ON BEŞİNCİ BÖLÜM "Weil Ling Kung"
I - Wei Dükü Ling, 'ordu işleri'ni sordu. Konfüçyüs şöyle yanıt verdi: "Kurban kapları konusunda çok şey duydum; ama, askerlik işleri konusunda bir şey bilmiyorum." Ertesi gün Dük buradan ayrıldı.
- Chan'dayken yiyecekleri bitmişti. Yanındakiler öyle hasta oldular ki, yerlerinden kalkamadılar.
- Tzu-lu, üzüntüyle dedi ki: " 'Büyük ve üstün insan'ın bunlara katlanması mı gerekir? Üstat yanıt verdi: "'Büyük ve üstün insan' gerçekten yokluğa katlanır. Küçük bir insansa, yokluk içinde olduğunda, daha çoğunu harcamak ister."
II - Üstat dedi ki: "Tzu, beni birçok şeyler öğrenen ve bunları unutmayan bir insan olarak düşünür müsün?"
- Tzu-kung yanıt verdi: "Evet, ama böyle değil mi?"
- Üstat, "Hayır, ben her şeyi içine alan bilgiyi arıyorum," dedi.
III - Üstat dedi ki: "Yu, erdemin ne olduğunu bilen insan pek az."
IV - Üstat dedi ki: "Shun, ülkesini, kişisel olarak çabalamadan yönetebildi mi? O ne yaptı? Hiçbir şey yapmadı; ama, ciddilikle ve ağırbaşlılıkla tahtında oturdu." (107)
V - Tzu-chang, "Bir insanın davranışı nasıl olmalıdır?" diye sordu.
- Üstat yanıt verdi: "Sözlerinde içten ve doğru, davranışlarında saygılı ve dikkatliyse, bu kimsenin davranışı kuzeyin ve güneyin yabanıl boyları arasında bile beğenilir. Sözlerinde içten ve doğru değil, davranışlarında saygılı ve dikkatli değilse, bu insan komşuları arasında beğenilir mi?"
- "Ayaktayken önündeki iki şeyi (araba) görürse, arabasındayken boyunduruğa bağlı olan şeyleri görürse, o zaman bu şeyleri kullanabilir."
- Tzu-chang bu sözleri kemerinin üstüne yazdı.
VI - Üstat dedi ki: "Tarihçi Yü, gerçekten dürüst bir insandı. Ülkede iyi bir hükümet iş başındayken, o bir ok gibiydi. Kötü bir hükümet hüküm sürdüğü sırada, o, yine bir ok gibiydi (kararlı ve doğru)."
- "Chü Po-yü gerçekten 'büyük ve üstün bir insan'dır! İyi bir hükümet iş başındayken, o hep dairesinde bulunurdu. Kötü bir hükümet iş başındayken kendini uzakta tutardı."
VII - Üstat dedi ki: "Konuşulacak bir insan olduğunda, onunla konuşamamak, onu yitirmek demektir. Konuşulamayacak bir insanla konuşmaksa sözlerin boşuna harcanması demektir. Akıllı olan, ne o insanı yitirir, ne de sözleri boşuna harcar."
VIII - Üstat dedi ki: "İstençli bilginler ve erdemli insanlar, erdemlerine zarar verecek bir yaşama yolunu aramazlar; dahası, erdemlerini yetkinleştirmek için yaşamlarını bile verirler."
IX - Tzu-kung, 'Erdemli olmak için ne yapılması gerektiğini' sordu. Üstat dedi ki: "İyi iş yapmak isteyen bir işçi, önce araçlarını bilemeli. Bir ülke de, büyük memurlar arasından en değerlilerini seçmeli. Bilginler arasından en erdemlisiyle arkadaşlık etmeli."
X - Yen Yüan, 'Bir ülkenin nasıl yönetilmesi gerektiğini' sordu.
- Üstat dedi ki: "Hsia sülalesinin yolundan git."
- "Yin sülalesinin devlet arabasına bin."
- "Chou hanedanının tören şapkasını giy."
- "Shao'nun (Shun'un) danslı müziğini çal."
- "Chan'ın müzik ve şarkılarını bırak, iki yüzlü insanlardan uzaklaş. Changların şarkıları yasalara aykırıdır. İki yüzlü insanlar tehlikelidir."
XI - Üstat dedi ki: "Bir insan uzağı düşünmezse, yakın bir zamanda kesinlikle üzüntüyle karşılaşacaktır."
XII - Üstat dedi ki: "Her şey bitti! Güzelliği sevdiği kadar, erdemi de seven bir insan görmedim."
XIII - Üstat dedi ki: "Tsang Wen, konum ve görev çalan bir insan gibi davranmadı mı? O, Liuhsialı Hui'nin yeteneklerini biliyordu; ama, ona sarayda bir görev vermedi."
XIV - Üstat dedi ki: "Kendisinden çok, başkalarından az isteyen bir insan kendini kötülüklerden uzak tutar."
XV - Üstat dedi ki: "Bir insan, 'bu konuda ne düşünebilirim? Bunun için ne düşünebilirim?' diye bir düşünce ileri süremezse, benim de onun için bir diyeceğim olmaz."
XVI - Üstat dedi ki: "Bir küme insan bir arada olup da bütün gün doğruluk konusunda bir tek sözcük söylemez ve sıradan bir konuda öneriler ileri süremezlerse, onların durumu gerçekten kötüdür."
XVII - Üstat dedi ki: "Büyük ve üstün insan, yeteneksizliğinden üzüntü duyar; insanların onu tanımamasından kaygı duymaz."
XVIII - Üstat dedi ki: "Büyük ve üstün insan, her şeyde doğruluğun asıl olmasını ve bunun tören kurallarıyla bağdaşmasını düşünür. Bunu insanlığa uygun olarak yerine getirir, içtenlikle tamamlar. O, gerçekten 'büyük ve üstün insan'dır."
XIX - Üstat dedi ki: " 'büyük ve üstün insan' ölümünden sonra adının unutulacağından dolayı kaygı duymaz."
XX - Üstat dedi ki: " 'büyük ve üstün insan' kendi kendisini bulmaya çalışır. Düşük insansa başkalarını aramaya çabalar."
XXI - Üstat dedi ki: " 'büyük ve üstün insan', gururludur; ama kavga etmez. O, bir toplum adamıdır, partizan değil."
XXII - Üstat dedi ki: " 'büyük ve üstün insan', bir kimseyi sözlerinden dolayı yükseltmez, ne de o insan için güzel sözlerden vazgeçer."
XXIII - Tzu-kung dedi ki: "Bir kimsenin bütün yaşamına kılavuz olabilecek bir şey var mıdır?" Üstat yanıt verdi: "Karşılıklı davranış sözcüğü kullanılamaz mı? Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkalarına yapma!"
XXIV - Üstat dedi ki: "İlişkide bulunduğum insanların hangisinin iyi, hangisinin kötü olduğunu nasıl bileyim? Bir kimseyi yeterinden çok beğenmişsem, bu onu yeterinden çok incelemiş olmamdan ileri gemiştir."
- "Bu gibi insanlar, üç hanedanın izlediği doğru yola göre davramışlardır."
XXV - Üstat dedi ki: "Gençliğimde, tarihçiler de metinlerde açık bir yer bırakırdı. Atı olan bir kimse, atını binmesi için başkasına verirdi. Ne yazık ki şimdi böyle şeyler olmuyor!"
XXVI - Üstat dedi ki: "İki yüzlü konuşmalar, erdemi sarsar. Küçük şeylere karşı sabırsız olmak, büyük tasarıları bozar."
XXVII - Üstat dedi ki: "Halk bir kimseden nefret ettiğinde, bunu incelemek gerekir. Halk bir kimseyi seviyorsa, yine bunu incelemek gerekir."
XXVIII - Üstat dedi ki: "Bir kimse izlediği ilkeleri geliştirebilir. Bu ilkeler insanı geliştirmez."
XXIX - Üstat dedi ki: "Bir insan, yanlışları olup da bunları düzeltmezse, bunları benimsemiş demektir."
XXX - Üstat dedi ki: "Bütün gün yemek yemedim, bütün gece uyumadım, düşündüm; hiç yararı olmadı. En iyi şey öğrenmektir."
XXXI - Üstat dedi ki: "'Büyük ve üstün insan'ın hedefi gerçekliktir. Yemek onun hedefi olamaz. Kıtlık olduğu zaman bile çift sürülebilir; böylece, bilgiyle kazanç elde edilebilir. Üstün insan gerçeği elde edemeyeceğinden kaygılanır, ama yoksul kalacağından kaygı duymaz."
XXXII - Üstat dedi ki: "Bir insanın bilgisi yeterse, ama onu tutacak erdemi yoksa, neyi kazanırsa kazansın, sonunda her şeyi yitirir."
- "Bilgisi olup da bunu sıkı tutacak erdemi varsa, ama ülkesini iyi yönetemiyorsa, halk ona yine saygı göstermez."
- "Bilgisi olup da bunu sıkı tutacak erdemi de varsa ve ülkesini iyi yönetiyorsa, ama halkın tören kurallarına karşı gelmesine neden oluyorsa, o insan yine yetkinliğe erişemez."
XXXIII - Üstat dedi ki: " 'Erdemli bir insan', 'üstün bir insan', sıradan konularda tanınmamış olabilir; ama büyük bir ilgi görebilir. Küçük insanlar, büyük bir ilgi görmeyebilenler; küçük olaylarda tanınabilirler.
XXXIV - Üstat dedi ki: "Erdem, bir insan için su ve ateşten de önemlidir. Ben ateş ve su içinde ölen insanlar gördüm; ama erdem içinde ölenleri görmedim."
XXXV - Üstat dedi ki: "İnsanlar erdemi kendilerine göre düşünürlerse, bunu kendi öğretmenlerine bile veremezler."
XXXVI - Üstat dedi ki: "Büyük ve üstün insan, metin ve tam anlamıyla metindir."
XXXVII - Üstat dedi ki: "Bir bakan, prensine hizmet edersen, önce görevini yerine getirir; aylığını sonra düşünür."
XXXVIII - Üstat dedi ki: "Öğretimde sınıf farkı olmamalıdır."
XXXIX - Üstat dedi ki: "Yolları ayrı olan insanlar birbirlerine yardım edemezler."
XL - Üstat dedi ki: "Konuşmalarda anlam aranır."
XLI - Müzik Üstadı Mien, Konfüçyüs'e uğramıştı. (108) Merdivene geldiklerinde, Üstat ona, "İşte merdiven," dedi. Konukların oturduğu hasıra gelince, "İşte hasır," dedi. Oturduklarında da, "O burada, o şurada," dedi.
- Müzik Üstadı Mien gidince Tzu-chang dedi ki: "Bu gibi şeyleri müzik üstadına anlatmakta yarar var mıdır?"
- Üstat dedi ki: "Körlere yol gösteren bir kimse için, kuşkusuz bunlar kuraldır."
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 971 defa okundu

Sibel Atasoy

Yeni yorum gönder