5. Bölüm

sonsuz kullanıcısının resmi

Zırrrrrrr, zırrrrrrrnnnn. Daha uyuyalı üç saat bile olmamıştı. Rüyasında tenefüsün bittiğini bildiren zil sesi çalıyor, çalıyordu. Oysa Alev derse(!) girmeye pek istekli görünmüyordu.

Birden uyandı, çalanın teneffüs zili değil telefonun sesi olduğunun ayrımına vardığında birden korktu. Çünkü çalan normal ev telefonuydu ve çevresindeki herkes eğer cep telefonu kapalıysa onun uyuduğunu bilir ve rahatsız etmeme inceliğini gösterirdi. Dolayısıyla bu acil bir durum olmalıydı. Koşarak antredeki telefona atıldı ve zırıltı bitmeden yakaladı;
“Alooo” sesi cennet cehennem mağarasının derinliğinden gelircesine boğuktu. Karşıdan gelen erkek sesi ise son derece enerjik –uyanalı en az üç saat olmuş- bir sesti
“Alev hanım?”
“Buyrun, benim”
“Günaydın Alev Hanım, rahatsız etmedim umarım?”
“Aslında uyuyordum, saat çok erken sanırım, önemli bir şey mi var? Kiminle görüşüyorum?”
“Ah, affedersiniz, düşünemedim, saat dokuz. Evet haklısınız çok önemli ve acil bir durum söz konusu olan”
“Ne gibi?”
“Kendimi tanıtmadım affedersiniz, adım Rıfat, Rıfat Darıca”
“Eveet..” Sabırsızlanmaya başlamıştı artık ve sinir olmuştu.
“Tanıdık gelmedi mi?”
“Gelmeli miydi?”
“Selma’nın kocası”
“Hangi Selma?”
“Selma Darıca tabii”
“Beyfendi bu isimler benim için bir şey ifade etmiyor, uyumalıyım, eeee normal biri olmaya çalışıyorum ben. Bilmem bu sizin için bir anlam ifade ediyor mu? Sonra arasanız, dört beş saat sonra mesela?”
“Mümkün değil Alev Hanım, bu bir hayat memat meselesi, karım kayboldu ve buna açıklama getirebilecek tek kişi sizsiniz.” Şimdi sesi ağlamaklı bir tona bürünmüş olan adam ara vermeden devam etti “Lütfen bana yardım edin, hemen gelip sizi görmek istiyorum, kızım ve ben perişanız, vicdanınıza sesleniyorum, lütfen”
“Vicdanım mı? Henüz ben yokken ortada, vicdanım hiç olamaz herhalde... Öhhöö, yani pardon, uykusuzum ve akşamdan kalmayım, kusura bakmayın. Şimdi hatırladım, şu İzmit’deki olay olsa gerek?”
“Evet evet... Nasıl perişanız bilseniz, kızım ve ben...”
Uzun bir cümlenin geldiğini kavrayan kadın adamın sözünü kesti
“İyi ama, ben bu konuda hiç bir şey bilmiyorum ki. Sanki olayın çözümüymüşüm gibi girdiniz konuya. Yalnızca onu en son görenmişim! Güya yani, bunu da nereden biliyorlarsa... Bakın gerçekten bu konuda hiç bir fikrim yok ve şu anda uyumak istiyorum, isterseniz daha makul bir zamanda görüşebiliriz yine de.”
“Lütfen Alev hanım, altı yaşındaki kızım ve ben...”
“Tamam tamam, beni eeee, durun bakayım evet ikide arayın siz, o zamana kadar kendime gelirim biraz, oldu mu?”
Adam büyük bir tevekkülle boyun eğen kişi oldu birden ve atıldı
“Peki Alev Hanım, Allah razı olsun, çok teşekkür ederim, ikide arayacağım, kızım ve bennn...”
“İyi o zaman hoşçakalın”

Cevap beklemeden telefonu kapattı, zaten konuştuğu bütün süre boyunca gözlerini hiç açmamıştı, yalpalayarak koridoru geçti yatak odasına yürüdü, kendini yüzükoyun yatağın ortasına fırlattı. Gözüne gün ışığı girdiğinde uyuyamıyordu bir daha.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş