Çocukluğumda Babam'ın...

Delişey kullanıcısının resmi

Sözcüklerden oluşan muhteşem resimler çizip, kimsenin daha önce okumadığı öyküleri rengarenk boyamalı düşüncelerle… Kırmızı, yeşil, mavi, sarı, mor bir de siyah…Siyah renk değil diyenlere inat ille de siyah… Beyaz oradan bağırıyor çığlık çığlığa “ ya ben!”

Sen öyle masumsun ki, sana kıyamam, dokunamam…

Dağılmamak yaşama sarılmak için yazmalıyım, işte o zaman bana sen lazımsın. Bembeyaz sayfalar olmalısın önümde… Yazarken masumiyet gerekir kişiye… Ama düşünürken değil… Ne garip bir karmaşa değimli? Düşünürken suç işleyebilirsin beyninde, lakin yazarken masum olmalısın… Gel de yaz şimdi iyi mi?

Kendini kirli, kötü, güvensiz, sevgisiz hatta hatta hiçbir şeye hakkı olmadığını düşünmesi için, bir çocuğa ne yapılmış olabilir? Kimler tarafından ne yapılmış olabilir? Bu çocuğun çocukluğu, gençliği, orta yaşı, büyüdüğü zaman ki ruh hali neler yaşayacağı neden sorgulanmaz ailesi tarafından?

İçimdeki mahreme yolculuk yaptığımda sık sık bunları sorgular beynim. Hayatımın her zerresine işleyen bu suçluluk duygusu, insanı diğerlerinden ayrı bir yerde boynu bükük tutan bu garip durum beni son derece etkiler. Sanki olan bitenin sorumlusu benmişim gibi. Hesap soracak kimse kalmadığından bekli de, kendi omuzlarıma yükledim bu yükü.

Çocukluğum da babasının saçlarını okşadığı küçük kızları kıskanırdım. Nefret ederdim hatta. Diğer çocuklar da benim bir yığın oyuncaklarımı kıskanırdı. Gerçi pek arkadaşım da yoktu ya. Kedi, köpek, bir iki de tavuk. Annesinin elinden tutup gezmeye götürdükleri çocuklarına illet olurdum. Nasıl da mutlu görünürlerdi!! Anneanneleri severdim ama… Halen de severim…

Büyüdükçe anladım ki çocukların suçu yok. Bu kez kıskançlığım öfkeye dönüştü. Ama çocuklara değil bazı babalara ve annelere… İçimde büyüttüğüm öfke silahı öyle bir kendime döndü ki zamanla bir gün silahtan çıkan üç mermi gelip vurdu beni anlımın tam ortasından… Ölmedim… Ölemedim…

Gözlerimi yeniden açtığımda içimde ne kin ne öfke hiç biri kalmamış beni terk etmişlerdi. Lakin ruhumun kopan parçalarını bir türlü tamamlayamadım… Her parçamı boyadım. Yeşil yaptım, sarı yaptım, mavi ile kırmızıyı karıştırdım mor yaptım… Bıkmadan usanmadan her gün yeniden boyadım, boyadım, boyadım… Her fırça darbesi tamamı siyah olanımı kapatamadı…

Bir gün rengarenk bir rüya gördüm… Daha önce hiç görmediğim…Öyle güzeldi ki… Siyahım yok olmaya başlıyordu yavaş yavaş… Tamam dedim… Sevgi beyazına dönüşüyorum… Kar beyazı olmasa da siyahımdan arınıyorum…

Sızıp kaldığım koltuğun üzerinden, akşamdan açık kalan televizyondan kadına avaz avaz bağıran bir adamın sesiyle uyandım. “ 5 dakkalık bir zevk için stres çekemem, burası İstanbul çok istersem bulurum birini merak etme”... Uykulu ve şaşkın gözlerle dikkatlice izlemeye devam ettim. Az sonra anladım ki kadın aşk sanmış yaşananları, adamsa 5 dakkalık zevk… Neyse…

Fırçam yeniden elimde… Düşünceler beynimde… Sözlerim de dilimde…

Gömün beni sözlerimle.

Gömün beni düşüncelerimle.

Gömün beni renklerimle.

Değiştirmeye çalışmayın ama.

Ölümüme de ağlamayın,

Düşünce sonsuz, sözler ölümsüzdür.
Renklerim ise ömürsüz…

Delişey...

Senin oyun: None Ortalama: 3 (Toplam 3 oy)

gökkuşağı

Gezegenin toplu rüyası, bu.. şu.. o..., doğru.. yanlış.. yasak... bize kabul ettirilen yada öğretilen bir çok şey; kirli beyaz bile değil.
Ama bu tablonun içinde, eline fırçayı alıp boyamaya başlamaktan daha güzel ne olabillir, harikasın.

Ama renkleri gömmeyelim, gökkuşağı gibi, uçsuz bucaksız gökyüzünde kalsın

Babam bir gün ağlayan bir bebek almıştı, arkasında sakladığı... o ağlıyan bebek, bir zaman sonra ben oldum, babamsa yakınımda yoktu. büyüdüm dediğim zamanlardan bir zaman ve sanırım renk bu tabloda da siyaha yakındı. bir gün güneşi fark ettim, hiç bıkmadan usanmadan doğuyor her sabah. Her doğan gün yeni bir başlangış, yeni bir aydınlık... Neden olmasın...

Babamın bana tek armağanı

Babamın bana tek armağanı sadece benim sanırım =) öyle bir armağan ki her aynaya baktığımda kendini bana hatırlatan...

istenmeyen olmak, hatırlanmayan, özlenmeyen olmak çok iğrenç bir şey. ama yapabileceğim bir şey yok!!! sanırım kendi isteğimle seçim hakkım olmadan geldim dünyaya. bu yüzden hep bir tarafımı, eksik hissettiğim bir tarafımı tamamlamakla geçti geçiyor yaşam=)

neyse yinede gülebiliyorum, hemde hiç bir sebep aramadan unutabiliyorum en önemlisi ise seviyorum, herkesi seviyorum... en sevimsizleri bile...

canımcım... yazarken masum

canımcım...

yazarken masum olmak zorunda değilsin.
kendini ne masumiyet ne de sevgi kalıplarına sokmaya çabalamadan bırak aksın içinde her ne varsa...

her zaman kendime söylediğim bir şey var.
"kendine kulak ver"
sana da söylemek geldi içimden.
delişey kendine kulak ver.
duyduklarına sen bile inanamayacaksın.

iç sesinden bahsediyorsun

iç sesinden bahsediyorsun sanırım morgana=)

evet o da olmasa zaten hiç bir halta yaramayacak ne beynim ne bedenim =)))

kalıba fln sığamıyorum aslında daha doğrusu sevmiyorum kalıbı ama inan o sevgi pıtırcığı olmasa içimde yaşamdan bir anlam çıkaramıyorum o zaman.

belkide geçmişteki eksikliklerden kaynaklı bilemiyeceğim ama olsun sevmek güzel bişi yahuu=)

yazarken masumiyetten kastım doğruları çarpıtmadan farklı göstermeden yazmaktı. hani düşünürken aklından bir yığın şey geçer bir şeyleri bir yerlere uydurmaya fln çalışırsın ama yazarken yapamazsın zira ben yazdıklarıma inanıyorum. buradaki us'ları oldukça geniş insanların arasında her ne kadar bir çok konuya uzak kalıyorum ama olsun her konuyu da bilmek zorunda değilim yaa=)

teşekkür ederim...

Morgana, Bazen bir imgeyi

Morgana,
Bazen bir imgeyi çıkarmak için girmediğim delik kalmaz. Sonunda yakalarım bir "balık", herkes bayılır "balığımı yerken" ama nerden yakaladığımı söylesem kusar millet.
Sanırım Delişey de bunu demek istiyor. Düşünürken sınırsız, eylerken sınırlamak gerekir anlamında...

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><blink>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen sonucu yazınız.
1 + 10 =
Matematik işleminin sonucunu yazmalısınız. Örneğin 1+3, için 4