Holografik Evren

Konumuz “varlık” olduğuna göre varlık ile yokluk arasındaki ilişkiye değinmemiz gerekir. Fransız kimyacı Lavoisier (1743-1794) “Hiçbir şey yoktan var olmaz, var olan hiçbir şey yok olmaz” demiştir. Bu ifade maddeler için değil de enerji için geçerlidir. Çünkü enerjinin yok olmadığını, sadece şekil değiştirdiğini biliyoruz. Tüm nesneler, insan dahil, enerjidir. Ancak, daha önce de sözünü ettiğim gibi (Bakınız:Özne Enerjisi başlıklı yazımda), öznenin hem var hem de yok olma durumu vardır. Hem-hem mantığının bulunduğu bu durum sadece biz insanlara ait bir özel durum mudur, yoksa tüm var olanlar için geçerli midir?

Bir yandan enerjinin yok olamayacağı diğer yandan hem var hem yok olabileceği durumu nasıl açıklanabilir? Yanıtı gene aynı sözünü ettiğim yazıda bulunuyor. Dedim ki: “Ne tam olarak varız ne de tam olarak yokuz”. Enerjimizi tam olarak devreye sokamadığımız için tam olarak var olamıyoruz. Bir görüşe göre beynimizin sadece % 10 kadarını kullanıyoruz. Yüzde doksan kadarı hala bizim kontrolümüz dışında. Bunun da başlıca nedeni şu anda yaşar olmayışımız. Ya geçmişin hayalleri veya geleceğin beklentileri içine dalarak enerjimizi odaklayamıyoruz. Tam olarak var olmak için enerjinin odaklanması gerekiyor. Ancak o zaman etkin olmak ve şeyleri değiştirmek mümkün.

Tam olarak yok olmayışımız sonucu hafıza (bellek) denen depo sayesinde bilginin bir andan diğerine aktarımını sağlıyoruz. Evet, bellek bir çeşit depodur. Fakat bildiğimiz türden nesnelerin üst üste veya yan yana yığıldığı bir depo değil. Bellekte enerji dalgalarının girişim motifleri depolanıyor. Açıklayayım.

İnsanın kendi iç elektriksel dalgaları var. Elektro-Encephalo-Gram (EEG) denen beyin dalgalarını ölçen alet bize açıkça bu dalgaların varlığını gösteriyor. Keza EKG de kalbin dalgalarını ölçen bir diğer alet. Bu doğal iç kaynaklı dalgalarla duyu organlarından gelen dış kaynaklı elektriksel-kimyasal dalgaların girişimi beyinde nöronların karmaşık bağlar kurup holografik olarak bellek dediğimiz bilgi deposunu oluşturmaktadırlar. Belleğin bir hologram olarak beyinde kayıt edildiğini iddia eden beyin cerrahı Karl Pribram 1969 yılında Holografik Model görüşünü ileri sürmüştür.

Holografik Modeli anlayabilmek için holografik kayıt sistemini anlamak gerekir. Hologram, monokromatik (tek renkten oluşmuş) ışık kullanarak yapılmış olan bir tür fotografa benzer. Ancak, ayrıntıya girildiğinde fotoğraftan da oldukça farklı olduğu görülür. Tek bir dalga boyu (renk) içeren ışık hüzmesi (demeti) ikiye bölünerek biri hologramı yapılacak olan cisme, diğeri ise doğrudan kayıt eden ortama (fotoğraf kağıdına) yöneltilir. Cisim üstünden yansıyıp kayıt ortamına ulaşan ışık demeti diğer (doğrudan gelen) demet ile girişime girer. Sonuçta bu iki ışık demetinin girişim çizgileri kayıt ortamında sabitleşir. Cisim kaldırıldıktan sonra, aynı tek renkli ışık demetlerinden biri kayıt ortamından yansıtılıp diğer hüzme ile havada girişime girdiğinde uzayda üç-boyutlu cismin görüntüsü belirir. Cismin üç-boyutlu görülmesinin nedeni bir mercek kullanılmamış olmasıdır. Fotoğraftan farklı olarak, cismin iki boyutlu tek bir görüntüsü yerine cismin çeşitli bölgelerinden yansıyan pek çok ışık dalgasının, yaygın bir şekilde, girişim çizgilerinin kaydı yapılmış olmaktadır.

Hologramın ilginç bir özelliği da kayıt ortamının ufak bir parçasında dahi cismin 3-boyutlu görüntüsünü yeniden oluşturacak bilgilerin tümünün depolanmış olduğudur. Şu halde beynin herhangi bir ufak parçası dahi belleğin tümünü barındırabilecek özelliklere sahiptir. Demek ki kayıt eden ortamın her bir noktasında tüm bilgi kodlanmış durumdadır ve bu ortamın en küçük parçası dahi bütün hakkında tüm bilgileri barındırmaktadır.

Holografik kayıt bize çok büyük ve çok karmaşık bir yapının dahi çok küçük bir bölgeye kodlanarak sığabileceğini göstermektedir. Bu durum sadece insanlara ait olan özel bir durum değildir. Tüm evren bir hologram olarak görülebilir. Bu durumda evrende de aynı hologramda olan özellikler bulunabilir. Yani, evrenin en küçük parçası tüm evren hakkında bilgi barındırmaktadır. Ben, şahsen, evrenin bir hologram olduğuna kesinlikle inanıyorum. Çünkü bu modelin özelliklerinden yararlanarak daha ileride evrenin bugünkü durumunu dahi açıklamanın mümkün olduğunu göstereceğim. Dolayısıyla inancımı tutarlı ve anlaşılır bir evren modeli ile destekleyeceğim.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş