir ve kimsenin tekelinde de değildir!!! Aşkı sevgi yi şu şekilde de anlatılabilinir, hiç beklemediğimiz "bir anda "bir insanı görürürüz ve ona bir yakınlık hissederiz, sanki onu yıllar öncesinden tanıyormuşuz gibi, oysa ilk defa gördüğümüzdür o insan, ama beklenendir o, bunu bize yüreğimiz söyler, diğer bir ifade ile şuna da benzer, "aşk bir bebeğin anne karnına düşmesi gibidir istsenizde istemeseniz de atamassınız, atmanız için kendinizden vazgeçmeniz gerekir, bence yaz aşkım, kış aşkım, diye birşeyin doğru olduğuna inanmıyorum ve bunun da gururla anlatılacak birşey değildir, Asıl gururlanılacak duygu insanın hayatı boyunca aradığı insanı bulduğunu ve onu sevdiği için guru duyması gerekir inancındayım..

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş