ON SEKİZİNCİ BÖLÜM "Wei Tzu"

xenix kullanıcısının resmi

I - Wei vikontu saraydan ayrıldı. Chi vikontu Chaolara tutsak oldu. Pi-kan bunu protesto etti ve sonra öldü. (122)
- Konfüçyüs dedi ki: "Yin sülalesi, bu üç erdemli insanı kazandı."
II - Liu-hsialı Hui, ceza başyargıcıydı. Üç kez görevinden atılmıştı. Birisi ona dedi ki, "Bu görevinizden ayrılmak zamanı daha gelmedi mi?" O yanıt verdi: "İnsanlara doğru bir yolda hizmet ederken, neden başka bir yere gideyim? Böyle üç kez görevimden atılma deneyimini edinebilir miydim? İnsanlara yanlış bir yolda hizmet etmek istesem, yurdumu bırakmak gereğini neden duyayım?"
III - Ch'i Dükü Ching, Konfüçyüs'e nasıl davranılacağı konusunda dedi ki: "Konfüsyüs'e, Chi ailesinin başkanına davrandığım gibi davranamam; ona, Chi ailesinin başkanıyla Nang ailesinin başkanına gösterilen davranış arası bir davranışta bulunmalıyım." Sonra ekledi: "Ben yaşlandım, onun ilkelerini uygulayamam." Konfüçyüs buradan ayrılıp gitti. (123)
IV - Ch'i halkı, Lu derebeyliğine kadın müzikçiler gönderdi. Chi Huan bunları kabul etti ve üç gün saray kapalı kaldı. Konfüçyüs burayı da bırakıp gitti. (124)
V - Ch'ulardan Chieh-yü adındaki bir deli, şarkı söyleyerek Konfüçyüs'ün yanından geçiyordu. Şöyle diyordu: "O Fâng! O Fâng! Nasıl oldu da erdemin bozuldu! Geçmişte olan şeyler için sitemde bulunmak yararsızdır; ama gelecekte bundan sakınılabilir. Boş işlerden vazgeç! Boş şeylerden vazgeç! Hükümet işlerinde görevli olanları tehlike bekliyor." (125)
- Konfüçyüs arabadan indi; onunla konuşmak istedi; ama Chieh-yü öyle hızlı gidiyordu ki, Konfüçyüs ona yetişip konuşamadı.
VI - Ch'ang-tsü ve Chieh-ni tarlada çalışıyorlardı. (126) Bu sırada Konfüçyüs oradan geçti ve Tzu-lu'yu geçit yerini sorması için gönderdi.
- Ch'ang-tsü, 'arabada koşumları kimin tuttuğu'nu, sordu. Tzu-lu yanıt verdi: "K'ung Ch'iu." "Lu'lu K'ung Chiu değil mi?" dedi. Tzu-lu, "Evet," dedi. Öteki, "Öyleyse o geçit bilir," dedi.
- Tzu-lu, bu kez Chieh-ni'ye sordu: "Siz kimsiniz bayım?" Tzu-lu, "Ben Chung Yu'yum," dedi. Öteki, "Siz Lulu K'ung Ch'iu'nun öğrencisi değil misiniz?" diye sordu. Tzu-lu, "Evet," yanıtını verdi. Bunun üzerine Chieh-ni dedi ki: "Kargaşalık kabaran seller gibi imparatorluğu sararsa, bunun önüne kim geçebilecek? Şunu bunu bırakıp gidenlerin arkasından gidersiniz; ama dünyayı bırakanları izlemek daha iyi değil mi?" Sonra, tohumları toprakla örtmeye başladı ve durmadan işini sürdürdü.
- Tzu-lu bunları Konfüçyüs'e anlattı. Konfüçyüs içini çekerek dedi ki: "Bizimle olduğu gibi, kuşlar ve başka hayvanlarla anlaşmanın olanağı yok ki. Ben bu insanlarla anlaşamazsam, başka kimlerle anlaşacağım. Doğru olan ilkeler imparatorluğa egemen olursa, bunları değiştirmenin ne yararı var?"
VII - Tzu-lu, Konfüçyüs'ün arkasında gidiyordu. Omzunda, bir sırığa bağlı ot dolu bir bambu sepet taşıyan yaşlı bir adama rasladı. Tzu-lu ona dedi ki: "Üstadımı gördünüz mü?" Yaşlı adam, "Senin dört organın toprağa alışık değil. Beş tür buğdayı da ayırt edemezsin. Senin Üstadın kim?" Bunun üzerine, sepetini yere bıraktı. Otları ayıklamaya başladı.
- Tzu-lu kollarını göğsüne kavuşturup önünde durdu.
- Yaşlı adam, Tzu-lu'yu geceyi evinde geçirmesi için alıkoydu. Tavuk kesti ve darı sundu; iki oğlunu da tanıttı.
- Ertesi gün Tzu-lu bunları Üstada anlattı. Üstat dedi ki: "O, dünyayı bırakan bir insan." Ve Tzu-lu'yu onunla yeniden görüşmesi için gönderdi. Tzu-lu oraya vardığında, yaşlı adam oradan ayrılmıştı.
- Tzu-lu ailesine dedi ki: "Bir memurlukta bulunmamak doğru bir davranış değildir. Genç ve yaşlılar arasında ilişki iyi bir yoldaysa, hükümdarla bakana karşı olan ödevinden nasıl kaçınabilir? Kendisini temize çıkarmak için, büyük ilişkinin bozulmasına yol açıyor. 'Büyük ve üstün insan' hükümette bir görev alınca, bunu doğru bir yolda yerine getirir. Doğru olan ilkelerin başarısızlığa uğradığı zamanı da bilir."
VIII - Dünyayı bırakıp yalnızlığa çekilenler Po-i, Shu-ch'i Yu-chung, İ-yi, Chuchang, Liu-hsialı Hui Shao-lien'dir.
- Üstat dedi ki: "Amaçlarından vazgeçemeyen ya da eksiklerini söyleyenler, sanırım ki, Po-i ve Shu-ch'i'dir."
- "Liu-hsialı Hui ve Shao'lien için, amaçlarından vazgeçmeyen ve kendilerindeki eksikleri söyleyenlerdir denebilir. Onların sözleri yumuşaktı; ama davranışları insanları kaygıya düşürecek yoldaydı. Bütün bunlar, onlarda görülebiliyordu."
- Yü-chung ve İ-yi'nin, yalnızlığa çekildiklerinde, istedikleri gibi konuştukları, ama saflıklarını korudukları ve sonra zamanın gereklerine göre davrandıkları söylenebilir."
- "Ben bunlardan tümüyle başkayım. Önceden belirlediğim bir yolum ya da önceden karşı gelmeyi tasarladığım bir düzenim yok."
IX - Büyük müzik üstadı Chıh, Ch'i'ye gitti.
- İkinci yemekte (127) orkestra şefi Kan, Ch'u'ya gitti. Üçüncü yemekte, orkestra şefi Liao, Ts'ai'ya gitti. Dördüncü yemekte, orkestra şefi Chüeh, Ch'in'e gitti.
- Davul üstadı Fang-shu, ırmağın kuzeyine çekildi.
- Küçük davul üstadı Wu, Han'a gitti.
- Müzik asistanı Yang ve müzik taşları üstadı Hsiang, bir adaya çekildi.
X - Chao Dükü, Lu'ya dedi ki: " 'Büyük ve üstün insan' akrabalarını savsaklamaz. Onları devlet hizmetinde görevlendirmediği için bakanlara sitemde bulunmaz. Büyük bir neden olmadan, eski aileleri görevinden uzaklaştırmaz. Hizmetinde olan kimselerde büyük yetenekler aramaz."
XI - Chao'nun sekiz memuru vardı; bunlar Po-ta, Po-kuo, Chung-tu, Chung-huo, Shu-ya, Shu-hsia, Chi-sui ve Chi-kua'dır.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş