Modern Yaşamda Doğru Beslenme Tavsiyeleri

İnsanın modern yaşamın içinde doğadan uzaklaşması sonucu beslenme alışkanlıkları tümüyle değişikliğe uğramıştır. Çoğunlukla kahvaltı bile etmeden evden çıkıp, köşe başındaki börekçiden alınan börek, simit, poğaça, tost ile aceleyle geçiştirilen sabah öğünü, fastfood ya da aşırı yağlı tabldot ile yenilen öğle yemeği, çok geç saatlerde eve varıldığı için hazır donmuş gıdalarla hazırlanan yoğun akşam yemekleri, hayatımızın içinde sıradan bir duruma geldi. Doğru olan bu beslenme şekli buymuş gibi sorgulamadan yiyerek yaşamaya devam ediyoruz.
İşyerlerinde hazırlanan tabldot yemekleri, yoğun vücut enerjisiyle çalışan beden işçilerine göre kalorilendirilip hazırlanıyor. Firmaların kullandığı özel sanayi yağları aşırı kalori taşıyor ve vücut tarafından eritilemiyor. Tabldot yemeğinden çok az miktarda yediğini fakat yine kilo almasının önüne geçemediğini söyleyen bir sürü insan bunun nedenini anlayamıyor. Sürekli açlık hisseden ama kilosunu dengeleyemeyen bireyler, bir de bunun üzerine vitaminsizlik ya da kansızlık sorunu yaşıyor. Enerjisinin düşük olmasından şikâyet ediyor. Sürekli oturarak çalışan insanlar, küçücük bir simit ya da poğaçanın kalorisini tüketmek için harcaması gereken eforu duyunca şaşırıyor. Midesini hala boş hissedip, aldığı kiloya inanamıyor. Bir hamburger menüdeki inanılmaz kaloriyi bilmeden tüketenler var hala.
Şişmanlık, vücuttaki yağ oranının normalden fazla olması demektir. Kadınlarda yağ oranının yüzde 20- 27 arasında, erkeklerde 15- 20 olması normal değerlerdir. Şişmanlık, fazla yemek kadar hareket eksikliğine de bağlıdır. Aşırı yemek ve hareketsizlik, psikolojik, metabolik ve hormonal rahatsızlıklara sebep olur. Mutlu hissetme ile sağlıklı vücuda sahip olma arasında yüksek bir bağ mevcuttur.
Eski ve doğal yaşam tarzı, daha fazla kalori harcanan aktif bir yaşam şekliydi. Evler bahçeliydi ve hareket alanı daha fazlaydı. Küçük de olsa bahçede çiçek ya da sebze ile uğraşılırdı. Evin bütün ihtiyacını karşılamasa bile o küçük bahçelerde yetiştirilen çiçek ya da sebzeler ile uğraşmak, toprakla bağı devam ettirdiği için negatif enerjiyi boşaltır, mutlu ederdi. Küçük apartman katlarında, dört duvar ve yoğun manyetik alan içinde yaşanmaya başlanması sonucu gerilim, stres ve özellikle kansızlık şikâyetleri yüksek hızla arttı. Bütün eşyalarımız sentetik ve vücudumuzda yüklenen negatif enerjileri boşaltmak için artık birbirimize saldırmaya başladık. Aşırı derecede mutsuzuz. Karın tokluğu için koşturan köle-robotlara döndük.
Mevcut yaşam şeklimizi geriye döndürüp, bahçeli evlerde, telefonsuz, internetsiz, televizyonsuz yaşamamız belki mümkün değil artık. Bahçede odun ateşinde kaynayan suda çamaşır yıkayamayız, bulaşık için özel taslarda su ısıtıp saatlerce bulaşıkla uğraşamayız, mahalle pazarına gidip köylülerden doğal sebzeler alıp, yorgun argın eve taşıyamayız. Salçamızı, tarhanamızı, kesme makarnamızı, reçelimizi, turşumuzu evde kendimiz hazırlayamayız. Buna ne vaktimiz kaldı, ne becerimiz. Atalarımızın yaşam şeklini büyük şehirlerde çoktan terk ettik. Kadınlarımız da erkekler gibi erkenden evden çıkıp hayatın içinde koşmak zorunda. Akşam dokuzda eve dönen bir kadına kesme makarna pişir diyemezsiniz artık. Seralarda hormon ve kimyasallarla yetiştirilen besinlerimizi zorunlu olarak tüketmemiz gerekiyor. Doğal besinlere ulaşmamız nerdeyse imkânsız hale geldi. Genetiği değiştirilen ve zorunlu olarak tüketmemiz istenilen gıdalara tek başına engel olmamız mümkün değil. Bir sürü sistemi değiştirmek için artık sanırım çöküş ve yıkımları yaşamadan harekete geçmeyeceğiz ne yazık ki… Üzücü gerçek…

Bütün yapamayacaklarımıza rağmen, sağlıklı yaşam ve beslenme adına hala yapabileceğimiz, düzeltebileceğimiz şeyler var. Küçük genel doğruları bilir ve beslenme şeklimizi bu doğrulara göre tartarak gerçekleştirirsek en azından zararları biraz azaltabiliriz. Küçük ama önemli beslenme ve yaşama kurallarımıza bir göz atalım…
* Kilonuzu sürekli kontrol edin. (Alınan kilolara çabuk müdahale edersek işimiz kolaylaşır)
* Aldığınız besinlerin enerji değerlerini öğrenin, kalori hesabı ile aldığınız- harcadığınız arasında denge sağlayın.
* Gelişigüzel diyetler yapmayın, gerekirse uzmana danışın.
* Yağ, şeker ve undan uzak durun.
* Sabah kahvaltısının altın değerini bilin, mutlaka zaman ayırıp, meyve, sebze, protein dengesini sağlayacak zengin kahvaltılarla güne başlayın.
* Besinlerin kızartma ya da kavurma yöntemi ile değil, haşlama, fırınlama, buğulama yoluyla pişmesine dikkat edin. Buna uygun menüleri hayatımıza yerleştirin.
* Sıvı alımına dikkat edin, sağlıklı su için, meşrubatlardan, çay ve kahveden uzak durun. Gerekirse taze sıkılmış meyve suyu ve doğal mineralli içecekleri tercih edin.
* Günde üç ana öğün ve üç ara öğün kuralını mutlaka uygulayın.
* Günün geç saatlerinde ağır yemekler yemeyin. Kesinlikle aşırı yağlanmaya sebep verir.
* En azından bir öğünde mutlaka zeytinyağı ile kızartılmadan pişirilmiş sebze yemeyi ihmal etmeyin.
* Sabahları ve ara öğünlerde (üç öğün) mutlaka meyve tüketin. Tazesi için sıkıntı yaşıyorsak doğal yollarla kurutulmuş meyveleri tüketin. Ceviz, fındık, dut, üzüm gibi kuru meyveleri mutfağınızda mutlaka bulundurun.
* Fastfood hazırlanmış aşırı yağlı ve fazla işlenmiş gıdalardan kesinlikle uzak durun. ( Besi hayvanlarının nasıl yetiştirilip, yenmeye hazırlandığını belgesellerden izlemenizi tavsiye ederim)
* Köşe başındaki börekçi ve tostçudan kesinlikle uzak durun.( Evde sağlıklı ekmeklerle ve yeşilliklerle takviye edilmiş peynirli, domatesli değişik sandviçler yaratabilirsiniz, inanın hazırlaması bile keyifli gelecek)
* Çantanızda meyve kuruları, sağlıklı bisküviler, kuruyemişler taşırsanız köşe başlarındaki yağlı hazır gıdaların tuzaklarına düşmezsiniz.
* Dışarıda ya da evde gazlı, katkılı içecekler yerine yoğurt ve ayran tüketin, yoğurdunuzu mümkünse kendiniz hazırlayın, bu iş için küçük, pratik araçlar üretildi. Doğal meyvelerden meyve suyu ve kompostoları dolabınızdan eksik etmeyin.
* İçtiğiniz su konusunda titiz olun, markaların suları nasıl hazırladığını inceleyin.
* Marketlerde satılan tuzu bir araştırmanızı öneririm, Tuz Gölü gerçeklerini öğrenin. Mümkünse kaya tuzu kullanın. Artık kolaylıkla elde edilebiliyor.
* Kek, pasta ve böreklerinizi mümkün olduğu kadar evde kendiniz hazırlayın, evde televizyon karşısında durmak yerine ailece mutfakta eğlenebilirsiniz. Sağlıklı, fazla işlenmemiş unlar kullanın, meyve tatlılarını tercih edin.
* Meyve ve sebzeleri mevsiminde tüketin, mevsim sebzelerinizi doğal eski yöntemlerle saklayın.
* Protein ihtiyacınız için et tüketmeye zorunlu olsak da bazı tahılların bu konudaki özelliklerini unutmayın. (Mercimek, soya, nohut)
* Sebze ve et yemeklerini birbirinden ayrı pişirin, damak zevkinizi buna göre değiştirin.
* Yemeklerinizi az miktarlarda pişirin, taze yemeye dikkat edin.
* Uygun boş zamanlarınızda bazı gıdalarınızı kendiniz hazırlayıp depolayın.(Tarhana, turşu, konserve, makarna)
* Salata ve sebze yemeklerinde mutlaka zeytinyağı kullanın, fazla rafine zeytinyağının diğer yağlardan pek farkı yoktur, doğal sızma zeytinyağı üreticilerini bulun.
* Bahçesi olan büyükleriniz, dostlarınız varsa onları daha fazla ziyaret edin, sebzelerinden faydalanın. Balkonunuz varsa küçük sepetlerde en azından maydanoz yetiştirin, çocuklarınızla bunun keyfini tanıştırın.
* Tabiat ile buluşabildiğiniz her ortamı değerlendirin, hafta sonu ve akşam gezilerinizi kapalı yerler yerine doğal ortamlar için planlayın.
* “Oturmak yatmaktan, ayakta durmak oturmaktan, yürümek ayakta durmaktan daha sağlıklıdır” sözünü asla unutmayın, sürekli hareket halinde olun. Merdiven çıkın, evinize yürüyün, spor yapamazsanız, TV karşısında minder üzerinde hareketler yapın.
* Haftada en az bir kere terleyip toksin atacağınız bir aktivite yapmaya çalışın.
* Kendinize sağlıklı yemekler üreten gıda noktaları bulun, dostlarınızla buluşurken o mekânları tercih edin.
* Belirli zamanlarda bitkisel kürlerle vücudunuzun temizlenmesini sağlayacak uygulamalar yapın. Bu uygulamalar sırasında manyetik dış etkilerden arınabileceğiniz koşullar oluşturun. Haftanın özel bir günü TV, gazete, telefon gibi iletişimlerden uzak durun.
* Her gün mutlaka en az beş dakika ayırarak meditasyon, yoga, namaz, dua gibi derinleşme ve kendi ruhunuzla baş başa kalma uygulaması yapın.
* Gün içinde biriken stres ve enerjilerden arınmak için eve geldiğinizde mutlaka duş alın, suyun gücü inanılmazdır. Ayaklarınız için tuzlu su uygulaması, stresin boşalması için çok etkilidir.
Ultraform Güzellik
http://www.sehharname.com/?p=1200
Sağlıklı ve mutlu günler…
- samire ağ günlüğü
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1014 defa okundu

Sibel Atasoy

Samire'nin Naziresi
Çok hızlı ve çapraz okudum.
Muhtemelen Samire
Hüdai'ye yapıyor nazire
diye düşündüm:))
nazire
Özel bir nazire amacı düşüncem olmadı sevgili Hüseyin, ama her taşın altında varım işte böyle, ne yapayım.
Binbir surat samire sanırım...:)
Şiir hakikaten sıkıntıdan espri olsun diye siteye attığım bişiydi.
s a m i r e
Detay
Her yaşam biçiminin kendi içinde alışkanlıkları, bağımlılıkları vardır. Bu bağımlılıkları insanın kontrol altında tutamadığı zaafları olarak mı değerlendirmeli yoksa yaşam biçiminin zararlı etkileri olarak mı?
Aman aman..
Sonrasında zihni meşgul eden, enerji harcamayı gerektiren, önlem alınması için türlü yollar gerektiren sayısız rahatsızlık. Hiç sevmiyorum şu konfor ve rahatlık takıntılı insanları desem toruk makto şikayet edermi bilmiyorum. Oysa gerçek şikayet edilen dengesizlikleri benzer bağımlılık ve alışkanlıları severek yaşayan çoğunluğun mallığıdır demek istiyorum ama yine toruk makto nicki karşıma çıkıyor. Ben susayım en iyisi.
"Mevcut yaşam şeklimizi
Tam olarak gerçeği yansıtmadığını söylemek istiyorum. Gerçek şu ki evde yoğurt yapmak çok zaman alan bir iş değildir örneğin. Şimdi aklıma gelmiyor ama buna benzer boşluklar vardır.
Alışkanlıklar, bağımlılıklar ve yaşam biçimleri ve seçimler ve beraberinde gelen mantık oyunları desem kimseyi seçiminden dolayı acımasız eleştirmiş olmam değil mi? Lütfen öyle anlaşılmasın olmaz mı? :)
Yeni yorum gönder