Savaşçı ve Derviş
İnsan ırkının, neredeyse insan sayısı kadar olan, gidebileceği yollardan önemli ikisi Savaşçının ve Dervişin yollarıdır. Bu yolları doğru - yanlış, iyi - kötü veya herhangi başka yorumla tanımlamak uygun olmayacak, sonuçta eğer bir başarı varsa yalnızca insanın seçtiği bu yola olan uygunluğu önemli olacaktır. Bu durumda “doğru” yol kişiye göre o an, o yer ve o zaman için uygun olanıdır. Her iki yolda da farklı olan tehlike ve tükenişler vardır, her yolun farklı zorlukları ve kolaylıkları ile eziyet veya tatminleri vardır, bunlar tamamen kişiliğe göre değişir.
Kısaca aralarındaki temel farklara bakacak olursak;
Savaşçı, ruhsal rehberine olan bağlılığı bir Derviş kadar katı olmaz, çünkü Savaşçının yapısında başkaldırı var, zaten aynı zamanda Savaşçının rehberi de bunu istemez ve bu yolda ilerleyeceklerin başarıyı kendi kararları ile yakalamaları gerektiğini söyler ve uygular. Mutlak itaatin yerini kişisel kararların neticelerine mutlak sorumluluğun kabulü alır. Savaşçının yolunu seçen kişi her şeyi sorgular, araştırır ve bilgiyi kendi deneyimleri ile arar, baştan beri kesin olan (a priori) kavram ve tanımlamaları kabul etmez. Savaşçının kavramları zaman içinde değişir, ancak bu değişim Savaşçının yolunu şaşırdığından değil nihai amacı olan bilinmeyene yaklaşmasındandır. Savaşçı bu dünyada bilinemeyene ulaşamayacağını zaten bilir, onun için bilinmezlik iki çeşittir. Birincisi, uğruna mücadele edilen “bilinmeyen”, diğeri ise bu dünyadaki bilinç ve algı kapasitesi ile ulaşılamayan “bilinemeyen”. Bilinmezlik aynı dünyadaki ufuk gibidir, hiçbir zaman ulaşılmaz, ancak ilerde gördüğümüz noktaya ulaştığımızda daha ilerideki yeni bir noktanın olduğunu anlarız. Bilgi sonsuzdur, bitmeyen bir mücadeleyi gerektirir, bir çömez kadar bir rehberin de bilgi mücadelesi bitmez. Bilgi yolundaki savaşçı ilk önce kendine hizmet eder, ancak o zaman diğerlerine de faydalı olabileceğini bilir.
Derviş, Rehberine karşı tam bir teslimiyet halindedir ve esas olan imandır. Sorumluluk taşımanın yerini söylenenleri araştırmadan kabul etmek alır, ve tabi ki kişi sorumluluk taşımadığı için rahata ve huzura erer. Ulaşılmaya çalışılan Bilgi ve Bilinmeyen orada bir yerde değişmeden durur, üstün bir güç zaten onu bilir, ve Derviş kurallara uyar ve itaat ederse bu bilgiye ulaşacaktır. Hiçbir şey değişmez, her şey kesin bir şekilde tanımlanmıştır, bu nedenle araştırılması gerekmez hatta araştırmak huzursuzluk getirdiğinden önerilmez, bir soru varsa zaten bunu Rehber cevaplar. Amaç ve gidilecek yer bellidir, ufuk çizgisi sabittir, Derviş onu görür (veya Rehber tarif eder) ve teslimiyet ve başkalarına hizmetle oraya gitmeye çalışılır.
Evet, seç birini veya bambaşka bir diğerini. Yol uzun, her an kararını değiştirebilirsin, yeter ki korkma ama sorumluluğunu taşı, buna iznin var.
Sevgiler & Selamlar,
Aki



Sibel Atasoy
butonunun üstüne gelerek yapmak istediğiniz işlemi seçiniz. Paylaşmak için sitemize üye olmanız gerekmez.
Süper yazı
Bu hali sana mı ait ?
Bir savaşçı herhangi bir yolla özgürleşemediğini düşünüyorsa onu değiştirebilir...
Evet, beklemiyormuydun
Evet, beklemiyormuydun böyle bir şey ?
Beklemiyor olsaydım da bunu
Beklemiyor olsaydım da bunu sana söylemezdim.
Savaşçı hiç bir şeye
Savaşçı hiç bir şeye inanmaz.
Yeni yorum gönder