Sizce, türban nedir
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 6374 defa okundu
Sonsuz UsUs'unuzun sınırlarının, sonsuz'la zorlandığı alan... |
|
Jack Kornfield |
|
Kullanıcı girişiGezintiKimler çevrimiçiGenel UyarıBu web sitesi, canlı bir sistemdir. İnsanların duyguları, düşünceleri, fikirleri ile yaşayan bir sistem. Bu sitede yazı yazan kişiler, yazdıkları yazıların her türlü sorumluluğunu aldıklarını kabul ederler. Siteden istediğiniz yazıyı alabilirsiniz, fakat alıntıladığınız yazılarda kaynağı www.sonsuz.us şeklinde gösterirseniz etik açıdan doğru birşey yapmış olursunuz. xenix hakkındaDurumxenix Güçlü bir adamı zayıf bir halk meydana getirir. Güçlü bir halkın ise güçlü bir adama ihtiyacı olmaz. Viva Zapata 1 hafta ago Sohbet KutusuSachem16:
İlginize tşkkür ederim. gamaro:
rica ederim:) TÖ357:
nerden konu açılıyor bilen var mı? mor:
köşeyi dönünce soldan :) mor:
hızlı erişim-forum-yeni forum-konusu oluştur parçuket:
Yapıştırdığım fotoğrafın boyutlarını küçültebilirmiyiz güzel sorular 1 başlığındaki sonsuz:
tamam parçuket:
teşekkürler :) G Milat:
sucu, linki kopyaladiktan sonra yorumun alt kismindaki "Full-HTML" secenegini tiklaman gerek :) Köyün Delisi:
Sonsuz, günlükteki don juan Matus - Yem başlığına yorum yazamıyorum, yoruma kapalı mı anlamadım Köyün Delisi:
özlemişim burayı :) Delişey:
Günaydın:) Delişey:
Leylekten başka "kuş" tanımam, tek geçerim:) mor:
antalya için yağmur vatki.... sucu:
G Milat Teşekkür ettim. Sonsuz.Us GünlükBiHaberTarihte Bugün Sonsuz.Us
08-02-2011 tarihinde yayınlanmış yazılar.
08-02-2010 tarihinde yayınlanmış yazılar.
08-02-2009 tarihinde yayınlanmış yazılar. 08-02-2008 tarihinde yayınlanmış yazılar. 08-02-2007 tarihinde yayınlanmış yazılar. Doruktaki davet edenler.
|
Sizce, türban nedir
xenix tarafından Pzt, 02/08/2010 - 16:45 tarihinde gönderildi.
»
|
SponsorlarAnketYeni forum konuları
Son yorumlar
Trolleri beslemeyiniz Hürriyet Yazarları |
Türbanın dini gereklilik
Türbanın dini gereklilik olduğunu dolayısıyla din açısından zorunluluk olduğunu akla ve mantığa yatkın bir anlatımla anlatan olurmu acaba?
İlaveten
Neden ahlaki bir gereklilik olduğu da eklenirse cehaletimin perdesi yırtılmış olacak.
Ben de
Yabancının sorularını ben de merak ediyorum.
xenix
TÜRBAN: TÜRLERİN
TÜRBAN: TÜRLERİN BANTLARI... Bir tür çıkmış başına süs olsun diye bant geçirmiş, komşusu onu geçmek için iki bant takmış, üçüncü komşu 3 sonraki komşular da 4 - 5 -6 derken bütün başı örter hale gelen bant oluşturmuş. Bu bant başörtü olmuş... Ve bu bantı başlarına bağlayan türlerin inancı olmuş... Daha sonraki süreçte eşitsizliğin simgesi haline gelip Kadınların erkeklerden ayırımında kullanılmış... sonra sömürgeye hizmet etmiş en sonunda rant ve siyasi araç haline gelmiş... Vay be ne kadar da evrim geçirmiş Aslında sadece bir bitki imiş...:)) Tıpkı elbiselerimizin evrim süreci geçirdiği gibi yani... ( BU HİKAYEYİ ŞİMDİ UYDURDUM )
TÜRBANIN TARİHSEL GELİŞİMİ
Siyasilerin tartışmasını bir kenara bırakıp, türbanın tarihsel gelişimine göz attığımızda değişik bilgiler elde edebiliyoruz. Türbanın günümüzdeki tartışmalarını bir kenara bırakıp, araştırmalar ışığında tarihi gelişimini değerlendirelim…
Türbanın Kökleri: Tarih, Gelenek ve Coğrafya
Örtünmenin kolaylıkla bir anlam kazanabileceği iklim kuşağının kutuplar, toplumun da Eskimolar olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ancak tek Tanrılı bir peygamber henüz bu topluma ulaşamamıştır. Bu toplumun üyeleri hala Animizm Şamanizm arası bir inanç sistemine sahiptir ve kendilerine kitle iletişim araçlarıyla ulaşabilen teknolojik toplumun dinini benimsemeye de eğilimli gözükmemektedirler.
Öte yandan örtünmenin neredeyse hiç şansı olmadığı toplumlar sıcak ve nemli iklim kuşağında yer alan, Amazon, Afrika ve Hint-Pasifik ekvatoral ekseni üzerindeki ormanlarda yaşayan yerlilerdir. Bu avcı-toplayıcı orman adamlarının örtünmesi tamamen hijyen gerekçesiyle edep yerlerinin uygun bir araçla örtülmesinden ibarettir. İklim koşulları gereği bu bölge insanlarında ‘kıl’ gelişimi sadece saçlarda kalmıştır. Üriner bölgede ve koltuk altlarında kıl gelişimi söz konusu değildir. Yani insanın doğal örtüsü olan kılları bile yoktur bu insanların. Bu toplumun üretim biçimleri sanayi toplumu ile karşılaşmasına değin toplum bireyleri milyonlarca yıllık örtünme biçimlerini hiç değiştirmeden sürdüreceklerdir. Yaşam ortamları gereği en iyi örtünme biçimi toprak ve bitkilerden elde ettikleri karışımları vücutlarına sürerek böceklere karşı bir direnç sağlamaktan ibarettir. Bu toplumu avcı-toplayıcı özelliğini değiştirmeden örtmek mümkün değildir. Nitekim 16 yüzyıldan itibaren buralara yayılan Hıristiyan misyonerler bu iklim ve dinsel gereklilikler çatışması ile en çok karşılaşanlardı. Sonuç ise; ortalıkta nerdeyse cıs cıbıl gezen animist-Hıristiyan yerliler oldu. Ormanlarda yaşayanlar özgür ve animist kalırlarken, misyonerlerin çevresindekiler animist-Hıristiyanlar olarak beyaz efendilerin hizmetine girdiler ve kıtalarının yağmalanmasında en önemli rolü oynadılar. Bu devşirmeler olmadan o kıtaların yeraltı ve yerüstü kaynakları bu kadar kolay yağmalanamazdı.
Buradan hiç uzatmadan kritik bir soruyla doğrudan konumuza geçelim…
Havva tesettürlü müydü?
Öyle ya madem türban ya da başörtüsü Tanrısal bir yaptırım ve sonuçta dinsel bir gereklilik, o zaman Tanrı isteklerinin Evrenselliği ilkesi gereği, zamandan ve mekandan bağımsız olmalıydı. Tüm tasvirlerde; Havva ve Adem’in cinsel bölgeleri bir incir yaprağı ile örtülür. Acaba gerçek böyle miydi? Konu ile pek ilgisi olmasa da Havva ile Adem, yine tüm tasvirlerde ‘beyaz’dır. İnsanların yeryüzüne yayılımını dikkate aldığımızda akla uygun olan yaklaşım, Adem ve Havva’nın birer zenci olarak tasvir edilmeleridir. Beyaz olarak tasvir edilmesi ise tamamen ırkçılık kokan bir yaklaşımdır. Kimse; Zenci Adem’den gelmek istemiyor. Hele bu dinlerin ortaya çıktığı dönemde zenciler, halen beyaz ırkın köleleri iken.
Örtünme temel olarak insanın değişen iklim koşullarına uyum sağlayabilme çabasının bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Daha sonra saldırılardan korunma, hijyenik gerekçeler ve kamuflaj vesaire devreye girmiştir ardından da görsel estetik. En son dinsel argümanlar ve soyluluk örtünme olgusunun içine girmiştir. Kimi köktendinciler örtünme eyleminin insanlık tarihinin başlangıcından beri var olduğunu iddia etmektedirler. Bunun tüm bilimsel verilerle çatıştığı apaçık olması yüzünden, bu kişiler mevcut çarpıklığı aşabilmek için ‘insanlık tarihi 6000 yıldan ibarettir’ diyen dini savlara sarılmaktadırlar. Bunlara göre insanlık primat atadan değil, göksel Adem ve Havva’dan gelmektedir ki; bunun geçmişi de yaklaşık 6000 yıl öncesine dayanmaktadır. Hatta içlerinde Ademoğlu’nun primatlardan evrimleşerek gelen insanımsılarla birleşmesi yüzünden insan neslinin bozulduğunu iddia edenler de vardır. Bilimsel gerçeklerle uzlaşma çabası diyelim buna, ya da tipik bir din bezirganı çarpıtması.
Buradan konumuza geri dönmek gerekirse söz konusu sava göre, Ademoğlu’nda utanma duygusu; Adem’den bu yana her zaman var olageldi ve bu nedenle de cinsel temelli örtünme biçimi ilk insan ve ilk peygamber olan Adem’le birlikte Tanrı’nın bir emri olarak ‘indirilmişti’.
Dikkatinizi çekmek istediğim nokta dinsel savların hep bilimin ulaştığı noktanın bir adım ötesinde alaca karanlık kuşağı denebilecek bilinmeyen-bilinen arasındaki geçiş bölgesinde konumlanarak iddialarda bulunmasıdır.
Gücün egemenliğine dayalı sistemlerde ki, modern toplumlarda buna açık biçimde dahildirler, kitlelerin ezilmesini en şiddetli yaşayan sürekli kadın olmuştur. Kadın bütün bir toplum ile birlikte ezilirken, yetmiyormuş gibi erkek tarafından da sürekli ezilmektedir. Hatta erkek kendi ezilmişliğinin acısını da kadına şiddet ve baskı uygulayarak çıkartmaktadır. Bu durum ataerkil erkek egemen toplumda doruklarına ulaşmıştır.
Türban da erkek egemen toplum düzeninin yansıma alanlarından biridir. Erkek kendi cinsel bakışının nesnesi haline getirdiği kadını, kendi kötü bakışlarından gizlenmesini emrederek sorunun kaynağı kendisi olduğu halde kadını suçlu ve potansiyel günah kaynağı olarak tanımlamayı seçmiştir. Oysa ortada bir günah varsa o da erkek beynindedir. Kadın da burada olayın mağdur tarafı iken suçlu muamelesi görmektedir. Çünkü suçlu aynı zamanda kural koyucudur. Tesettür kadına haksız yere yapılan suçlu muamelesinin sayısız örneğinden sadece biridir.
Nitekim tesettür ya da türbanı bir özgürlük sorunu olarak görenler, bunların kaynağı olan cinselliği neden özgürlük sorunu olarak görmezler, bu bir ikiyüzlülük değil midir? Madem tüm yasaklar kaldırmalı türbana yol açan yasağın kaldırılması cinsel özgürlük içinde çözümlenebileceğine göre, neden cinsel özgürlük tanınmıyor, diye sormak gerek. Anlaşılan tarihsel olarak erkek, cinsel özgürlüğün getireceği sakıncaları aşabilmek için kadını hapsetmeyi seçmiştir. Tesettür bir bakıma kadına ‘gözümün önünden kaybol!’ demektir. Gerçi, cevap da peşinen hazırdır; ‘Tanrısal bir yasağı insan kaldıramaz’. Örtünme emri tanrısaldır, bu emre konan yasak ise beşeridir diyeceklerdir. Ondan sonrada sizi Tanrının emrinin her şeyden üstün olduğu paradigmasıyla sıkıştırmaya çalışacaklardır.
Sümerliler, Asurlular, Eski Ahit, Yeni Ahit ve türbanın ortaya çıkışı
Sümerologlar, Türbanın ilk kez Sümerlerde ortaya çıktığını söylüyor. ‘Çoktanrılı olan Sümer dininde, özellikle büyük tanrıların mabetlerindeki isteyen kadınların kutsal görevlerinden biri de tanrının gelini olarak 'genel kadın'lık yapmak. Diğer rahibelerden ayrılması için de başlarını örtmeleri gerekirdi...” “Daha çok sonra İ.Ö. 1600 yıllarında bir Asur kralının yaptığı kanunla evli ve dul kadınların da başlarını örtmesi şart koşulmuş. Böylece bu kadınlar da yasal seks yapan mabet "genel kadınları" gibi kabul edilmiş oluyor. Bu gelenek önce Yahudi kadınlarına geçmiş, daha sonra da İslam kadınlarına uygulanmış.” Özetle, Sümerlerde doğan, Musevilikten veya Yahudilikten, Arap töresine girmiştir türban, oradan da İslam’a geçmiştir.
Asur yasaları
Asurlarda da türban yasalarla uygulanmıştır. İşte Asur kanunlarından bazıları: İster evli kadınlar, ister dul kadınlar, veya Asur'lu kadınlar olsun, sokağa çıkarlarken başlarını açmayacaklardır. Adamın kızları… ya bir şal, ya bir ... veya bir gulinu ile örtüneceklerdir.
Sahibi ile sokağa giden Esirtu 'lar (cariye, esire) örtülüdürler. Kocaya varan Kadiştu'lar, (bir ‘kutsal genel kadın’ kategorisi) sokakta örtünmelidirler. Kocaya varmamış Kadiştu'ların sokakta başları açıktır, örtünmemelidir. "Genel kadın" örtülü değildir, başı açıktır. Örtülü bir genel kadını gören olursa, onu tutuklayacak, şahitler bulacak; onu saray mahkemesine götürecek, ziynetlerini almayacaklar, onu yakalayan (sadece) elbisesini alacaktır. (Örtülü genel kadına) elli sopa vuracaklar, başına zift dökecekler.
Eğer bir adam örtülü bir genel kadını görür, onu serbest bırakır (yakalamaz) ve saray mahkemesine götürmezse, o adama elli sopa atılacaktır. (Adamı) ihbar eden elbisesini alacak, (Adamın) kulaklarını delecekler, iplik geçirecekler, arkasına bağlıyacaklar. Bir ay süreyle kralın hizmetini yapacaktır.
Esire’ler örtünmeyecekler, örtülü esireyi gören yakalayacak ve onu saray mahkemesine götürecektir. Kulaklarını kesecekler. Onu yakalayan elbisesini alacaktır.
Eğer bir adam, örtülü bir esire görür ve onu serbest bırakır (da) o, yakalanmaz ve saray mahkemesine götürülmezse, onu (adamı) suçlayıp, ispat ettikten sonra, ona(adama) elli sopa atacaklar. Kulaklarını kesecekler, iplik geçirecekler, ensesine bağlayacaklar. Onu ihbar eden elbisesini alacak, o adam bir ay süreyle kralın hizmetini yapacaktır.
Eğer bir adam esiresini (esirtu) örtmek isterse, beş veya altı arkadaşını oturtup, onların önünde onu örtecek ‘O benim karımdır’ diyecek, O, onun karısı olacaktır. (Başka) adamların önünde örtülmeyen ve kocası ‘bu karımdır’ denmiyen esire, eş değildir. Esirtu'dur.
Eğer adam ölürse, örtülü karısının evlatları yoksa esirelerin evlatları, (öz) evlattırlar ve (mirastan) hisselerini alacaklardır.”
Asur yasaları böyle ve yıl 2008, yaklaşık 4000 yıl geçmiş, yer Türkiye, bu ülkenin bazı yerlerinde başı açık kadına hala genel kadın gözüyle bakanlar vardır. Öyle ya tesettürlü birini iffetli ve namuslu olarak tanımlıyorsanız tesettürsüz olanın da kendiliğinden iffeti ve namusu sorgulanır olur.
Dikkat edildiyse örtünme, özellikle de türban benzeri baş örtülmesi erkeklerin kendi kadınlarını ‘ortalık’ kadınlarından ayırmak için bir tür damgalama, işaretleme geleneği olarak yaygınlaşıyor ve bir tür sınıfsal özerklik kazanma arayışının sonucu olarak İbrahimi dinler boyunca ilerliyor.
ALINTI : Bülent Güler
KAYNAK : Muazzez İlmiye Çığ (Kuran,İncil ve Tevrat'ın Sümerdeki kökeni)
Kadınlara baskı
Kadınlara baskı yöntemidir.
Çünkü; türban kadını cinsel nesne olarak gören zihniyetin bu nesnenin üzerine örttüğü bir örtüdür. Kadının örtündüğü değil, erkeğin kadına örttüğü bir örtüdür.
Türban konusu
En doğal bir insan hakkının (bir nsanın başını hangi gerekçeyle olursa olsun örtüp örtemeyeceği ya da diğerleri) hakkının kullanılması sadece o kişiyi ilgilendirir. Başka hiç kimseyi ya da kurumları ilgilendirmez. Basit meseleleri dallandırıp budaklandırarak dert edinme konusunda herhalde dünyada bir eşimiz daha yok. Bu konunun toplumsal huzurumuzu bozmaya yönelik yapay bir provokasyon olarak yorumluyorum. Bu tür provokasyonlar ne yazık ki az gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılır. Özgürlüklerden korkmamayı öğrendiğimizde gerçek medeniyete ulaşmış olacağız.
Masal´a
"../türban/Kadınlara baskı yöntemidir...."
Masali´n yazdiklarini okuyan da
ülkemizde baski/zulüm/dayak/berdel vs. sadece türban takanlara uygulaniyor zannedecek..
uygulayanlarda tabiki kazma disli,99 tespih sallayan takkeli vs..
(üzerine alinma Toruk Makto hani sana da takkeli demislerdi ya)
slm.
:D yok alınmam ebubekir.
Masal'a kalırsa takkeci de oluruz kazma dişli de...
Kadına baskı yöntemi
Kadına baskı yöntemini oylayan %37 oy, Siyasi simge diyen ise %22 le ikinci sırada. Elbette bu anket Türkiye genelini pek yansıtmıyor, bunun farkındayım fakat yine de bu oyu atanlar aslında tam olarak tersinimin farkında olmadan söylediği bir gerekçe ile atıyorlar.
Evet, elbette bir kadının başını örtüp örtmeyeceğini hiç bir insan (peygamber dahi olsa), hiç bir din (islam dahi olsa), hiç bir kurum (devlet dahi olsa) karışamaz. Hiç bir baskı (din, ahlak, siyasi vs) olmasa kadınlar başını örter miydi?
Elbette baskı takanlara uygulanmıyor bekir, özellikle "takmayanlara" uygulanıyor... Bu baskıyı görmezden gelmenin sebebini sen düşün artık.
xenix
Kadınlar; -yalan dünyanın
Kadınlar;
-yalan dünyanın geçici süsleri
-cennetin özneleri
ve
-erkeklerin diledikleri gibi varılacak tarlaları!
Ebubekir, ayetler Muhammet'in şahsi durumuna uygun olarak indirildiği(!) daha doğrusu sipariş edildiği açıkça görülebiliyor. Beyni ''mühürlü'' olmayanlar için...
Başörtüsünün neden gerekli olduğunu ve saç denen şeyin ne gibi bi mahremiyeti olduğunu mantıklı bi şekilde açıklayabilir misin?
Düşünsene tüm evreni yaratan Tanrı işi gücü bırakmış kadınların saçının kılıyla, nasıl giyindiğiyle ilgileniyor:)
O kitabı senin inandığın gibi Tanrı indirmiş olsaydı, zaten insanlara nasıl giyineceğini söylemeyi gerekli görmezdi.
Eminim söyleyecek daha önemli şeyleri olurdu.
"Hiç bir baskı (din,
"Hiç bir baskı (din, ahlak, siyasi vs) olmasa kadınlar başını örter miydi?..."
!?
peki
din
ahlak
siyaset
insanoglunun var oldugu yerde/alanda olmaMAsi mümkün mü ?
slm.
Öyle mi dedim?
Ben din, siyaset ve ahlak olmasın -olmamalı- demedim ki sevgili bekir. Kadınların başını örtmesinde baskı sebebi olarak din, ahlaki veya siyasi sebepler olmasın dedim.
Tekrar anlatayım mı?
Yani olmasın istediğim şey, "Baş örtme konusunda ki BASKI". Bu baskının sebeplerinin de bir önemi yok.
Örnek vereyim daha iyi olur, daha iyi anlaşılır.
Mesela, türban takan dindar, takmayan dinsiz olmasın.
Mesela, türban takan ahlaklı, takmayan ahlaksız olmasın.
Mesela, türban takan siyasi bir görüşü savunuyor, takmayan o görüşü savunamaz olmasın.
Daha açık nasıl anlatırım bilmiyorum, 3 defa örnekli olarak anlatmam yetmiştir umarım.
xenix
öyle dedigini varsayarak o
öyle dedigini varsayarak o soruyu sormadim zaten öyleyse bende anlatmaya calisayim..
ülkemizde uygulamalar var seninde tasvip etmedigin yasaklar hatta
yüzde 99 hristiyan uygar dünyada uygulanmayan yasaklar..
simdi
türbani yasak eden kanun yok iken,411 el keyfi yasaklari kaldirmisken onuda yasaklar kapsamina alan keyfi yasak uygulayici bagnazlar var bu gercegi kimse inkar edemez edenler ile de bu konu üzerine tartismak abesle istigal olur..
haksiz ve keyfi baski ister istemez hakli ve keyfi tepkileri beraberinde getiriyor..
malum ideolojinin tanidik toplum mühendisleri zamaninda uygar insanlara yakisir özgür bir toplum insa edilebilseydi bugün kimse bu konu üzerine konusma geregi duymuyacakti hatta konuyu gündeme getirmek ayip ve gayri medeni sayilacakti..
üc madde halinde siraladiginiz örnegin "baski olmasin" ayni zamanda bu bagnaz baskilarin uygulandiginin da delili sayilir öyleya baski olmasaydi "baski olmasin" serzenisleri de olmazdi..
öyleyse cevaplanmasi gereken esas soru sudur;
baski
zihniyetinin beyin yapicisi kim ?
baskiyi
örgütleyen/legal hale getirip milli dava olarak pazarlayan kim ?
baskilari
yasal hale getirirmek isteyen hangi odak/kurum ?
gayri medeni uygulamalar bir vaka,cevabi verilmedigi müddetce birileri suclanir fakat esas suclular sahne arkasindan KIS KIS gülerek dalgasini gecer..
üc maddelik önerine katilmamak mümkün degil..
slm.
Cevaplayalım
Cevaplayalım elimden geldiğince sevgili bekir,
Ben derim Muhammed, sen dersin Qu'ran veya Vahiy (ilahi güç)
Ben derim İslam, sen dersin din, yol, vahiy
Ben derim tarikatler, camiler, mezhepler, sen dersin bataklık, gelenek, çöplük...
%99 Hristiyan olan Almanya'da, Alman kadınlarına türban takmaları için baskı var mı? Onlarda da din, siyaset, ahlak var ama kızlarına "türban baskısı" yok.
xenix
xenix,cevabin isine geldigi gibi olmus
xenix yazdi;
"Cevaplayalım elimden geldiğince..."
-bence cevabin isine geldigi gibi olmus..
**
"..%99 Hristiyan olan Almanya'da, Alman kadınlarına türban takmaları için baskı var mı?..
bugünün uygar dünyasinda (almanya dahil) devlet pratiginde ne türban takmak icin bir baski var nede takanlara müdahele söz konusu benim de önerim bu yönde ve bu uygulama vahiy ile ters düsmüyor diyorum..
**
"Onlarda da din, siyaset, ahlak var ama kızlarına "türban baskısı" yok.."
valla
kizlarina türban baskisi yapan ailelerin sayisi bir parmagi gecmez derim siz dikkatinizi atatürkün kurdugu diyanet ve yönlerdigi cemaatlere cevirin derim..
bugünün almanyasindan bahsediyorsan
devlet politakasindan bahsediyorsan haklisin fakat
sayilari az da olsa bir takim ortodox hristiyan tarikatlerin cemaat ve aile icinde (sekil olarak bizdeki gibi olmasa bile) örtü (kilik kiyafet) konusunda israrci olduklari bilinen bir gercek..
birey/cemaat
tercih ettigi inanc dogrultusunda yasam tarzini sekillendiriyor ve uygar dünya buna saygi duyuyor,bagnaz,buyurgan cenahtan gelebilecek baskilara karsi da devlet (hukuk) koruma altina aliyor..
halbuki ülkemizde
devlet,ideoloji,ilke vs. bireylerin tercihlerine müdahele ediyor
problem burdan kaynaklaniyor ve siz kalkmis baskici sistemi sorgulayacaginiza bireylerin tercihlerini sorguluyorsunuz bu nedenle "isinize geldigi gibi bir cevap" olmus dedim..
slm.
İşime gelmek?
Cevaplar benim işime gelmez sevgili bekir. Belki senin işine gelmemiş olabilir o ayrı konu ama. O da benim derdim değil. :)
1400 yıllık çarşaf baskısını 80 yıllık diyanete mal ettiniz ya ben ne diyeyim ki??? (Türban dediğiniz zaten son 20-30 yıldır ya var ya yok)
Ben "baskıcı sistemi" sorguluyorum sevgili bekir. Buyrun siz de sorgulayın bu 1400 yıllık baskıcı sistemi, bireysel tercih deyip geçmeyin buraları unutmuşsunuz, bir elin parmaklarını geçmezse bu kızlar yaz sıcağında çok mu meraklı sarıp sarmalanmaya? İranda, Suriyede, Arabistanda, Mısırda kadınların bireysel tercihleri mi siyah çarşafların içine girmek?
Yummayın artık gözünüzü sevgili bekir. Korkmayın inancınız zedelenmez.
xenix
inancimla bir sorunum
inancimla bir sorunum olsaydi hic endise etmeden "cöpe atardim" attiklarimi saysam kesin sasirirdin..
bir cevabinda
"senin müslüman oldugundan/kurani okudugundan süphe ediyorum mealinde birseyler yazmistin belki de hakli olarak cünkü tanidginiz yada görmek istediginiz kaliplara uymuyorum..
inanc´la yada farkli inac sahibi insanlarin inaclari ve yasam tarziyla hicbir zaman sorunum olmadi sorunu olanlar düsünsün,onlara dert olsun..
kusura kalma ama bana türkün (arabin degil) kurdugu baskici sistem ile ilgili bir makaleni gösterebilirmisin ben rastlamadim da..
varsayalim ki
tüm baskilarin nedeni arabin tanrisi,kitabi,peygamberi´nden kaynaklanmis olsun hatta ispatlansin Eee ne olcak bu mu yani..
peki
bu durum
bir kisim türkün
türkiyede kurdugu ve daha düne kadar sürdürdügü hatta hala devam ettirmek icin bizans entirakalari cevirdigi baskici,buyurgan sistemin varligini örtmez ki..
yani
arabin tanrisi bir sifir maglup oldugunda türkiyede hersey güllük gülüstan ve uygar mi olacak ?
kendi
tanrisini ve kurdugu sistemi sorgulamayanlar "cambaza bak" diyenlerdir..
**
bati dünyasinda varsaydiginiz baskilar yok,örtünen yada "kilik kiyafet bekcisi"cagdaslarin tabiriyle "türban" azimsanmayacak kadar cok
demek ki "baskiyla örtünüyorlar" falan hikaye..
örten sicak micak da dinlemiyor,baskiyi da taktigi yok..
cagdas
"kilik kiyafet bekcileri"nin derdi de bu olsa gerek tüm
cagdisi önlemlerine ragmen "örtü" türban takanlar cogaliyor korkusu paranoya daha isabetli galiba..
arabin tanrisi ve bedevi sistemini sorgulamak marifet degil dostum
yüregi yeten su üc seyi sorgular;
1-türkün tanrisi ve cagdisi uygulamalari
2-arabin bedevi din anlayisini nasil birebir kopyalayip diyanet araciligiyle halka pazarladiklari
3-tabiki nasil finanse ettiklerini de..
diyanet deyip gecme
bir yorumunda"baykal da dinci" dedigin koca koca adamlarin referans gösterdikleri yerdir (bataklik) orasi..
sen ise sivri sineklerle ugrasiyorsun..
slm.
yalana bak
Şimdi 50 tane yazını bulurum, tasavvuf, sufizm, vs ile ilgili. Sorunu olmamışmış... Dansöz gibi kıvırıyosun. Bu da sana dert olsun. :)
)kapa parantez
"bugünün uygar dünyasinda
Yahu vahiy ile ters düşmemesinin (Ama TÜRBAN ve TESETTÜR'ün) inanç bağlamında mantıklı bir açıklamasını yapabilecek durumda değilsin bidefa.
Ayrıca saçmalamayı kes artık.
Gelenek çöplük deniyorsa bunun içinde türban ve tesettür vardır ve islamın böyle yorumlanışı emevi zihniyetli taassup sahibi, türban ve tesettürsüzleri orospu olarak nitelendiren kokuşmuş, iğreç çöplüktür.
Adam gibi söyle kardeşim gerçeği yoksa cesaretin sus.
""../türban/Kadınlara
Bak yukarıdaki konuşmaya. Şöyle diyecksin ve adam gibi telaffuz etmiş olacaksın; EVET TÜRBAN VE TESETTÜRÜ İSLAMIN EN DOĞRU YORUMLANIŞI BİLEN CEMAATÇİ ÇÖPLÜK TÜRBAN VE TESETTÜR TAKMAYAN KADINLARA FIRSATINI BULURSA BASKI YAPIYOR.
Hala ülkemizde diyor yahu.
Türban takan kadınların
Türban takan kadınların %90'ı, kocalarının ve onların dahil olduğu çevrelerin, ağır baskıları yüzünden takıyorlar. Ayrıca bu gelenek çöplüğü ahlaksızın da önde gideni. Türbana çarşafa paketleyip evde mumyaladığı kadına sevgi dahi vermiyor çoğu. Cahil, arapça ezberlemekten ve arapça zikretmekten mankafalaşmış, eşini aldatır çoğu, sahip olma hırsı çok yüksektir, para hırsı çok yüksektir, saldırgandır, tahammülsüzdür, çocuğunu sevgiyle büyütemez, çünkü kafa sürekli arapça cümlelerin vıdı vıdı tekrarlanmasına takılmıştır. Sevgisizdir, boşluktadır, inandığı şeyi sorgulayıp akılla onaylamaktan acizdir. Yoksa niye imamın ve şeyhin sözünü hakikat bilsin? Aynı kapasitenin kendisinde de olduğunu düşünemeyecek kadar uyuşturulmuştur.
Yüreğin varsa gerçeği konuşacaksın. Allaha inanıyorsan yalan söylemekten korkmalısın yoksa neden onun hakikat olduğunu savunuyorsun? Hakikati söylemek için hakikatli ağız gerek.
acparantez yazdi; "Şimdi 50
acparantez yazdi;
"Şimdi 50 tane yazını bulurum, tasavvuf, sufizm, vs ile ilgili. Sorunu olmamışmış..."
sen iyisimi
elestiri ile dayatma,ötekilestirme,sorun cikarma arasindaki farki ögrende gel..
yahu
uygar dünya elestirdigi hatta diliyle dövdügü herhangi bir
ideoloji-yi
din-i
ilke-yi
yasam tarzi olarak benimseyen insanlarin özgürlük alanini daraltmiyor,baski uygulamiyor,insanlari ötekilestirmiyor bu gercegi anlamayana daha dogrusu anlamak istemeyene kafatasinin icindeki ne icin yaratildi diye sormak gerekir..
slm.
Ebubekir
"..%99 Hristiyan olan Almanya'da, Alman kadınlarına türban takmaları için baskı var mı?..
bugünün uygar dünyasinda (almanya dahil) devlet pratiginde ne türban takmak icin bir baski var nede takanlara müdahele söz konusu benim de önerim bu yönde ve bu uygulama vahiy ile ters düsmüyor diyorum..
Demişsin...
Şu saçma lafazanlığın o kadar komik duruyor ki... Bir defa, eğer Almanya'da veya Batı'da hristiyan uygulamalar üzerinden bu tür bir şekilsizlikle giyinilse ve bu durum politik çıkarlara alet edilseydi hiç şüphesiz alman toplumu da bu işe hayır derdi. Üstelik konuştuğum almanlar sokaklarında salınan bu kadınlardan rahatsız olduklarını dile getiriyorlar.
Reaya toplumu yaratma adına kendi çıkarlarınızı demokrasiye alet etme hevesiniz sonsuza kadar kursağınızda kalacak.
Şunu unutma! Almanya ve batı derken; Tüm bu ülkelerin yakın geçmişi cinayet ve baskı doludur. Sadece Japonya üzerine atılan atom bombası bile bu kanı ve kanıt için yeterlidir. Polonya'da Rusya'da İngiltere'de Almanya'da ve daha birçok ülkede 2. dünya savaşı başına kadar (1939) GETHO'lar vardı. Yahudilerin yağmurlu havalarda bu getholardan çıkması yasaktı.(Yağmur suyu yahudilerin üzerlerinden akıp asil avrupalının ayaklarına bulaşmasın diye) Getho harici yerlerde bir dükkan açmaları yasaktı.(avrupalı onların elinin dokunduğu bir şeyi alıp evine götürmezdi zaten) Bir dönem İran'da bile 2000 den fazla getho vardı... İspanya yahudileri çoktan tasfiye etmişti. Osmanlı Türk atalarından gelen hoşgörüyle onları kabul etmişti buna mukabil arap yarımdasında barınmaları veya ticaret yapabilmeleri ancak mucizlere dayalıydı. Neyseki arap toprakları TÜRKLER tarafından fethedilmişti.
Yine İngiltere İrlandalılara(aslında Keltlere), İspanya katalan ve basklara, Fransa beljlere ve valonlara, Belçika flamanlara, Almanya alsace'lılara, polonezlere, Rusya neredeyse içindeki tüm halklara, Amerikalılar zencilere, kızılderililere baskı ve zülum uygulamıştır. Sömürgeleri hiç saymıyorum. Yahudileri hele hiç... Bir diğer önemli unsur, batının osmanlı toprakları üzerinde bir yahudi devleti kurdurup o bölgeyi dehşete düşürmesi de tüm bu siyasi yapılanmanın bir devamıdır.
Hiç bir zülmu ve baskıyı savunmuyorum. Dünya yeni yeni değişiyor. Türkiye henüz bu dünyada yerini alamamıştır. Aynı aynı yugoslavya gibi, bugün sırp-kosova sorunu devam etmektedir.
Agnostik yazdi; "Bir defa,
Agnostik yazdi;
"Bir defa, eğer Almanya'da veya Batı'da hristiyan uygulamalar üzerinden bu tür bir şekilsizlikle giyinilse ve bu durum politik çıkarlara alet edilseydi hiç şüphesiz alman toplumu da bu işe hayır derdi..."
anlamakta zorlandiginiz noktada iste burasi yani uygar dünya tesettürü
(hangi türden olursa olsun/örnegin sih´lerin turban/kaftan/sariklari vs.) "politik cikarlara alet yapiyorlar" olarak kabul etmiyor nitekim basarili vede tesettürlü bayanlarin tüm kamu alanlarinda calisabildiklerini haberlerden takip ediyorsunuzdur..
"politik cikarlara alet ediliyor" paranoyasi maalesef "cürük cumhuriyet" kabulünden kaynaklaniyor ve bu anlayis maalesef tapinak kültürüyle yetismis 1930´larda takilip kalmis bagnaz,buyurgan türklere mahsus bir sey..
dert degil cogu gitti azi kaldi..
**
"Üstelik konuştuğum almanlar sokaklarında salınan bu kadınlardan rahatsız olduklarını dile getiriyorlar.."
anlasilan almanyada yasiyorsunuz tanismak isterim adresimi birkac kez yazmistim davetimi kabul ederseniz tekrar yazarim..
o konustugunuz almanlar ile birde ben konusayim bakiim he
görün,duyun nasilda sizin o "cürümüs cumhuriyet" anlayisinizdan rahatsiz oluyorlar..
denemesi bedava..
**
"kendi çıkarlarınızı demokrasiye alet etme hevesiniz sonsuza kadar kursağınızda kalacak.."
heh heh
dertli olan sizsiniz benim arzuladigim sadece özgürlüklerin adil bir sekilde topluma yansitilmasi E bu konuda beceriksiz olanlar gidici gördügünüz ve sahit oldugunuz gibi..
87 yildir tersine cevrilen toplumsal dinamikler artik aslina dönüyor,taslar yerine oturuyor direnenler "evrensel inkilap"ile devriliyor..
**
"Almanya ve batı derken; Tüm bu ülkelerin yakın geçmişi cinayet ve baskı doludur..."
batinin gecmisini örnek verseydim yazdiklarinin bir anlami olurdu fakat bu durumda laf olsun torba dolsun oldu..
halbuki siz ve yandaslariniz
arabin tanrisiyla kafayi bozmus ikide bir onlarin 1500 yillik cöplüklerinden malzeme toplayip pisirip pisirip önümüze sürüyorsunuz sergilediginiz öyle bir
cagdas anlayis ki uygar dünyada bir benzerini bulamazsiniz..
miadini doldurmus toplumlar konusundaki ölcüm;"onlar bir ümmeti gelip gecti siz onlarin yaptiklarindan sorumlu degilsiniz" gercegidir..
cöplüklerden malzeme tasiyarak ego-larini tatmin edenler "cambaza bak" diyenlerdir..
**
"Türkiye henüz bu dünyada yerini alamamıştır..."
hah söyle
sadede gel,ucmayi birak,ayaklar yere bassin canimi ye..
ben de
farkli seyler söylemiyorum fakat siz delleniyosunuz..
niye acep ?
slm.
YÖK türbanın önünü açtı
Türbanlı öğrenci dersten atılamayacak
YÖK, İstanbul Üniversitesi'ne gönderdiği yazı ile disiplin yönetmeliğine uymayan öğrencilerin dersten çıkarılmasını yasakladı. Yönetmeliğe göre sadece tutanak tutulacak.
ntv'nin haberine göre, AK Parti ve CHP, türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasına anayasal çözüm ararken Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) erken davrandı. YÖK'ün gönderdiği yazıyla birlikte, öğrenciler anayasa engeli olsa bile artık derslere başörtülü olarak girebilecek.
Siyasi partileri karşı karşıya getiren sorun tıpkı Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın önerdiği gibi "uygulamada" çözüldü.
Herşey İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde bir öğrencinin türbanı nedeniyle dersten çıkarılması ile başladı.
Konu Yüksek Öğretim Kurumu’na intikal etti. YÖK'ten gelen yanıt ise türbanın önünü fiilen açmış oldu.
YÖK, öğrencinin "disiplin yönetmeliğine aykırı" durumu nedeniyle sınıftan çıkarılamayacağını; çıkaran öğretim görevlisi hakkında soruşturma açılacağını duyurdu.
YÖK'ün bu yanıtı İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'nce tüm öğretim görevlilerine dağıtıldı.
Bundan böyle bir öğrenci derse türbanla girse bile derse alınmaması ya da sınıftan çıkarılması sözkonusu olmayacak.
Öğretim görevlisi de tutanak tutup bunu dekana vermekle yetinecek.
Bu talimata uymayan öğretim üyeleri hakkında ise soruşturma açılacak.
Şaşılacak bir durum değil,
Şaşılacak bir durum değil,
Devamını sindirilmiş toplumun bir bireyi olarak bekliyorum.
Mesela Cübbeli Ahmet hoca tarzında ilim irfan sahibi derslere giren hoca'lar olmalı,
Mesela çember sakallı genç erkek öğrencilerimiz olmalı,
Mesela eğitim kurumlarının hepsinde resmi ayakkabı mes yada takunya olmalı,
Mesela kara çarşaflı gelmeli genç kızlarımız okula,
Bazı kesimlerin Özlem'le beklediği bilumum iran devrimi öncesi çok güzel hareketler; bunlar olmalı.
Öz Can,
Sn.Öz Can, sen özelde
Sn.Öz Can,
sen
özelde üniversite kazanmis bir bayanin
genelde insanlarin kilik kiyafetine karisma hakkini kendinde
hangi hakla görüyorsun ?
sasilacak durum
21.ci asirda YASAK-lardan yana tavir alip "fasist damar"in yaninda
saf tutmandir..
slm.
sn ebubekır,
Size karşı susma hakkımı kullanıyorum. Sizlnle tartışmam.
İyi geceler, selamlar.
öz Can,
Her şey bir örtüye bürünmüşken!
Kainattaki her şeyin bir örtüsü var.
Kuşların,meyvelerin,yaban hayvanlarının, insanın ise aklı ve hayası var. örtünmeyi akledebilmeli.
İnsanları doğal
İnsanları doğal çıplaklığından ve bedeninden utandıranlara yazıklar olsun. Senin aklına da hayana da..
İnsanları doğal Misafir
Misafir den alıntı: "İnsanları doğal çıplaklığından ve bedeninden utandıranlara yazıklar olsun. Senin aklına da hayana da.."
insan kendinden utanmaz, kendi dışındakilerden utanır.
aklı olmayanın hayası hiç olmaz. özlemini çektiğin doğal çıplaklık ise kimseden korkmamalısın.
Sokaklar ve özgürlük senin.
Herkes açıp gezsinmi diyorsun. o da güzel :)
"Çalıyı tepesinden
"Çalıyı tepesinden sürümek"...
Misafir "onu" demiyor Jiyan. Onu demediğini sen de biliyorsun ama, kendini haklı kılmak için, konuyu bir diğer uca doğru abartıyorsun. Bu tarz tartışanlara halkımız "çalıyı tepesinden sürüme!" der. Anladığınız halde anlamamazlıktan geldiğinizde, tartışmadan bir verim almak olası değildir. Bu durumda ikna olmak ve ikna etmek için de tartışmıyorsunuz demektir.
"Kainatta herşeyin bir örtüsü var" önermeniz de doğru değil. Gökyüzünün örtüsü nedir örneğin? Kainatın örtüsü nedir? Denizin örtüsü nedir? Denizin örtüsü diyelim ki üzerindeki hava tabakası olsun, ama hava tabakası denizi görmeni engellemez. Bu durumda örtü özelliği de yoktur. Ağacın yapraklarının örtüsü nedir? Çiçeğin örtüsü nedir? Yani "bitki örtüsü" falan gibi bir örtü fikri elbette vardır doğada ama herşeyin değil. Bu bir eksiklik.
İkincisi doğadaki örtüler, nesnelerin kendi seçimleridirler. İçerikleri onların dışını belirler. Bir tilkinin kürkü örneğin, onun evrimine bağlı olarak bünyenin doğal koşullar karşısındaki gereksinimine bağlı olarak oluşmuştur. Ancak daha beş yaşında, dokuz yaşında ve ilerleyen yaşlarda zorla çarşafa, burkaya, türbana soktuğunuz yavrucakların kendi seçimi değildir bunların hiç biri. Onların bünyelerinin gereksinmesi de değildir.
Yaz günü kendisi camızlar gibi suda serinlerken, karısını çarşaf içerisinde kumsalda terleten erkeklerin baskısını, inanç diye aptallara kakalayabilirsiniz. Dinin gereği diye aldatabilirsiniz insanları. Ama bu durumun, tilkinin kürkü gibi, onların bedensel bir gereksinimi olduğunu anlatamazsınız. Bu erkeklerin kadınlara baskısından başka bir şey değildir. Düzenin bir insan olarak ezdiği kadının, erkek yoluyla ikinci kez ezilmesidir. E tabi bu sayede, kendisini ezen düzene başkaldıramayan erkekler, "zevcelerini" ezerek deşarz olmaktadırlar.
Ama kapitalizm azgınlaşıyor. Artık erkekler tek başına aile geçindirecek gücü bulamayınca, kadınların da ekonomiye katkı koyması için çalışmaya başlamaları söz konusu. Bu baskılara boyun eğmenin bir nedeni de kadının üretim ilişkileri dışına çıkarılmış olmasıydı tarihsel süreçte. Şimdi üretim içine girdikçe görecekler çarşafla, türbanla, fabrika işçiliği olmadığını, olamayacağını, nasıl olsa makinenin dişlilerine dolanacaktır çarşaf ya da türban bir ucundan. Bir süre sonra türbanın görüş açısını daralttığı karşımıza çıkacak, belki bir trafik kazasında. Sonra hayat işte, sizin örtülerinizi sıyıracak sizin üstünüzden ve tüm çıplaklığıyla sizin üstünüze abanırken, siz kendi gerçek örtülerinizi keşfedeceksiniz.
Ama demeyin örtünme inançtır. O dayatmadır, baskıdır. Bunu söylerken çırılçıplak olalım demediğimizi gayet iyi biliyorsunuz. Ama uygarlık size fazla!...
"Kainattaki her şeyin bir
sizin mantığınızla insanın yegane örtüsü "derisi"dir...onu tamamen kaplayan tüyleri, postu, kabuğu vs. yoktur....bir aslanın yelelerinin görünmesini "ahlak"ile açıklamaya çalışıp ona türban-örtü vs takmanız mümkün mü? ya da türbanlı aslan var mıdır? yelem görünmesin, ışıkta parlamasın pırıl pırıl diyerek...ya da antenlerini gizlemeye çalışan bir karınca? bu kabuk ince ya da ışıkta çok seksi parlıyor iyisi mi ben bunu gizleyeyim diyen bir böcek? neyse...
üstelik herkes açsın gezsin gibi tuhaf bir sonuca bence de işinize öyle geldiği için ulaşıp gülüyorsunuz..çok da gülünüyorsunuz zira insan; incir yaprağını, müthiş estetik helenistik giysileri ve rengarenk bölgesine göre yarı açık yarı kapalı "kostümü" akıl etmiş, üşüyünce giyinmiş, terleyince çıkarmış, inançlarını bu tabiata uyum konusu olarak indirgenebilecek "kostüm" mevzusuna saplantılı bir şekilde indirgememiştir.
Doğal çıplaklık "açıp
Doğal çıplaklık "açıp gezmek" demek değildir. Bu ifade, bir genç kızı erkek arkadaşı olduğu için "orospu" olarak yaftalamaya kadar giden yolun provokatif başlangıç eylemidir. Dikkat ediniz, konu başlığı çıplaklık değil, konu başlığı çıplaklar kampı değil, konu başlığı türban... Türban başlıklı bir konunun altında aklı olanın hayası olur, hayası olan da örtünür diyebilmek en büyük hayasızlıktır. Senin aklına da, hayana da, bir daha.
Doğal çıplaklık "açıp
Doğal çıplaklık "açıp gezmek" demek değildir.
Bence de değildir.
Ama içinde "çıplaklık" kelimesi geçen herhangi cümle karşısında böyle bi "açık" vermek, aklını açıkta kalanlarla bozmuş olanlar için (örn. Jiyan) son derece doğaldır. Tam bi frikik olmuş kanaatimce.
Kuranda türban yoktur
ben konuya dini acidan bakarim. Kurani kerimde Türban, basörtüsü felan yoktur. Islama Hristiyanlardan girmistir Türban.
Rahibe kiyafetidir. Maalesef müslüman kadinlarin üzerinde kaldi, oysa Hristiyanligin kiyafetidir..
Dedigim gibi, Incilde basörtüsü vardir, ama kuranda yoktur.
Genelde Himar kelimesini basörtüsü diye tercüme ederler ama basörtüsü degildir. RES = bas demek. Himarres olsa idi basörtüsü olurdu.
Himar= örtü demek.
Kuranda emredilen, Gögüs ve dekoltenin kapatilmasidir.
Türban Sorunu yoktur. Örtüsüzlük Sorunu vardır
Türban Sorunu yoktur. Erkek ve kadında Örtüsüzlük Sorunu vardır. Vardır diyorum çünkü görüyorum.
Türban sorunu yoktur! Estetik Sorunu vardır.
Türbanlı dediğiniz insanların ne kadarı örtülüdür. örtü başı kapatmakmıdır sadece?
Türban sorunu yoktur. tek tip insan sorunu vardır.
Benimkisi Dinsel değil sadece estetik ile alakalıdır. nasılki anadolu yakasından avrupa yakasına geçerken, göreceğiniz en estetik yapı hala Sinanın'ınsa!
Hindistana giderken göreceğiniz en estetik yapı hala tacmahalsa.
Bunca tecrübei bilgisine rağmen modern toplum hala o estetiği yakalayamıyorsa,ve bu ne kadar modern ve estetik olduğumuzu ortaya koyması için yeterlidir..
Estetik nedir derseniz? göreceli bir kavramdır. Hayatında saçına bir kere bile fön çekmemiş insan estetiktir :)
benim içinse en güzel ve örtülü kadınlar hala iran kürdistanındaki lori'lerdir
Bir Lori Fotoğrafı:
İran kürdistanın da loristan eyaleti alevi kürtlerin yaşadığı bir bölgedir.
Yaşamları çok naturel dir giyimleri çok renkli ve çekicidir.
Buda Modern İnsan. Estetiği biraz bozacak ama kusura bakmayın :)
----------------------------------------------------------------------------------------------------------
Gamaro dediki:Ama içinde
Gamaro dediki: Ama içinde "çıplaklık" kelimesi geçen herhangi cümle karşısında böyle bi "açık" vermek, aklını açıkta kalanlarla bozmuş olanlar için (örn. Jiyan) son derece doğaldır. Tam bi frikik olmuş kanaatimce.
Açık akıllı (Aydınlanmış Zihin,Önyargısız insan) Teşekür ederim iltifatın için.
Frikik vermedimki, Doğadaki bir uyumu izah etmeye çalıştım.
Aklımı açıklarla bozmamış olsamda, takmışım desem tam yeridir.
Türban (batı kökenli bir
Türban (batı kökenli bir baş örtüsü) adı altında Üniversitelerden başlayan ayrıştırma dayatmasının öz de insanımıza uyan bir yanı yoktur. Başı örtülü hanımlarımıza bir haksızlıktan dem vuracaksak; önce merdiven altı işletmelerde asgari ücretin bile altında bir maaşla 15 saat çalıştırılan mazlumlara yapılan haksızlıktan başlamalı. Gelelim Üniversitelerdeki
mevzua.
Haremlik selamlık (İslami algılayışta kadın ve erkeklerin birbirlerinden ayrı durmaları gereği) meselesinde kadınlar örtülüyse erkeklerle bir arada olabilirler gibi herhangi bir ruhsat yoktur. Fakat çağın ve koşulların gereği gibi bir takım unsurlar bunu delmekte, kadın ve erkekler iş eğitim vs durumlar da bir aynı ortamları paylaşmaktadırlar. Hakikaten merak ediyorum koşullargereği bu emirlerin biri delinirken diğerinin kaskatı kesilmesinin sebebi ne olabilir?
Oysaki eğitimin zaruret olduğuna inanıyor iseler 'ZARURET HARAMI MUBAH KILAR' bundan öte konuşulan her şey ya politik ya da eyyamdır...
ilkel "fasist damar"in üflemeleri..
ülkemizde
din
inanc
ve bunu cagristiran her ne varsa ondan ÖCÜ gibi korkan fakat
bagimlisi olduklari ideolojileri en kati din-e/dogma-ya cevirmekte sakinca görmeyen bir "fasist damar" hakim..
ancak
artik mizrak cuvala sigmiyor ne yapsalar nafile
cünkü degismeyen tek gercek degisimdir ve degisim kacinilmazdir..
bu
ilkel "fasist damar"in vatandasa 87 yildir üfledigi o "karanlik" yolun sonu da göründü..
evet
uygar dünyada hicbir gecerliligi olmayan bu ideolojiden bir kurtulunsun bir cok sey kendiliginden düzelecek/evrensellesecek..
yasak-lar-dan yana taraf olanlarin "evrensel inkilap" ile bertaraf olacaklari kesin
belki yarin, belki yarindan da yakin..
su yatagini bulur..
slm.
Yasak lardan yana olmayanın
Yasak lardan yana olmayanın aynı zamanda türban ın en ilkel yasaklardan biri olduğunu görememesindeki mantıksal bozukluk düzelecek mi? acep."Evrensel inkılap"ta ne ola,Trotsky mi okumaya başlamış bazılarımız.
Bir ilkokulda geçiyor
Bir ilkokulda geçiyor bütün günüm. Semt çoğunlukla türbanlı kadınların yaşadığı bir semt. Akşam saatlerinde temizlik yapan türbanlı kadınları izliyorum karanlık bir salondan. Dikkatle izliyorum o kadınları. Kadınlar türbanlarını, tesettürlerini çıkarıyorlar temizlik yaprken, ortaya öyle bir manzara çıkıyor ki üzülmemek mümkün değil. Hepsi kandırılmışlar, eşleri baskı yapmış. Çünkü türban ve tesettür çıkınca alttaki anadolu gelenekseli ortaya çıkıyor. O kadınlar işte, bir dönem yazma, yemeni, çember bağlayan kadınlar. Adeta yapay bir kabuk geçirilmiş üzerlerine. Ve bunu sevmiyorlar aslında.
Davranışalrına bakıyorsun türbanlı genç kızların örtüsüz kızlardan bir farkı yok. Onlarında kendi içlerinde erkek arkadaşları, aşkları, arayışları var. Yani bu ayrıştırma neden? Niye bu yıkıcı hırs neden bu kin, düşmanlık, yok etme arzusu? Bunun neresinde hakikat inancı? Sonra burada insanlara ahlak, inanç, doğruluk vaazları vereceksin hemi. Bekir ağzını düzelt. Çok saplantılı bir adamım gelip orada düzeltirim yoksa. Pis, iğreç ellerinizi, emellerinizi çekin bu ülkeden sahtekar muaviye askerleri.
Saygı Lütfen
Lütfen birbirimize saygılı olalım.
Edeb ya hu!
Not: bir ziyaretçi ve konuyu takip eden biri olarak rahatsız oldum. kahve ortamına döndü dikkatinize!
Yabanc yazdi; "Bekir
Yabanc yazdi;
"Bekir ağzını düzelt. Çok saplantılı bir adamım gelip orada düzeltirim yoksa. Pis, iğreç ellerinizi, emellerinizi.."
gerci
jet editör
her kimse silmis ama
almanya-lara gelebilirsen eger davetim halen gecerli yok eger gelemiyorsan adresini verde istanbulda bulusalim,tanisalim olurya can ciger kuzu sarmasi oluruz..olur mu ?
ya olursa dimi..
öyle ya
"cikmamis candan ümit kesilmez"
**
anlasilan
"ETIK KURUL" denilen kurum
üsteki ifadeleri pek yakisikli bulmus olmali ki silme ihtiyaci duymamis..
slm.
Bak Almanya olabilir.
Bak Almanya olabilir. Pasaport ve diğer masrafları karşılarsan. İstanbul içinde masrafları karşılaman gerek. Ben gibi bir yoksul için fazla masraflı olur.
İkna etmek için beni dahil olduğun gelenek çöplüğüne Ankara da karşılaşabiliriz elbette.
okey istanbul masraflarin
okey
istanbul masraflarin bana ait..
belki
Ankara da olabilir orada da tanidiklarim var oraya yönelik bir program ayarlayabilirsem seni haberdar eder bulusuruz..
E mail yazarim benden haber bekle..
sadece sunu bil
sen veya diger arkadaslarla tanismak istememin nedeni ikna amacli degil öyle bir derdim de hicbir vakit olmadi..
tanismanin nedeni güzellikleri paylasma amacli desek daha isabetli olur nitekim güzellikler paylastikca cogalir tersi de öyle..
slm.
sayın bekir
Ben bir şeyi merak ettim. Bu konuda ki düşünceniz nedir? Yani sizce türban nedir, özel değilse cevabınız yukarıda ki şıklardan hangisini işaretlediniz?
xenix
nerde adalet dostum
xenix yazmışkıi;
"Ben bir şeyi merak ettim. Bu konuda ki düşünceniz nedir? Yani sizce türban nedir, özel değilse cevabınız yukarıda ki şıklardan hangisini işaretlediniz?"
yukardaki serzenişin haklıdır ama çağrın herkese olmalıdır değilmi
Adil olalım lütfen,bu tartışmayı polemikleştirenin, ilk polemikleştirenin ,şahsılaştıranın ebubekir olmadığını sende biliyorsun. konu sahibi olarak senin daha adil bir davranış sergilemen lazım.
ha bu sitede istemiyorsanız insanları onuda dillendirin.
ha birde matematik sorusu alanı zorunluymuş 3 + 14= kırmızı kutu içine 14;
"tanismanin nedeni
Sitenin en komik kişisi kimdir denilse şüphesiz ebubekir derdim. Şeyhin Hitlerin (recep bey) zorba, faşist yönetimi son bulunca karşılaşırız merak etme. Tayyip yanlısı demek işleyen sünni engzisyonun parçası, geleneksel çöplüğü maşa olarak kullananların ahbabı, hakikaten hümanist bir anlayışın uzağı, İslami zorbalığın tezahürü olan iktidar hırsına saplanmış taassup çevrelerinin silahı, türban, tesettür çarpıklığının savunucusu demetir.
Güzellik mi? Sen güvenilir biri değilsin sürekli söylediklerini inkar eden, çelişen, kabul etmek yerine politik manevralara başvuran basit bir siyasetçi tablosu çiziyorsun. ATATÜRK'ten nefret eden, inançsız insanları düşman hedefi belirlemiş olan, kötü niyetli birisin. Bu sonuçlara varacak sayısız yorumunu çıkarabilirim siteden.
Bay Hitlerin de bittiği an gelecektir o vakit engizisyon yanlısı biriyle, engizisyon iktidarının son bulduğu ülkemde karşı karşıya gelirim pek tabi. Hemen de can ciğer kuzu sarması olmuşsun.
İki kişiye güvenmem ben. Biri cahil diğeri kendi doğrusunu en doğru sanan sanrılı kişilik.
Ayrıca şu soru da cevap bekliyor ne zamandır. Nasıl oluyorda AKP'yi savunup aynı zamanda en temiz ahlakın inancı olduğunu söylediğin İslam üzerinden kişileri sorgulama, yargılama hakkı buluyorsun?
Ve tabiki türban tesettür konusundaki samimi (hiç olmazsa bu konuda samimi) fikrini açıklamak daha yerinde olur sanırım.
"öyle ya "cikmamis candan
08/10/10 tarihli mesajından alıntı yukarıdaki yazı. Şimdi çıkmamış can demek karşıdakinin kendi doğru bildiği yere dönmesi için ihtimal görmek demek.
09/10/10 tarihli yazıda da böyle bir durum var. Buradan şöyle bir sonuç çıkıyor; asıl niyetin insanları kendi doğru bildiği yöne sürüklemek için her yol ve yöntemi mübah bilen birinin (ki bu saygısız bir niyettir) sürekli gizlemeye çalıştığı niyeti aşikâr olmuştur. Oysa bana göre çıkan can seninki olabilir.
İnsanları ikna etmek akıl ister ben sizde böyle bir potansiyel göremiyorum bayım. Çok tehlikelisiniz çünkü fazlasıyla gizliyorsunuz niyetlerinizi. Açık ve dürüst değilsiniz böyle bir insanın söylediklerine inanılmaz, geçelim inanma kısmını dikkate almak dahi tehlikelidir.
sayin xenix
sayin xenix,
konuyla ilgili yeterli aciklama yaptigima inaniyorum..
uygar/cagdas insan
"dünya-li"olmayi basardigindan tercihlere/farkliliklara elestirilerini yapar ama saygiyi elden birakmaz ARTI icinde yasadigi sistemin "tercih"lere karsi saygisizligi karsisinda da hic bir gerekce ileri sürmeden magdurun yaninda yer alir..
sayin xenix,
üniversite kazanmis bayanlari sadece "türban"i tercih ettikleri icin "din yada ekmek" arasinda fedakarlik yapmak mecburiyetinde birakmak sizce cok cagdas bir yöntem mi ?
slm.
türban =
türban = mağdur'muş
İyimiş ?
Mesele üniversite mi?
Kamusal alan ne olacak? sorusunu sorunuz. Lise / ilkokul ne olacak? sorusunu sorunuz.
Mesela bir an bu kadının almanya'da bir yargıç olduğunu varsayalım ve kafasında türban duruşmaya girdiğinde alman ne yapacak sorusunu soralım.
İşte o an...
Bunların mağduriyeti ne zaman biter sorusunu sorduğumuzda; alacağımız basit yanıt şudur : Şeriat gelince...
Göremiyorum
Sayın bekir, malesef "türban nedir" konusunda bir açıklamanızı göremedim. Siz türbana karşı tutumdan bahsediyorsunuz. Önce türban nedir bunu konuşursak tutumun ne olması gerektiği hakkında da elbette konuşuruz.
xenix: Bana sorarsanız, çırıl çıplakta üniversiteye girebilir insanlar. Bunlara da karışılmaması lazım. Veya devlet dairelerinde ceket kravat kumaş pantolon baskısınında kalkması lazım.
xenix yazdi; "Bana
xenix yazdi;
"Bana sorarsanız, çırıl çıplakta üniversiteye girebilir insanlar..."
konuyla ilgisi olmasa bile ilginc/fantastik bir öneri..
evet
bana soracak olursaniz,eskiye ragbet olsaydi bit pazarina nur yagardi derim..
ayni zamanda
ciplaklik,modern/cagdas bir simge olsaydi magarada yasayanlar en modern kimseler olurdu mesela amazonlarda yasayan ciplaklar magara caginda yasiyor ama modernler onlara özenmiyor..
nitekim
cagdas türk insani da hemcinsleri gibi ilk dünya ya geldiginde vakko/versace vs. marka elbiseyle gelmiyor dimi..
**
"..devlet dairelerinde ceket kravat kumaş pantolon baskısınında kalkması lazım..."
haklisin
E buda malum fasist ideolojinin dayatmasi..
galiba
en iyisi özgür bir ortam icin cabalamak devami corap sökügü gibi gelir..
slm.
Hanif müslüman
Hanif müslüman Muhabbetçi türbanın ne olduğunu söyleme cesaretine sahip,
Hanif müslüman Ebubekir, türbanın ne olduğunu söyleyemiyor.
Çünkü ......
xenix: Noktalı yerleri doldurunuz. (Ama içinizden)
Çünkü
İnanmaktan kasıt bir aşk bulmaktır kalpten içre
Yoksa varmak için o adsız kente giden açık bir perde
Ne kalbinde yeşerir sevgi ne gözlerinde açılır rengi
Kişi varamadı mı hepsini kaplayan bir genişliğe
Ne sözü sarar ötekinin ruhunu ne kalbi onaylar yolunu.
türban dini bir gereklilik
türban dini bir gereklilik tabi müslüman kadınlar için .. kuran bunu açık bir dille ifade ediyor. dinin gerekliliğini yerine getirmek isteyen birine yapamazssın gibi bir dayatma söz konusu olamaz. aynı şekilde bunu yapamak istemeyene de bir dayatma söz konusu olmaması gerektiği gibi. bu kişisel bir tercih meselesi.. .türbanın gereklilik meselesi değil tartışılması gereken konu. insanların kendilerince gerekli gördüğü şeye başka insanların , kurumların v.s karışması..kim kimin düşüncelerine inancının gereği olarak gördüğü bişeye ya da diyelim siyasi simge olsun buna karışmaya hakkı duyabilir. insanların görüşlerine inanışlarına isterse simgelerine karşmak saçmalıktan öte değil. size ne ? kime ne ? bırakın artık bunun tartışması bile ne kadr tahamülsüz olduğumuzun ortaya dökülmesinden başka bişey değil.
biriniz diyor türban
biriniz diyor türban kuranda yok, ötekiniz diyor kuranda var, bi karar verin yaf.
türban dini bir gereklilik
türban dini bir gereklilik tabi müslüman kadınlar için .. kuran bunu açık bir dille ifade ediyor.
Kuranın neresinde dile gelmiş?
Sn oikos
Ben ufak bir araştırma yaptım tabi kendimce 3 saat 22 dk 32 sn 3 salise,
Kuran-ı Kerimde dile gelmemiş,
Çok özel bir kesim olan uydurucular tarafından uydurulmuş.... kanımca....
Ebubekir,
Uydurucular hakkındaki düşüncen nedir.?
Çankaya da türban lı resepsiyon verilecek hadi gözünaydın ebubekir.
Fethedilmedik bir yer kalmadı artık,
Hükümdarlığınızı sürün.
Çalsın davullar tey tey tey ,
Kuranda türban
Kuranda türban değilde,başörtüsü şeklinde geçiyor.
Çubukçu: İlkokulda türbana izin vermeyiz
Cum, 22/10/2010 - 15:55
Bazı illerde ilköğretim öğrencilerinin okula türbanla girmesiyle başlayan tartışmaya son noktayı Milli Eğitim Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu koydu. Bakan Çubukçu, buna izin verilmeyeceğini söyledi.
zaten bu ülkenin sahibi
zaten bu ülkenin sahibi müslüman türk milletiydi.aksini ispat edemezsin.kusura bakma bizim olanı geri alıyoruz işte naparsın.
İlkokulda türbanlı ders
Mersin Sakarya İlköğretim Okulu öğrencisi 13 yaşındaki kız dün ve bugün derse türbanlı girdi.
10 Aralık 2010 / 14:11
Hemen yukarıda yazdığım yoruma dikkat.
KPSS'de üstü çıplak
KPSS'de üstü çıplak girdi
Paz, 12/12/2010 - 15:48
YÖK Başkanı'na kızan Abbas Melih Altıncı, İzmir'de KPSS'ye tişörtsüz girmeyi başardı. Çıkışta polisler, Altıncı'ya ceza kesti.
Hani kıyafet, türban serbest olsun diyenler neden polisin cezasına tepki göstermiyor?
Arkandayız Abbas Melih.
Kadınların örtüsü cilbab olarak geçmektedir.
Cilbab Kur'an mektebinin nurlu kavramlarından birisidir.Kur'an-ı Kerim'de mümin kadınların örtüsü cilbab olarak geçmektedir.
"Ey Nebi ,Hanımlarına,kızlarına ve müminlerdein kadınlarına söyle (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman)Cilbab"larını üstlerine örtsünler.İşte böyle giyinmeleri,tanınıp da eziyet edilmemelerine daha elverişlidir. Gafur'dur,Rahim'dir." (Ahzap.59)
İslamdan önce Arap yarımadasında kadınlar örtünmezlerdi.Kadınlar çölde,badiyede ve şehirlerde açık bir surette dolaşıyorlardı.Hatta İslamın ilk döneminde örtünme yoktu.Çünkü bu hususla ilgili ayeti kerime gelmemişti.Örtünme emri.Hendek savaşı sırasında,şevval ayında inzal buyurulmuştur.
İslam bağlısı olan kadınları kafir kadınlardan ayırmak ve kadınları şehvetpereslerin zulmünden korumak için örtünmeyi emretti.Kur'an-ı Kerimde örtünme ile ilgili ilahi emirleri beraber okuyalım:
"Mümin kadınlara söyle,gözlerini haramdan sakınsınlar,ırzlarını korusunlar,zinetlerini açıp göstermesinler.Ancak bunlardan görünmesi zaruri olan müstesnadır." (Nur suresi 31)
"Evlerinizde oturun;eski cahiliyyet çağında olduğu gibi açılıp saçılmayın." (Ahzap. 33.)
Bu ayeti kerimelere göre akıl baliğ her müslüman kadının örtünmesi farzdır.Bunu inkar eden mutlak kafir olur.Müslüman kadının örtüsü nedir?adındaki suale günümüzde cevap verildiği herkesçe bilinen bir şeydir.Yanlız verilen cevapların birçoğu İslam'a göre merduddur.
Göründüğü gibi bu ayeti kerimeye göre müslüman kadının örtüsü cilbabtır.Cilbabı örtü kabul etmeyen bir kadın,İslam kadını değildir.Cilbab müslüman kadının kıyamete kadar değişmeyen kıyafetidir.Cilbab kavramı hakkında müfessirler çeşittli açıklamalarda bulunmuşlardır.Biz şimdi muteber tefsirlerden "Cilbab" kavramının tariflerinde bazılarını inceleyelim.
M.Hamdi Yazır (r.a.) Cilbab hakkında şunları söylüyor:Cilbab baştan aşağı örten çarşaf,ferace,çar gibi dış kisvenin de adıdır.Bu da çarşaf veya peçedir.Cilbabdan örtmek tabirindede iki vecih vardır.Birisi cilbablarından birisiyle bütün bedeni sıkıca örtmek,biriside bir cilbabın her tarafıyla başından yüzünü örtmek demek olur.Bu beyanda da iki suret vardır.Birisi kaşlarına kadar başını örttükten sonra büküp yüzünüde örtmek ve yanlıztek bir gözünü açık bırakmaktır.İkinciside alnının üzerinden sıkıca sardıktan sonra burnunun üzerinden dolayıp gözlerinin ikisinide açık kalsa bile yüzün kısmı azamını (büyük bir kısmını)ve göğsünü tamamen örtmüş bulunmaktır." M.hamdi yazır.Hak dini Kur'an dili.c.6,s 3928-3929 ist,1971.
İmamı Suyuti (r.a.) de "Cilbab"konusunda şunları söylüyor."Cilbab" bir ihtiyaç için kadın dışarıya çıktığı zaman vücudunu kaplayan ve geriye kalan kısmıyla tek bir gözün açık kalacak şekilde yüzünü örttüğü elbisedir." İmamı suyuti,Tefsiri Celaleyn
İbni Kesir (r.a.) de bu konuda şöyle diyor:"Cilbab; baş örtünün üzerine giyilen ve bütün bedeni kaplayan bir örtüdür." İbni Kesir,Tefsirül Kur'anil Azim
Konyalı Mehmed Vehbi (r.a.)de "Cilbab " hususunda şunları söylüyor:"Cilbab kadını namus düşmanlarının saldırısından koruyan,kadının bütün bedenini koruyan,kadını suizandan (kötü zandan)ve süfehanın takibinden koruyan ve kadının için hürriyet hadimi olan bürgü ve çarşaftır."
Hz. Peygamber() in medresesinde yetişmiş olan Ümmü Seleme (r.a.)cilbab hakkında şöyle diyor:"Cilbabları ile örtsünler" emri nazil olunca ,Ensar kadınları baştan aşağı cilbablarına bürünmüş olarak çıktılar.Sanki başları üzerinde kuşlar varmış gibi .Hz.Aişe (r.a.)dan mervidir: Demiştirki ;Ensar'ın kadınlarına rahmet etsin.Cilbab ile ilgili ayet nazi l olunca başlarını sardılar da Rasulüllah'ın arkasında öyle namaz kıldılar ki sanki başlarında kargalar varmış gibi. M.hamdi yazır Hak dini Kur'an dili.
Üstadımız Mahmut Efendi hazretleri:
"Çarşafı olmayan kadın,çatısı olmayan harap bir eve benzer.Çatısız bir ev,rüzgar ve yağmurdan muhafaza olamayacağı gibi,çarşafsız olan kadında dışardan gelecek zararlardan kendinisini muhafaza edemez."buyurmaktadır.
Çarşaf giyinmede zorlanan hanımlara da:
"Bosna ve Çeçenistanda Müslümanlara yapılan zulmü düşününüz.Ya çarşaf yada Bosna ve Çeçenistan zulmü!...Çarşaf giyinmenin okadar zor olmadığını göreceksiniz.Bununla beraber u teala Rasulü vasıtasıyla emir buyurduğu "kapanın emri" dinlenmese tevbe etmeden o kişi ölse ,ahirette onu ateşler kaplasa,kime bağıracak,ne diyebilecek.Dört mezhebin İmamı Şeyhim Ali Haydar (k.s.) efendi babam buyurdu ki: "Mantonun girdiği eve küfrün burnu sokulmuştur:"Sonra kafa,ardındanda gövde giriverir.Şeytan günaha yönelmiş insanı kaydırır.Şeri şeriften bir ufacık boşluk bırakılsa şeytan oradan burnunu sokar." hitap etmektedir.
Cilbab hususunda günümüz Bel'amlarına Sadreddin Yüksel Hocaefendi şöyle cevap veriyor:" Biz dönüp Asr-ı saadet'e baktığımızda kadınları çarşaflı olarak görüyoruz.Demek tesettür babında müslüman kadınların belli ve muayyen bir kıyafeti vardır.O da çarşaftır.Evet,Ümmü Seleme'den gelen rivayet,müslüman kadının belli bir giysiye mecbur olduğunu ortaya koymaktadır.O taktirde ne mantonun ve ne adet edilen diğer gayri islami giysilerin...
Medineli müslüman kadınlar Ayeti kerimedeki "Cilbab"ı baştan başa vucudu örten siyah bir giysi ile tefsir etmişlerdir.Yani siyah çarşaf manasına almışlardır.Cilbabı,entari,uzun gömlek,manto,boyun atkısı ve kısa gömlekle tefsir etmek yanlıştır."
Bediuzzaman Said nursi, hazretleri " hanımlar Rehberi" eserinin "tesettür" bahsinde:"Çarşaf kadının siperi ve kal'asındır.Gir içine kurtul." diyerek dış giyim olarak çarşafn müslüman hanımlar için ne derece ehemmiyetli olduğunu beyan etmek istemiştir.
Müslüman kadının her çağ ve her mekandaki örtüsü" Cilbab" dır.Cilbab ise ; müslüman kadın bir ihtiyaç için dışarı çıktığı vakit bedenine sardığı ve bütün vücudunu örten iki parçadan müteşekkil olan ve Allah'ın hakimiyet gücüne hizmet etmenin sembolü olan;İslami hareketin öncü bayrağı sayılan çarşaftır.ÇArşaf yöresel bir kıyafet değildir.Aksine çarşaf,Kur'anı bir terim olan " Cilbabéın pratik tercemesidir.
Malum olduğu üzre;Fas'tan Afganistan'a kadar bütün İslam topraklarında mümin kadınlar çarşaf giymektedirler.Farklı kavimlerden olan bu müminlerin: örf ve adetlerininde farklı olacağı tabiidir.Çarşaf hususundaki bu ittifak:"yöresel kıyafet" tanımlamasına,uygun değildir.Çarşaf peygamber () dönemindeki kadınların giydikleri cilbabdır.Bunun için diyoruzki: Çarşaf yöresel bir kıyafet değil,Asru'n Nebi'de cilbab yerine kullanılan bir kıyafettir.O halde Allah'a ve Ahiret gününe iman eden müslüman kadınlar cilbabı çarşaf bilmeli ve dışarı çıktıkları vakit çarşaf ile kendi bedenlerini muhafaza etmelidirler.
yeri gelmişken şu hakikati da beyan edelim:Cilbab, sadece başörtüsü değildir.Cilbab bedenin tümünü kaplayan ve kapsayan geniş bir örtüdür.Cilbabı sadece başörtüsüne münhasır kılıp kendi bacaklarını açan ve açık baldır bacaklarıyla başörtüsünin mücadelesini vermeye kalkışan kadınlar,Kur'anı Kerim'in vasfettiği İslam kadınları değildir.İslam kadını,başörtüsü ile altörtüyü bir bütün olarak kabul eden ve cilbabı çarşaf olarak pratiğe geçiren Tevhid'in canlı tercümanıdır.
Günümüzde modernizmin dayatmaları neticesinde ruhsal bozulmanın ve kültürel çürümenin içerisine giren bazı müslüman kadın ve erkekler tarafından İslami bir kıyafet cilbab/ çarşafın hor ve hakir görüldüğü inkar edilmez bir gerçektir.Oysaki mümine kadınlar cilbablarıyla modernizme karşı kıyam etmekle,mükelleftirler.Örtünme konusunda müslümanların mücadelesi,bir cilbab mücadelesidir.Cahili toplumlarda cilbabı sahiplenemeyen müminler,İslammın yüz karası,şeytanında maskarası olurlar.
Anladığım kadarıyla bu
Anladığım kadarıyla bu yazı da alıntı. Neden kimse okuduklarını kendi cümleleriyle özetleyemiyor, gerçekten anlayamıyorum. Cilbab:) Kadını kapatmayı kendine destur edinmişleri iğrenç bulduğumu söylemek istiyorum.
Bence Türban
Bir saplantıdır/fetişizmdir.
Türban korkudur...
Yüzlerce islami sitede
Yüzlerce islami sitede olanla aynı. Bir soru soruyorsun, uzun uzun yazılar geliyor birdenbire, kopyala yapıştır, kopyala yapıştır. Birsi birşey yazmış, hayrat sanki, sebil gibi kulanan kullanana. Benim okuyasım bile gelmiyor. Okuyup aldığını, özümsediğini, biriktrdiğini, inandığını kendi yorumunla yazmak neden bu kadar zor? Kul olmanın dayanılmaz üretimsizliği, donmuş birşey.
Kaminendo
Kelidkışı haklı, İslamda örtünmenin şekli açıkça belirtildiği gibi CİLBABTIR.
İslamda kadın dış dünyaya kapalıdır. Alışverişe bile karanlık çökünce gitmesi gerekmektedir. Hatlarını, kimliğini kimseler bilmemeli, dedikoducuların ağına düşmeye yönelik herhangi bir eylem ve görüntü içinde olmamalıdırlar. Evin içine yabancı erkekler girdiğinde yokolmaları gerekmektedir. Tüm bunlar çok açık ve sarih bir şekilde kuran tarafından bildirilmiştir.
Diyebilirsiniz ki benim islamım bu değil, olabilir ve bu hiç bir şeyi değiştirmez. Mümin kadın öyle türbanla falan ne çarşı dolaşabilir ne de erkeklerle birlikte çalışabilir. Hele hele öğrenci hiç olamaz. Ayakta otobüse, metroya binmesi bile caiz değildir.
İslamda kadının yeri budur ve asla değişmez. Madem müminsin uygulaman gereken emredildiği şekilde yaşamaktır. Ve bu yaşamda, sosyal hayatta kadının yeri yoktur.
Anlamanız gereken şudur : Türban bir geçiş aracıdır. Bu konuda türk sünni uleması hemfikirdir. Olması gereken ve geçişte olması gereken birbirinden ayrıştırılmış, unutturulmuş, Tüm odaklanma basitçe türban üzerine hedeflendirilmiştir.
Geçen islami bir radyoda kendini hak dostu diye adlandıran bir pislik, önce bazı bitkisel ilaçların fahiş fiyatla reklamını yaptıktan sonra konu HAC ziyaretine gelince aynen şunları dedi:
"O kutsal mekanda, o huzur diyarında öylesine mesuttum ki, ne bir baldır, ne o türbanlının salına salına gezdirdiği manto arkası, ne makyaj... İnsanı şeytana çeken hiç bir husus yoktu gönül dostları, orada iki hafta geçirdikten sonra istanbula dönmek sanki cehenneme dönmek gibi oluyor..."
Takkiyecilerin emeli o 1400 yıllık köhnemiş dogmayı uygulamaya koyana kadar bitmeyecek görünüyor.
İşkembe sağlam olunca
İşkembe sağlam olunca atmasyon da o ölçüde sağlam olduğu sanılıyor.
Şimdi...
Şu CİLBAB denilen NURLU ve de KUTSAL örtü, BAŞI ve SAÇI örtecek diyor mu?
Demiyor.
Önce ayeti şuraya alalım...
Ayet şu;
Ahzab 59. Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. Bu onların tanınıp incitilmemelerine de daha uygundur. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Ahzab 59. Ya eyyühen nebiyyü kul li ezvacike ve benatike ve nisail mü'minıne yüdnıne aleyhinne min celabıbihinn zalike edna ey yu'rafne fe la yü'zeyn ve kanellahü ğafurar rahıyma
Gerekçe olarak ne gösterilmekte?
"Tanınmaları için!"
Aklı olan her bir kişi şu soruyu soracaktır;
Baştan aşağıya siyah bir örtü ile tamamen örtünürsen NASIL TANINACAKSIN?
Peygamberin özel hayatını anlatan ayetlerden oluşan Ahzab peygamberin kadınlarının ve müminlerin kadınlarının tanınması ve tehlikeye maruz kalmamaları için bir tavsiyedir.
Tehlike de o sırada yayılmakta olan bir dinin mensubu oldukları babından tanınmaları...
İslama uygun giyinme biçimi falan değildir.
Bunu perçinleyelim:
Ahzab 57 58 e bakarsınız: Peygamber ve inananları tehlikede görür.
Şimdi gelelim NUR suresinin 60. ayetine:
60 - Artık evlenme ümidi beslemeyen, hayızdan ve doğumdan kesilmiş yaşlı kadınların zinetlerini göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında kendileri için bir günah yoktur. Ama yine sakınmaları onlar için daha hayırlıdır. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
İddia edilenin aksine...açılın diyen bir ayet.
Diğer bir deyiş ile KILIK KIYAFET i İSLAM ın bir gereği değil...karşı cinsin cinsel arzusunun zıplamasına gör düzenler.
Size bir şey diyeyim mi...sokaktaki her adamı SAPIK ve SALDIRGAN gibi görülmesi anlamı çıkarmak sapkınlıktan başka bir şey de değildir.
Sevgili Hola, Herşeyden
Sevgili Hola,
Herşeyden önce anafikir olarak hemfikir olduğumuzu, erkeğin karşı cinse karşı kendi zayıflığının bir nişanesi olarak kadını kapattığını konusunda herhangi farklı bir görüşte olmadığımı söylemeliyim.
Fakat Kuran (veya muhammedin kendi) yukarıdaki altı çizili görüşün sahibidir. Kadınları hk. yapılan dedikodular, ayrıca kendi özel merakı! nedeniyle kadınlarını kapatmayı seçmiş ve ayetler geledurmuştur.
İlk olarak, ziynetleri örtün demişti...
Geçmişe dönersek : Ms.1 ve 2. yy. mısır kabartma ve resimlerinde çokça görülen kadın figürlerinde tek göğsü açıkta bırakan tünikler giydikleri, boyunlarında oldukça kalabalık ziynetler(kolye) olduğu, o tek göğsü bu ziynetlerin kapattığını görebiliriz. Vaha kültüründe ayrıca kum fırtınasından korunmak için sürekli başlarına geçirdikleri bir şal vardır. Kadın, erkek bu şalı takar. Binlerce yıldır üst kültür olan Mısırla yakın bağlar kuran, ticaret yapan Mekkeliler aynı modayı(giyim tarzını) muhammed döneminde de takip ve taklit ediyorlardı. Bunu Muhammedin söyleminden anlıyoruz ve doğruluyoruz.
Nur 31:
Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut, kocalarının babalarından yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü'minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!(DİYANET MEALİ)
Hola iyi biliyor, bu mealleri okurken parantezleri kaldırmak gerekiyor.
Parantezler yokken çok net anlam kazanan ayet bize ne anlatıyor :
Kadınlar, göğüslerini kapatsın, halhal takıp ayaklarını yere vurup kalçaları ve memeleri bıngıldatmasın, ayrıca yakınlarından başkasının yanında da oralarını buralarını açmasın.
N'aptı kadın ? Hani kumdan koruyan şal var ya onunla göğüslerini kapattı. Bu arada saçlarda örtülmüş oldu elbette. Ve fakat Muhammedin derdi saçlar değildi.
Sonrasında olayların durulmadığı kadınlarının yine açık saçık gezerek dedikoduya maruz kaldığını görünce bu sefer yeter dedi. Gelsin CİLBAB
Cilbab uzun seyahatler için tasarlanmış koruyucu bir kıyafet, hem başı hem vücudu örten, soğuktan,yakıcı çöl güneşinden ve kum fırtınalarından sürekli koruyan bir giysi...
Geçenlerde arabamla
Geçenlerde arabamla yoldayken bir radyodan işittim, ISI nın hikmetlerini anlatıyordu bir zat. Güneşin merkezindeki ısı dünyada olsa hepimizz kömür olurduk, ama güneşin ısısı vücd ısımız kadar olsaydı donardık, yaşayamazdık, yaşam olmazdı... Isı nın hikmeti buymuş.. İnsan kendi aklına nasıl tecavüz eder diye bir soru sorulsa, bu adam altın madalya alabilirdi diye düşünüyorum. (Sayın oikOs, yakın düşüncelere sahibiz. Benim anlatmak istediğim şey KUL olan kişinin yazmasına, konuşmasına sirayet eden üretimsizlikti. Kullandıkları alıntıyı bile kendi cümleleriyle anlatamıyorlar.)
Almanya'da Türban
Almanya'da Türban Sorunu:
Yaklaşık 2,5 milyon Türk ve Kürt kökenli vatandaşın barındığı Almanya'dan aykırı bir ses... Türban sevdaları yüzünden nasıl mağdur olduklarının müthiş bir göstergesi aşağıdaki yorumlarda ibretlik ele alınmış. Viva demokrat Almanya...
Erbakanin basbakanligindan sonra Almanyada Türk kadinlari türban takip tesettür giymeye basladi.Milli görüs camileri devamli vaizlerinde bunu asiladi. Simdide ditible isbirligi yapiyorlar. Bu kesim türban taktigi icin temizlik isi yapiyor veya Türk bakkalarinda calisabiliyor. Baska calisma alanlari olmadigi icin ve 3-4 cocuk sahibi oldugu icin sosyal yardim calisamayip aliyorlar. O salondakilerin yüzde 80i sosyal yardimla geciniyor. Yani Alman devletine yük oluyorlar. Emekli maaslarida düsük oldugundan yine sosyal yardim aliyorlar. Türkiyeye dönmemelerinin sebebi saglik problemleri. Bunlar burada bulunan Türklerin alt tabakasini teskil ediyor. Biz bunlarin yüzünden Almanlarin karsisinda boynu bükük duruyoruz. Kendi paramizi kazanip, sosyal yardim almadigimiz ve vergimizi ödedigimiz halde. Bunlarin yüzünden biz magdur durumdayiz. Bir sene sosyal yardim alanlari Almanya bu süre bittiginde Türkiyeye göndermeli. Buradaki cocuklar önce ALMANCA ögrenmeli. Sonra Ingilizce veya diger bir dil ögrenmeli.Türkceyi nasil olsa evde ögeniyorlar. Izinde o Türkce yetiyorda artiyor bile. Almanca ve Ingilizceyi iyi konusan ve yazisma yapabilen bir Türkün maasi normalden 500 Euro fazladir. Erdogan Almanyaya gelip gerilim yaratan konusmalar yapmasin cünkü bize zarar veriyor. Her horoz kendi cöplügünde ötmeli. (alıntı)
Başka yorum:
Ben Bütün bunlardan memnunum.Çünkü Almanya Türkiyedeki her bölücü ve gerici akımı uzun yıllar desteklemiş bir ülkedir.Almanyadaki Türkleri devlet gücünü kullanarak eğitme ve AB kültürüne hazırlama zahmetine hiç girmedi.Tam tersine Türklerin islamcı cemaatlerin eline düşmesine seyirci kaldı ve destekledi.Onların bir çoğunu El kaidecilere eş değer radikal hareketlerin içine soktu.Çünkü bu hale getirdiği Türkleri,Türkiyeye postalayarak Türkiyenin içine tehlikeli bir virüs sokarak Türkiyeyi iyice zayıflatmak amacındaydılar.Halbuki Dincilere Almanya çok rahat geldi,Almanlardan uyanık çıkıp Almanyayı çoğu terk etmedi hatta Alman vatandaşlığına bile geçtiler.Böylelikle Almanlar kendi silahları kendilerini vurup başlarına önemli bir bela aldılar.Türkçede buna, Dimyata Pirince giderken,Evdeki Bulgurdan olma diyorlar.Çok güzel olmuş.Daha beter olsunlar..Bundan sonra bu Bild yada O Sarrazinin kitapları olsa olsa Almanların ağlama duvarı olmaktan başka bir işe yaramaz..
İnancın özde anlatmaya
İnancın özde anlatmaya çalıştığı ve inanç dışı bir çok yolun, anlayışında çoğu noktalarda aynı şeyler ifade ettiği anlaşılan hakikatlerle uzak yakın bağlantısı olmayan çarpık yorumlayış biçiminin sakıncalı malzemesi.
Çocuklara özgü bir inatlaşmayla sahiplenilen birşey kimileri içinde.
Hani tersini yapmak derler ya işte bu tersini yapmak denilen şeye denk gelir belirli bir anlayışın tarafında. Ört diyo bende örtüyorum şeklinde de savunulabildiği içinde geçerlilik buluyor.
osman, bekir, ömer şeytan üçgeninin mentalitesini devam ettirmek için her yol ve yöntemi mübah bilen sünni engzisyon için harika bir malzeme.
hiç birşey
hiç birşey
turbanin gerekliliginin tarifi
merhaba,
Oncellikle anlamak istediginiz konuya olan on kabullerden vazgecin ,daha sonra onu kendini tarif eden mantigi kavrayin bu kavrayis icinde onu en iyi kendiniz tarif edeceksiniz supheniz olmasin.
Benim anlayamadığım,
Benim anlayamadığım, buraya getirip bir alay El fış fış, İbn foş foş hazretleri zırvasını bırakıp giden nasıl oluyor da yazdıklarının arkasında duramıyor.
Ayet ayan beyan gözünüzün önünde duruyor...
Eğer CİLBAB baştan aşağıya saçı, yüzü kapatan bir örtü ise nasıl oluyor da ayet:
TANINMALARI İÇİN CİLBAB ÖRTÜN der.
Tepeden tırnağa tamamen kapanmış bir kadın tanınır?
Yok mudur bir açıklamanız.
Salaklık sadece Allah a mahsustur mu demektesiniz?
Her zamanki muğlak
Her zamanki muğlak ifadelerden olsa da, peygamberin niyetinden çok net anlayacağımız bu ifade müspettir;
MÜMİN KADINLARIN diğerleri (erkekler) tarafından tanınıp ayrıştırılmasıdır. Kısaca, bak bu karga gibi giyinmişler peygamberin evindendir dokunmayın ha... şeklinde bir aba gösterisidir.
59- Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle. Dış örtülerinden üzerlerine alıp örtsünler. Bu, onların başkaları tarafından tanınıp rahatsız edilmemeleri için daha uygundur. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Halka kulak verelim
Epeydir gözden kaçan bir
Epeydir gözden kaçan bir şey var;
Ne türban, ne ibadet özgürlüğü, ne inanç özgürlüğü... Bunların hiç biri bunları ortaya atanların asıl derdi değil.
Her ülkede faşizim kendine göre ideolojik argümanlar bulur. Hitler için "saf ırk" safsatası bir argümandı. Yanısıra sosyalizm, anti-semitizm ve popülizm argümanları vardı...
Mevcut zihniyet ne yapıyor? İslami söylemlerin yanısıra "darbelerle hesaplaşacağım" dedi, "vesayeti kaldıracağım" dedi. Sağdan gelip halkın soluna da vuruşlar yaptı... Hepsi kılıf! Hepsi oyalama! Demogoji! Aldatma!
Oysa arka plana bakın; memleket soyulup soğana çevrildi. HES projeleri, yeraltı yer üstü sularımızın özelleştirilmesi, KİT'lerin zarar ediliyor diyerek yandaşlarına ve yabancılara peşkeş çekilmesi, Tarım ve hayvancılığın yok edilişi, tüm bu talanların arasında ceplerini doldurmaya çalışmaları. Saklanan bu!
Ağızlarından çıkan ile yaptıkları arasındaki farkı görmek gerekiyor!
Sermaye hareketlerine bakmak gerekiyor' Gerçeği ozaman göreceksiniz!
Daha büyük soygunların eşiğindeyiz ve bu büyük soygunlara karşı çıkabilecek ne kadar muhalif yapılanma ve aydın insan varsa teker teker yok ediliyor. Bunun için devleti yeni baştan örgütlemeye çalışıyorlar.
Yaptıklarını gizlemek için de yok türban, yok ergenekon, yok çarşaf, yok don halkı oyalıyorlar.
Böylece oy alıyorlar!
Emperyalizmin çanağını yalıyorlar!
Erbakan bile ne dedi; "Türkiye Cumhuriyeti 80 yılda 80 milyar dolar borçlandı, son sekiz yılda ise 580 MİLYAR DOLAR BORÇLANDI!"
Yani 12 Trilyonı iç edeni bile gücendirdiler!
Bu denli hırsızlıktır saklanan!
Gerisi yalan dolan!
Bizlerin de yok kuran meali, yok başörtüsü ile uğraşacak zamanı yok.
İçinizde ekonomist varsa, son sekiz yıldaki sermaye hareketlerinin dökümünü çıkarsın da, ayan olsun her şey!
"Seks ve Tanrı" ...reklam
"Seks ve Tanrı"
...reklam gerekmeden en çok satan iki unsurdur.
Türban bunun ikisini de içinde barındırır.
Türban dersi
Erkek egemen dinci hegamonya
Erkek egemen dinci hegamonya tarafından özgürlüğü almak üzere kumpaslanmış türban'ın özgürlük simgesi olması oldukça parodik...
Şimdi, kendimi nasıl savunacağım ?
"Dememiş miydim" diyerek... Zira dinci hegamonya, sadece kamuda değil, özel yaşamda da türbanı dayatarak kendi etkisini sürekli kılmak peşinde olan çok tehlikeli dogmatik ahlakçı zihniyettir. Doğal FAŞİSTTİR. Örnekleri diğer dinci faşist müslüman ülkelerde bolca mevcuttur. Tabiyatıyla korkulan budur. Bu bir paranoya değildir.
Almanya'da kadınların rahibe kıyafetiyle kamuya egemen olduğunu veya bu tür dinci yapılanmayla kendi gücünü ortaya koymaya çalıştığını düşünün; Ne olurdu ?
Özgürlükçülük birey
Özgürlükçülük birey seviyesinde kavrandığı an özgürlük anlaşılır ve olur.
"Örtüneceksin ulan" diyen adamın bunu yaptırma özgürlüğünü ne yapacaksın? Videodaki eleman özgürlükçülüğü nazari olarak iyi üfürüyor da bu üfürüğü topluma nasıl rüzgar haline getireceksin?
Aile içi feodaliteyi ne yapacaksın...Tehditle, şantajla, avanta ile, kıyak ile adam devşirme özgürlüğünü ne yapacaksın?
Yobazın yobaz olma özgürlüğü varsın olsun da onun bunun kuklalığını yapma özgürlüğünü ne yapacaksın...
Dedik ya...türban özgürlükle çelişir...türbanı özgürlükle açıklamak IQ değil EURO ile olur.
DISI cagdas,ICI muhafazakar..
falih rifki atay´in "cankaya" adli kitabindan;
"Kadın anlayışında pek garplı olduğu söylenemez.
Hatta
hanımların tırnaklarını boyamasını bile istemezdi.
Son derece kıskançtı.
Denebilir ki harem eğiliminde idi.
Medeni kanunla
Türk kadınına garp kadınının bütün haklarını veren Atatürk, kendi münasebetlerinde, bırakınız ecnebi erkekle evlenen Türk kadınını, ecnebi kadınla evlenen Türk erkeğine bile tahammül etmezdi.
Devrimlerin
büyük ve eşsiz kahramanı,
kendi koyduğu kanunun sonuçları ile karşılaşmak lazım gelince:
"...Bize göre değil ha çocuklar…’ derdi..."
bu durumda
falih rifki atay´in anlattiklarindan ulu önder´in disi cagdas,ici muhafazakar olmali..:)))
slm.
Babası hafız, yetiştiği
Babası hafız, yetiştiği topraklar ise osmanlı ve onun sünni arabi anlayışıyla derin muhafazakarlaşmış bir toplumun(aynı sizler gibi) dipsiz eleştirilerine maruz kalabilen/kalabilecek bir insandan söz ediyoruz.
Burada defalarca yazdım: İşte tüm sorun bu maruz kalıştır. Herşeyin başlangıcı ve sonu ne illa dindir ne de allah... Varsa yoksa diğerleri ne der korkusuyla yaşayan sindirilmiş bir toplumun kendi değerleri yerine kimliksizliği tercih etmesidir.
Darbeyi yapan subay, Atatürk'ün atadığı memur, avrupa görmüş yönetici, alamancı ebubekir, dünün ve bugünün belediye başkanı, aklınıza kim gelirse... İşte bunlar sadece diğerleri için yaşayan, ölülerdir. Eylemleri, istekleri kendilerinden değil de çevrelerinden sorulan robotlardır. Robotluğun temasını oluşturan kaynaklar, itaat/biat kültürünün devamıdır.
Saygı ve ahlakla başlar herşey... Gücünü dinden alır velakin dinle minle ilgisi yoktur. Hani dincilerin o çokça dile getirdiği "insan oluş" bundan başka birşey de değildir. Güya olması gereken ve oğuldan kızdan istenen hep aynı şeydir. Aman bize helal getirme... Bizi rezil etme... Bazen kendini rezil etme dense de tanımlanan hep aynı şeydir; Toplumun diğer fertleri için yaşa veya yaşar gibi yap.
Sorun medeniyet veya çağdaşlık sorunu değildir. Kaldı ki avrupa bile 1960 lara kadar müthiş muhafazakardır. Toplumun o kalıplaşmış baskısı Atatürk'ün bile çıkamayacağı kadar yozdur. Bugün de yozdur. Mühendisliği semavi dinlerle atılmış o yozluğun temelleri o kadar sağlamdır ki insanın içinden çıkarıp atması bi o kadar zordur.
Diğerleri (buna ana/baba/ebeveyn dahil) siz değildir fakat sizi her saniye eleştiren pislikler ordusudur. Kendilerinin ne yaptığının hiç bir önemi yoktur. Kendilerini pürü pak tanımlarlar ve aynı yozluğun soyundan gelen pislikler olmalarına karşın toplumu güdümleyen cahil ordusuna yeni cahiller katarak güçlenirler.
Falih Rıfkı'nın yaptığı gibi, ebubekir'in sevinerek alıntıladığı gibi DEDİKODUYA bayılırlar. Kendileri hiçtir bi onu bilmezler. Geri kalan herşeyi bilirler. (Güya)
Kendilerinden bahsetmezler,
Kendilerinden bahsetmezler, bahsettiklerinde herşey güllük gülistanlıktır. Sanırsın hz. idris...
Yaptıkları tek şey KÖTÜLEMEDİR. Az yukarda dediğim gibi diğerlerini kötüleyerek nemalanır ve hayat bulurlar. Aslında tüm bildiği de budur: Dedikodu kültüründen biat kültürü doktrini çıkarsamak...
Yeni yorum gönder