Korku ne enteresan bişey.. inanmıyosun ama korkuyorsun ( Gamaro)

Korku ne enteresan bişey.. inanmıyosun ama korkuyorsun ( Gamaro)

Bu holivud yapımcıları korku işini iyi çözmüş. Dile kolay her yapımda bir sürü psikolog ve psikiyatra maaş ödüyorlar.

Korku kendi nesnesini anlıksılarla bildirdiğinde en başarılı sonuca ulaşır. Bu ya, aniden olur ya da beklenmeyen bir ana denk getirilerek anlık etkisi gösterilir.

Korku nesnesiyle yüzleşmede inanıp inanmamak tümüyle zihnin kendi kararı, değerlendirmesi değil mi? Oysa korku, bu karar ya da değerlendirmeye zaman bırakmaya pek niyetli değil.

Aniden geeln yüksek bir patlamaya bedenin ilk tepkimesi; KORK, ikinci tepki; DÖN BAK, 3. tepki; eylem kararı; üzerine mi yürüyeceksin yoksa gerisin geri mi koşacaksın?

Korku nesnesine, olayına bu karar için baktığımızda, zihnimize karar vermesi için zaman tanınmış olur; korku filmindeki beklenmedik sahnede, o sırada baktığımızda, zihnimiz bunun bir film olduğunu söyler ilk ve kaçmaktansa BAKMAYI sürdürürüz.
Yine de zihnimiz bunun bir film olduğu kararını verse de korku bitmez, sadece ilk tepkinin gücü azalır; korku sürer...

Demek ki biliyor olmak korkmamayı getirmiyor...

Gamaronun mini iletilere yazdığı tümcedeki gerçeklik insan korkuları üstüne derinleme bir düşünce akışı yaptırtacak nitelikte...

bilmediğimizden bildiğimize göre daha mı az korkarız?
korkutucu olan bilmektir belki de...

zihnin unuttuğu en ilkel bilmelere KORKU YORDAMI ile inmek için iyi bir fırsat.

Senin oyun: None Ortalama: 4 (4 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

Bugün korkular üzerine

Bugün korkular üzerine konuşmuştuk.
En çok neden korktuğumuzu sorduk birbirimize...
"Örümcek" deyiverdim.
(Yıllar önce gördüğüm tekrarlı düşlerin baş kahramanı olması bunda etkendir sanırım)
Sonra biraz daha irdeledik, acaba nesinden korkuyoruz diye...
Çok hızlı hareket ediyor olması ilk sırada geldi benim için...
(Tıpkı düşümde olduğu gibi...)
"Hadi normalleştirelim, bir işlev kazandıralım, gözümüzde normale dönsün korkularımız" dedi arkadaşlardan biri...
Ben yarışçı örümcekler yarattım gözümde...
Hepsini bir araya getirdim.
Yarıştırdım.
Arada birine tezahürat ettim.
Korkum geçiyor gibiydi...
Müthiş bir sempati uyanmıştı içimde....
Ta kiiii....
Ta ki;
şu sözleri duyana kadar....
"Afrika'da bir örümcek türü var. Öyle hızlı hareket ediyorki, sen gözünü açıp kapayana kadar oradan oraya fırlıyor adeta... Onlardan süper yarışçılar olurdu."
Gel de korkma ÅŸimdi....
Bildim ne oldu?!
Daha çok korktum.

Not:
...Cara özlemiş sözcüklere dokunmayı...

korku nesnesi, beden,

korku nesnesi, beden, zihin...
korku ile ilk beden karşılaşır. Zihin sonraki karar vericidir. Aşılmamış korku terapilerinde korku nesnesi, örneğin bir örümcek simgesi, maketi kişinin eline verilir, burada istenen şey bedenin temasıdır; çünkü ilk beden karşılaşmıştır. Bu terapide zihine karar vermesi için süre tanınır. beden ile zihin arasında bir çeşit arafta kalan, sıkışan korku zihnin süzgecinden geçer, dokunu, görsel ve diğer algılar yeniden hem beden hem de zihin tarafından yeniden deneyimlenir. Örümceğin varlığı ayrıntılandırılır ve varlığı bedenle uyumlaşır,beden bu uyumu gerçekleştirirse zihin kararını ve onayını verir.
Korku nesnesi, olayı ile ilk karşılaşmadaki travmatik derinlik bu uyumu ve onayı geciktirir. Korku süregenleşebilir.
Zihin, bedenden ilk karşılaşma bilgisini sezgi yoluyla alabilmelidir.
örümceğinizin tarihini bedeninizle birlikte bulun, evrimde en eski, en ilkel korkulara giriyor, bunu ancak bedeninizle bulabilirsiniz; o korku varken sözcükleriniz, kavramlarınız ve algılarınızı yorumlayıcı zihniniz yoktu çünkü.

Konuya girmeye korkuyorum:)

Konuya girmeye korkuyorum:)

Örümcek fobisi

Örümcek fobisi atalarımızdan bize miras bırakılmış bir hayatta kalma stratejisiymiş diyor google amca.....
Rüyamda beni kovaladığını düşünecek olursam son derece mantıklı bir açıklama oldu benim için...
Ama mantıklı bir açıklamanın, etrafta dolaşan tüylü bir örümceğin varlığının beni korkuttuğu gerçeğini değiştirmediğinin halen farkındayım.

ama zaten en son beslemem

ama zaten en son beslemem gereken mantıktı öyle değil mi?!
önce nesneyle bedenin teması gerekiyordu.
offff...
şimdilik kalsın....

Başlığı hoşuma gitti bu

Başlığı hoşuma gitti bu yazının. Korku düşünülmeden, ani çıkar evet. Ama çok düşündüğümüz, değerlerimiz dolayısıyla yüklediğimiz anlamlar yüzünden de doğar. Derdim hafife alabilmek! Otu olan var mııı? ;)

Tesadüfen rastladım bu

Tesadüfen rastladım bu yazıya. Başlık gamaro'nun bir sözüymüş anladığım kadarıyla. Hoşuma gitti. Ayrıca ilginç bir konu. Korku, bence bedenimizi korumak maksadıyla gelen bir his. Yani alarm gibi. Yüksek sesten, aniden karşımıza çıkan bir şeyden korku duymak bence vücudumuzun alarm haline geçişidir. Alarm çalar ve savunma mekanizması harekete geçer. Ama korkmamak mümkün müdür? Örneğin bir örümcekten falan? Ya da korkunuzu nasıl yenersiniz?

Korku

diyordu bilge, bize ilk-el insanlardan kalmış bir mirastır.

Korku bir olgudur olguların birçoğu yok edemediği, silemediği, ortadan kaldıramadığı gerçeğidir İnsan'ın. Korkunun dallarını kesebiliyoruz ama gövdesi toprakta. Köpekten korkmak ve o korkudan özgürleşmekle korku olgusundan özgürleşmek aynı sonuç değildir.

Sevgili Yabancı, bilgedir

Sevgili Yabancı, bilgedir bildiği vardır demek gerek :) Aslında korkmak bence de bitmez, ama yine de örneğin gece uyandın, kabus gördüğün için duyarlısın ve ışıklar kesik, dışarısı fırtına, ayrıca etraftan garip gurup sesler duyuyorsun. Yani korkman için ortam elverişli diyelim. Korkmamak için ne gerekir? Nasıl kontrolü ele alırız? Ele alabilir miyiz ? :D

Sevgili Nibelunga

Çizmiş olduğun tabloda insana düşen ve en kestirme yol olan çözüm korkmaktır bilesin. Ayrıca böylesi korkular için yanı başında bir gaz lambası (ya da bir dost, sevgili, eş v.b. ekipmanlar) mum ya da fener bulundurman daha doğru olmaz mı? :)

Korkuyu ikiye ayırmak

Korkuyu ikiye ayırmak gerekir yapısından dolayı. Birincisi bedensel korku, yani göz bebeklerinin büyüdüğü, vücudumuzun titrediği, irkildiğimiz, sıçradığımız, çığlık attığımız türden olanı. Diğeri ise bu belirtiler henüz yokken duyduğumuz zihinsel bir korku. Beynimiz zihnimizin yarattığı bu imajinasyonun gerçek olup olmadığını bilemez. Dolayısı ile bedenimiz bu korkuyu gerçeğe dönüştürür. Zihinsel korku türlerine en güzel örnekler, sınav korkusu, topluluk önünde konuşma veya rezil olma, sosyal korkular, kaybetme korkusu vesaire gibi arttırılabilir.

Bir de ruyalardaki korku var

Bir de ruyalardaki korku var ... sanki ikisinden de farkli ..bana oyle geliyo .. bilinmeyen bir seylerden,(belki de ozgurlikten korkmak bu)

Birde kotu seyler olmsindan korkmak. eski Turk filmlerinden miras " mutlulugumuz bozulacak diye cok korkuyorum Murat..(Hulya Kocyigit veya Turkan Soray , Belgin Doruk da olabilir .. ama yok yok o o kadar korkmazdi) "

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş