Türkiye'de futbol neden çok sevilir?
Türkiye'de futbol neden çok sevilir?
2010 FİBA Dünya Basketbol Şampiyonası başlamışken bu konu güzel gider diye düşündüm. Hangi takımı tutuyorsunuz diye sorduklarında, “Efes Pilsen” diye cevap veririm ben, karşımdaki birkaç sn.liğine dumura uğrar, anlamaz, kendine geldiğinde de “takım derken futbolu kastediyorum” der sonunda. “Niye başka spor, başka takım yok mu memlekette” dediğimde, bu bir firmanın müşteri temsilcisiyse “sistemde böyle bir cevabı girecek bölümümüz yok.” der. “Diğer” şıkkı bile açılmaz anketlerde bu soru için.
Neyse Dünyada bireysel ya da takım halinde yaygın olarak yapılan sporların Türkiye’de de federasyonları, ligleri var. Ama spor deyince akla ilk gelen şey futbol olur. Zevkler ve renkler tartışılmaz elbet, ama ben futbol izlerken sıkılırım. 90 dk. şanslıysanız topu topu 3 gol görmek neden bu kadar zevklidir, herşeyi unutturur insanlara, donunu bile ters giydirir.
Yenen taraf, yenilen tarafı işte, okulda, otobüste dolmuşta sürekli taciz eder, ama en şaşırtıcı olanı yenilen taraftar belki hiçbir polemikte kullanmadığı kıvrak zekasını konuşturarak üste çıkmayı başarır. Sonra 90 dk. maç izlemek yetmez kimseye, bir de o maç kare kare oynatılarak, yorumlar eşliğinde bir daha izlenir...
Oysa başka güzel sporlar da var ülkemizde. Örneğin basketbol; heyecan, bol skor, tempo, estetik, görsellik hiç bitmez, 10 sn.de işin kaderi değişir. İnsan filmlerdeki gibi dünyanın 10 sn.de kurtarılacağına bile inanır, ama gelin görün ki meraklılarının dışında basketbol ligini kimse takip etmez. Avrupa kupasında yarı finale falan yükselen Türk takımı olursa ancak spor gazeteleri lütfedip, ön sayfadan manşet atar.
Türkiye'de futbol neden bu kadar çok sevilir, neden bu kadar önemli ve bazen herşeyin üstündedir futbol?
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1336 defa okundu

Sibel Atasoy
Bugünkü maçlar
2010 Dünya Basketbol Şampiyonası Birinci Turda bugün oynanacak maçlar:
Ürdün-Sırbistan, 16:30, Kayseri
Slovenya Hırvatistan, 16:30, Istanbul
Tunus-İran, 19:00, Istanbul
Avustralya-Almanya,19:00, Kayseri
A.B.D.-Brezilya, 21:30, Istanbul
Angola-Arjantin, 21:30, Kayseri
Sence Barden? Neden bu kadar
Sence Barden? Neden bu kadar sevilir futbol?
Bir zamanlar otistiklerin dönen yuvarlak disklere çok meraklı olduğunu okumuş ya da duymuştum...
Toplum olarak otistik miyiz acaba?
Dönüp duran topu bu denli seviyoruz? Sonra da golü yiyen hep halk oluyor aslında...
fikrim yok
Ben anlamadığım için sordum zaten Hüseyin, hiçbir fikrim yok:) Var mıdır acaba bu konuyu sosyolojik açıdan incelemiş bir tez.
Senin tezine gelince bir otistik 90 dk + 3 gün aynı konu üstünde diakkatini toplayabilir mi ki? Bu otizm üstü birşey olmalı.
Atatürk'ün Harp Okullarında okutulmasını salık verdiği Beyaz Zambaklar Ülkesi adlı kitapta (Polonya'yı anlatır), vatandaşların kesinlikle futboldan uzak durmaları gerektiğinden bahsedilir. Toplumu uyuşturmak için bir yöntem olduğu söylenir. Tarihini tam hatırlamıyorum ama uluslarası "siyonist" bir toplantıda alınan bir karardan da bahseder. Özellikle az gelişmiş ülkelerde futbol sevgisi üst seviyede körüklenmeli ve böylece halkın ülkesinde olan bitenden haberdar olmaması sağlanmalıdır, deniyormuş.
Sadece Türkiye
Sadece Türkiye değil, çoğu avrupa ülkesi, güney amerika ülkesi ve afrika ülkelerinde de sadece futbolla ilgilenilir.
Muhtemelen İngiltere'de ki fanatizm, Türkiye'den fazladır.
xenix: Toplumsal Ego
Vala maillere bakıyordum,
Vala maillere bakıyordum, silip atmaya kıyamadım, buraya şutlamaya kara verdim:
Üç inek yapmak ....!!
Üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen çipurayı çiftlikte yetiştirmeyi başaran Türkiye,
dünyanın en güzel meralarına sahipken, ineği de taaa Uruguay'dan getirmeyi başardı.
Yeterli ineğimiz yok çünkü.
Koyun sayımız iyi.
Öküz de getireceklerdi aslında.
Şöyle bi baktılar etrafa...
Eee, yeteri kadar var.
Var ama, hayvan başka şey...
Hayvancılık başka şey maalesef.
Bu Uruguay'dan ilk önce Lugano gelmişti bize. Bonservisi 6.5 milyon Euro'ydu, 4 yılda ödenen para 14.5 milyon Euro...
Uruguay ineklerinin tanesi, 1.800 Euro... 8 bin tane gelecek, onlar da 14.5 milyon Euro...
Hadi diyelim, inek yetiştiremiyoruz. .. Bi tane Lugano yetiştirip
Uruguay'a göndermeyi becerebilseydik, inekler bedavaya gelecekti yani....
O nedenle, Lugano'nun kaptanı olduğu Uruguay milli takımı Dünya Kupası'na katılıyor...
Biz ise Uruguay ineklerinden mangal yapıp, Kupa'yı televizyondan seyrediyoruz anca.)
Top çevirmeyi bırakıp, kıyaslarsak.. .
Türkiye'nin nüfusu 72 milyon. Alt tarafı 10 milyon ineği var.
Uruguay alt tarafı 3.5 milyon kişi. 13 milyon ineği var.
Netice itibariyle özet?
Mesele uc cocuk yapmak degil Yeğennn
Mesele Üç inek yapmak ....!!
Yani Barden, Belki de
Yani Barden,
Belki de mesele
tüm halkı inek yapmak
To be, or not to be: that is the question...
Hüseyin, bana da sebep o
Hüseyin, bana da sebep o dediğinmiş gibi geliyor, ama sonuca bu kadar kolay nasıl ulaşılıyor?
Xenix, dediğin doğru ABD hariç dünyanın pekçok ülkesinde sevilen bir spor. Toplumsal Ego neden futbol etrafında bu kadar belirginleşiyor da başka konularda kafasını kuma gömüyor acaba?
futbolumuzu oynamak
Düşündüm de bu işin sırrı nedir, belki de oyuncular/antrenörler bile bilmiyordur. Maça çıkarken "Çıkıp futbolumuzu oynayacağız, normal futbolumuzu ortaya koysak bile kazanırız." derler. Taktik ne? Futbollarını oynamak.
Futbol neydi? Anlatılmaz yaşanır.
Kaybedince "Top bizi sevmedi, direkler izin vermedi, bu hakemle bu kadar, yediğimiz gollerde çok şanssızdık, futbolumuzun karşılığı bu olmamalıydı"derler. Niye, çünkü futbol kendi kendine oynuyor sahada.
Nasıl mit oldunuz? sorusuna gerçekten bir cevap bulamadıkları için belki de "Halkımız sayesinde" yanıtını veriyorlardır.
NBA reklamlarında nasıl
NBA reklamlarında nasıl bir alt yazı geçer, sanırım herkesin zihnindedir, "i like this game", yani "bu oyunu seviyorum" der ( sporu değil.)
Hüseyin bey, oyun neden vardır ve insan neden oyun oynamayı sever diye sorsak sizce nasıl olur?
Ayrıca futbolun tarihine baktınız mı hiç? İngilteredeki futbolcuların hiçbir özlük hakları ve gelirleri bulunmadan, klüp sahipleri ne derse onu yapan ücretsiz işçiler gibi çalıştıkları uzun bir dönem vardı sanırım. Sonrasında ise oldukça yoğun bir mücadele, beraberinde ödenen bedeller, ama nihayetinde mesleki örgütlenme ve sendikal gelişim olduğunu hatırlıyorum. Bugün gelinen noktada ve futbolun endüstrileştiği bir ortamda milyon dolarlar konuşuluyor olabilir belki, ama kimler için, daha doğrusu kaçta kaçlık bir azınlık için? Sahnenin önündekiler bir kaç bin kişiden ibaret, oysa dünyanın her tarafında ve alt klasmanlarda oynayan daha milyonlarca sporcu var ve hemen hiçbirinin ne sosyal bir güvencesi ne de iş garantileri bulunmakta.
Bunlar belki futbolun oyun-spor-endüstri evriminde karşımıza çıkan daha farklı görünümleri, o nedenle çok da uzatmıyorum. Ama "oyunun" doğasından kaynaklanan ve her halukarda onu çekici kılan bir estetik ve hazzın inkarına da gönlüm elvermiyor, yani izninizle bunu söylemeden geçemedim, efenim futbol şeytan icadı değildir:)
Yeni yorum gönder