Hawking: Tanrı’ya gerek yok!
Evrenin yaratılmasının kıvılcımı için Tanrı’ya ihtiyaç olmadığını, Büyük Patlama’nın (Big Bang) fizik kanunlarının kaçınılmaz bir sonucu olduğunu söyleyen İngiltere’nin en tanınmış bilim insanı Hawking, “Nasıl ki Darwinizm biyolojideki yaratıcı ihtiyacını sona erdirdi, yeni fizik teorileri de evrenin oluşumu konusunda yaratıcının rolünü gereksiz kılmıştır” dedi

Yaşayan en önemli fizikçilerden Stephen Hawking, evrenin neden varolduğunu açıklamak için hiçbir ilahi açıklamaya ihtiyaç duyulmadığını belirtti. The Times’ın Eureka dergisinde son kitabı Büyük Tasarım’dan (The Grand Design) alıntılanan kısmında Hawking; “Kütle çekim diye bir kanun olduğu için, evren kendini hiçbir şeyden yaratabilir ve yaratmıştır da. Hiçbir şeyin olmamasındansa bir şeylerin olmasının, evrenin ve bizim varolmamızın nedeni bu kendiliğinden oluştur” diyor ve ekliyor “Kıvılcımın çakılması ve evrenin işlemeye hazır olması için Tanrı’ya başvurmaya gerek yok.”
Daha önceki kitaplarında yaptığı Tanrı göndermeleri nedeniyle sık sık başta evrim kuramı karşıtı yaradılışçılar olmak üzere dinci kesim tarafından alıntılanan Hawking geçtiğimiz Temmuz ayında Kanal 4’e yaptığı açıklamalarda “kişisel” bir Tanrı’nın varlığına inanmadığını söylemişti. “Asıl soru; evrenin başlayış şeklinin, bizim anlayamadığımız sebeplerden ötürü Tanrı tarafından seçilen mi yoksa bilimsel yasaların gerektirdiği bir yol mu olduğu. Ben cevabın ikincisi olduğuna inanıyorum. Eğer isterseniz bilimin yasalarına 'Tanrı' diyebilirsiniz ancak bu kişisel olarak tanışabileceğiniz, sorular sorabileceğiniz ve dua edebileceğiniz, olaylara müdahale eden kişisel bir Tanrı olmayacaktır.”
Einstein ne diyordu?
Tanrısal göndermeleri nedeniyle sıkça dindar kesimlerce örnek gösterilen ve alıntılanan bir diğer bilim insanı olan Einstein da Hawking gibi kişisel bir Tanrı’ya inanmıyordu. Albert Einstein 17 Aralık 1952’de Beatrice Frohlich’e yazdığı mektupta “kişisel bir tanrı fikri bana garip, hatta safça geliyor” diye belirtmiş, 1953’te yine kendi el yazısıyla aldığı bir notta, “doğaya asla amaç veya hedef, veya antropomorfik olarak anlaşılabilecek herhangi bir özellik atfetmedim. Benim doğada gördüğüm şey, bizim ancak noksan bir şekilde kavrayabildiğimiz ve düşünen her insanı tevazuya sevk etmesi gereken muazzam bir yapıdır. Bu, mistisizmle hiç alakası olmayan gerçek manada bir iman duygusudur” demiştir.
Einstein, 1954 yılı Mart ayında yazdığı mektupta ise açıkça şu paragrafa yer vermişti:
“Dini kabullerim hakkında okuduklarınız elbette bir yalandan ibaret, sistematik olarak tekrar ettirilen bir yalan bu. Kişisel bir tanrıya inanmıyorum ve bunu asla saklamadım, hatta açıkça dile getirdim. İçimde dini olarak adlandırılabilecek bir şey varsa bu, bilimin açıklayabildiği haliyle evrenin yapısına karşı duyduğum sınırsız hayranlıktır.”

Big Bang ve kozmolojik argüman
Stephen Hawking’in çalışmalarının ve söylemlerinin dinci kesim tarafından sürekli alıntılanmasının arkasında “kozmolojik argüman” ya da “ilk neden argümanı” olarak bilinen bir argüman yatmaktadır. Nedensellik ilkesinden çıkan bu argümana göre başlangıcı olan her olayın bir nedeni vardır. (Big Bang’i evrenin başlangıcını açıklayan teori olarak kabul edersek) Evrenin oluşumu Big Bang ile başladığına göre Big Bang’in de bir nedeni, tüm bunların başlatıcısı bir neden, dindarların yorumuyla “Tanrı” vardır. Bu mantığa göre bir olayın kendi kendine başladığını söylemek bir çelişkidir. Ancak bu argüman, mevzubahis ilk nedenin (Tanrı’nın) varlığına neyin neden olduğu sorusunu cevaplamaz ya da neden bu ilk hareketin bir nedene ihtiyacı olmadığına dair bir açıklama getirmez. Dolayısıyla evrenin kendiliğinden oluşmuş olamayacağı tezi savunulurken aynı mantık silsilesi içerisinde başka bir varlığın kendiliğinden varolmasından bahsedilir ve bu varlığın neden kural dışı olması gerektiğine dair mantıksal bir açıklama getirilmez.
Açıklama yaparken kaçınılmaz olarak nedenselliğe başvurulmasının nedeni, gözlemlediğimiz olguların fiziksel bir nedene (Newton fiziğine) bağlı olarak gerçekleşmesidir. Ancak evrenin oluşumunu açıklarken kullanılan kuantum fiziğinin yasaları bu basit nedenselliğe gerek duymamaktadır. Dolayısıyla Stephen Hawking’in kuantum fiziği ile yaptığı gibi, evrenin oluşumu bir Tanrı’ya ihtiyaç duymadan açıklanabilirken, "Tanrı" argümanın kendi nedensiz varlığının açıklanamaz oluşu bu argümanı geçersiz kılmaktadır.
sol.org
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 5954 defa okundu

Sibel Atasoy

"Nedensellik"
"Nedensellik" düşüncesinin olayları tanımlamak için yapılan soyutlamalardan örneğin harflerden, sayılardan biri gibi olduğunu düşünmeye başladım. xenix bir yerde "neden ve sonuç diye bir şey yoktur" gibi bir tümce sarfetmişti. Beynimizi kendi yarattığımız "bukağılardan" kurtardığımız ya da geçici olarak onları bir kenara bırakarak düşündüğümüz zamanlarda daha özgürce algılamalara ve anlamlara ulaşabiliyoruz gibime geliyor...
" Ancak evrenin oluşumunu
Sevgili Toro bunun anlamının ne olduğunu tam olarak biliniyor mu? Yani mikrokozmozda nedenlere ihtiyaç yok mudur gerçekten ?
Aslında Einsteinin
Aslında Einsteinin ölürken gözü arkada kaldı.Bunun sebebi, Newton fiziği(klasik fizik kanunları) ile kuantum mekaniğini birleştiren yani her iki alem(makrokozmoz ve mikrokozmoz) için tek bir teori üretememiş olmasıydı. Normalde klasik fizik yasaları makrokozmozda doğru sonuçlar verir fakat örneğin kütlenin enerjisi gibi mikrokozmostaki bir hesap anlamsız sonuçlar verir. Aynı şekilde kuantum mekaniğindeki formülleri kullanarak bir otomobilin kinetik enerjisini ölçmeye kalkarsanız yina saçma sapan bir değer çıkacaktır.
Eee n'olmuş gözü arkada
Eee n'olmuş gözü arkada kaldıysa ?
Ya sen kirman! sanki fiziksel bir bağıntı bulmuş gibisin... Aaa! buldun mu? Neyi buldun tanrıyı mı ? Evet büyük başarı artık senin gözün arkada kalmaz.
Hiçbirşey olup birşey olmak bu olsa gerek...
Pırtıklanmak bu alsa gerek
Pırtıklanmakta bu alsa gerek :))
evet biliyorum kirman
evet biliyorum kirman mikroölçekte KAOS hakimdir.
bahsettiğin bağdaşmazlık durumundan neden bahsettin onu biraz daha açıklayabilir misin.
mikro ölçek mi makro
mikro ölçek mi makro ölçeğe uyum sağlar ,yoksa makro ölçek mikro ölçeğe uyar ?
daha doğrusu asıl yasa kuantum belirsizliği mi ?
şu kuantumdan bu kadar
şu kuantumdan bu kadar kolay söz edilmesini anlıyor değilim, bir ara kuantum taklası gibi bir başlıkta bunun uyarısı açık seçik bir biçimde yapılmıştı.
Bilimadamları, düşünürler, büyük filozoflar geldikleri yerin bilincinde aşılması gereken hedef olarak tanrıyı koyarlar, bu koyuş biçimi geldikleri yerin çıtası ile ilişkilidir; tanrının zar atarkenki düşüncesi ile ilgilenirler, bilimin geldiği yer ile mutlak iradenin çözümünü birleştirme edimi ile bilimin peygamberliğini insanüstü çabalarına ödül olarak görürler. Ne ki Hawking'in geldiği yerde tanrıya gerek olmadığını savlaması bilimin tanrının ve tanrısalın gölgesinden çıkmasının engingönüllü bir ifadesidir.
bu çok kişiye garip gelecektir, neden mi, sözünü ettiğim çıtanın ne olduğunu neyi ifade ettiğini bile bilmemelerindendir; dünya başlarına yıkılır, gibi olacaktır...
teşekkür ederim Hawking.
Kuantum dünyası
Kuantum dünyası rastgeleliklerle çalkalanır. Ama makroya doğru çıkıldıkça bu çalkantıların ortalamaları alındığından bir düzen varmış gibi görünmeye başlar.
Bilboard reklamlarında yakında baktığınızda çeşitli rastgele renklerde bir sürü noktacık görürsünüz anlamsız, fakat resimden uzaklaştıkça resmin daha az renkli, düzenli (size göre anlamlı) bir halini görürsünüz (veya gördüğünüz görüntüye anlam verirsiniz, düzen atfedersiniz).
En üstteki kuantum dünyası, aşağı doğru gittikçe makro dünyaya doğru gidiliyor. (Denizin çok yakınından bakmakla, yukarıdan uçaktan bakılan görüntüsü gibi düşünülebilir. Denize ne kadar yakın bakarsanız o kadar çalkantılı (kaos), ne kadar uzak bakarsanız da o kadar duru (düzenli) görürsünüz)
xenix
ne kadar yakından
ne kadar yakından bakılırsa o kadar ayrıntıda mikroya sınırlanmış devinimdeki- biçimdeki sadeliği görürüz, ne ki bunu tanımlayamayız... ne kadar uzaktan bakarsak makroda yinelenen bildik tanıdık görüntülerin yanılgılı biçimlerini görürüz; tanımlı ve gerçek değildirler.
Bu iki fark algıların sınırlandığı 2 ayrı çizgiyi- derinliği olan çizgiyi temsil eder ve devinimin her türü bu ikisi arasında derinliğini yarata yarata ilerler.
1. bakan kim
3. nereden bakıyor
4. neye bakıyor
2. nasıl bakıyor
0. neyle bakıyor
6. ne görüyor
9. nasıl yorumluyor
8. ne yorumluyor
7. neyle yorumluyor
...
...
yatık sekiz. ne değişiyor?
Tabi şunu sormak da yerinde
Tabi şunu sormak da yerinde olur diye düşünüyorum; farz edelim ki Hawkings böyle demedi de " tanrı'ya gerek var" dedi. Hatta bunu bazı kozmolojik değerlerin klavuzluğunda öne sürdü, örneğin evrenimizin sahip olduğu kütle yoğunluğunun sıfır enerji konumundan oluşacak bir evrenle aynı değerde olmadığını ve bu durumun büyük patlama anında enerjinin korunumu ilkesinin ihlalilini, kısacası tanrısal bir müdahaleyi gerekli kıldığını söyledi. (bi yerlerde böyle bir şeyler okumuştum sanırım, daha doğrusu böyle bir müdahaleye gerek olmadığını.)
Ama farzedlim ki Hawkings böyle demiş ve kitabının adını da "tanrıya gerek var" koymuş olsun.. Sizce böyle bir tespite rağmen halihazırda herhangi bir kitaplı dinin tanrısıyla anlaşabilir miydi acaba?
Kaptan Kusto'ya dedirttiler
Kaptan Kusto'ya dedirttiler zaten öyle bir şey. "Biz iki deryayı bile biribirine karıştırmadık" diye bir kuran mealine dayanarak, hangi okyanusta şimdi anımsamıyorum, tuzlu su ile tatlı suyun birbirine karışmadığını gören Kusto müslüman olmaya karar verir... Bunu duyanlar apışıklar da dört elle dine sarılmaya devam eder... (Gerçi Kaptan Kusto bilim adamı mıdır, bunu da bilmek gerek...)
Arkadaşın biri geçenlerde yazmıştı forumun birinde; -dini bilimle desteklemeye çalışan bilim adamlarından(!) oluşan uzmanları var/ gibi bir şey...
Yönetim erkleri yönetme sanatında(!) etkin bir yol olan dini güçlü kılacak yolları sürekli aramaktadırlar... Yarın bir gün bilim alanında otorite olan birisinin böylesi bir açıklaması mümkün olabilir. Ancak bu onun o ana kadar kazandığı kariyer ve sempati üzerinden dinin bir müddet daha pazarlanması anlamından öte gidemez. Daha söylerken beraber çürümeye başlayan böylesi savlar, felsefe ve bilim karşısında doğuştan çürüktür... Bilim adamlarının bilime ihanetidir bu... İhanetin tarihi ve gerekçeleri ise yeni değildir...
Sanmıyorum
Einstein'in benzer bir durumu var. Genellikle onların tanrı anlayışları, panteist bir tanrı oluyor. Ve insanlara haber göndermek, karışmak, işlerine burunlarını sokmak, onları birbirine düşürmekle falan uğraşmayan tanrı modelleri oluyor.
Sayın Aktaş, bu Kaptan Kusto olayı bizim sahte hikayelerde var. İşte linki.
http://www.sonsuz.us/node/1424
xenix
Linki okudum. Okurken tam;
Linki okudum. Okurken tam; "Kurandaki bu söz neye istinaden söylenmiş acaba?" diye soracaktım ki, xenix'in buna parmak bastığını ve kurandan 600 yıl öncede iki denizin sularının farklı olduğunun belirlenmiş olduğu bilgisine rastladım.
oikOs da güzel bir "şamar" ile bitirmiş tartışmayı.
Demekki Kusto hikayesi de bir aldatmacadan ve kar'iyer üzerinden din pazarlamasından ibaretmiş...
neil armstrongun ayda ezan
neil armstrongun ayda ezan sesini duyduğuna dair tartışma linki, var mı?
deliriyoruz yahu elin gavuru (!) bizi anlasın, bizi kanıtlasın diye, eh, batılılar ne yaparsa iyisini yapıyor ya...
Bence burdaki kilit cümle
Bence burdaki kilit cümle "kütle çekim olduğu sürece.."
Bilgisev hocamız uzun süredir yazmıyor sitede, açıkcası ben bu cümlenin (kütle çekim olduğu sürece) onun ilgisini fazlasıyla çekeceğini düşünmüştüm.
"...Bilim adamları cehalet
"...Bilim adamları cehalet dağını aştılar, en yüksek tepeye tırmandılar,
ancak
en üstteki kayaya çıkınca
orada
binlerce yıldır oturan ilahiyatçılarla karşılaştılar. (NASA fizikcisi robert jastrow)
slm.
"................O zaman
"................O zaman hepimiz, evrenin neden var olduğuna dair bir tartışmaya katılabiliriz. Bu soruya yanıt bulmamız insanın en büyük başarısı olur. Çünkü o zaman Tanrı'nın ne düşündüğünü anlamış oluruz."
Herşeyin Teorisi-Stephen HAWKING
hawking'in bahsettiği
hawking'in bahsettiği tanrı, kitaplı dinlerde anlatıldığı gibi yaratan, emirler veren ve yargılayan kişisel bir tanrı değil.
O halde şöyle bir ayrım
O halde şöyle bir ayrım yapmamız gerekiyor.
Kitaplardaki Tanrı bizi yaratandır.
Hawkingin Tanrısı(Neyse artık) bizim yarattığımız Tanrı modelidir.
Matematikçi John Lennox:
Matematikçi John Lennox: ''Hawking Yanılıyor!''
Prof. John Lennox
Stephen Hawking'in fiziksel olduğu kadar entelektüel olarak da cesur olduğu yadsınamaz. Meşhur fizikçi, son kitabında küstahça, evrenin ilahi yaratılışını görmezden geliyor.
Hawking'e göre fizik yasaları Allah'ın istekleri olmayıp, Dünya üzerindeki hayatın nasıl oluştuğunun gerçek birer açıklamasıdır. Big Bang'in fizik yasalarının kaçınılmaz bir sonucu olarak meydana geldiğini iddia ediyor ve ekliyor:
''Çünkü yer çekimi gibi bir yasa var, evren kendini bir hiçlikten yaratmıştır ve bunu tekrar yapacaktır.''
Maalesef Hawking'in iddiası, tartışma yaratan ve çığır açan bir etki olarak görülse de yeni değil.
Yıllardır diğer bilim adamları benzer iddialarda bulunurlar. Etrafımızdaki dünyanın müthiş ve sofistike yaratılışının sadece fizik yasaları ve yer çekimi ile açıklanabileceğini iddia ettiler. Bu basit bir yaklaşım olmasına rağmen, seküler çağda şüpheci halk arasında yankı bulmuş görünüyor.
Bir bilim adamı ve Hıristiyan olarak şunu söylemeliyim ki; Hawking yanlış yönlendiriyor. Bize aralarında bir çatışma varmış gibi, Allah ile fizik yasaları arasında bir seçim yapmamız gerektiğini söylüyor.
Fakat Hawking'in iddiasının aksine, fizik yasaları hiçbir zaman evreni tam olarak açıklayamaz. Yasalar kendileri bir şey yaratamazlar, onlar, sabit şartlar altında neler gerçekleştiğinin kısmen tanımıdır.
Hawking, yasa ile Yaratan ve Yöneteni karıştırmış gibi görünüyor. Bizim, Allah ile fizik arasında seçim yapmamızı istemesi, jet motorunu açıklamak için havacılık mühendisi Sir Frank Whittle ile fizik yasaları arasında seçim yapmamızı istemesine benziyor.
Bu kategori karışıklığıdır. Fizik yasaları, jet motorunun nasıl çalıştığını açıklayabilir fakat birisi, onu inşa etmeli, yakıt koymalı ve çalıştırmalıdır. Jet, fizik yasaları olmadan kendi başına yaratılmamıştır. Fakat onu yapan, yöneten olarak geliştirmek ve oluşturmak için zeki bir Whittle'a ihtiyaç vardır. Benzer şekilde fizik yasaları, kendi başına evreni yaratamaz. Bir yöneticinin dâhil olması gerekir.
Basit bir analoji kullanırsak, Isaac Newton'un hareket kanunu hiçbir zaman kendi başına bir bilardo topunu, yeşil masa üzerinde hareket ettiremez. Bu ancak ıstaka kullanan bir kişi tarafından kollarının hareketi sonucu gerçekleştirilebilir.
Hawking'in argüman olarak ''yer çekimi, evrenin yaratılmasını kaçınılmaz kılar'' demesi, bana daha da mantıksız görünüyor. Peki, yer çekimi ilk defa nasıl meydana geldi? Onu oraya kim koydu? Ve onun ortaya çıkışının arkasındaki yaratıcı güç neydi?
Benzer şekilde Hawking, kendiliğinden yaratım teorisine destek olarak, evrenin oluşması için bir fitilin ateşlenmesinin yeterli olduğu argümanı ileri sürüyor. Soru şu: bu fitil nereden geldi? Allah değilse onu kim yaktı?
Hawkin'in teorisinin arkasındaki mantık, ''bilim ile din arasında derin bir çelişki var'' fikrinde yatıyor. Benim bildiğim bir ayırım yok. Bana göre, inançlı bir Hıristiyan olarak, akıl ve ilahi yaratma gücünü barındıran bilimsel yasaların güzelliği, sadece benim inancımı güçlendirir. Yaratmasındaki genişlik, sofitike ve tamlıktan dolayı, bilimi ne kadar anladıkça, Allah'a daha çok inanıyorum.
Bunların dışında Hawking, diğer birçok din eleştirileri gibi, bizim rastgele moleküllerin birleşmesiyle ve düşünülmeyen bir projenin ürünleri olarak oluştuğumuza inanmamızı istiyor. Eğer bu doğruysa, bilim konusunda çalışmamız gereken birçok mantığın altını oymaktadır. Eğer beyin, gerçekten rastgele bir prosesin sonucuysa, öyleyse onun bize doğruyu söyleme kapasitesine inanmamız için bir neden kalmıyor.
Bilgi çağında yaşıyoruz. Kumda adımızın harflerinden oluşan birkaç harf gördüğümüzde anında bunun ardından akıllı bir fail ararız. Biyolojik devasa veri tabanı içerisinde en az 3,5 milyar harf içeren insan DNA'sının arkasındaki Akıllı Yaratıcı ile bunun arasında ne kadar benzerlik vardır?
Hawking'in dine saldırması ne kadar etkileyici, Big Bang teorisine vurgu yapmaya kendini mecbur hissediyor. Çünkü inanmayanlar bunu sevmese de, Big Bang, Hıristiyan yaratılış hikâyesiyle son derece uyumlu. Bundan dolayı Big Bang değer kazanmadan önce İncil'deki hikâyeyi desteklediği görülünce birçok bilim adamı onu reddetti. Bazıları Aristotle'nin başlangıcı ve sonu olmayan ''sonsuz evren'' görüşüne yapışmıştı, fakat bu teori ve diğer varyasyonları şimdilerde gözden düştü.
Hawking aynı zamanda evrende potansiyel başka hayat formlarının da olduğunu düşünüyor. Bu da bizim, Allah'ın yarattığı gezegende tek olarak yaşadığımız geleneksel inança ters düşüyor. Başka yaşam formları olduğuna dair hiçbir kanıt yok, Hawking bize henüz bir tane gösteremedi. Ateistlerin genellikle dünya dışı varlıkların olduğunu iddia etmeleri beni hep eğlendirmiştir. Yine de orada akıllı ve engin bir varlığın olma ihtimalini ifşa etmekte hevesliler: Allah.
Hawking'in yeni yaylım ateşi, kanıta dayalı inançları sarsamaz.
Güncelleme: 04/09/2010
Kaynak: Prof. John Lennox(Oxford Üniversitesi Matematik Profesörü), ''As a Scientist I'm Certain Stephen Hawking is Wrong. You can't Explain The Universe Without God'', dailymail.co.uk, Çev. Ayhan Demirpehlivan, yaklasansaat.com, 03/09/2010.
Hawking´in de bir TANRI-si var...
tanri = tabiat............... (baruch spinoza)
tanri = fizik.................. (stephen hawking)
fizik
kendi kendini yaratti
yaratilmaya muhtac degildir
eksi sonsuz dan arti sonsuza kadar vardir
kimseye muhtac degildir
hersey ona muhtactir............................
yani
ihlas suresi benzeri bir tanim..
"De ki
-O´
-bir tek
-olan
-Allah'tır
-Samed
-olan
-Allah'tır
-doğurmamış
-ve
-doğurulmamıştır.
-Ve
-hiçbir şey
-O'na
-sadece
-O'na
-denk olmamıştır."(ihlas suresi)
FARK
birinde
yaratici = Allah
digerinde
yaratici = fizik/tabiat..................
yani
basbaya bir AMENTÜ...
***
"........................Putların dönüşü (Mustafa Akyol)
Hawking’in dediğinin özü şuymuş:
“Yerçekimi gibi bir kuvvet olduğu için evren kendi kendini hiçten yaratabilir ve yaratacaktır.”
Yani,
yerçekimi gibi doğa kanunlarının evrenden önce de var olduğunu ve evrenin bu kanunlar sayesinde ortaya çıktığını savunmuş.
Ancak,
dikkat ederseniz burada bir tuhaflık var.
Çünkü
“doğa kanunları”,
bilimsel yöntemle,
yani “deney” ve “gözlem” yoluyla bulduğumuz şeyler.
Oysa
“evrenin öncesi”ne dair hiç bir deney ve gözlem şansı yok.
Matematiksel hesap şansı dahi yok.
Bırakın
evrenin öncesini, uzayın “Planck zamanı” denen ilk anı bile,
her türlü hesap-kitabın dışında.
Dolayısıyla,
Stephen Hawking,
“evrenden önce de var olan yerçekimi”nden söz ederken,
“bilimsel” bir şeyden söz etmiyor. “İnandığı” bir “metafizik”ten bahsediyor.
Yani,
aslında,
“ben, kendisi yaratılmamış olan,fakat evreni yoktan yaratan, dahası galaksileri, yıldızları ve gezegenleri ortaya çıkaran bir güce inanıyorum” demiş oluyor.
Sonra da
o güce
“yerçekimi”
diyor.
Bir başka deyişle,
dindarların “Allah” dediği güce Hawking başka bir isim vermiş oluyor sadece.
Yani
onun da bir “Tanrı”sı var.
Ama
bu
duymayan,
görmeyen,
bilmeyen bir tanrı…
Ve
Bu
durumdan
hoşlanmayan bazı bilim adamları ise,
o civarda yine binlerce yıldır duran bir başka şeye sığındılar:
Duymayan,
görmeyen,
bilmeyen
ama yine de ‘ilah’ kabul edilen maddelere.
Yani
putlara…”(alinti/star)
slm.
Tanrı varsa da onu
Tanrı varsa da onu bulabilecek bir tek insan grubu var; inanmayanlar!
Sunny adlı yorumcunun aktardığı yazıdaki matematikçinin, Allah'ın failini bulması gerekiyor. Yok eğer bunu reddederse kendi mantığını reddetmiş oluyor. Yani Allah'tan beride her şeyin faili olarak Allah'ı görüp, Allah'tan ötesi yok dediğinde, ötesi olmayanın berisi de olmaz!...
Materyalistler, maddeyi ilahlaştırmazlar. Maddenin fikri yoktur. İnsanı bir madde kabul edersek belki o zaman maddenin fikri olabilir. İnsanın fikirleri ise insan tarafından yaratılmıştır ve dolayısıyla insan beynindeki tüm soyutlamalar da insan tarafından yaratılmıştır. Buna Allah da dahil. Bir an için Ebubekir'in tarif ettiği noktada buluşulmuş olsa bile, Allah adına düzen kurup insanları sömüren insan tipi ile, gerçeğin yasalarını keşfedip, o yasalara uygun bir yaşamı düzenlemeye çalışan insan tipi aynı tip insan değildir.
Allah'a tapanlar ile bilimsel düşünüşü savunanlar arasındaki fark, tapınma ve teslim olma farkıdır. Materyalistler maddeye tapmazlar, tapınmazlar ve ona teslim olmazlar. Onun yasalarını tanıyarak, onunla birlikte uyum içerisinde yaşamaya çalışırlar, onu değiştirip dönüştürürler. Ama dindarlar Allah'ı değiştiremezler. (Değiştiren de değiştirir ya...) Materyalistler maddeyle oynarlar, ona şekil verirler, onu kurarlar, bozarlar, yeniden yaparlar. Ama inananlar tapındıkları inançların zerresini değiştiremezler. Allah'ı ret edenler ile, kabul edenlerin sonuçta aynı noktaya vardıkları safsatadan ibarettir...
Evrenin sonsuzluğuna şu an için gücü yetmeyen insanın, bir zamanlar ateş yakmaya da gücü yetmiyordu ve o günler ile bu günler kıyaslandığında, algı ve kavrayışın hangi boyutlara ulaşabileceği konusunda zihnimizi rahatlatabiliriz. Sonsuzluğa yetmediğimiz yerde inananların en iyisi teslim olurken, inanmayanlar araştırmanın yolunda ilerleyeceklerdir...
Birileri sürekli feda
Birileri sürekli feda kuşağı zihniyetiyle yetişiyor..
İlah, put, ateizm gibi kavramları kullanmadan duramıyorlar, hatta sanki bunlara bağımlılar ve telaffuz etmekten özellikle keyif alıyorlar. Bu ruh hali olağanüstü koşullara ait ruh hallerini hatırlatıyor. Asker nöbet yerini izinsiz terketmiş.. Normal şartlarda bi kaç tokatla geçiştirilebilir. Lakin savaş hali var ve emre itaatsizlik; idam çıkar temyizi olmaz.
Mustafa Akyol gibilerin damarlarında sürekli bu olağanüstü hal dolanıyor. Put, ilah, adı fizik olan tanrı gibi terimlerin her telaffuzunda minik seratonin deşarjları yaşadıklarına inanıyorum. İlker Yasin'in topu ağlarımıza gönderen PROSİNEÇKİ'nin adını telaffuz ederken aldığına benzer bir haz. Golü yiyen biziz ama atanın ismi enteresan, ya da Muhittin'in kendi kalesine tıklamasından iyidir en azından.
Akyol'un kafası
Akyol'un kafası karışmış epey. Yolu düşerse sonsuz.us a aydınlatırız kendisini...
xenix
Ben "kütle çekim olduğu
Ben "kütle çekim olduğu sürece" hatırlatmasını yaparken... yahu hakkaten çok enteresan... Bu olağanüstü hal durumu ve psişik kamikazelik duygusu biraz daha kabarsa, Hawking'in ajan-provakotörlükle suçlanması işten bile olmayacak sanırım.
Sen ne kaşıyorsun blaise? kimin bacak arası kaşınıyor, bu nası bi ifade?
Gamaro, sitenizde bir ben
Gamaro, sitenizde bir ben tartışılmıyorum(Sitem olarak algılamayın). Yani fahişe ile orospunun farkları tartışılıyor mesela. Elbette tartışın ama şimdi ben bu dizeleri yazdım diye de bana darılmayın lütfen ama. Ayrıca ben hedef göstermedim sadece yazdım. Yazmasam uçup gidecekti bu kafiyeler yazık olmazmıydı? Bence olurdu ve yazdım, sizi neden rahatsız etti acaba?
Fahişe ile orospu
Fahişe ile orospu kelimelerinin kelime köklerini (veya pratik içindeki farlılıklarını) tartışmanın nesi yanlış veya çirkin?
Biz burda anlam ve mana arasındaki farkı da tartıştık, küçük prens çevirilerindeki aksaklıkları da. E tartıştınız da ne oldu diyorsanız cevap basit; o zaman niye burdayız, niye burdasınız?
Kiminin bacak arası kaşınıyor cümlesine gelince.. vazgeçtim, kafiyeniz hayırlı olsun.
Vazgeçmeyin
Yorum içeriği "çirkin" olduğundan kaldırılmıştır.
gamaro yazdi; "..Birileri
gamaro yazdi;
"..Birileri sürekli feda kuşağı zihniyetiyle yetişiyor..İlah, put, ateizm gibi kavramları kullanmadan duramıyorlar, hatta sanki bunlara bağımlılar ve telaffuz etmekten özellikle keyif alıyorlar..."
valla
dostum bu konu
et/tirnak gibi
yada
beden/ruh gibi
birbirinden ayirmak asla mümkün degil..
nitekim
filozflarin binlerce yildir sorduklari sey de
nerden geliyoruz
nereye gidiyoruz
neden variz vs. gibi sorular..
hatta
sizin de etkisinden kendinizi birtürlü koparamadiginiz ve sayfalar dolusu yorumlar yazmaniza neden olan sorular da bunlar degil mi ?
bak
hawking amcam dahi
ilah
put
ateizm gibi kavramlardan kendini azad edememis..
TANRI öldü söylemiyle sevinc naralari atanlarin kurduklari dünya/sistem
tek tek yikilirken,dünya daha bir dindarlasirken (türkiye dindarlasiyor mu/iranlasiyor mu tartismalarini hatirlayin) hawking amcamin TANRI-ya
gerek yoktur iddiasinin ateist mirasa bir katkisi olur mu? sanmam ama ateist,amcalara,ablalara psikolojik bir rahatlama saglayabilir..
elbette bu onlarin sorunu..
".......................Şimdi geçmiş olduğunda nereye gidiyor?
Nerede Geçmiş?
İşte felsefenin en büyük zafiyeti!.....(Wittgenstein)
slm.
Doğru söyleyeni 9 köyden ..
Misafir arkadaşımız demiş ki
Hawking ise
demiş. Yani düşünen ama emir vermeyen, yargılamayan ve yaratmayan bir Tanrı.
Valla ilim Çinde'de sonsuz.us ta da olsa ben giderim heryere.. Siz istediğiniz kadarda "-" verin abi en fazla banlanırız yani. Objektif olmak çok mu zor? Ya pis olan kaşınmaz mı kardeşim?
misafir arkadaşımızın
misafir arkadaşımızın söylediği şey doğrudur ulu blaise, siz kese yaptırın gül kurusu dökülsün üstünüzden, kahkaha atsam ayıp olur, bağışlayın güllaç servisi var, saygı ve selamlarımla. Bugüne kadar okuduğum en eğlenceli mesajdı, iki cümle arasında sıcacık bir lastik köprü gibi uzandı, iletkenliği çeliğe fark atardı, hehehe:))
Hawking'ten
Mustafa Akyol ve ebubekire cevabı kendisi vermiş zaten. Bence bırakalım onun dini kabullerinin ne olduğu hakkında sistematik yalanlar uydurmayı.
Hawking bir bilim adamı,
Hawking bir bilim adamı, elbette ki bir tanrı gerçeğini reddetmesi gerekiyor yada tarafsız bakması gerekiyor. bilim adına.
Bu güne dek hiç bir bilim adamı şu beyanatta bulunup '' evet tanrının olmadığı ispatlanmıştır buyrun işte ispatı '' deyip inananları şaşırtmadı. Demek ki inanmayanların da inanmadıkları şeyle ilgili ellerinde kesin verileri yok. Güya inanan insanlar için bir kanıt bir veri olmaması gibi..
Birincisi; Cümle afilli
Birincisi; Cümle afilli görünüyor tamam da, Wittgenstein alıntısının konuyla ilgisi nedir acaba? Witgenstein'ın klavuzluğunda mı yani..ee sonra, konuyla alakası? ilginç.
İkincisi; "hawking amcam dahi ilah, put, ateizm gibi kavramlardan kendini azad edememis.."
Bu da çok ilginç, gözünün yağını yiyeyim cümlesini ingilizceye i eat the oil of your eye şeklinde çevirmek gibi olmuş kanaatimce.
Gamaro:"Al işte bi
Gamaro:
Bu sözler sevgi, saygı, şefkat dolu tatlı sözlerdir arkadaşlar yanlış anlamayın ha sakın!
Benim dediğim, "....bacak arası kaşınanlar" sözü "çirkin", vicdanınıza(olanlara) havale ediyorum.
Editör(mesajımı silen her kimse) adil olmadığını söylesin söz veriyorum çekip gidecem ULAN forumunuzdan.
O sözler saygı şefkat
O sözler saygı şefkat dolu talı sözler filan değildir. Yoksa siz bunu anlayacak kadar zeki değil misiniz?
O kadar zekiyim
Peki siz bu sözlerin "çirkin" olduğunu kavrayamıyor musunuz?
Eğer anlıyorsanız, neden onlar kaldırılmıyor da sadece benim çirkin mesajım kaldırılıyor?
Madem o kadar zekisiniz,
Madem o kadar zekisiniz, o halde neden aptal ayağına yatıyorsunuz ?
(Yahu hangi editör arkadaşımız kaldırdıysa ben rica ediyorum geri versinler lütfen arkadaşın mesajını)
Yok istemem mesajımı
Yok istemem mesajımı seninkiler kalkarsa kalksın benim yazdığım çirkindi kabul.
"Yani,yerçekimi gibi doğa
"Yani,
yerçekimi gibi doğa kanunlarının evrenden önce de var olduğunu ve evrenin bu kanunlar sayesinde ortaya çıktığını savunmuş." demiş ebubekir.
Yerçekimi kanunun evrenden önce var olmasını nasıl savunmuş olabilir.Olmayan maddenin kanunumu olur,bu açık.Hawking in demediği bir şey den yola çıkıp,"Hawkinginde tanrısı var" sonucuna ulaşmak artık ,çarpıtma sanatının ürünleri olsa gerek.
farabi yazdi; "..Yerçekimi
farabi yazdi;
"..Yerçekimi kanunun evrenden önce var olmasını nasıl savunmuş olabilir....."
hawking amca da cevap veriyor;
"..Yerçekimi gibi bir kanun var olduğu için Kâinat kendi kendini hiçten, yoktan yaratabilir ve yaratacaktır...."
farabi devam ediyor;
"...Olmayan maddenin kanunumu olur,bu açık...."
hawking amca yine cevap veriyor;
"..Yerçekimi gibi bir kanun var olduğu için.........................."
VE
devam ediyor hawking amca;
"..Dışarıdan bir etki/yardım olmaksızın
yarat(-ıl)ma hiçlik/yokluk yerine bir şeyin var olmasının sebebidir,
Kâinat’ın ve bizim NEDEN var olduğumuzun cevabıdır.
Kâinat’ı başlatmak için bir ilk sebep olarak Tanrı’ya gerek yoktur.
Tanrı’nın yokluğu ispat edilemez
ama
bilim Tanrı’yı gereksiz kılar.
Dünyamız Fizik Bilimi tarafından yaratılmıştır......"
***
anlasildi mi ? hayir diyorsan sonra devam devam ederiz..
slm.
Hawking yazdı"..Yerçekimi
Hawking yazdı
"..Yerçekimi gibi bir kanun var olduğu için Kâinat kendi kendini hiçten, yoktan yaratabilir ve yaratacaktır...."
ebubekir yazdı
"yerçekimi gibi doğa kanunlarının evrenden önce de var olduğunu ve evrenin bu kanunlar sayesinde ortaya çıktığını savunmuş."
aradaki fark görülüyor.
Hawking kütleçekimi kutsallaştırmıyor,ama önemini vurguluyor.Önceden vardı demiyor,çünkü bu saçma olur. Ama evrenin var oluşundan bu yana vardı şeklinde anlayabileceğimiz bir yorum yapıyor.
Bu arada John Lennox,
"Fakat Hawking'in iddiasının aksine, fizik yasaları hiçbir zaman evreni tam olarak açıklayamaz. Yasalar kendileri bir şey yaratamazlar, onlar, sabit şartlar altında neler gerçekleştiğinin kısmen tanımıdır"
demiş.
Bir bilim adamı böyle bir cümle kurmamalı.
"takunyali" damgasi bir kemalist/ateist sifredir..
Tartışmaları kişiselleştirdiği ve gerilim yaratıp konu başlığını amacından saptırdığı için kaldırılmıştır.
Her türlü tartışmada
Her türlü tartışmada olduğu gibi gene olayı kemalizme ,cumhuriyete getirdikten sonra, soteye çekilip beklemek.
venüs yazdi; "....Hawking
venüs yazdi;
"....Hawking bir bilim adamı,elbette ki bir tanrı gerçeğini reddetmesi gerekiyor yada tarafsız bakması gerekiyor.
bilim adına...."
!?
peki
tanri gercegini inkar yada kabul etmek icin bilim adami olmak mi gerekir ?
o vakit
siz
sayin venüs
ne adina
tanri (kuran) gercegini kabul ediyor sunuz ?
slm.
"Sunny adlı yorumcunun
Hüseyin Bey, hani şu bigbang varya şu bigbang, hah işte ondan öncesi yok ama berisi var, bilim adamları bunu söylüyor yani. Ayrıca bazı fizikçiler Hawking gibi, zaman kavramının bigbang ten sonra yani tekillikten sonra başladığını söyler.
Yok canım.. tanrı
Yok canım.. tanrı gerçeğini inkar yada kabul için bilim adamı olmak gerekmiyor tabi. Bilerek inanmak yeterli.
Bilim caimasında görmeden, bilmeden, ispatı olmadan inanılmaz diye bi görüş vardır ya, inanıyorum demek biraz zor yani, o yüzden dedim. İnançlı bir evren bilimci evrende inandığı şeyi arayacaktır. inandığı şeyi ararken belki bir çok şeyi kaçıracaktır. İnanmayan '' kanaat getirdim artık biliyorum tanrı diye bişey yok ' diyen bilim ci de çok şey kaçıracaktır.
Var mı dır acaba tamamen nötr bakan bilimci / ilimci. Her ne ise bunlar çok konuşuldu tartışıldı bu sitede, daha fazla uzatmak istemiyorum.
Son olarak ebubekir, ben tüm gerçekleri bilerek inanıyorum. Var olan tüm gerçekleri tanıyorum, yok sayıp nefret etmiyorum, aşağı da görmüyorum. Ayrıca kendimi bir kalıp içine de koymuyorum. Din gibi.
Çok ilginç
Hangi bilimadamları söylüyormuş bunu? Bigbangden öncesinin olmadığını nerden biliyorlarmış? Ancak şunu söylemişlerdir, "bigbang ten öncesini bilemeyiz". Bu arada zaman, bizim evrenimizin zamanı değildir sadece.
xenix
Zaman ve Evren
Big Bang,ten öncesini bilemeyen "Bilim" adamları, ZAMAN kavramı nasıl oluşmuş "BİZİM EVRENİMİZ VE BAŞKA EVRELERDE" bunu nasıl izah ederler acaba.
Buna, Hawking de dahil...
Şimdilik.
Her evren
Oluşan her evrenin zamanı da kendinden oluşuyor. Kaldı ki zaman dediğimiz şey saat, dakika, saniye değildir. Zaman öncelik-sonralık ilişkisidir. Bu yüzden evren yok - evren var. Demek ki bir değişim var.
Sonralık.
xenix
Öncelik ve "sonralık"
Zaman; "ÖNCELİK VE SONRALIK" ilişkisidir; "miş",üstelik "ZAMAN" Saat,saniye değilmiş...
Peki? "AN" da "ÖNCELİK VE SONRALIK" Evren var,Evren yok diyebilen bir değişimi "SONRALIK,MI" izah eder...
Bu "SONRALIK IN" (EVREN) izah tarzı, "DEĞİŞİMDE" olan ZAMAN I nasıl açıklar...
Belki o "ZAMAN" Saat,Dakika,Saniye yoktu,Senelerle izah ediliyordu...
Değilmi,zaten senelerde (Milyar,Milyon) Saat,Dakika,Saniye yokturmuş galiba.
Birinin açıklaması mı lazım?
Ne yani açıklayan biri yoksa "zaman" yok mu demek istiyorsun? Biri açıklamayınca olmuyor mu zaman?
xenix
Tükendi
Olay benim açımdan kapanmıştır...
Teşekkür ederim ilgi ve alaka na, ve harcadığın "ZAMAN,A"...
Sayın Meastro, Yokluk diye
Sayın Meastro,
Yokluk diye bir şey yoktur. Yokluk insan zihninde varlığın bir başka varlığa göre aldığı durumdan ibarettir... Eğer yokluk var ise sizin tanrınız ancak yok olabilir. Çünkü varlığın ulaşılabilen hiç bir formu, tanrıyı kanıtlamıyor. Yokluk varsa tanrı olabilir ve tanrı ancak yokluk olabilir ama varlık içerisindeki insan zihnine göre yokluk yoktur. Yokluk denen şey varlığın bir formudur, varlık içerisinde ise tanrı yoktur. İnsan da bir varlıktır, insanın beyninde tanrı fikri olduğuna göre varlık içinde tanrı vardır derseniz ona bir şey demem, ama bu tanrının kutsal kitaplarda tarifedilen, doğmamış ve doğrulmamış ama herşeyi doğurmuş yaratmış tanrı olduğunu söyleyemezsiniz. İnsan tarafından yaratılmış bir tanrı olur bu...
Ulaşamadığınız şeylerin, yanıtını bulamadığınız soruların müsebbibi olarak tanrıyı fail kılıyorsunuz. Bilmediğiniz ulaşamadığınız halde varsayıyor ve varsayımızınıza inanıyorsunuz. Sonra da bu varsayımınıza tapınaklar inşa etme ve tapınma ve tapındırma süreci başlıyor. Tıpkı ilkel insanların ateşe suya ve benzeri bilinmezliklere tapındığı gibi.
Ben ise ulaşmaya çalışan insanın yanındayım. Ulaştığını anlayan, anlamaya çalışan insan. Ulaştığım alan içerisinde ise tanrı fikrinin nesnel ifadesini ve gücünü anlamış bilmiş değilim henüz. Ama bu fikrin saçmalığını kendi kurgusu içerisinde siz de görmüş durumdasınız ve bu durumdan sıyrılmak için bigbang'ın da öncesi olmadığını söylüyor bilim diyorsunuz.
Konuyla ilgili bir bilim adamı olmamakla birlikte, ben bilimin böyle bir şey söylediğini duymadım, okumadım. Aklım-usum da bilimin böyle bir şey söyleyebileceğini almıyor. Diyelimki söylemiş olsun ama bu konuda çıkacak bir yanlışlık bilimi yanlış yapmaz yine de. Bilim yanlışını, yanılgısını kabul eder. Ama tanrı fikrinde ortaya çıkan binlerce yanlış, hala ona inananlar tarafından reddediliyor. Kendi kurgu ve örgüsüne göre de tanrı yanlışlanamaz.
Binbang'tan öncesi var mı yok mu? Bilim bingbangtan öncesine, sonrasına, anına ulaşabilir, bunu anlayabilir hale sokabilir ama, tanrı fikrinin sahipleri tanrının hiç bir formuna ulaşamayacaklardır, hele ki ötesine asla geçemeyeceklerdir.
"Hangi bilimadamları
Sayın Xenix,
Takdir edersiniz ki önce-sonra kavramları zamanın fonksiyonlarıdır. Eğer zaman kavramı ortadan kalkarsa ne önce ne sonra kalır. Buna bağlı olarak mekan kavramıda buharlaşıp gider. Ben bigbangdan "önce" kelimesini kullanmak zorundayım ama umarım anlıyorsunuzdur, tüm fizik yasaları geçersiz ve dolayısıyla hiçbir bilgi çıkarılamazdır. Yani tekillik kavramı vardır. Zaten Herşeyin Teorisi kitabını okudu iseniz bunları biliyorsunuz demektir.
Bizim evrenimiz dışında evrenler olabilir de olmayabilir de, bunların hepsi varsayımdır.
Hüseyin Bey yazmış,
Hüseyin Bey sizin bu yazınızda beyninizin bir durumdan başka bir duruma göre aldığı halden ibarettir...
Hiçbir yaşam formunun Tanrı'yı kanıtlayamaması gerekir zaten bizim açımızdan. Çünkü; O'nun eşi ve benzeri yoktur.
Herşeyin Teorisi'nden;
".....Öte yandan Aristo ve diğer Yunan filozoflarının çoğu yaradılış fikrinden hoşlanmıyordu; çünkü bu, çok fazla tanrısal müdahale anlamına geliyordu. Onlar, insan ırkının ve dünyanın, hep var olduğuna ve sonsuza kadar var olacağına inanıyorlardı.
Zamanın büyük patlamayla birlikte başladığı söylenebilir, yani basitçe belirtmek gerekirse daha önceki zamanları tanımlamak imkansızdır. Bu başlangıcın, daha önceleri göz önünde bulundurulanlardan çok farklı olduğunun altının çizilmelidir. Değişmeyen bir evrende , zamandaki bir başlangıcın, evren dışı bir güç tarafından dayyatılması gerekir. Başlangıç için fiziksel ir gereklilik yoktur. Tanrı'nın evreni geçmişteki herhangi bir zamanda yarattığı düşünülebilir. "
Saygılar
Eğer mevzu bahis
Eğer mevzu bahis sadece bizim evrenimizse
Bu dediklerinize kısmen katılıyorum. Katılmadığım noktalar ise, önce-sonra kavramları zamanın fonksiyonu değil, zamanın kendisidir. Yani zaman dediğimiz şey zaten öncelik-sonralık tır. Evren yokken bizim evrenimiz için zaman ve mekan da yoktur. Fakat evrenin dışında neler olup bittiğini bilemeyeceğimiz için (bilgi çıkarılamaması doğru) tüm fizik yasalarının geçersiz olduğunu da bilemeyiz (tüm fizik yasaları geçersizdir önermesi sınanamaz, bilinemez,). Bilemeyeceğimiz bir şeye kesin yoktur demek o şeyin olmadığını bildiğimizi gösterir. Tekillik kavramı da yine bizim evrenimiz için geçerlidir. Belki evrenimiz daha büyük bir evrenin bir anda oluşan sanal bir parçası bile olabilir. (bunu da asla bilemeyeceğiz)
Bu konu herşeyin teorisinden eklediğiniz paragrafta net olarak söylenmiş zaten.
Yok değil, tanımlanamaz.
xenix
Sayın Meastro,"Hiçbir
Sayın Meastro,
"Hiçbir yaşam formunun Tanrı'yı kanıtlayamaması gerekir zaten bizim açımızdan. Çünkü; O'nun eşi ve benzeri yoktur."
Ben "yaşam formu kanıtlayamıyor" demedim; "varlığın hiç bir formu" dedim. Onu düzeltelim önce.
Bu sözünüze göre siz "bilmiyorsunuz"/ inanıyorsunuz demektir. Varsayımlarınıza inanıyorsunuz. Oysa varsayılan "yok" demektir! Varsayılan, olmayan demektir!
Yoksayılan vardır, ama varsayılan yoktur. Yoksayılan bilinir, varsayılan bilinemez. Yok sayılanın varlığı bilinmektedir. Varsayılanın varlığı henüz bilinmeyendir. Varsayılanın var olma olasılığı elbette vardır. Ama yoksayılan kesinlikle var iken, varsayılanın varlığı yalnızca olasılıktır.
Söylediklerim benim beynimin bir başka varlığa göre aldığı durumdan ibaret değil, varlığın tamamen kendisinin durumlarını içermektedir. Elbette ulaşabildiğim ve bilebildiğim orandadır. Ancak sizin sözleriniz hangi varlığa dayanmaktadır? Sizin beyninizin olağanüstü ya da doğa üstü güçlere sahip olduğunu düşünmüyorum. Sözleriniz varsayıma dayanmaktadır. Yani olmayana, "yok" olana dayanmaktadır. Bu yüzden aslında dayanamamakta yıkılmaktadır...
"Çünkü; O'nun eşi ve benzeri yoktur."
Böyle söylerken bunu nereden biliyorsunuz? Hayır; Bilmiyorsunuz! Varsayıyor ve varsayımınıza; yani "yokluğa ve olmayana" inanıyorsunuz... "Hiçbir yaşam formunun Tanrı'yı kanıtlayamaması gerekir zaten bizim açımızdan." diyerek de zaten savınızın kanıtsız olduğunu sanırım kabul ediyorsunuz. Yok eğer; siz yeryüzündeki ve gök yüzündeki insanın ulaşabildiği "mucizevi" olayları; maddeyi, enerjiyi, devinimi, çekimi, itimi, yörüngeyi, dengeyi, çiçeği-böceği, yaşamı kanıt sayıyorsanız, onlar bir zamanlar bilinemeyenlerin bilinir hale gelmesinden ibarettir ve halihazırda kanıt özelliği yoktur. Ayrıca inananların değil sorgulayıp araştıran bilim insanlarının başarısıdır.
Bilinemeyen yok demek değildir, bu doğru, ama bilinen var demektir. Var olan ise kanıtlanabilir demektir. İnanmak ile bilmek arasında ise çok fark vardır!...
İpin bir ucu benim elimde, diğer ucu bilinmeyende. Ben tuttuğum ve çeke çeke yumak ettiğim yerden tarif ediyorum. Siz ise nerede olduğu bilinmeyen bir uçtan; bilmediğiniz, inandığınız bir uçtan tarif etmeye çalışıyorsunuz.
"Herşeyin Teorisi'nden" yaptığınız son alıntı da varsayımdan ibarettir... Herşeye rağmen "varsaymak" da araştırmanın bir yöntemidir. Araştırıyorsanız sözüm yok...
""Çünkü; O'nun eşi ve
Hüseyin Bey ben bir müslümanım, galiba şimdi nerden öğrendiğimi anlayabilirsiniz.
Hawking'in "tanrıya gereksizliği"de varsayım olduğuna göre böyle birşey
, olmayan demektir o zaman.
Çok doğru dediniz çok fark vardır.
Demek ki tanımlanamayan bir varlığa yok diyemeyiz. O halde var olan herşey kanıtlanabilir değildir.
venüs,"kinayanlarin kinamasindan" korkmana gerek yok..
Son olarak ebubekir, ben tüm gerçekleri bilerek inanıyorum..."
güzeel..
***
"..Var olan tüm gerçekleri tanıyorum,
yok sayıp nefret etmiyorum,
aşağı da görmüyorum..........."
bu da güzel..
***
" Ayrıca kendimi bir kalıp içine de koymuyorum....."
iste bu düsündürücü hatta bence gercek disi cünkü sen ateist degil dindarsin bundan ala KALIP mi olur sayin venüs ?
***
"....Din gibi....."
nasil yani ?
bu korkaklik niye allah askina yaa,ya kardesim birileri seni sen istemesende
bir kalibin icine koyar sen buna engel olamazssin bari kendi tanimini kendin yap da ESSAH olsun dimi..
yani
Qur´an ifadesiyle
"kinayanlarin kinamasindan" korkmamalisin o kadar..
birilerini
memnun etmekse gaye bosuna ugrastir derim yada yunus emre-nin ifadesiyle "ha (bu) kuru emektir..
slm.
Allah ezelidir, ebedidir.
Allah ezelidir, ebedidir. Var olması için sebebe ihtiyaç yoktur.Çünkü; sebeplerin yaratıcısı kendisidir. Zamandan, mekandan münezzehtir. Oysaki insan, büyük patlama ile devreye giren fiziksel düzenekte zaman ve mekanla kısıtlanmış olup bu düzeneğe tabidir. Bu düzeneğin programlayıcısı ise bundan beridir. O yüzden Onun varlığı fiziksel kanunlarla saptanamaz. Herşeyi bizim algıladığımız 3 boyutlu mekana sığdırmak kısır bir döngüdür. Bir çok sorunun cevapsız kalmasına neden olur. Fiziğin sınırları vardır ve herşeyi açıklayamaz."Ben kedimi seviyorum." diyen bir insana göster dense; soyut bir kavram olan sevgiyi, fiziksel yöntemlerle kanıtlayamaz. Allah da fiziksel kanunlarla tanımlanamaz. Çünkü; O kendini zaman ve mekanla sınırlamamıştır. Fiziksel kanunlara tabi değildir. Bilinen fiziksel kanunlar Big Bang ile başlayan düzenekteki kuralları hesaplayabilir. Ötesinde ise hükmü ortan kalkar. Zaman gibi fizik kanunları da izafidir.
"Demek ki tanımlanamayan
"Demek ki tanımlanamayan bir varlığa yok diyemeyiz. O halde var olan herşey kanıtlanabilir değildir."
Açık savaşlarda bir söz vardır: "Piyadenin ayak basmadığı toprak fethedilmiş sayılmaz"...
Bilincin "el sürmediği" bir varlık bilinmiş sayılmaz. Var olan herşey kanıtlanabilir. Çünkü var olan diyoruz; yani varlığını biliyoruz, tanık olmuşuz. Evrende ulaşamadığımız, bilmediğimiz bir çok varlık olabilir. Olabilir demek de aynı zamanda olmayabilir demektir. Yani bilinemeyendir bu...
René Descartes: -Homo sapiens sapiens, "düşündüğünün üstüne düşünebilen insan" demektir, der... Siz düşüncede bir çok "varlık" üretebilirsiniz. Bu düşünsel varlıklar maddi kanıtlar ile bütünleşmediği sürece "yok" değer(sizliğ)indedir...
Dünyanın diğer ucundaki bir varlığı, dünyanın öbür ucuna hiç gitmeyen bir insana, dünyanın bu tarafında asla kanıtlayamazsınız, yalnızca inandırabilirsiniz... Söz konusu olan insandır. Sıradan insandan, bilim adamlarına değin olan insan algısıdır ölçeğimiz. Sizin ölçeğiniz daha ileri ölçüyorsa yine sözüm yok...
Sayın Meastro,
Ya inandığınız için bir şartlanmışlık ve ikna olmama inadı, ya da inançlarınızın eleştirilmesinden dolayı hafif yollu bir kızgınlık, düşüncelerinizi etkiliyor diye düşünüyorum.
Müslüman olduğunuz için sizi anlıyorum. Ancak sizin beni anlamadığınızı düşünüyorum. Her şeye rağmen bir çok müslümandan daha dolu ve centilmence tartıştığınız için de teşekkür ediyorum...
Hüseyin Bey, insan olmanın
Hüseyin Bey, insan olmanın kaçınılmaz sonucu hata yapmaktır. Bundan dolayıdır ki ben, daima yanlış bir düşüncede olabileceğimi göz önünde bulundururum. Fakat nedenini bilmediğim bir duygu bazen beni çıkar yolu bulamadığım zamanlarda yönlendirir. Ben buna vicdan diyorum. Ve ekliyorum; iman konusu aklın sahası dışındadır. Bundan dolayıdır ki sorgulama alanımın bir sınırı vardır benim. Çünkü ben bir müslümanım.
Ben hiçkimsenin inancına-inançsızlığına laf söyleyemem elverir ki bana(imanıma) zararı dokunmasın.
Hüseyin Bey beni dolu ve centilmen olarak nitelendirdiğiniz için ben size teşekkür ederim, herkes içindekini yansıtır karşısındakine ve hayatta olan biten her fenomeni "içinizde şüphe olamadan açıklayabilme" yolunda çaba ve araştırmalarınızda size başarılar dilerim...
Sayın Sunny, "Allah
Sayın Sunny,
"Allah ezelidir, ebedidir. Var olması için sebebe ihtiyaç yoktur.Çünkü; sebeplerin yaratıcısı kendisidir. Zamandan, mekandan münezzehtir." diyorsunuz ya, size de kısaca soruyorum:
-Siz bunları biliyor musunuz, yoksa bunlara inanıyor musunuz?
gerek yok
bunca yazıyı buraya yazdınız aslında size gerek yoktu yazı yazılırdı
yada Hawking: Tanrı’ya gerek yok! diyen şahıs kitabını yazmiş ya ONA DA GEREK YOK mürekkep var kalem var yada elektrik var bilgisayar var bunca yazıyı yazmak için ONA DA GEREK YOK::::
Hak, hukuk, gak, guk
blaise, hayat adil mi ki forum adil olsun. Anlamsız bir yaşamın adil olmasını beklemek mümkün değil. Belki de her şeyin adil olmasını sağlama çabamız, anlamsız yaşamlarımızı anlamlı hale getirme çabamızın bir ürünüdür. Tanrı da bu adaleti sağlaması için ürettiğimiz bir kavram olabilir diye düşündüm şimdi.
Gamaro - blaise dialogundan alıntılanmış bir inci bunu düşünmemde daha etkili oldu.
"Gamaro:
"Al işte bi gerizekalı daha, bi de adamakıllı cevap bekliyormuş, sen ateist olsan ne olur olmasan ne olur.
"
"Nesin kardeşim sen, angut musun, aptal mısın, gerizekalı mısın, şarlatan mısın, adi misin, alçak mısın, şerefsiz haysiyetsiz misin, nedir ulan bu takunyalı yalancılık?
"
"Çek git ulan benim forumumdan"
Bu sözler sevgi, saygı, şefkat dolu tatlı sözlerdir arkadaşlar yanlış anlamayın ha sakın!
Benim dediğim, "....bacak arası kaşınanlar" sözü "çirkin", vicdanınıza(olanlara) havale ediyorum.
Editör(mesajımı silen her kimse) adil olmadığını söylesin söz veriyorum çekip gidecem ULAN forumunuzdan."
Son cümleye bayıldım.
Hayat adil değil. Evren adil değil. Tanrı varsa eğer hiç değil. Sonsuz.us hiç değil. Çekip gitmek lazım ulan bu forumdan da hayattan da... :)
Cümleler
Cümleler pek bi tutmuş, sosyal bir duyarlığa vesile olmuş olmaları bakımından çok mutluyum ve herbiri kendi başına hit olup dilden dile yayılırlar inşallah, ha bu arada yaşasın barabbas.
[Parçanın tamamını indirmek için tıklayınız ]
Ebubekir sonsuz ve
Ebubekir sonsuz ve sınırsız olan evrende herşeyin bir sonrası, ilerisi, ötesi vardır. Din de de aynı, dinin içinde şekil ibatediyle başlanır oradan gönül ibadetine ulaşılır. Gönül e ulaşmış olanların ne yeri ne yönü nede mekanları vardır, onlar herşeyin içindeyken bir o kadar herşeyin en dışında olanlardır. Onlar için artık kötü, çirkin, ayıp, günah yoktur, çünkü onlar sistemin nasıl çalıştığını görenlerdir, herşeyin olması gerektiği gibi oluyor olduğunu bilenlerdir. Din gönüle ulaşmada sadece bir kapıdır. Daha bir çok açılması gereken sonsuz kapıların ilk kapısı.
Bu forum da din le ilgili baştan beri ben hep bunları yazıp söylemişimdir.
Benim bu fikir ve görüşlerimden sen benim korkak bir dindar olduğumu algılamışsan yapacak bişey yok. Algı bu herkes de farklı çalışıyor :)
Aslında doğruyu bulmak için bu farklılıkların da olması gerekiyor. Tabii benim doğrum en doğru demezsek.
"-Siz bunları biliyor
"-Siz bunları biliyor musunuz, yoksa bunlara inanıyor musunuz?"
Sn. Hüseyin AKTAŞ; kalbiniz olmadan mı yaşayabilirsiniz?! Yoksa beyniniz olmadan mı yaşayabilirsiniz?! :)
Sayın Sunny, Sorumun
Sayın Sunny,
Sorumun yanıtı değil sorunuz...
Ama beyni de kalbi de olmadan yaşayan çok vaka mevcut...
Hatta yaşamaksa sorun, otların, yosunların kalbi ve beyni de yoktur...
venüs ve vahdeti vücud/sühud üfürükcüleri
venüs yazdi;
"..Onlar için artık kötü, çirkin, ayıp, günah yoktur...................."
ha
su mesele
vahdeti vücud/vahdeti sühud meselesi rüzgarin nerden estigi anlasildi..
müsadenle
konuyla ilgili söyliyeceklerimi söyliyeyim sonra soru sorup sizin görüsünüzü alalim..
evet
Qur´an tabilerine sürekli Allah´in birligini hatirlatir,benzemezligini ve yarattiklarinin durumunu anlatir..
Allah
kesin
SINIRlar cizer ve yarattiklarina koydugu kurallari hatirlatir..
Allah´in
büyüklügünü kabul eden insan O´na saygiyla ibadet eder halbuki
vahdeti vücud/sühud Allah´a ait birligi genisletir ve o birligin icine herseyi koyar ve sizin dillendirmeye calistiginiz iddialari üfürmeye calisir durur..
vahdeti vücud/sühud yandaslari Allah´i insan ile mukayese eder halbuki bu mukayese "es deger" degildir..
iste
tasavvuf/sufi ögretinin en temel problemi bu yani insani Allah ile mukayese etme KÜSTAH-ligi..
neticede
"fenafillah" kabulünün hevesi ve hedefi tanrilasmaktir nitekim tasavvufi kaynaklar bu tür hezayan/hikayelerle dolu..
ON-larin kitabindan örnekler getirebilirim..
***
evet
simdi
venüs´e soralim;
1-ON-lar dediklerin kim ?
2-ON-lardan misin ?
3-ON-lardan degilsen senden ayricaliklari ne ?
4-ON-larin bu farkliliklarini nasil ögrendin ?
5-ON-lardan mi ?
peki
hic
sordun/sorguladin mi..
ya
ON-lar
yanlis anladilar sa ?
ya
ON-lar
yanlis biliyorlar sa ?
ya
ON-lar
yanlis ögrettiler se ?
bitmedi
peki
ON-lara ait olan senin de dillendirdigin IDDIA
Qur´an dan
onay
alabilir mi ?
evet diyorsan
getir
bir
KANIT..
slm.
Bilmek ve İnanmak
Hüseyin AKTAŞ:
-Siz bunları biliyor musunuz, yoksa bunlara inanıyor musunuz?
Sunny:
-Sn. Hüseyin AKTAŞ; kalbiniz olmadan mı yaşayabilirsiniz?! Yoksa beyniniz olmadan mı yaşayabilirsiniz?! :)
Bu sorum şu yoruma kapı aralar; insanda iki mekleke vardır. Bunlar akıl ve kalp. Tasavvuf literatüründe kalp; ruhani bir latife olarak kullanılır. Bir takım fiziki meseleler, akılla bilinir. Meselenin psişik boyutunda ise; kalp devreye girer. Kalp bir takım olguları algılar ve bu algılar aklın anladığı fenomenle yoğurulur. Biz Allah'ın varlığının delillerini fiziki icraatlarıyla anlarken(bilirken), kalple de varlığının metafizik boyutlarını hissederiz(inanırız).Böylece iman; hem akıldan hem kalpten beslenir.Sağlam zemine oturur.
Biyolojiye katkılarından
Biyolojiye katkılarından dolayı Sunny arkadaşa sonsuz teşekürlerimi sunarak, bu maçı terkediyorum!!...
Sevgili ebubekir.. evet
Sevgili ebubekir.. evet kuran da allahın sınırlamaları var. fakat bu sınırlama insanın evrensel bilinç kazanmasıyla geçerliliğini kaybeder. ama hala terbiye olmamışlar için her daim geçerlidir.
Senin le bu konuda uzun yazışmalarımız oldu biliyorsun, ben sürekli aynı şeyleri tekrarlamak stemiyorum.
venüs; yabanileri terbiye makaminda olan kim ?
venüs yazdi;
"ama hala terbiye olmamışlar için her daim geçerlidir......"
vay vay demek yabaniler vede yabani-leri "terbiye eden" biri-leri !?
peki
yabanileri terbiye makaminda olan kim ?
peki
ya siz hangi guruba dahilsiniz ?
insanin kendini bu derece asagilatabilmesi icin herhalde aklini terbiyecilere kiraya vermesi gerekiyor eminim mustafa kemal´in kemikleri sizliyordur bu sözleriniz karsisinda..
evet
dogru
her daim ayni seyleri tekrar ediyorsunuz halbu ki yeni seyler söyleme vakti..
slm.
ebubekir
Venüs; terbiye edenin Kuran ve Allah olduğunu söylemiş. Sence terbiye etmiyor mu? Sen aklını bunlara kiraya vermedin mi? Ne çabuk vazgeçtin Kuran'dan? Kuran terbiyesi almak senin kendini aşağılık mı hissettiriyor?
ebubekir yazdı;
sonsuz, yanlis anlamissin
sonsuz,
yanlis anlamissin cünkü venüs verdigim cevaba Qur´an´dan kanit getirmiyor..
dikkatli okursaniz
venüs ;
"evet kuran da allahın sınırlamaları var. fakat bu sınırlama insanın evrensel bilinç kazanmasıyla geçerliliğini kaybeder...."
diyor..
yani
iman ettigini iddia ettigi Allah´in SINIR-larinin belli bir "terbiye" ?! sonun da
kalkacagini iddia ediyor fakat Qur´an dan bir KANIT getir/e/miyor..
aslinda
"sufi" gelenegin referans gösterip müridlerin akillarini kiraya aldigi uydurma hadis kaynakli "dini hikaye"ler kitabinda bu tip Qur´an disi yorumlari
yeterince bulmak/okumak mümkün..
örnegin
salman rüsdi´nin yazdigi
"seytan ayetleri" romani da "uydurma hadis deposu" vazifesi gören sufi gelenegin "dini kitap"larindan asirma hezayanlar neticesinde kurgulanmis bir kitaptir..
ama
biz
venüs´ün beyanini bekliyelim bakalim senin iddia ettigin gibi mi kastetmis..
slm.
Venüsün
Venüsün neyi kastettiği açık. Zaten şikayeti de bu yüzden. Bu kadar açık yazdığı halde anlamadığınızı, hep aynı şeyleri yazdığı halde "hala anlamadığınızı" söylememiş sadece kibarlıktan. Bunun yerine aynı şeyleri tekrarlamaktan bıktım demiş.
Çok ilginç
Bu aynı Allah değil mi, hristiyan ve yahudileri dost edinmeyin diyen? Sen neden dostluk kuruyosun bekir, yoksa Allah'ın sınırlarını kaldırdın mı keyfince? :))
xenix
sonsuz yazdi; "hala
sonsuz yazdi;
"hala anlamadığınızı" söylememiş sadece kibarlıktan...."
ortada anlasilmiyacak bir konu yok sayin sonsuz ben venüs arkadasin kibarligindan pek memnunum..
eminim sizin avukatliginiza da ihtiyaci yoktur..
slm.
Avukatlık?
Burada her tartışma, her yorumu avukatlık olarak değerlendireceksiniz, işimiz zor. Kimsenin avukatlığını yapmıyorum. Evet venüsünde ihtiyacı yok. Ama anlaşılmayan konuları anlatma gereği hissettim. Bu sizi rahatsız etmez umarım. Devam edecek çünkü.
xenix yazdi; "..Bu aynı
xenix yazdi;
"..Bu aynı Allah değil mi, hristiyan ve yahudileri dost edinmeyin diyen?.."
degil efendim..
"..Ey iman edenler
-yahudi ve nasranileri Evliya edinmeyin
-Onlar biribirinin EVLİYASIDIR..."(maide/51)
yani
evliya diyen Allah
evliya-yi dost diye ceviren kullar..
kilavuz karga durumu yani.... :))
ayrica
maide/5 de ehli kitab bir kadinla evlenmek ve yediklerinden yemek helaldir..
yani
Qur´an´in
ehli kitab bir (kiz/erkek/kiz) es almaya müsaade ederken (maide/5) ayni
zamanda ehli kitab´a / ateist´e vs. düsman olmayi ögütlemis olabilecegini ZANedenler sadece icinde bulunduklari zihinsel celiskilerini ifade etmis olurlar..
evet
"......... Allah,
-sizinle din uğrunda savaşmayan
-ve
-sizi
-yurtlarınızdan çıkarmayanlara
-iyilik yapmanızı
-ve
-onlara
-adil davranmanızı yasaklamaz.” (mümtehine/8)
slm.
sonsuz, etmez rahatsiz
sonsuz,
etmez
rahatsiz etmez..
venüs devam edecek olursa memnun olurum..
slm.
Evliyau
Sevgili bekir, binlerce yıldır, Türkçe ve Arapçayı ana dili gibi konuşan binlerce çevirmeni bir kenara bırakalım, hatta yok sayalım. Senin Arapçan daha iyi kabul edelim. Bana "evliyau" ve "evliyae" veya "evliya" kelimesini Türkçe'ye çevirir misin?
Ne anlama geliyor, ben arapça bilmiyorum.
xenix
HUDİ Ewliya'lar ..
"5/51 Maide" ayetini bu Foruma taşıyan
"Sn Ebubekir"e ,
müsaade ederseniz Soru yöneltmek isterim ..
Ayette sözedilen Ewliya'lardan biri örneğin; meşhur Eyüp Sultan Hazretleri olabilir mi
ve bu Kutsal Arap PUTU,
Üsküdar'dan Aywansaray'a
ne tür bir mancınık kerametiyle
Dewe'sini de beraberinde aşırtabilmiştir?
Aslında Keramet Dewe'de de olabilir, fakat
nurani Hoca Akşemsettin'in meşhur İstihare'sinde
böylesine bir Hikmete dair tek söz yokq.
"5/51 Maide" ayetine akraba sayılır;
"4/46 Nisa" ve "62/6 Cuma" ayetlerindeki Ewliya'lar da
anadili Arapça olan
Petrol Renkli Yahudi'ler / Nasara'lar (rabıta) yani,
aynı HUDİ-Ewliya'lar mıdır? (= 14/4 İbrahim)
Ne dersiniz ??
Sn Ebubekir; susma hakkınızı tasarruf edebilir ya da bir başka Forumda cewaplayabilirsiniz ..
Esenlikle (Ğ - Q )
GÖNÜL NAMAZI
GÖNÜL NAMAZI...
İsrafil üfledi Sur' u,
Göründü MUHAMMED nur'u.
Secdeden RAHMAN' a doğru,
KILSAM GÖNÜL NAMAZIMI.
Zikrullah'ı ana ana.
Zikir kulu nura bana.
"HU" diyerek yana yana,
KILSAM GÖNÜL NAMAZIMI.
İster ağlat, ister güldür.
İster yaşat, ister öldür.
Cehennem' in bile gül dür.
KILSAM GÖNÜL NAMAZIMI.
Gözyaşlarım aka aka.
Aşk gönlümü yaka yaka.
ZEL-CELAL' e baka baka,
KILSAM GÖNÜL NAMAZIMI.
Geliş senden dönüş sana.
Affet bizi ey Rabb' ena.
Niyazım ki; O' SÜBHAN' a:
KILSAM GÖNÜL NAMAZIMI.
Salih kullar seyran eder.
Hakk kulunu hayran eder.
Şeref YÜCEL bayram eder.
KILSAM GÖNÜL NAMAZIMI.
Ben ne kulluk ettim sana?
Her ni' meti verdin bana.
Bir rakatta olsa sana,
KILSAM GÖNÜL NAMAZIMI.
EY ! RAHMETİ RAHMAN ALLAH,
EY ! HALIK-İ SÜBHAN ALLAH,
DİYEREKTEN ALLAH...ALLAH...
KILSAM GÖNÜL NAMAZIMI.
ŞEREF YÜCEL
before end-giving to my
before end-giving to my letter, I kiss the smalls from their eyes and the big ones from their hands. My dear friend Hawking, stay with safety.
Saçmalamayın ya, bi kere de saçmalamayın..
isra-İ-l çalan Sur'ı ..
Sn ŞEREF YÜCEL demiş ki : "İsra-F-il üfledi Sur'u" ..
Yunus Emre, meşhur Sur'u çalacak (üfleyen değil !!) olanın
"İSRAfİL" değil; "İSRAiL ("f" yok !)" olduğunu şöyle tekerlemiştir :
"Musi ağduğu Tur'ı
yoksa Beytülmamır'ı
İSRA i L çalan (da) Sur'ı
cümle vücudda bulduk"
Ne ki, bu "İsra i l"; bildiğimiz klişe "İsrail" kawramından biraz farklı olarak, Kuran'da kendilerine direkt ve Arapça seslenilen, anadili Arapça olan (14/4 İbrahim), Petrolrenkli enkarne "İSRAİL-Oğulları"dır (= 2/40 Bakara 56) ..
"Kıyamet-Sur'u / Uykuluk'ları kıyama dürten"; üflemeli Çalgı değil, yuwarlanan Kayaparçası gibi "döne-döne" yuwarlanarak, nihayette Kuran'a tam iman getirmeyen inkarcı Kuran-Mükellefleri Arabiler'in Kafa'larına tam isabet kurgulanmış ve
"27 / 82 Neml" ayetinde açıklanmış
bir "döne-döne (Istıwa / Mewlana) anlatım tekniği"
kawramlarından bir Kawram'dır ..
Aynı "27 / 82 Neml" ayetindeki meşhur "DABBE" ise, toprağın altından filizini süren
"bitkisel DNA / dabbe"dir,
konuştuğu ewrensel bilimdili "DNA dili"dir.
DNA'nın gönül-seccadesinde kılınan Namaz'da; riya / şirk / şekil / gösteriş yoktur,
ancak ve sadece Uzaylı Bilge'nin BİLİM'i wardır (= 24/36 Nur 35-37) ..
* hay Allah-hay Allah, gördünüz mü az kaldı "Sn Ebubekir"e
"HUDİ Ewliyalar" hakkında kopya sızdırmaya neredeyse ramak kaldıydı .. hadi bana eywallah ..
(Ğ - Q)
Ateistlerin evren görüşü
Arkadaşın birisi ateistlerin evren görüşünü merak etmiş. Kendisine Hawking'i tavsiye ederim.
)kapa parantez
Benim en çok hoşuma giden
Benim en çok hoşuma giden nokta;
"Nasıl ki Darwinizm biyolojideki yaratıcı ihtiyacını sona erdirdi, yeni fizik teorileri de evrenin oluşumu konusunda yaratıcının rolünü gereksiz kılmıştır"
...şeklinde bir argüman var.
Arkadaş getirmiş karşısına Maide suresini koymuş.
Bu adam senin Allah ın yoktur demiyor ki...
...sen tanrının varlığından emin isen ne gerekiyorsa yap.
Şimdi diyeceksin ki demogoji yapıyorsun.
İyi de senin imanının sigorta teli Hawking in iki dudağı arasında mı gerili...
...nedir seni geren?
Bu dünya üzerinde 6 milyar insan var...yüzlerce din yüzlerce tanrı var.
"Yaratıcıya ihtiyaç yoktur"
...demiş adam.
Bırak inanma, tanrını unut, peygamberini sil, bu güne kadarki ibadetlerinin tamamı silindi demiyor ki...
...ne geriliyorsun...
...ne?
Yeni yorum gönder