ON DOKUZUNCU BÖLÜM "Tzu-chang"

xenix kullanıcısının resmi

I - Tzu-chang dedi ki: "Bir bilgin tehlikeyi görünce, yaşamını vermeye hazırdır. Kazançla karşı karşıya geldiğinde, doğruluğu düşünür. Kendi yaşamını verirken, düşüncelerinde ciddidir. Yas sırasında düşünceleri üzüntülüdür. Böyle bir insan gerçekten beğencemizi kazanır."
II - Tzu-chang dedi ki: "Bir insan gerçekten erdemli olup da bunu geliştiremezse, içten olmayarak doğru olan ilkelere inanırsa, bu kimsenin var olması ya da olmaması ne fark eder?"
III - Tzu-hsia'nın öğrencileri, Tzu-chang'a, karşılıklı ilişkilerine ne olduğu konusunda sordular. Tzu-chang, "Tzu-hsia bu konu üzerinde ne diyor?" diye sordu. Öğrenciler, "Tzu-hsia: 'Sana yararlı olanlarla ilişki kur; sana yararlı olmayanlardan uzaklaş,' diyor," diye yanıt verdiler. Tzu-chang, "Bu benim öğrendiklerimden farklı. 'Büyük ve üstün insan' yetenekli ve erdemli olanları beğenir; herkese sabır gösterir. İyi olanları beğenir, yeteneksiz olanlara acır. Ben yetenekli ve erdemli miyim? Aranızda dayanamayacağım kişi kim olabilir? Ben yeteneksiz ve erdemsiz bir insan mıyım? İnsanlar beni kendilerinden uzaklaştırıyorlar. Uzaklaştırılan insanlarla ne yapabiliriz?" dedi.
IV - Tzu-hsia dedi ki: "Kolay konularda bile incelenmesi gereken bir şey vardır. Bu şeyi uzakta bırakırsak, bunu uygulamak tehlikeli olur. Bunun için 'büyük ve üstün insan uygulamaz.' "
V - Tzu-hsia dedi ki: "Gün geçtikçe, neyi bilmediğimizi anlarsa, aylar ilerledikçe neyi kazandığını unutmazsa, bu kimse için 'öğrenmeyi gerçekten seviyor' diyebiliriz."
VI - Tzu-hsia dedi ki: "Geniş bilgisi olmak, sağlam ve içten bir amacı olmak, ciddi olarak araştırma yapmak, derin derin düşünmek: İşte erdem bunların içindedir."
VII - Tzu-hsia dedi ki: "Zanaatçıların, işlerini yaptıkları dükkânları vardır. 'Büyük ve üstün insan' ilkelerine erişmek için bilgi edinir."
VIII - Tzu-hsia dedi ki: "Küçük insan, yanlışlarını örtmeye çalışır."
IX - Tzu-hsia dedi ki: "'Büyük ve üstün insan' üç değişiklik gösterir. Uzaktan bakılınca ciddi, yaklaşınca yumuşak görünür. Konuştuğunda sözleri inandırıcıdır."
X - Tzu-hsia dedi ki: "'Büyük ve üstün insan' güvenini kazandıktan sonra halkını çalıştırır. Onların güvenini kazanamazsa, halk onlara baskı yaptığını sanabilir. Prenslerinin güvenini kazanınca, herhangi biri ona karşı çıkabilir; ama güvenini kazanamazsa, o zaman prens onun kendisine karşı olduğunu düşünebilir."
XI - Tzu-hsia dedi ki: "Bir kimse, büyük erdem sınırını aşamazsa bile, küçük erdem yolunu geçebilir."
XII - Tzu-yu dedi ki: "Tzu-hsia'nın öğrencileri ve onun yandaşları, yerleri süpürmek, sorulara yanıt vermekte yeter derecede bilgilidirler. Bunlar yalnızca bilginin dallarıdır. Asıl olan şey konusunda bilgileri yok. Onlar, yeterince öğrendiklerini nasıl anlayacaklardır?"
- Tzu-hsia bunu duyunca dedi ki: "Ne yazık ki, Yen Yu yanlış düşünüyor. 'Büyük ve üstün insan'ın yolunda en önemli bulduğu şeyler nelerdir ve ikinci derecede önemli saydığı şeyler nelerdir? Sınıflara ayrılan bitkiler gibi, o da öğrencileriyle ayrı ayrı ilgilenir. 'Büyük ve üstün insan'ın yolu onlardan birini nasıl budala yapabilir? Bilginin başlangıcıyla tümünü birleştiren insan, "kutsal insan' değil midir?"
XIII - Tzu-hsia dedi ki: "Bir memur, görevini yaptıktan sonra, boş zamanlarını öğrenmeye vermelidir. Öğrenci, öğrenimini tamamladıktan sonra, bir memur olmaya çalışmalıdır."
XIV - Tzu-hsia dedi ki: "Yas süresinde üzüntü en yüksek aşamasına geldiğinde, artık buna son verilmelidir."
XV - Tzu-hsia dedi ki: "Arkadaşım Chang güç olan şeyleri yapar; ama yüksek erdem sahibi değildir."
XVI - Filozof Tsang dedi ki: "Chang'ın davranışları nasıl da aldatıcı! Onunla erdemi uygulayabilmek nasıl da güç!"
XVII - Filozof Tsang dedi ki: "Bunları Üstadımızdan duydum: 'İnsanlar, içlerinde olanı tümüyle açığa vurmazlar; ama ana ve babalarının yasında, bunu gösterirler.'"
XVIII - Filozof Tsang dedi ki: "Bunları Üstadımızdan duydum: 'Meng Chang-tzu'nun (128) ana babasına gösterdiği bağlılık, öteki insanların da yapabildiği bir şeydir; ama, babasının memurlarını değiştirmesi ve hükümet yönetiminde bir değişiklik yapmaması, gerçekten zor bir iştir.'"
XIX - Meng ailesinin başkanı, Yang Fu'yu ceza baş yargıcı atamıştı. (129) Tsang'la konuştuğunda, Tsang dedi ki: "Hükümdarlar, devlet işlerinde başarı gösteremediler, uzun zaman halk yanlış yolda yönetildi. Bunun gerçeğini öğrendiğiniz zaman üzüldünüz ve onlara acıdınız; ama içinizden hoşnut olmadınız ve sevinç duymadınız."
XX - Tzu-kung dedi ki: "Chaoların kötülüğü öyle büyük değildi. Bunun için, 'büyük ve üstün insan' dünyanın bütün kötülüklerinin birleştiği aşağı bir yerde yaşamaktan nefret eder."
XXI - Tzu-kung dedi ki, "'Büyük ve üstün insan'ın yanlışları, ay ve güneş tutulması gibidir. Onun da yanlışları vardır. Bütün insanlar bunları görürler. O değişir, bütün insanlar yine onu ararlar."
XXII - Weili Kung-sun Ch'ao, Tzu-kung'a sordu: "Chung-ni kimden ders alıyor?" (130)
- Tzu-kung yanıt verdi: "Wen ve Wu'nun (krallar) ilkeleri, henüz yere düşmedi. Bunlar hâlâ insanlar arasındadır. Yetenekli ve erdemli insanlar, bu büyük ilkeleri bilirler. Yeteneksiz ve erdemli olmayan insanlarsa, bu ilkelerin önemsiz olanlarını bilirler. Böylece, hepsi Wen ve Wu'nun ilkelerini bilirler. Üstadımız nereye giderse gitsin, bunları öğrenecek fırsat bulamaz mı? Ve onun bir öğretmene ne gereksinmesi var?"
XXIII - Shu-sun Wu-shu, sarayda büyük memurlariyle görüşürken dedi ki: "Tzu-kung, Chung-ni'den daha üstündür". (131)
- Tzu-fu Ching-po, bunu Tzu-kung'a söyledi. O da, "Bir evle duvarını karşılaştıralım. Benim duvarım ancak omzuma gelir. Herkes üzerinden bakabilir ve evdeki değerli şeyleri görebilir."
- "Üstadımın duvarıysa, birkaç kulaç yüksekliktedir. Bir kimse kapıyı bulup da içeri giremezse, ne atalar tapınağının güzelliğini, ne de iyi giyinmiş memurları görebilir."
- "Kapıyı bulanlar pek azdır. Sizin başkanınızın görüşü de böyle değil mi?"
XXIV - Shu-sun Wu-shu, Chung-ni için kötü sözler söyleyince, Tzu-kung dedi ki: "Böyle konuşmakta hiç yarar yok! Chung-ni için kötü söz söylenemez. İnsanların yetenek ve erdemi tepecikler gibidir, üzerinden aşılır. Chung-ni ay ve güneş gibidir; ona asla erişilmez. Bir kimse kendisini "kutsal insanlardan' ayırmak isterse, onun aya ve güneşe zararı dokunabilir mi? O yalnızca kendi yeteneğinin ne olduğunu bilmediğini göstermiş olur."
XXV - Ch'an Tzu-chin, Tzu-kung'a dedi ki: "Siz çok alçakgönüllüsünüz. Chung-ni'nin sizden üstün olduğu nasıl söylenebilir?"
- Tzu-kung dedi ki: "Bir sözle bir insan akıllı görülebilir. Bir sözle de budala olabilir. Söylediklerimize çok dikkat etmeliyiz."
- "Göğe merdivenle çıkılamayacağı gibi, Üstadımıza da erişilemez."
- "Üstadımız, bir ülkenin hükümdarı ya da bir ailenin başkanı durumundadır. Kutsal insanlar için kullanılan sözün bunu kanıtladığını göreceğiz: 'Önce halk arasında birlik yaratılırsa, bundan sonra, halk kendiliğinden kurtulur. Onlara önderlik ederse, halk da onu izler. Halkı gönence kavuşturursa, halk kendiliğinden ona gider. Halkı eyleme geçirirse, onlar sonradan erince kavuşurlar. O, yaşadıkça onuru artar. Ölünce, herkes derinden acı duyar.' Bu insana nasıl erişilebilir?"

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş