Hoş geldin

Hephaistos kullanıcısının resmi

Genç bir polisin yardımıyla kaldırım kenarındaki çay ocağının sedir taburelerine oturmayı başaran yaşlı adam, o sıcak yaz gününde ilk defa bir gölgelikte soluklanabilmişti. Pırıl pırıl üniforması ve güler yüzüyle “ iyi misin şimdi amca ?“ diye sordu polis memuru Kaan. Ethem Amca nefes nefese kalmıştı ancak her geçen saniye biraz daha iyi hissediyordu kendini. Eski ama tertemiz ceketinin iç cebinden katladığı mendili çıkarttı ve ter içinde kalmış alnını silemeye başladı. “Çok iyiyim evladım” diyerek gülümsedi Kaan’a. “Sen işinden kalma ben biraz daha soluklanıp kalkarım”. Kaan’ın yüzünü acıma hissiyle karışık şevkatli bir ifade bürüdü duyduklarının ardından. Benim işim bu amcacım diyerek karşısına oturdu Ethem Amca’nın. “Söyle amca ne işin var bu sıcakta?” “Torunum geliyor bugün İzmir’den annesiyle. Beni her gördüğünde elime bakar ona ne hediye aldım diye. Anca kendime gelip bugün çıkabildim çarşıya”. Dirseklerini masaya koyan Kaan “ne aldın peki?” diye sordu. Şevkatli tebessümü asılı kalmıştı sanki yüzünde. Ellerine baktı önce Ethem. Sonra ceketinin ceplerine. Hızlıca etrafına, az önce durakladığı sokak lambasına baktı. Hışımla yerinden kalktı. Sağa sola dönüyordu. Telaşlıydı. “Hay Allah” diye söylendi. “Düşürdüm mü ne yaptım yahu torbayı?” Kaan oturduğu yerde toparlandı, “Otur bir şöyle amcacım halledeceğiz” dedi. Ethem gözlerini kendisinden ayırmayan Kaan’a bakıyordu. Tam reddedici karşılığını vermeye hazırlanırken Çaycının çırağı Selahattin elinde bir bardak suyla çıkageldi. “Amcacım otur buluruz biz torbanı.” Ethem hayıflanarak tekrar sedir taburesine oturdu. “İyiyim dedim yahu. Dükkana gideyim de bakayım. Almadan çıktım belki de.” Selahattin Kaan’ın yanındaki boş tabureye oturdu. “Nereden aldın amca hediyeni?” Ethem elini kaldırdı dükkanı tarif etmek için. Ancak kelimeler ağzından bir türlü çıkmıyordu. Yolun sonunu işaret ediyor ancak ne bir sokak ne bir cadde ismi hatırlayamıyordu. “Hay Allah yahu! Bunadım mı ne ettim aklıma gelmiyor bir türlü dükkanın adı.” Kaan, Ethem Amca’nın iyiden iyiye telaşlandığını görüp onu sakinleştirmeye çalıştı. “ Suyunu iç amca sen. Rahatla biraz. Hallederiz biz.” Ethem önündeki sudan bir yudum aldı. Yetmedi…Bir yudum daha aldı. Sanki bir ömür boyu susamış gibi, kana kana içti suyunu. Hızla bitirdi. Kaan’ın yüzündeki tebessüm büyüdü, Selahattin sevimli sevimli gülmeye başladı. Ethem bardağını masaya bıraktı. İçinde bir büyük ferahlık hissetti. Etrafına baktı… Gitgide büyüyen, gitgide yeşeren ağaçlara… Her bir ötüşüyle başka kuşları davet eden bülbülün sesini duydu. Düşünmek, sormak ve anlamak istedi… Ama kelimeler dökülemedi ağzından. “Yapmayın yahu!” diyebildi sadece. Gözleri doldu. “Kap gel bardağı Selo!” diyen çaycının sesi duyldu bir anda… Selahattin hızla kalktı yerinden ve ocağa girdi. Kaan yüzünde tebessümüyle yerinden doğrulup Ethem’in omzuna dokundu…” Ben aldığın hediyeyi bulayım Ethem. Sen dinlen biraz daha…” Ethem ağzı açık kalmış, sürekli kalabalıklaşan caddeye bakıyordu. Kalabalığın içinden kendisine ismiyle hitap eden, selam veren insanları izledi. Tam hatırlayacakken kim olduklarını bir yenisi selam veriyordu. Sonra bir başkası… “Nazif !” diye haykırdı bir anda Ethem. Nazif’in acelesi vardı sanki… Eskisi gibi dimdik, hızlı adımlarla yürürken uzaktan el salladı: “ Akşam görüşeceğiz nasılsa Ethem. Sen dinlenmene bak”

Ethem başını önüne eğdi… Gözlerinden akan yaşları silmeye çalıştı… Hiç mi hiç kederli değildi fakat… Kızını düşündü, torununu düşündü. Onların üzüleceğini düşünüp üzüldü… Dua etmek istedi… Olmadı. Tam o anda, yalnız hissedeceğini düşünmesine fırsat bile kalmadan yumuşacık eller gözlerini kapattı arkasından yaklaşıp…Yanaklarındaki gözyaşlarını sildi… Boynuna sarıldı… 7 yıldır yapayalnız yastığında, yatağında aradığı, özlediği o kokuyu hissetti Ethem. Yıllar yılı kulağından hiç kaybolmayan sesi duydu ardından… “Hoş geldin Ethem…”

Senin oyun: None Ortalama: 4 (Toplam 1 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

Ceketin cebinde torba

Ceketin cebinde torba aranıyor... Kese olsa neyse...
Sonra torbayı birisi oyuncak yapıyor.
Ethem bir büyüyor amca, bir küçülüyor Ethem oluyor.

Sonra ne oluyor?
Anlaşılmıyor!...

Anlaşılan herşey güzel değildir! Bazen anlaşımayan da güzeldir, duyumsanır. Hiçbir şekilde anlaşılmadığı zaman, o sizin güzeliniz ve özeliniz olabilir! Anlamdan zırnık bile koklatmazsanız, ne derler?...
-Olmamış!...

Torba olarak hayal

Torba olarak hayal ettim..Şu küçük boyutlu katlayıp cebimize koyabildiklerimizden...

Torba oyuncak oluyor evet... Bunu düzelttim.

Ethem Amca'ya "Ethem" olarak hitap etmelerini kasıtlı olarak seçtim...Çünkü artık yaşamlarında sahip oldukları yaş farkları yok aralarında.

Anlaşılmıyorsa eğer anlatmamışım demektir. Olmuyorsa da varsın olmasın değil mi? :)

Teşekkür ederim vakit ayırdığınız için

kısa bir öykü için

kısa bir öykü için karakterlere gereksiz tanımlamalar yapılmış, öykünün ayaklarının havada kalmasına neden olmuş.

"Anlaşılmıyorsa eğer

"Anlaşılmıyorsa eğer anlatmamışım demektir."
Anlatmadınız mı, anlatamadınız mı? Hangisi?

İmla hatası değil,

İmla hatası değil, yazdığım gibi... "Anlatmamışım"

Fetuş kanallarında sıkça

Fetuş kanallarında sıkça gördüğümüz "iyi" nin anlamsız tanımlarından biri daha... Yaşlı olunca cennete gidilir. Hoops yaşlı kadın dedikoducu ve kötüdür bir yere gitmez. Sizlere güle güle, her nereye gidiyorsanız ben orada olmayacağım.

öykü karakterlerinden biri

öykü karakterlerinden biri olan polisin;
genç,
pırıl pırıl üniformalı,
güler yüzlü,
acıma hisli,
şefkat ifadeli,
şefkat tebessümlü,
sakinleştirici,
yaşlı bir adamla ilgilenmesini görev bilen

gibi niteliklerinin öykünün içeriğiyle ne ilgisi var, diye sorulabilir.
Sözcük seçimleri özensiz, karakter ve olay örgüsüyle, içerik ve biçimle tutarsız, kötü kurgulanmış ve yazılmış bir öykü.

Pekala...Tüm eleştirilere

Pekala...Tüm eleştirilere karşılık geleceğini umut ettiğim bir cevap yazmalıyım sanırım.

Hikaye Ethem'in öldüğü yerde geçiyor. " az önce durakladığı sokak lambası" onun öldüğü yer. Neden polis? Çünkü yaşamdan sonra gelinen ( ister cennet diyelim, ister ahiret, isterse başka bir isim verelim) bu yerde "yenileri" karşılayacak, yönlendirecek ve onları bilgilendirecek birileri olmalı... İyi giyimli, genç, kibar bir polis memuru da bunu sembolize ediyor.

Ethem'e bir bardak su ikram ediliyor. Ethem suyu içtiğinde bir farkındalık haline bürünüyor. (Su içilmesini farkındalığın sembolü olarak seçtim) "yapmayın yahu" diyerek,kızını ve torununu özleyeceğini düşünerek bunun gösteriyor. Çaycı, çırağını "bardağı kap gel" diyerek çağıryor (bir başka ruh geldiği için), polis memuru Ethem'e "Ethem" diye seslenerek yanından ayrılıyor. Bu farkındalığın ortaya çıktığına ve yaş mevhmunun ortadan kalktığına dair bir gönderme idi..

Yoldan geçen insanlar daha önce oraya gelmiş yani ölmüş insanlar...Bir çoğu Ethem'in tanıdığı insanlar. En sağlıklı halleriyle orada bulunmaktalar. "Nazif dimdik ayakta" tanımı da bunu temsil ediyor.

Son olarak Ethem yıllar önce kaybettiği eşiyle buluşuyor. Bu da ölümden sonraki yaşamın, duygular anlamında temiz, beyaz bir tasviri...

Biçim ile ilgili eleştirilere cevap vermemeyi tercih ediyorum. Çünkü biçimi eleştirmek kadar eleştiriye karşılık vermek de cesur bir iştir. Ben kendimde o hakkı görmüyorum...

Not:Bu arada fetus kanalları ile ilgili yorumun hikaye ile nasıl bir bağlantısı var anlayamadım:)

Teşekkürler

"fetus kanalları"ile

"fetus kanalları"
ile "fetuş kanalları" farklı işler sayın yazar. Aman ha!

"fetoyu" daha önce "fetuş"

"fetoyu" daha önce "fetuş" olarak kullanmamıştım.. cahilliğime verin;)

Ahh.. Nasıl benzettiniz bunu "bilmemkaçıncı boyut" dizileriyle...

"Boyut"un içinde boyutun ta

"Boyut"un içinde boyutun ta kendisi olmuşken, bir de "nasıl benzettiniz" demen gerçekten bizleri boyutsuz nasır hastası yaptı. Dalga geçtiğini düşünmeye başladım.

Tabi o dizilerden ne

Tabi o dizilerden ne alındığına bağlı benzetebilmek...Ben ucuz din sömürüsünden başka bir şey bulmuyorum o dizilerde. Yoksa siz buluyor musunuz?

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş