YA SREBRENİCA , YA BENI KUREYZA
1992 yılında başlayan Bosna Savaşı'nda , doğu bosna'da sırp ordusundan kaçan Müslüman Boşnaklar savaştan önce 10 bin kişilik nüfusununun 8 bin'i müslüman olan Srebrenica'ya sığınmış, böylece Doğu bosna'da Müslümanların kontrolünde olan tek kent srebranica'nın nüfusu 60 bine yükselmişti. Kış ayları olmasına rağmen on binlerce insan sokaklarda yatıyor, bunun yanında açlık bütün şehri kasıp kavuruyordu.
Putperestlerle yaptığı Hendek savaşından sonra putperestlerle işbirliği yaptığı suçlaması ile Muhammed Medineli Yahudi toplumu Beni kureyza'lıların üstüne yürümüş. Beni kureyza'lılar ellerindeki kaleleri olan Hayber'e sığınmışlardı.
Sırplar şehri tamamen kuşatmışlardı. Srebrenica'nın komutanı Nasır Oriç liderliğinde Boşnaklar, Srebrenica'yı kahramanca savunuyorlardı. Ancak bir süre sonra cephane ve yiyecek tükenmeye başlayınca direniş de kırılmaya başladı.
Hayber kalesini kuşatan Muhammed hiç acele etmedi. 1 aya yakın süre ablukaya aldığı kaleye giriş çıkışı engelledi. Benu kureyzalılar açlık ve susuzluk ile de mücadele ediyorlardı.
Srebranica'lı Müslümanlar umutsuzdular. Ratko Miladiç önderliğinde 1993 yılında Sırplar ablukayı iyice sıkılaştırdılar. Boşnaklar çaresizdi. Birleşmiş milletler srebrenica'yı güvenli bölge!!! İlan etmişti ve Hollandalı bir Barış gücünü kenti koruması için şehre konuşlandırmıştı. Barış gücünün ilk yaptığı şey Bosnalı Müslümanların silahsızlandırılması oldu. Çaresiz Bosna'lı müslümalar güvende olacakları düşündüler ve zaten az olan silahlarını bu Hollandalı barış gücüne verdiler. Barış gücünün kendilerini Sırplara karşı koruyacaklarını düşündüler. Bosnalı Müslümanların silahsız oldukları Sırplara bildirildi. Ve ablukanın kaldırılıp diplomasi yolu ile sorunların çözülmesi istendi.
Hayber kalesinde Muhammed önderliğindeki Müslümanların ablukası nedeni ile açlık ve susuzluk ile mücadele eden Beni kureyzalılar , Muhammed ile anlaşma yoluna gitmek zorunda idiler. Muhammed onlara güvenilir !!! bir anlaşma sundu. Derhal silahlarını bırakıp teslim olacaklardı ve Muhammed'in eski Yahudi yeni Müslüman olan sahabelerinden Sa'd bin. Muaz'ın vereceği cezayı kabul edeceklerdi. Çaresizlik içindeki Yahudi beni kureyza'lılar istemedende olsa teklifi kabul ettiler savaşadan silahlarını teslim ettiler. Eski Yahudi olan yeni Müslüman Sa'd bin Muaz'ın kendi haklarını koruyacağını düşündüler son bir ümitle.
Müslümanların silahsız olduğunu bilen Sırplar göstere göstere srebranica'ya girdiler. Hollandalı askerler onlara karşı çıkmak şöyle dursun, Müslüman Boşnak erkeklerin tasnif edilip ayrılmasında yardım ettiler. Yaşları 15 ile 75 arası olan tüm erkekler toplandı. 8.500 kadar erkek toplandığı tahmin ediliyor. Kamyonlara doldurulup dağlara götürüldüler topluca. Yolda dövülüp dağlara varıldığında topluca kurşuna dizilerek katledildiler. Cesetleri sonradan teşhis edilemesin diye üzerlerinden dozerlerle geçtiler ve sonra açtıkları çukurlara topluca gömdüler. Srebranica'nın erkekleri katledilmişti ve geri kalan kadınlar artık Sırplarındı. Erkekleri Sırplar tarafından katledilen kadınlar artık sırp askerinin kullanımında idi. Tecavüz vakalarının sayısı bile bilinmiyor.
Ahzab suresi
26. ayet; Allah, ehl-i kitaptan, onlara (müşrik ordularına) yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine korku düşürdü; bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.
27. ayet; Allah, onların yerlerine, yurtlarına, mallarına ve ayak basmadığınız topraklara sizi mirasçı yaptı. Allah'ın her şeye gücü yeter.
Sahih hadislerde anlatılanlara göre kaledeki çaresiz Yahudilerin eli silah tutabilenlerden 400-900 arasında bir erkek topluluğu öldürüldü. 400-900 arası olduğu söylenilen Yahudilerin büyük çoğunluğu HZ. Ali tarafından katledilmişti. Ali o gün kafa kesmekten çok yorulmuştu ve kafa kesme işlemi sırasında yorgunluktan sürekli olarak kılıç kullandığı kolunu değiştiriyordu. Muhammed ise kesim işleminin yanına çadır kurdurmuştu ve kesim işlemini gözlemliyordu.Katledilen Yahudi erkekleri topluca gömüldüler. Tüm silah tutabilen erkekleri öldürülen yahudilerin artık zenginlikleri müslümanlarındı. Ahzab suresi 26 ve 27. ayet bu katliamı anlatır. 26. ayette bir kısmını öldürüyordunuz derken öldürülen 400-900 arası Yahudi erkek kastediliyor. Bir kısmını esir alırdınız derken kadınlar ve çocuklar kastediliyor.27. ayette ise Yahudilerin tüm malvarlıklarının artık Müslümanların olduğu anlatılıyor. Katliamdan sonra, Dıhyetü'l-Kelbı adındaki delikanlı Arap, Muhammed'e gelir; tutsak kadınlardan birini kendisine alması için ondan izin ister. Muhammed de,: "Haydi git de bir câriye al!" diye karşılık verir. Ne var ki Dıhye gidip Safiyye'yi alır. Bunu gören bir başka Arap hemen koşup Muhammed'e haber verir. Safiyye'nin Dıhye'ye değil; "Peygamber"e uygun olacagını söyler. Muhammed'de Dıhye'yi çağırtır; "başka bir cariyeyi" almasını söyler. Dıhye'ye verilen "cariye", Safiyye'nin kocasının kızkardeşidir. Muhammed, kendisine "karı" olmanın karşılığında Safiyye'yi "azâd" eder. Yola çıkıldığında, bir yandan da "zifaf' düşünülmektedir. Ümmü Süleym, Safiyye'yi hazırlar. Ve gece olunca da Muhammed'in koynuna koyar." (Başta Buhari, en sağlam hadis kiıaplarında da yer alan bu hadisi, Kamil Miras'ın çeviri ve "Izah"ını da görmek için Bkz. Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi, Ankara, 1985, Diyanet Yayınlarından, 2/299-310.) Babası ve kocası öldürülen bir kadını aynı gün (veya 1 gün sonra) , hemde babasını ve kocasını öldürenlerin liderine , muhammedin koynuna verdiler.Safiyye o sırada daha genç bir kız iken muhammed 57 yaşında idi. Muhammed babası ve kocasını daha yeni öldürttüğü acılar içindeki bir kızı koynuna alıp sevişmişti.
Srebrenica katliamınının baş kahramanları General Ratko miladiç halkı uyutulmuş ülkesinde hala çok seviliyor ve kahraman olarak görülüyor. Srebranica katliamını engellemeyen Hollandalı Barış gücü askerlerine ise ülkelerinde şeref madalyaları verildi ve sorumlu olmadıkları savunuldu.
Beni kureyza katliamını yapanların lideri Muhammed ve arkadaşları bugün uyutulmuş 1.3 milyar insanlık islam mümin kitlesince çok seviliyor.
Srebranica ve Benukureyza katliamında ölenleri saygı ile anıyoruz.
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1591 defa okundu

Sibel Atasoy

Tam tersiyle farklı
Tam tersiyle farklı zamanlarda yaşanmış benzer olay, bu ne anlama gelir golem.
ilahi adalet mi, eden bulur mu, yada ne ekersen onu biçersin mi.?
Yalnız muhammed ve ali yi öyle bir anlatmışsın ki, bilmeyen biri tarihin gelmiş geçmiş en acımasız katil liderleri filan zanneder.
Bu benzetme bana, atatürkün kurduğu istiklal mahkemelerinde asılan vatan hainlerini masum göstererek, atatürkü eli kanlı katil ilan eden dincileri hatırlattı.
Sonuçta her iki liderinde bir hedefi vardı. Atatürk dünyevi boyuttan muhammet ilahi boyuttan insanlığa hizmet ediyordu. Amaçları hedefe ulaşmak olan bu iki liderin yapmış olduğu her şey sadece barış içindi. Ve bu iki lider hiç bir bedel ödenmeden köhne zihniyetlerden kurtulup devrimler yapılamayacağını biliyordu.
Tarih bu gün onları yargılamıyor, takdir ediyor. Yargılayanlar, gerçekleri görmek istemeyen ve o gerçeklere nefretle bakan sözde aydınlardır.
Merak ve endişe etmeyiniz.
Merak ve endişe etmeyiniz. Olan ve biten Golem tarafından en doğru şekilde anlatılmış.
Tarihin sayfalarında vuku bulmuş -o veya bu en ufak hedef göstermeden- yapılan onca savaşın, dökülen onca kanın GÜÇ savaşları olduğunu bilmezden gelip safça barış içindi demenin insanlığa bir yararı olmayacaktır. Hizmet sözcüğü ise vahşeti çağırıyor. Hele "bedel ödemek" vampir filminden hallice... Hangi tarih olduğunu bilmiyorum ama benim tarihim hiçbir savaşı takdir etmiyor.
Evet
Tarih her zaman kazananlar tarafından yazılır.
Bakınız
Her takdir edilen doğru bir şey yapmış mı bilmiyorum.
Bu arada olay gerçekten çok yansız ve sade anlatılmış. Daha detaylı merak edenler, hadis kaynaklarına ve kurana başvurabilir.
xenix: Golem'de sitenin gizli takipçisiymiş sanırım...
Yine elmalar'la armut'lar
Yine elmalar'la armut'lar karıştırılıyor. Sizin gibi düşünürsek, abdullah öcalan ı hitleri, hatta stalini dahi takdir edip alkışlayanlar var.
Evet, düz mantık düşünürsek haklısınız.
Eylemler aynı.
Golem´in yüregi yetseydi
Golem´in yüregi yetseydi sirplarin katliam yaptiklari srebnica olayi yerine kemalistlerin yaptigi katliamlardan/zulüm´den misaller getirirdi..
örnek;
"..Ben sizin hilelerinizle oyunlarınızla baş edemedim, bu bana dert oldu;
ben de size boyun eğmedim, bu da size dert olsun..." (Seyyit Rıza)
by Golem
dersim olayinda dert edinmeniz gereken gercekler var sen ne yapcan buhariyi vs.´yi zaten onlarin dinine inanmiyorsunuz,kitabini kabul etmiyorsunuz,peygamberine cöl bedevisi diyorsunuz,kabe arabin olsun cankaya bize yeter nutuklari cekiyorsunuz vs. ne yapcan arabin tanrisini türkün tanrisi neyine yetmiyor ?
bu gerceklere ragmen
illa da Qur´an ile ilgili bir sey konusmak istiyorsan sadece ve yalniz Qur´an´i referans alarak konusacaksin ha yok ben istedigim gibi takilirim kime ne diyorsan buyur kendin cal kendin oyna..
slm.
Golemi bilmem de
Golemi bilmem de senin yüreğin yetseydi sevgili bekir bu konuyu senin açmış olman lazımdı.
xenix
xenix bu konu hakkinda
xenix
bu konu hakkinda düsüncelerimi yazmistim..
slm.
Evet
Biliyorum bekir. Senin vicdanının bittiği yer. :)
"Quran da yoksa beni ilgilendirmez".
xenix
vicdan´in bittigi yer"belhum adal"
yanlis ifade dostum cünkü "VICDAN"in bittigi yer insanin hayvanlastigi (belhum adal) yerdir..
etliye sütlüye karismayan,suya sabuna dokunmayan "padisahim cok yasa" ile "atam cok yasa"saplantisi arasinda SIKISIP kalanlardir "VICDAN"i bitenler..
vahiy
hayatin kendisidir inkar eden,etmeyen bu evrensel alanin icindedir..
bilinen
bilinmeyen
gelecekte bilinecek olan vs. hersey vahiy´dir..
"yer cekimi"örneginde söyledigim gibi
"newton sadece hayata naksedilen ölcü´yü kesfetti"olmayani nasil kesfetsin fakat sen hayat kitabinda (vahiy) olmayan bir sey kesfettiysen anlat da bilelim..
**
bahsi gecen konu bahane ortada sadece inanMAyan yada inanaMAyan ateist IMANli-larin "evrensel mesaj"a yönelik karakampanyalari var ne ilk nede son birakalim oyalansinlar..
neyin pesinde olduklari "O GÜN" kendilerine aciklanir bu da onlara dert olsun..
**
"Qur´an da olmayan" sey ?
Qur´an seni ne kadar ilgilendiriyor xenix ?
slm.
Sustum
Kasıtlmı yapıyorsun bilmiyorum ama artık sustum bekir. Zaten hep ateistlerin uydurmasıdır bu hikayeler, hiç biri yaşanmamıştır. Gözleri kapat, kulakları kapat ha bir de ağzı da kapat. Sen de öyle oyalan en iyisi.
xenix
-/+ menüsü nereye gitti
-/+ menüsü nereye gitti yahu. Hayatımda ilk defa Agnostik'in bir yorumunu beğendim. Elim + vermek için sağ köşeye gitti. Nasip değilmiş demek ki. :) Tam da düşündüklerime tercüman olmuş. Keşke aynı hassasiyeti Cumhuriyetin kuruluş yıllarında yapılanlar hakkında da gösterebilse de Venüs'ün "vatan haini" demesinin de altını çizip duruma bir el atsaydı. O kadarını da beklemek hayalcilik olacaktır. Bulduğumuzla yetinelim.
Tarih neyi yargılıyor ki? Tarih olguları ortaya koymak için vardır. Yargılayan bizleriz. İşimize gelen kısmını yargılayıp işimize gelmeyeni yargılamıyoruz. Karşımızdakinin işine gelmeyen kısım bizim işimize gelince insanlıktan haktan adaletten dem vurup tersi olduğunda en iyi ihtimalle susuyoruz. İşimize gelmediğinde tarihçi, işimize geldiğinde insan oluveriyoruz...
Şimdi burada teslim olmuş
Şimdi burada teslim olmuş bir kabile var. Silahları alınmış, haklarında verilecek hükmü bekliyorlar. Tüm erkekler öldürülüyor, kadın ve çocukları da müslümanlara dağıtılıyor.
Bunu gözünüzün önüne bir getirin. 400 kişilik kabilenin tüm erkeklerinin kafaları teker teker kesiliyor (bu arada erkeklere eli silah tutacak çocuklar da dahil – 12,13 yaşında çocuklar yani) ve geri kalan kadınlar ve ufak çocukları evlatlarını eşlerini, abilerini babalarını öldüren insanlara köle ve cariye olarak veriliyor.
Kadınlar ve çocuklar hayatları boyunca bu acıyla yaşamaya mahkum ediliyor.
Ne kadar ahlaklı, ne kadar adil ve ne kadar merhametli bir davranış.
Bunu savunabilmek için ya kör, ya da düşünme yetisini köreltecek kadar inanmış olmak gerekiyor.
size ne arabin
size ne arabin tarihinden,tanrisindan,kitabindan,peygamberinden nasil olsa kabul etmiyor,inanmiyor hatta toptan ret ediyorsunuz..
bence siz baskalarina ...ok atacaginiza önce kendinize dönüp bir bakin
duymak istemediginiz
gözlerinizi
kulaklarinizi
agzinizi kapattiginiz gerceklere/tarihinize..
size birkac örnek;
Türkiye'deki katliamlar (Vikipedi)
* 16 Mart Katliamı
* Bahçelievler katliamı
* Başbağlar Katliamı
* Bilge Köyü Katliamı
* Buca Katliamı
* Dersim Katliamı
* Ermeni İsyanları (I. Dünya Savaşı)
* Güçlükonak Katliamı
* Hayata Dönüş Operasyonu
* Kahramanmaraş Olayları
* Kanlı 1 Mayıs
* Kozan katliamı
* Muğlalı Olayı
* Pontus Katliamı
* Sivas Katliamı
* Süryani Katliamı
* Zilan Deresi Katliamı
* Çorum Olayları
***
Dersim Katliamı
"................................Konu,
Kara Kuvvetleri Komutanı Cemal Gürsel Paşa’nın Doğu ile ilgili raporunun konuşulması.
Özet olarak,
Kürtler silahlanmışlar;
devlete başkaldırabilirler;
tedbir olarak beş bin veya iki bin beş yüz kişiyi toparlayıp imha edelim veya kamplarda alıkoyalım, fikri tartışılıyor...”
(Ferzende Kaya, Mezopotamya Sürgünü, Anka Yayınları, İstanbul 2003, s. 133).
**
"...................... O günün gazetelerine bakan herkes rahatça görebilir ki, Bayar Hükümeti’nin Dersim’de yürüttüğü harekâtı,
dünya ve Türkiye kamuoyunun gözünden kaçırmak için olay gazetelere
‘Fırat ve Murat kıyılarında yapılan manevralar’ olarak aksettirilmişti.
Birinci Dersim Harekâtı’na katılan Sabiha Gökçen’e verilen madalya bile
gazetelerde “gerek kurslarda, gerek Türk hava ordusu mektep ve kıt’alarında [gösterdiği] büyük muvaffakıyetler ve son atışlı tatbikatta kahramanca hizmet” yüzünden verilmiş gibi sunulmuştu.
(Havacılık ve Spor, 15 Haziran 1937, S.193)
Yani
o yıllarda, ‘manevra’, ‘tatbikat’ gibi terimler, kanlı bir askerî harekâtın kod adıydı.
Dersim’de olanlara dair resmi anlatıyı öğrenmek bile,
ancak
1972 yılında Genelkurmay Harb Tarihi Başkanlığı’nın Türkiye Cumhuriyetinde Ayaklanmalar (1924-1938) adlı kitabının yayımlanmasıyla mümkün olmuştu.
Ama
işin ‘gayri resmi’ yanını hâlâ tam bilmiyoruz..."
**
"................................Atatürk benim yüzüme baktı. ‘Ne olacak?’ dedi. Anlıyorum,
orada emniyet tesis edilecek.
Ne olursa olsun bana hitap edecekler. Hükümet reisi benim.
‘Anlıyorum efendim,
bana hitap edişinizin manasını’ dedim.
Atatürk:
‘Sorumluluğu üzerime alıyorum, vuracağız Dersim’i’ dedi ve vurduk...”
(Kurtul Altuğ, “Celal Bayar Anlatıyor”, Tercüman, 17 Eylül 1986.)
Bu mülakatta, Celal Bayar, asıl sorumlunun Atatürk olduğunu ima ediyor,
ama kendisinin ‘etkisiz’ eleman olduğunu kabul etmek zor..."
İhsan Sabri Çağlayangil’in konuşmasından anlaşıldığına göre
‘Dersim’i vurmak’ için zehirli gaz kullanılmış,
mağaralara sağınmış Dersimliler (Çağlayangil’in deyimiyle) ‘fare gibi zehirlemiş’, ‘yediden yetmişe kesilmişler’ di..."
**
"......................Hukukçu yazar Hüseyin Aygün,
Dersim Harekâtı ve sonuçları hakkında bugüne kadar yapılmış en kapsamlı bir araştırma olarak nitelendirilen « Dersim 1938 ve Zorunlu İskân » adlı kitabında,
isyanın açıkça kışkırtılarak çıkarıldığını,
Cumhuriyet dönemi ayaklanmaları içerisinde sivillere yönelik eziyetin ve kıyımın en şiddetlisine uğradığını,
ardından da
isyancılarla beraber aileleri ve hatta isyana iştirak etmeyenlerin eziyete ve kıyıma maruz kaldığını,
binlerce sivil vatandaşın öldürülmüş ve kalan on binlercesinin de sürgün edilmiş olduğunu belirtmiştir.
Askerî harekât,
her ne kadar bazı aşiretleri sürgün etse de,harekât 1938 yılının sonuna doğru sona ermiştir.
Harekât sonucunda
13.000 (Resmi rapor) ile 40.000 arasında sivil ölürken,
12.000 kişi başka yerlere sürgün edilmiştir.
Bölge halkının verdiği bilgilere göre bu sayının 80.000 civarında olduğu
ileri sürülmektedir.
Kısacası bu olay Dersim Katliamı olarak adlandırılmaktadır. (Vikipedi)
***
Zilan Deresi Katliamı
"............Süleyman Nazif,
"Vaaz ve nasihat veya re’fet ve şefkat zamanı çoktan geçti,
eline silah almış olan her asinin eli başıyla birlikte kesilmelidir" diyerek
affa karşı çıkmış, isyanın bastırılmasını istemiştir.
İsyancılar dağdan inmelerine rağmen İran’da faaliyetlerini sürdürdükleri için Süleyman Nazif'in isteği uygulandı.
İsyana katılan bütün köyler yalıkırken 15000 kadar kişi Zilan Harekâtı'nda öldürüldü.
Dönemin başbakanı İsmet İnönü, olay ile ilgili şu sözü söylemiştir:
Bu ülkede
sadece Türk ulusu etnik ve ırksal haklar talep etme hakkına sahiptir.
Başka hiç kimsenin böyle bir hakkı yoktur.
Cumhuriyet gazetesi 16 Temmuz 1930 tarhinde bu olayı
"Ağrı Dağı tepelerinde tayyarelerimiz şakiler üzerine çok şiddetli bombardıman ediyorlar.
Ağrı Dağı daimi olarak infilak ve ateş içinde inlemektedir.
Türk’ün demir kartalları asilerin hesabını temizlemektedir.
Zilan Deresi ağzına kadar ceset dolmuştur." şeklinde duyurmuştur..."(Vikipedi)
***
Muğlalı Olayı
1943 yılında,
Van'ın Özalp ilçesinde,
33 Kürt köylünün hayvan kaçakçılığı iddiası ve
3. Ordu komutanı Orgeneral Mustafa Muğlalı'nın emriyle yargısız olarak kurşuna dizilmesi ve 32'sinin ölümü, birinin kaçması ile sonuçlanan olay...(Vikipedi)
30 Temmuz 1943
Teferruatını anlatmak acı verir.
30 Temmuz 1943 günü gece yarısından sonra tutuklular jandarma tarafından cezaevinden alınıp hudut taburu komutanına teslim edilir.
Komutan
tutuklular arasında bulunan bir kadını kimseye sormadan serbest bırakır, kalan 32 kişiyi Çilli Gediği denilen hududa yakın bölgeye götürür.
Hepsinin elleri bağlıdır.
Bir işaret mangasının havaya ateş açmasından sonra iki manga da kafilenin üzerine ateş açar.
Olaydan sonra tutulan tutanaklarda
saldırıya uğranıldığı,
saldırganlara açılan ateş neticesi 32 şakinin öldürüldüğü bilgisi yer alır.
Bir not daha...
Rus casusu oldukları ve İranlı çapulculara yataklık ettikleri kuşkusuyla daha önce tutuklanan 5 kişi sevk edildikleri Van Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılamaları sonucu beraat ederler.
Olayın
Ankara'da duyulmasından sonra tartışmaların başladığı biliniyor.
Ancak
CHP iktidarının Demokrat Parti baskısını hissettiği 1946 seçimlerine kadar olayı örtbas ettiği de.
Seçimden sonra
muhalefetteki DP'nin baskısıyla verilen soruşturma emri neticesi
Mustafa Muğlalı 1949'da askeri mahkemede yargılandı ve 32 kişinin öldürülmesinden sorumlu bulunarak idama mahkûm edildi.
Ancak
daha sonra Yargıtay kararı bozup orgeneralin cezasını 20 sene ağır hapse indirdi.(radikal)
vs....
slm.
xenix yazdi; "..Kasıtlmı
xenix yazdi;
"..Kasıtlmı yapıyorsun bilmiyorum ama artık sustum bekir.
Zaten hep ateistlerin uydurmasıdır bu hikayeler, hiç biri yaşanmamıştır..."
!?
dostum olurmu öyle sey
ne yaziyorsam gönlümden geldigi gibi damardan yaziyorum..
**
"..Zaten hep ateistlerin uydurmasıdır bu hikayeler, hiç biri yaşanmamıştır..."
valla
benim icin ateist olmus müslüman olmus farketmez
tek ölcüm "ortak iyi" icin caba sarfetmek..
ayrica
yorumlarimda "ateistlerin uydurmasi" diye bir söylemim yok sadece gelenegin kirletilmis kültür batakligi olan "fosetik cukuru"ndan beslendiklerini yazdim..
nitekim
gelenekcilerin ve reddiyeci"lerin malzemeleri ayni kaynaktan ve bu kaynak Qur´an dan onay almiyor,alamazda aldigina kanaat getirdigim AN,SAAT,GÜN "ben müslüman degilim" ve bunu ilan etmekten de cekinmem..
sen susma arkadasim
kimse susmasin..
slm.
:)) valla toruk, agnostigi
:)) valla toruk, agnostigi okurken senin kullaklarını çınlatmıştım zaten, sanki toruk konuşuyor diye. Fazla alt çizgisine de gerek yok canım, anladım ne olup ne olmadığını.
Sevgili masal, hayat ne tuhaf değil mi? vapurlar falan. :)
ebubekire
Ne bok atması kardeşim. Ne uydurması? Sen olayı savunabiliyorsan savun. İster kurandan ayetlerle ister hadislerle. Görmüyorsun galiba olayı anlatan ayetleride ekledim. Birde bunlar yanlı hadisler, karşı tarafın bakış açısı hiç eklenmemiş bile.
Kuranı ise istediğin kadar konuşuruz. Sen önce efendi olup saygılı bir şekilde konuşmasını, tartışmasını öğren.
Golem´e yazdigin topu iki
Golem´e
yazdigin topu iki ayet
verdigin düzmece kanit ciltler dolusu..
evet
ortada bir olay var iki ayet ile özetlenmis ama
bu size yetmiyor dine ve özelde islam´a olan öfkenizi dindirmiyor herkes farkinda..
Qur´an´in
onaylamadigi düzmece rivayetleri kaynak diye herkese israrla "islam iste bu" diye yutturmaya calisiyorsunuz topu topu yaptiginiz bu..
tapinak kültürü´den asirma/toplama varos bilgi-lerin (malzeme) savunmasi mi olur bu ancak malzeme kitligi ceken "rejim gardiyan"larinin isi..
Qur´an´i
konusmak isteyen samimi ise verdigi kaynagin Qur´an tarafindan kabul görüp görmedigine bakacak sonra konusacak gerisi kara propaganda..
Qur´an´i degil ama nutuk´u konusmamiz daha dogrusu
onunla
yüzlesmeniz
hesaplasmaniz
gerekiyor ilkönce..
kendi pisliklerini temizliyemiyenin durumu "tencere dibin kara..." misali gibidir..
efendilik ? "iftira at tutmazsa izi kalir" bu mu yani..
slm.
Hasta mısın ebubekir? Bana
Hasta mısın ebubekir?
Bana ne nutuktan? Ne türküm ne türkiyede yaşıyorum. Konuyla ilgili bir şeyler yazabileceksen yaz, yok yazamayacaksan sayıklayıp durma.
Verdiğim tüm kaynaklar Kuran (Quran ne yeni bi kitap mı) tarafından kabul görüyor, adamsan aksini gösterirsin.
Siz istediğiniz kadar
Siz istediğiniz kadar işinize gelmeyen hadislere “gerçek değil” deyin, siz istediğiniz kadar Kuran ayetlerine “aslında şu demek, aslında bu demek” deyin, siz istediğiniz kadar “tefsir çarpıtılmıştır” deyin,vapurlar falan deyin :) Kendinizi kandırmaya devam edin efendim:)
Gerçek hayatta islamı gerçekten objektif olarak araştıran kişilerin büyük çoğunluğu dini terkediyor. Din kurumu da bu gerçeği bildiği için okullarda “light” islam’ı öğretiyor. Sıkıysa Talak 5′i anlatın bakalım ortaokul çocuklarına. Deyin ki “siz yaştaki kızları boşamadan önce 3 aylık bekleme süresi vardır”. “niye 3 aylık bekleme süresi var hocam” diye sorduklarında da “çünkü kocanız sizinle cinsel ilişkiye girecek, ondan hamile olup olmadığınızın iyice anlaşılması için bekleme süresi vardır” diye cevap verin bakalım çocuk yaştaki kızlara. Varsa yoksa “peygamber kediyi uyandırmamak için elbisesini kesti de kalktı..”:)
Sizin tanrı inancınızın temelinde şu var ;'' bu kadar büyük evren tesadüfen olamaz, biri yaratmalı” başka argüman yok, başka yorum yok, hiç bir şey yok. çok sıkışınca kutsal kitap bunu dedi dersiniz.
Kutsal kitabı kim gönderdi deyince gene tanrıyı işaret edersiniz.
Din insanlara bi halt katmamıştır.
- koşulsuz kabullenme
- bilimi reddetme
- 2 sayfa kimya okuyup her şeyi ulu manituya bağlamak
- 5 sayfa bilimsel makale okuyup, bilim tanrıyı kabul ediyor demek
- hiç okumadan, sakal bırakarak, türban takarak, namaz kılarak,oruç tutarak vs. cennete(!) gideceğine inanmak. komedi:)
Ebubekir,bu gerçeklerle yüzleşmek sizleri öfkelendiriyor.
Madem iftira, isbatlayınız. Boş boş konuşup, kuyruğunuza basılınca cıyaklamayınız lütfen:)
adam,adam olsaydi görürdü..
Golem yazdi;
"..Bana ne nutuktan?......"
"Ne türküm......"
"...ne türkiyede yaşıyorum........"
iyide
bir farkin yok
farkinda bile degilsin..
**
"..Konuyla ilgili bir şeyler yazabileceksen yaz, yok yazamayacaksan sayıklayıp durma....."
konuyla ilgili yazilmasi gerekeni yazdim isine gelmiyen "dedigim dedik öttürdügüm düdük" modunda sayiklayip duruyor..
yani
yine farkin yok digerlerinden..
**
"..Verdiğim tüm kaynaklar Kuran (Quran ne yeni bi kitap mı) tarafından kabul görüyor......."
kabul mu görüyor ? kabul gördügüne Qur´an´dan bir delil lütfen..
kaynak dedigin topu topu iki ayet o konuda düsüncemi yazmistim digeri "gerici cagdas türk" üretim merkezi gibi calisan diyanetin günümüze tasidigi "gelenegin cöplügü"nden toplama kirli bilgi..
**
"..adamsan aksini gösterirsin...."
gösterdim
adam,adam olsaydi görürdü
görmek istemeyen görmüyor yapacak birsey yok..
"O GÜN" sorarlar "kafatasinin icindeki ne icin yaratildi" diye..
slm.
Masal yazdi; "..hiç
Masal yazdi;
"..hiç okumadan, sakal bırakarak, türban takarak, namaz kılarak,oruç tutarak vs. cennete(!) gideceğine inanmak komedi..."
!?
sakaliniz,türbaniniz yok tamam, namaz kilmiyor,oruc tutmuyorsunuz tamam peki bu marifet cok okudugunuz icin mi ?
halbuki
yapmadiklarinizi yapmayan okumamis/okumayan bir sürü insan var..
farkiniz nerde ?
kaldiki
okumus,birkac üniversite bitirmis "sizler gibi parmak sayisi da degil" bir cok "sizin yapmadiklarinizi" yapan insan da var..
demek
sizde
herkes
gibi
herkes
olmayi
marifet sayanlardansiniz ?
**
"..Ebubekir,bu gerçeklerle yüzleşmek sizleri öfkelendiriyor..."
yaniliyorsunuz..
"sizi öfkelendiriyor"dediginiz seylerin düzmece oldugunu,
bagnaz kemalistlerin bu düzmecelere mal bulmus gibi baliklama daldigini, reddiyeci müritlerin gelenekcilerden farkli olmayip ayni "tapinak kültür"den beslendiklerini söyliyen benim anliyacaginiz öfkelenen ben degil siz oldugunuz kör kütük tepkilerinizden belli oluyor..
olmuyor mu ?
**
"..Madem iftira, isbatlayınız...."
iddia (iftira) sahibi siz oldugunuza göre ispatlama vazifesi de size düser..
kaldiki
reddiyecilerin ileri sürdükleri kaynaklarin Qur´an´dan onay almadigini,iftira ve düzmece oldugunu zaten sürekli dile getiriyorum..
size
iftira edildiginde bunu ispat etmek size mi düser iftira edene mi ?
yok öyle üc kurusa bes köfte..
**
"..Boş boş konuşup...cıyaklamayınız..."
valla
kimin bos konustugunu birakalim forumdaslar karar versin fakat ciyaklayan ben degil sen ve yandaslarin oldugu kesin..
bunun böyle oldugunu
damarina bastigim,sinir uclarini ziplattigim bagnaz izm´cilerin yorumlarima gösterdigi tepki-den anlayabilirsiniz..
anlasilmiyor mu ?
slm.
Anlaşılıyor ebubekir
Anlaşılıyor ebubekir anlaşılıyor:)
Sizin, beyninizdeki kalıcı hasar ve sürekli bi fikirsel acizlik ve sefalet göstergesi sergilediğiniz anlaşılıyor.
Beni Kureyza olayında
Beni Kureyza olayında yukarıda yazdıklarımın olmadığını göster Kuran'dan. Boşver benim ne olduğumu, varsa olay hakkında bildiğin birşey anlat dinleyelim.
Babası ve kocası
Babası ve kocası öldürülen bir kadını aynı gün (veya 1 gün sonra) , hemde babasını ve kocasını öldürenlerin liderine , muhammedin koynuna verdiler.Safiyye o sırada daha genç bir kız iken muhammed 57 yaşında idi. Muhammed babası ve kocasını daha yeni öldürttüğü acılar içindeki bir kızı koynuna alıp sevişmişti.
Söz sahibine aittir. Acaba bu yazdıklarının kaynağı ne? Golem o dönemde yaşamadığına göre kime ait olan hikayeleri bizlere servis ettiğini öğrenebilirmiyim. Bu yazılar kimin kaleminden?
Kaynak yazının içinde
Kaynak yazının içinde geçiyor zaten, okumadınız mı?
Hem ne diye soruyosunuz ki angelyasam?
Hadi farzedin ki ispat etti bunu Golem -ya da bir başkası-, e nolcak yani, vaz mı geçiceksiniz inanmaktan, ya da olmadı deyip yeniden mi sorgulayacaksınız herşeyi ?
Bakın ben olacak şeyi söyleyeyim mi?. Siz tam da şöyle düşüneceksiniz ve düşünmektesiniz; Allah var mı, var, hem de kesin. Kuran var mı, e o da var ve allahın sözü. Muhammed var mı, var tabi, üstelik hem allahın peygamberi hem de en sevgili kulu.. E o zaman böyle birşey zinhar vuku bulmuş olamaz. Dünyanın kitabını kaynağını da getirip koysanız önüme inanmam, kesinlikle uydurma ve kasıtlıdır hepsi, çünkü böyle birşey mümkün olamaz.
Onun için boşverin bence angelyasam, dert etmeyin yani kendinize. Hani olur da video kaydı bile getirsek önünüze, e siz ona da "montaj" dersiniz zaten. Evet, bu mantık kırılamaz. Bi kırdın mı çünkü, sistem çöker mazallah.
Gamaro siz o mantigi kirdiniz da hangi sistem cöktü ?
Gamaro yazdi;
"..Hadi farzedin ki ispat etti bunu Golem -ya da bir başkası-, e nolcak yani, vaz mı geçiceksiniz inanmaktan, ya da olmadı deyip yeniden mi sorgulayacaksınız herşeyi ?......"
niye olmasin Gamaro ?
siz örnegin (kendi ifadeniz)
dini tedrisattan gecip ateist yada marksist olup tanriyi,dinleri,kurani,allahi ve elcisini sorgular hatta inkar eder hale gelmediniz mi ?
niye olmasin Gamaro ?
sizin basarabildiginizi bir baskasi niye basaramasin matah birseymi-dir
inkar etmek ?
son 87 yillik tarihimizde ve halen günümüzde yer yer dindar olmak atesten gömlek giymek,ateist olmak ise cagdaslik simgesi..
evet Gamaro ?
siz o mantigi kirdiniz da hangi sistem cöktü izah edermisiniz ?
laik militan CHP´li beyin kadrosu-nun ifadelerine bakarmisiniz leit/ilimli müslüman oldular topluca..
dinci diye saldirdiklari AKP´nin kavramlariyla oy toplama yarisina girdiler görmüyormusun,görmek mi istemiyormusun ?
CHP´nin yeni baskani daha gecen gün referandum ile ilgili ifadelerini okumusundur;
"Ramazan ayı da referandum kampanya sürecinin önemli bir bölümüne denk geliyor. Bu ayda muhafazakar kesimin, mütedeyyin insanların ve sade vatandaşlarımızın hassasiyetlerini göz önünde bulundurun. Sizlerden ricam 12 Eylül'e kadar içki sofralarından uzak durmanızdır.
İftar çadırlarını ziyaret edin. Orucunu açan insanlarımızla buluşup sorunlarını dinleyin. Teravih namazlarını ve camileri AKP'ye terk etmeyin. AKP'nin yöntemleriyle çalışın....................."(memurlar.Net)
peki ayni ifadeleri AKP kullansaydi ?
Gamaro parmak sayisi insanin ateist yada bilmem ne olmasi dünyanin sonu degil ne sistem cöker nede baska birsey olur O´nun(vahiy) sisteminde bir yamukluk catlaklik göremezssin.. görüyormusun ?
celiski ve kaos olarak gördüklerin/algiladiklarin bile bir sisteme/kurala göre isliyor..
inanmiiis ,inkar etmiiiis akibet degismiyor ölmek icin doguyor insan ve
fazil kisaküregin güzel ifadesiyle"ölüm güzel olmasaydi hic ölürmüydü peygamber"..
hayat arti ve eksi,kötü ve iyi denklemi üzerine kurulu bunu siz benden cok daha iyi biliyorsunuz..
inanan insanlarin cok olmasi vahy´e bir deger kazandirmadigi gibi inanmayanlarin coklugu da bir eksiklik degildir..
inanmak yada inanmamak bir tercihtir ve vahiy sadece bir tekliftir..
**
akillarinca islam tarihini sorgulayan ve düzmece kaynaklarin disinda bir malzemeye sahip olmayanlarin 87 yillik zulüm ile dolu kendi tarihini sorgulamak yerine 1500 yil evvel ki olaylari gündeme tasiyip "cambaza bak" taktigi uyguluyor palavralari yutan olmayinca da sinir uclari zipliyor..
maksatlari cag atlamak,uygar dünya ile entegre olmak olsaydi kendilerini bedevi arabin gecmisiyle degil uygar dünyanin bugünüyle ölcer,bicer tartar ve acinacak halde olduklarini anlarlardi..
bunlarin derdi "üzüm yemek degil bagciyi dövmek" gerisi bahane..
Gamaro düsün
isa peygamber hangi sisteme baskaldirdi ?
taraftarlari aslanlara yem yapildi
fakat
isa´ya (vahiy) teslim olmaktan kurtulamadi..
slm.
Elbette yanılıyor
Elbette yanılıyor olabilirim Ebubekir, bakın ben bunu daha şimdiden kabul ediyorum. Ve lütfen kişisel olarak algılamayın ama, farklı olduğumuz temel noktalardan birisi de bu değil mi zaten? Yani ben zaten şüpheciyim ve hemen herşeye şüpheyle yaklaşırken bunu mu es geçeceğim, elbette yanılabilirim. Hatta budur biraz da dileğim.
[Ama samimiyetle yanıtlayın lütfen, şimdi siz şu benim yukarda yazdığım mesajın asıl mahiyetini ve gerçekte ne demek istediğimi kavrayamadınız mı hakkaten ? Ben burda bir yetenek, yeteneksizlik, ya da art veya iyi niyetten değil, bilakis problem çözme sürecine ait mantıksal bir kısır döngüden bahsettim aslında. Ve açıkca söylemek gerekirse bunun size -biraz da tarihe olan merakınızı bildiğim için- oldukça tanıdık gelmesini beklerdim. ]
İlave: Ayrıca ben o mantığı kırdım diye (böyle bir iddaam yok aslında, ama siz böyle yazdığınız için ben de aynı şekilde kullandım ifadeyi) bişeyin (veya sistemin) değişmesi filan gerekmiyor Ebubekir. Çünkü benim kırdığımı düşündüğünüz o mantığın dünyayı yönetmek ve politika yapmak gibi bi derdi hiç olmadı zaten, o başka bir iş ve daha önce de belirtmiştik bu hususu. Ya da daha basit bi şekilde ifade etmek gerekirse; bizler tanrı gibi her topa dalmak istemiyoruz vessalam.
Ben sadece bu bilgileri
Ben sadece bu bilgileri kesin gibi yazıyorlarda ondan sordum. En kolay yol inkardır. Bir şeyi inkar edersin olur biter aklını da kendini de hiç yormazsın. Köpeği zincire bağlarsınız ve önüne bir tas su koyarsınız. Suyun içine biraz biber, biraz şeker, biraz asit, daha birçok şey katarsınız. Köpek bu suyu içmek zorundadır çünkü o kaptaki sudan başka seçimi yoktur. Bu su değildir içmeyeceğim ve öleceğim. Bu sudur ama içinde farklı kokular var. Köpek suyu içtikten sonra vücudundaki otomatik sistem diğer ayrılması gereken şeyleri ayırd eder ve suyu faydalı olarak vücudunda kullanabilir. İnanmakla inanmamak bu kadar hassas bir dengedir. İnanırım ama yinede içindeki farklılıkları da incelerim. Buna engel yok. İlim en büyük ibadettir. İlim içinde her türlü tad mevcuttur ve bu benim içimde varolanı etkilemez. Yani beynimi ne ateist yıkayabilir nede kula kul olmuş dindarlar. OKU...ALLAH'IN ADI İLE...HERŞEY BİR DENGE ÜZERİNE YARATILMIŞTIR... Peygamberlerde beşerdir. Günümüzde gay olup devlet başkanlığı yapanlarda var, Senaryo yazıp koca topluluğa izleten yönetmenlerde... Yok yok ki... Önemli olan dengeli olanı seçmektir. Bir olayda dengesizlik seziyorsan sorgulayacaksın öyle değilmi...
Evet sevgili angelyasam,
Evet sevgili angelyasam, insan bi olayda dengesizlik görürse sorgulamalıdır elbette, biz de onu diyoruz zaten :)
Bazı EGOLARIN
Bazı EGOLARIN yarattıkları dünyayı kabul etmemize ve kendi oluşturdukları yasalara boyun eğmemiz için uğraştıklarına inanıyorum. Her kim olursa olsun....Bugünde yaşıyorum ve bugünümü sorguluyorum. Geçmişte bugündür diye düşünüyorum ve geçmişteki dengesizliğin hangi yönü bugüne yansıyor ona bakarım. Gördüğüm tek bir gerçek var Mustafa Kemal Atatürk anlaşılmamıştır ve anlaşılmaması için her türlü zehirli çalışmalar yapılmıştır. Bugünkü hale gelişimiz onu anlamamış olmamızdan kaynaklı olup TÜRKİYE CUMHURİYETİ ADINDAKİ çocuğu yetiştiren çevrelerce ki bu çevreler Kemalist diye anılan yine kula kul olanların takımı, ateisteler ( dindar gruplar ) bunlarda kula kul olanların takımı....
Yani görülüyorki Kula kul olmaktan Allah'a yönelip tanımamış olmamız kendimizi de tanımamış olmamıza sürükleyen bir serüven yolculuğu. Tercih bizlere kalmıştır Ya serüvene katılıp sürü olacağız yada ayırd edici ışık....
Olaylara direk yargılayan pencereden bakan bir yapımız var, başkasına ait söylemi kendimizmiş gibi kabullenme halimiz var buda doğal bizi şekillendiren yöntemlerin içinde ( eğitim sistemi ) yetişiyoruz....
Mustafa Kemal Atatürk bir deha idi ve bunu birilerinin ateistçe reddi onun varlığını öldürmez. Aksine geçen süre içinde anlaşılmasını bile sağlayabilir. Bizim millet olarak birbirimize fayda üreten paylaşımlara yönelmemiz şarttır. Siyasileri görüyorsunuz ENGELLİLER... ANAYASA YAPIYORLAR AMA ENGELLERİ KALDIRMAYAN BİR ANAYASA. HADİ KALDIRIN DOKUNULMAZLIĞINIZI ( TANRILIĞINIZI) inanayım sizin gerçekten ALLAH İÇİN ( İNSANLIK İÇİN) niyetli olduğunuza...
Gamaro yazdi; "..farklı
Gamaro yazdi;
"..farklı olduğumuz temel noktalardan birisi de bu değil mi zaten? Yani ben zaten şüpheciyim ve hemen herşeye şüpheyle yaklaşırken bunu mu es geçeceğim, elbette yanılabilirim. Hatta budur biraz da dileğim....."
evet
farkli noktalarimizin olmasi dogal farklilik fitridir ve fikirlerin catismasindan hakikat dogar..
**
"Ben burda bir yetenek, yeteneksizlik, ya da art veya iyi niyetten değil, bilakis problem çözme sürecine ait mantıksal bir kısır döngüden bahsettim aslında. Ve açıkca söylemek gerekirse bunun size -biraz da tarihe olan merakınızı bildiğim için- oldukça tanıdık gelmesini beklerdim....."
evet
tanidik Gamaro cok tanidik fakat "mantiksal kisir döngü" dediginiz sey aslinda "kutsallastirma neticesi yozlasma"dir tüm ideolojilerin/inanclarin ortak problemi..
bence yanlis olan bu olguyu salt inanca/dine/dindara indirgemeniz bu nedenle de "niye olmasin Gamaro" ifadesini kullandim..
siz
din=ilke=kural ile ideoloji=ilke=kural degerlendirmesini birbirinden ayri degerlendirirken ben temelde ve hedefte farkli olmadiklarini düsünüyorum..
belki de ayristigimiz nokta tam da burasi..
**
"Çünkü benim kırdığımı düşündüğünüz o mantığın dünyayı yönetmek ve politika yapmak gibi bi derdi hiç olmadı zaten, o başka bir iş ve daha önce de belirtmiştik bu hususu......"
evet
xenix de bu iddia yi dillendirdi bir kac kez peki bu iddia dogrumu ?
sanmiyorum..
fakat
kabul etsek de etmesek de tercih edilen dünya görüsü "dini la dini" hayatimiza yön veriyor,yasam tarzimiza karisiyor..
dikkat ederseniz
bize sunulan/dayatilan ögreti (her ne ise) algimizi degistiriyor,yasam tarzimizi sekillendiriyor,hayat programi-mizi etkiliyor,..
bunun en belirgin yansimasini
insanlarla olan sosyal iliskilerde,kari koca münasebetlerinde,evlatlarimizin egitimiyle ilgili hedef ve kararlarda vs. görmek mümkün..
farkli algilasaniz dahi ideoloji/din=sistem
birey-le ise baslar ve dünyayi yönetmeye kadar isi götürür basarili olur yada olmaz bu ayri bir konu ama burdan ateistlerin hedefinin "yönetmek"olmadigi anlami cikmaz..
nitekim
insan birici sinif ile baslar üniversiteye uzanir su veya bu alanda basarili bir yönetici/yöneten olmaya kadar isi götürür bu cok tabii ve insani bir davranis bicimi hatta tesvik ve taktir edilmesi gereken..
bir yerde yönetici oldugunuzu,koydugunuz kurallarin emrinizdeki insanlari olumlu yada olumsuz nasil etkiledigini bir düsünün..
bence
"o mantığın dünyayı yönetmek ve politika yapmak gibi bi derdi hiç olmadı zaten" iddianiz havada kaliyor realist hic degil cünkü praksis farkli dil konusuyor..
ülkemizdeki kemalist ateistlerden (hani yönetmek ve politika yapmak istemeyenler canim)
bir örnek;
üniversitede docent,askeriyede general olmak istiyorsunuz o halde belli kaliplara uygun olmak zorundasiniz mesela esiniz basörtülü olmayacak..
basörtülü biriyseniz hakimlik makimlik bir yana ilkokula müdür bile olamazsiniz sistem size dayatiyor cagdaslik adina,atatürkcülük adina vs..
eh hademe,ayak isleri falan filan olabilür..
var olmak icin
seklinizi bir kaliba yani dayatilan kaliba sokmak mecburiyetindesiniz Gamaro siz bunlari biliyorsunuz aslinda..
forumdaki ateist arkadaslarin söylediklerinden görmek mümkün ne isteyip istemedikleri..
kisaca
ateistler söz sahibi olacaginiz/olabileceginiz makamlara farkli olanlari sokmak istemiyor ve engeller cikariyorlar kilik kiyafetinizden dolayi dolayi asagiliyorlar..
iyilesmeler var (AB sayesinde) ama realite/praksis bu..
ateisterin dellenmesi ondan gerisi hikaye laf olsun torba dolsun kabilinden laf salatasi..
**
"..bizler tanrı gibi her topa dalmak istemiyoruz vessalam......"
!?
zaten
sahanin (dünya) icindesiniz soran da olmadi dünyali olmak istermisin diye sadece top/tanri seciminde hürsünüz..
"topa girme"mek mümkün olsaydi ve topa/tanri muhabbeti vurguladiginiz gibi önemsiz birsey olsaydi "top/tanri"niz yada "top/tanri"lar hakkinda onca yaziyi kaleme almaz zaman israfinda bulunmazdiniz..
**
"eger öküzlerle domuzlar konusabilseydi,yemden baska sey düsünenlerle alay ederlerdi"(epiktetoles)
slm.
E sana kalırsa bilim'in
E sana kalırsa bilim'in "varlık sebebi" de dünyayı yönetmek o zaman, teknolojinin de, sanatın da, felsefenin de, hatta bizzat düşünce, yazı ve dil'in bile..
[Vakit bulunca devam ederim Ebubekir, tanrıtanımazlık nedir ne değildir, yani aslında sen de haklısın, şu konuyu biraz irdelemek lazım. Hatta bunun için ayrı bi forum açmak belki daha faydalı olur. Yoksa her konu dağılıp gidiyor böyle işte..Malum, Beni Kureyza dedi golem, ama biz geldik yine başka izm'lere. ]
Sn.Gamaro
xenix´in önerisini hatirla "ülkeyi bilim adamlari yönetmeli"demisti..
evet
konu dagiliyor ve bugüne kadar da farkli olmadiydi E olurmu ? süpheliyim..
devamini beklerim..
slm.
Gerisi de var o
Gerisi de var onun..bunlardan da en gönülsüz olanları seçilmelidir diye devam eder..
Ee Ebubekir, yani ? Elbette birileri yönetecek bu dünyayı ve onların da bir meslekleri olacak, neresine itiraz ediyorsun şimdi bu önermenin ? İnsan mesela, okur doktor olur, niye peki, dünyayı yönetmek için mi ? Ya da bunun için mi vardır tıp, veya böyle bir gayeye mi borçludur varlığını? Peki ya mühendislik, bilgisayar, elektronik, mantık, felsefe, güzel sanatlar ve sanat tarihi..?
Ama neyse..Dedim ya, vakit bulursam ayrı bi başlık açarım bu akşam, yani umarım. Lakin şimdilik Golem'in açtığı forma daha fazla haksızlık etmek istemiyor ve yazmıyorum. Artık başka bir yerde devam ederiz izninle.
Gamaro itiraz etmedim.. imam
Gamaro itiraz etmedim..
imam hatipli basbakan´a itiraz edenler vardi ama herneyse
haklisin
yeni baslikta
tamam..
slm.
Yarım imam
Yarım doktor candan, yarım imam adamı dinden edermiş.
Yarım cümleler de anlamını öldürüyor ebubekir. Önceden kurandan yarım ayetler getiriyordun, onu bir şekilde ikna ettik fakat şimdide benim cümlelerimi yarım getiriyorsun. Gel şu yarım-yamalak iş yapmayı bir kenara bırakalım. :))
xenix
Bu başlığı güncelleme
Bu başlığı güncelleme ihtiyacı hissettim. Benzer bir tartışma sürüyor çünkü.
Şimdi tipik bir müslüman dinci, bu olay için ne der? "Efenim onlar da peygamberimize ihanet etti, hak ettiler"
Ama dersin ki: "Ya hu kardeşim ihanet edenler eli silah tutan bir kaç adam, bunca çoluk çocuğun, kadının ne suçu vardı"
Yine dinci şöyle der. "Yani ihanet ettiler, o bir savaştı, arkadan vurdular" falan fişman.
Yani senin sorunu her zaman görmezden gelecektir. Ve kafası yahudilerin ihanetine takılı, hep aynı cümleleri söyler durur.
Ama asıl soru şudur: "Çocuk ve kadınların günahı neydi?"
xenix: Takiplerim
Yeni yorum gönder