hayatta iki irademi var

Evren ve yeryüzündeki yaşam atılımlarını ,içkin sebep -sonuç ilişkileri harici ele almak hem tanrıya hem de hayata dair yanlış sonuçlar çıkarılmasına sebebiyet verir , çarpık bir toplum ve birey anlayışı doğar...

içkin neden;tüm kosmosu saran ruh yada enerjinin;her bir maddi süreç içindeki atılım ve durakları ile nihai oluşumunu belirleyen nedendir.... gezegenler;belirli bir yörüngede,belli ilişkiler içinde,konumlarını sarsmadan seyreder ,dönerler... bitkiler keza;her bir çeşit,nihayetinde son aşamasına kadar evre evre kendilerini gerçekleştirirler.... hayvanlar;en ilkelinden,muhakemesi gelişmişine kadar,kendi türlerinin içkin özelliklerini ortaya koyarlar..

okyanuslar,denizler,daglar,atmosfer olayları içkin özelliklerini sebep-sonuç ilişkileri neticesinde yaşam atılımları haline getirirler.... varlıgın ilk ortaya çıkış halinden ,günümüze gelene kadar tüm bulgular enerjinin bilincine ve tek kaynaktan çıktığına işaret etmektedir.... eger farklı enerji kaynakları olsaydı yaşamdan söz edilebilir miydi?

hayatı saran ve tutan enerji ;çeşitli enerji seviyelerinde maddi dünyayı ve özelliklerini oluşturdu.... Enerjiyi ruh olarak degerlendirmek mümkündür....

saf enerji,mutlak ruh ve yaratıcı olan Allah sınırlı enerji veya maddi enerji ile tavsif edilemez... İslam’ın Allah inancı hem yoktan yaratıcılığı ,hem de hayatı saran enerjinin kaynagını kendinde toplar... evrendeki aşamalı anlamlı evrim;nihayetinde evrenin amacı olan insanı çıkarmıştır... Allahın yaratma amacı ve maddenin bilinçli ilerleyişi insanı hedeflemiştir...

Doğanın daha önceki yazımızda işaret ettiğimiz gibi;insanın fiziki yönüyle baglı oldugu;insanı belirleyen temel kuvvet oldugunu belirtmiştik...

Doğadaki yayılan ve bulunan enerji evrenin bütünlüğünü ayakta tutan enerjidir.... sosyal dönüşümlerdeki olgu ve vakaları hayatı saran enerjiden ayırmak;akla ve bilime aykırı davranmak olur... mutlak enerji (maddi olmayan) insanı fizyolojik yapısını saran yönüyle,dogayla kuşatırken; aklıyla;doğanın sorumlulugunu alacak vaziyette ortaya çıkarmıştır... insan bir yanıyla hayvani-bitkisel-gezegensel enerji, diger yönüyle tanrısal enerjiyi taşır....

gerçi hayvanda bitkisel ve gezegensel enerji bulunmakla birlikte;bilincin aşamaları olmadığı için tanrısal zihin enerjisi bulunmaz... insan burada doğanın emanetini eline almıştır.... Ancak insan ancak aklını işlettiği ölçüde doğa karşısında bir konuma sahip olabilir... aklını geliştirmeyen;amacın kendi oldugunu bilemeyen birey ve insan toplumları;hayvansal güdülerinin etkisine akıllarını verirler...

gurup-toplum asabiyeti ve zihniyeti;insanı kurt-tilki-yırtıcı bir hayvan, yada koyun,eşek gibi magdur bir hayvan kişilik ve kimliğine indirger... akıl sahibi toplumlar;evrenin yaratılış amacındaki plan ve hikmeti tanıyarak evrenin orijinindeki amacı yakaldıkları zaman ilahi plan kendi akıllarında tahakkuk eder... doğa;liyakat sahibi yöneticilerini beklemektedir... oraya amaçlanmıştır....

Tanrıdaki-evrendeki-insandaki aşksal-amaçsal-bilimsel birlikteliği ve beraberliği görmek,enerjinin irade ve amacıyla aklını tanımakla ancak anlaşılabilir... yoksa her şey kör hayvani döngülerin esiri olabilir....

hayatta tek bir irade vardır;bu durum insan bilincinde ortaya çıkar... Akıl-aşk-bilim ve ahlak birlikteliği ile amaçlanan insan tahakkuk eder... kuşkusuz bu amaçlanmayı tanıma işi erdemli , üstün bir akıl ve ahlak çalışmasıdır.... tarihsel ana metinleri dikkatle incelemek gerekmektedir...

liberalizmi,anarşizmi,marksizmi,islamı,hıristiyanlıgı,budizmi v.s üstün körü okumakta bir kişilik zaafiyetidir...

derin araştırmalar insanın özgün karakter -evrim ve amaçsallaşmasını bütünlük halinde ortaya koyacaktır

Senin oyun: None Ortalama: 3.8 (4 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

İyi de ali

Sayın ali. Her şey iyi güzel hoş ta. Sebep-sonuç ilişkileri tarih oldu artık. Evrende sebep-sonuç ilişkileri olmadığı mikro düzeyde kanıtlanmış durumda. (bkz. Kuantum fiziği, sitemizde çok yazı var)

xenix

sebep-sonuç

doga olaylarındaki sirkülasyonu kastediyorum...sebeb sonucun ilk neden oldugunu kastetmiyorum...her maddenin içkin bir özü var...dogal ve tarihsel olaylar,birbirini etkilerler

Yazıda

Yazıda çok varsayım var sn. ali. Bilinemeyen bir çok şeyi biliyormuş gibi anlatılmış. Bu yüzden katılamıyorum çoğuna.

xenix

ekollerden sonuçlar

bilimsel-felsefi ve dini ekollerden;insanbilim eksenli sonuçlar çıkartıyorum....

Farkındayım

Farkındayım sn. ali çıkarttığınız sonuçların. Fakat dediğim gibi, çoğuna katılmıyorum. Yazıda çok anlamlandırma (anlama değil) görüyorum.

xenix

sömürü karşıtı

sömürü karşıtı sonuçlar,insanlıgın mevcut birikimleri üzerine bina edilmeye çalışılıyor..

Atlanan noktalar

Sadece insanın bilinçli olduğu (diğer bir deyimle halife) varsayımından yola çıkıldığı için yanlış sonuçlar veriyor. Doğadan üstün değiliz, doğanın bir parçasıyız.

xenix

Acaba yukarıdaki

Acaba yukarıdaki alıntının yapıldığı, Sivildüşünce.com yazarı Ali Kaya ile Sonsuz.us'da yazan Ali K. aynı kişi midir?
Bence değiller. Zira biri türkçe karakterlerle akıcı nesir halinde, diğeri cümleleri bölerek altalta ve tr karakterler kullanmadan yazıyor.

Herneyse Ali K. veya Ali Kaya ikisi de aynı yanılgı içindeler...

"Etik nedir ?" sorusunun cevabının asla ve asla düz bir çizgi halinde olmadığını göremiyor olmaları...

Ali Şeriati'nin etik tanımlamasını burada duyarsak elbet bir sonuca ulaşmak mümkün olacaktır. Fakat yazılarında bir çok felsefeci adı ve akım adını nedensizce sıralayıp sürekli aynı sonuca ulaşıyorlar: İnsan olmak. İnsan olmak için insan olmanın yeterliliğinden bahsetmiyorlar. Bu sonuca göre birileri etik ve ahlaklı diğer tüm insanlar ahlaksız, yahudi, deccal... Bu ayrıma göre müslüman olmak bile insan olmaya yeterli değil. Ne olmak gerektiği asla yazılmamış ya. Şevket Eygi seneler önce bir kıstas yapmıştı : "Dinini bilen insan olur" İşte onların tek yazdığı ve tek gerçekleri...

İlaveten aynı kalıbın kısır döngüler halinde tekrarlarından oluşan aslında bir anafikiri olmayan düşünceler silsilesi...

sorumlu bilinç

doganın sorumlulugu ,ancak insanın bilinçli eylemleriyle alınabilir...

bilinç ne ki??

bana bilinci açıklayabilirmisiniz?

ali ÅŸeriati

ali şeriati zamanının aydınıdır,açılmalıdır....
insani bütünlükten kopuk bir etik tanımlamasına inanmıyorum...

bilinç

dogal ve tarihsel sürecin amaçsal yönelişinin,insan zihin ve eylemlerinde açıga çıkması,sistemleştirilmesidir..

yani

sana göre, bana göre değişkenlik gösteren bir deneyimdir.
Herkese göre değişen bir olguda, tek bir bilinçten söz edilemez.

evrendeki bilinç

felsefi-ideolojik-dinsel yönelişlerdeki içerikve ayrışmalar;kavramların bütünlük içinde ele alınmasını gerektiriyor...

o zaman

bilinçsizlik nedir? yaşanmamışlık mı?

bilinçsizlik

evet...dogru anlamak koşuluyla yaşanmamışlık diyebiliriz...

çeliştiniz

"dogal ve tarihsel sürecin amaçsal yönelişinin,insan zihin ve eylemlerinde açıga çıkması,sistemleştirilmesidir.."

bu tarifinizde yaşanmamışlık yok. O halde yaşamak birinci şart.

yaÅŸarken bilinci yerinde

yaÅŸarken bilinci yerinde olmayanlardan bahsediyorum.
Onlar yaşamıyorlar mı yani?... fiziksel olarak.
Nefes alan herkes canlıdır ve yaşıyordur. Ama, bilinçsizdir. Biraz Tezatlık oluşmadı mı?.

toplumsal kurumsallaÅŸmalar

hegel ve marks batının iki en önemli düşünürüdür ve tarihsel sürece mühürlerini vurmuşlardır..
eksiklikleriyle beraber;etkindirler...
içlerinde alınacak düzeltilecek pek çok unsur vardır...
bu baglamdadır yaşanmışlık...
osmanlı veya,iran,arabistan islamı farklı anlayışlarla yaşamışlardır...
veya sosyalist toplumlar marksizmi farklı baglamlarda yaşamışlardıır...
fakat gerek sosyalizm ,gerekse islam hem onlardır,hem degildir...

sonuçta

bilinç; kişiye göre değişen bir kavramdır ve teke indirgenemez.

full

ÅŸimdi sorun ÅŸu;
bir adam türk ırkından
alman ırkından
iran ırkından
veya herhangi bir dinden veya sosyal sınıftan
bütünlük içinde geregince yerlerini almışlarsa bilinçlidirler diyebiliriz...
problem;insanın dogası ve zulmün dogasıdır
iyiliğin ve kötülügün dogasıdır...
biz insan olarak seçimlerimizi yapmamız gerekmektedir...
ölçüyü aramayan bir bilge varmıdır?
eril bir akıl ve dişil bir aşktan öte ölçüyü yakalamaktır bilinç...
insan olabilmektir...

sürekli insan olmak

sürekli insan olmak diyorsun ali K, nedir sana göre insan olmak?
ya da nasıl olmalı sence?

mesela "normal insan" diye bir tanımı vardır, ki bu tanım bana göre günümüz insan anlayışının bel kemiğidir.
-her türlü izim'i; kapitalizm'i falan filan bir kenara bırak-
normal insan veya süper insan; ya da her neyse, ya da ne anlıyorsan diyelim.

bence önce onu bi tanımla, sonra sistemler falan filan diyelim...

yazılarında sürekli herkes adına konuşuyorsun, işte sana herkes adına konuşma fırsatı!

Tanrı sensin...

insan ah insan...

ben yaratıcı tanrı degilim...
hiç kimsede...
insan;evrende özel bir konuma sahip,maddi yapısıyla dogaya baglı,akli yapısı ve içgörü-bilim üstünlüğüyle,doganın bilincine tanrının bilincine erişebilen,sorumluluk sahibi varlık...
tüm din-ideoloji-bilim ve felsefelerde özel yeri üzerine asil tema vurgulanıyor...
bizim yaptıgımız bunu toparlamak...
Kurandan temel olarak istifade ediyoruz...
risaletin gösterdigi hedeflerden...
diger kaynak ve tiplerdende faydalanıyoruz...
bilincimiz bize;aşk-adalet-ahlak ve özgürlük bilincinin birlikteliğini salık veriyor...
ademi merkeziyete inanıyorum...
sorumluluk bilinci tüm dünyayı kuşatmalıdır...
tarihsel süreç boyunca görülen;tüm ekollerde asil insan sorunsallaştırılmıştır..
ben bunu Ali ve takipçilerinin çehresinde görüyorum...
MESELE ÇOK BOYUTLU...
bir çırpıda anlatmak mümkün degil...
karakter ve yapı karşılaştırmaları gerekiyor....

mutlak insani erdemlilik
başkasının haklarına saygı...
adalet-özgürlük ve bilim bilinci....
ontoloji-epistemoloji ve metodoloji
veya;varlıkbilimi
bilgi bilimi
ve yöntem biliminden hareket ederek
nesnel sürecin izini takip ederek,gerçek insan kimliğini anlamaya çalışıyoruz...
buradanda en ideal ve gerçek çehreyi bulmaya çalışıyoruz...
islamiyetin kurdugu sistematik,eleştirel bakış açısıyla degerlendiriliyor..
marksist-eksisyantalist ve liberal kavramlar;insan merkezli toparlanmaya çalışılıyor...
marksist-faşist-kapitalist-tarihsel islamcılık v.syaşayışları insansızlık yorumlanması üzerinedir...
sorumlu insan;tüm dogaya ve ırkına karşı sorumludur...
sorumsuzca adımlar insan ırkını bölmüştür...
insanlıga faydalı tüm girişimler desteklenmeli;
saldırganlık gibi güdüler;adalet potası içinde eritilerek ;her çeşit zulme karşı seferber edilmelidir...
egoizm-şehvetperestlik-faşizm-kapitalizm birer hastalıktır...
ıslahattan devrime kadar süreçte;insanlık ortaklıgıyla;bilimsel-ahlaki-metodik karşı tavırlar geliştirilmelidir...
yöntemim nedir?
tarihsel süreci baz alıyorum..
ve günümüze dair;insani sonuçlar çıkarmaya çalışıyorum...
islamiyet öz anlamıyla bu sürecin takipçisidir..
bu süreç bitmez....
insani ve adil olan her ÅŸey islamidir...

katılımcı merkeziyet birliği

ADEMİ İnsan her an yanılgıdadır... Yanıldığı ve aldandığı kadar insandır.. Heyecanlar, içgüdüler, maceracılık, fantazi, eğlence Aklı selimi her zaman alt etmiştir... Bugün eğlence sektörü ve gereksiz tüketim

gerçek ihtiyaçların iktisadi dolanımının önündedir.. İslam ülkelerindeki yozlaşma batı tipi bir yozlaşma değildir... Kültür emperyalizmi sonucu gelişen yarı sömürgeciliğin getirdiği yozlaşmadır... Batı dünyası, kilise despotizminin baskısına isyan ederek, ancak sahih bir imanı kuramayarak burjuvazinin hedeflerine uygun pragmatik yaşam tarzını seçmiştir.. Faydalanmanın asaleti..

Tüm lehte ve muhalif arayışlar faydalanmanın asaleti çerçevesindedir... İnsan kardan faydalandığı ölçüde ,kendisini gerçekleştirir... ilk zamanlar faydalanma vahşiceydi.. Köle katliamı, Afrikalı katliamı, Kızılderili katliamı... Gele gele; 1950 lere kadar dünyanın büyük bir kısmını sömürgeleştirdiler... Faydalanmanın asaletine dayanmak;

ırkçılık - sömürgecilik ve "ben merkezciliği" doğurdu Avrupa'da... Kendini yeniden üretemeyen islam dünyası filozofları, ozanları, bilim* ve din adamları manyağa dönmüştü...

Ali Şeriatı’nın deyimiyle... Tutup Osmanlının veya İranlının, Mısırlının kafasının - beyninin yerine bir İngiliz, bir Fransız, İtalyan beyni ikame edilmeye çalışılıyordu... İslam alemi hep manyaga döndürülmeye çalışılıyordu...

Daha önce ta Ali'den beri çekişmeyi yaşamışlardı ama, bu kapitalizm farklı bir şeydi... Her birim minimize edilip örgütleniyordu... Her yeni teknolojik ürünün bir aklı ve cazibesi vardı....

Trend, starlık, medya ve benzeri kavramlar çok degişik güdüleri geliştiriyordu... Tabi kendiiçinde tutarlı; Hegeli - Marksı - Nietzcheyi - Sartreyi - Gadameri üretiyorlardı... Bizim en güçlümüz Ziya Gökalp Durkheim'e baglı kalıyordu...

Siyasi örgütlenmeyi, sosyal örgütlenmeyi hep kendi ürettikleri yüzlerce yıllık şartlardan biz aldık. Muhalif Erbakanlar ürettik ama; sorun daha derinlerde beyin ve kan dokusuna kadar nüfuz etmişti artık... Kurtuluş İslam’daydı... Ama hep batıdan alıyorduk organları..

Dostlar;

İSLAMIN İÇERİĞİNE BAGLI KALARAK yeni bir yöntem kurulması zaruridir...

Zamandan ayrı bir şey düşünülemez ve zamanda bize çok şey miras bırakmıştır... Model gereklidir..!!!

Bu model; "insanbilim" eksenli şuurlu, özgür insan, birey ve toplumlarından oluşacak halkın ve halkların özyönetimine dayalı; katılımcı ademimerkeziyet birliğidir..

Ali K. diyor ki: O bütün

Ali K. diyor ki:

O bütün felsefecileri çöpe at. Şeriatı kabul et.

Aslında satır aralarında söyledikleri önemli... Ne demiş:

egoizm-şehvetperestlik-faşizm-kapitalizm birer hastalıktır...
ıslahattan devrime kadar süreçte;insanlık ortaklıgıyla;bilimsel-ahlaki-metodik karşı tavırlar geliştirilmelidir...

Kendini tanrıcılığın değil ama ahlakçılığın merkezine koymuş. Bu bir nevi allah yerine karar verme isteği aynı zamanda... Toplumların ahlaksız olduğunun altını çizmiş. Bu çizik içinde İNSAN falan yok. Kendi ahlakçılığının baskısı var. Kendilerini mutlak insan, mutlak ahlaklı imiş gibi gösterme çabası var. Herzamanki gibi KADIN üzerinden insanı görme çabası var. Kadını çarşaflayıp kapatınca herşey yoluna girer çabası var.

Ne söylerse söylesin bize anlattığı ve insanlığa 1400 yıldır dayatılan erkek egemen düşüncenin daha da keskin hayata geçirilme fikri günümüzde ütopik bir hayalden başka bir şey değildir. Üstelik Kuran kapitalist sistemle tam uyumlu bir kitaptır. Nasıl kapitalizme karşıymış anlaşılır gibi değil yahu... Satır arasında kapitalizmin bir hastalık olduğunu yazması sadece bir aldatmaca... Şehvetten bahsediyor, kimin şehveti canım ? Peygamberin mi ? Benim 9 karım bir o kadar da cariyem mi var ? Cennette sizi bekleyen şehvet goygoycularına yaz bunları...

insanın asaleti...

insanın asaleti eksenli düşünüyorum...felsefecileri çöpe atmak yerine insanın asaleti bünyesinde birleştirmeye çalışıyorum....
katılımcı merkeziyet birliğinde bahsettim...
nesnel süreci tahlil ettim...
sömürünün dogasında bahsettim..
çözümlemelerimi dikkat edersen;
felsefe-marksizm-islambilim-varoluş üzerine yapıyorum..
islamı ve insanlıgı açıyorum...
yöntemimide açıklamıştım
ontoloji-epistemoloji ve metodolojimi yazılarımda açıklamıştım...
bu baglamda insanın konumlandırılması
determinizm ve seçimin koşulları..
konu ettiÄŸim...
ahlaki bilinç;sorumlu insan davranışını dogurur...
varlık içinde insan....
tarihsel cebr...
kasıt ve polemik...
insan ideolojisi...
temel aldıgım konular...
islamiyeti;insan felsefesi baglamında ele alıyorum...

"islamın içeriğine

"islamın içeriğine bağlı kalarak yeni bir yöntem kurulması zaruridir"

Sayın ali k, temel kabulünüz nedir? İde sahibi misiniz? Sizce ahlakın kaynağı kimdir? Hukuk nedir? Yeryüzündeki kanun koyucunun amacı nasıl tarif edilebilir? Bu ve benzeri sorulara üstü kapalı cevaplar verdiğiniz (veya açıkca yanıtlamadığınız) sürece, ısrarla vurgulayıp durduğunuz bu yeni modeli gerekçelendiremezsiniz.

Ben bu teğet geçme durumundan pek haz etmiyorum açıkcası..Hem de insanın elinde sömürü, kapitalizm, yaşam, güç, iktidar vs somutluğunda onca doğru varken.. kesin çemberi ali k, kesin. Kesin ki biz de daha fazlasını söyleyebilelim.

temel kabulüm

temel kabulüm;insanlık ve zulüm zıtlıgıdır...
islamiyet;bu sürecin uzantısıdır...
tekamül(evrim)bilinçlidir...
amaçsaldır...
tanrısaldır...
varlık ve hayat düzeninin sorumlulugunu insana vermiştir...
varlık yaratıcı tarafından sistematik olark dizayn edilmiştir...
insanada bu birikim zerkedilmiÅŸtir...
bilgi ve bilinç varlık akümülasyonunun dışında aranamaz...
kanun koyucu bu baglamda insandır...
insanın hedefi yeryüzü cenneti için yasalar ortaya koymaktır...
şuurlu yasalar,evrenin ve tarihsel sürecin amacını kendinde toplayarak,adalet hedefini gerçekleştirir...
kanunu koyan insandır...
varlık akümülasyonunun yön ve hedefini tanıyarak...
islamdan kastım;orijine ve ontolojiye dönük islamdır
hayat bilinçli bir istikamete akmaktadır...
tanrı;insani şahsiyeti görmek istemektedir...
bunun şartlarınıda koymuştur...
eleştirel anlayış sınırsızdır...
ancak hak ve özgürlüklerin her dem yapılandırılması mücaddelesi kaçınılmazdır...
insan korunmalıdır...
bilgi edinme yolu;insan bünyesindeki zerkin yapısı tahlil edilerek anlaşılabilir...
kavramları ve eylemleri bütünlüğü içinde koyan uygarlıgın ,etkisi kaçınılmazdır
hukuk varoluÅŸ hukukudur
ama absürd esas alınmaz...
insanın asaletini baz alan hukuk esastır...
bunun üzerine hukuk ve iktisadi ilişkiler sistemleştirilmelidir....
hangi insan;
mutlak insanı erdemliliğin sistemleştiği insan
bir yönüyle sokratik
bir yönüyle Alice insan....
denkler arası eşitlik....
sorgulayıcı adalet
sivil toplum...
korumacı-özgürlükçü devlet
insanı kollayan...
ahlak;varlık akümülasyonun zaruri sonucu oluşan
insanın varlık içinde konumu ile ilişkili ölçü dür
ölçülü ve sorumlu davranıştur
aklı selimdir...
korku ve titreme içindeki insanın varoluş ahlakıdır...
sereserpelik;bilinçsizliktir,erdemsizliktir...
evrenin yasalarını insan koymamıştır...
ancak insan tanıyacaktır...
insan zihninde varlıgın akümülasyonu oluşur ve zihin yapısı geregi bunu sistemleştirir..
bu sistemleşme eyleme dönüşünce hayat zihinde kendini oluşturur..
bu durum en gelişmiş hayvanlarda sınırlıdır...
yani hayattaki amaç insan zihninde oluşur...
ama etkinlik halindeki zihinle..
peygamber iÅŸte bunun zirvesidir...
sorun işte burada;etkinlik kesiti mutlaklaştırınca;
bütünlügün üstü örtülüyor...
tarihsel sürecin dimagı böylece sistemleşiyor..

Bıktım ben Ali K. sizin

Bıktım ben Ali K. sizin insan olmanızdan bıktım. İmamların insan olmasından artık gına geldi. Biz olamadık bi türlü hep sizler oldunuz hala da olmayı düşleyen sizlersiniz.

Geçen yazdım gerçi anlamadın. Gene yazayım: Ben ahlaksızım sen ahlaklı, sen evrendeki en dürüst, en erdemli, en asil ben evrendeki en kötücül olanım. Geçen yazdığımda bana iade etmiştin ya... İşte üstüme alındım.

Şimdi o sürekli yazdığın ademi merkeziyetinin içine insan doldu mu?
tanrı;insani şahsiyeti görmek istemektedir... yazmışsın, Tanrın beni gördü mü ?

Tanrıyı kabul ediyorsan bilmelisin ki, İnsanlar zaten tanrının yarattığı gibi davranmaktalar, insanlar çeşit çeşittir ve asla aynı kalıpta olamazlar. Öyledirler, öylesine meraklarına, aşklarına, tanrının içlerine koyduğa şehvete, öfkeye, çocukluklarına akar dururlar. Hem tanrı var diyerek yarattığına karşı durmak bu olsa gerek. İRADE mi demiştin... Çoktaaan karşı tarafa şeytanı koymuş olmalıydın hehehe:) Hani insan kandırılmamış olsa türünden beylik lafazanlıklarla yapılan onca ABSÜRD söylemin içinden en önemlisini hatırlasan : ADEM ELMAYI TANRIYA RAĞMEN YEDİ. Ohooo adem elmayı hapur hupur götürdü bile... Şeytanın bilgeliği insanı çoktan ele geçirdi. Sen şimdi benimle değil ama şeytanla savaşmalısın. Bulursan tabii...

sana kiÅŸisel olarak bir ÅŸey demedim

ben din egitimi hiç almadım...senin gibi bir insanım...soru sormuşşsun yanıtlamaya çalıştım...kimseye kötüsün demedimki...felsefemi açıkladım....

Felsefe mi?Hayır bu

Felsefe mi?

Hayır bu felsefe değil.

Spinoza için ahlak :

Aşkın iyi'nin olmadığı bir yerde ahlak yapılamaz, zira bu durumda değerler silsilesi, iyi ve kötünün ne olduğuna hükmederken, dikkate alınacak yeni ve gerçek değerler yoktur.

Aşkın iyi, TANRISAL yani MUTLAK İYİ'dir. İnsanoğlu mutlak iyi'nin asla kendisi olamayacağı için Ahlak üzerine felsefe yapması anlamsız olacaktır.

Bu felsefedir. Yoksa "aklı selim insan", "erdemli insan", zart insan zurt insan demekle felsefe olmaz. Bu yaptığına sadece " AHLAKÇILIK" denir.

epistemoloji-ontoloji ve

epistemoloji-ontoloji ve metodolojim özgündür...
içeriktir aslolan...felsefe veya ötesi...

Ohooo seninki biÅŸey mi? Ben

Ohooo seninki biÅŸey mi?

Ben bu iÅŸleri;
Pragmatizm, pozivitizm, septisizm, materyalizm, nihilizm, rasyonalizm, idealizm, fatalizm, liberalizm, enduisyonizm, kristisizm, ampirizm, anarşizm, sofizm, cartezyanizm, düalizm, eklektisizm, humanizm, liberalizm, darwinizm, mertyslism, deizm, teofizik, analitik, intutio, nietche, postmodernizm, teolojik, estetik, etik, ontolojik, metafizik ve daha burda sayamadığım bir çok yönden inceliyorum. hehehe:)

yukarıdaki örnek;

epistemoloji;bilgi bilimi
ontoloji;varlık bilimi
metod;yöntem bilimi
varlıgın akümülasyonunun bilgisi...ve yöntemi
yukarıda saydıgın felsefe akımlarına vedaha pek çoguna bende hakimim...

ayrıca; dinler tarihi kavramları
siyaset felsefesi kavramları
tarih felsefesi kavramları
hukuk felsefesi ana kavramlarınada hakimim...
sorun o degil...
bunlardan bir sistem oluşturma çabası...
determinizm
indeterminizm
mekanizm
sürrealizm
strüktüralism
parnasizm
postmarksizm
yapısalcılık
monizm
postyapısalcılık
kristisism
anticritisism
say gitsin....
bırak bunları;
islamın kaç çeşit anlaşılması var bak...ukalalık addetme...
sol islam
sag islam
merkez islam
ortadoks islam
kozmik islam
orijine baglı islam
ontolojik islam
milliyetçi islam
liberal islam
marksist islam
sosyalist islam
varoluÅŸcu islam
devrimci islam
gelenekçi islam
yenilikçi islam
ütopik islam
şeriatçı islam
akılcı islam
reformist islam
rönesancı islam
anarÅŸist islam
kapitalist islam
deist islam
laik islam
bilimsel islam
ilmi islam
diyalektik islam
arifane islam
evrenselci islam
feminist islam
hukuki islam
bir örnekte sosyalizmden;
ahlaki sosyalizm anlayışı
tanrısal sosyalizm
hümaniter sosyalizm
insancıl sosyalizm
barışcıl sosyalizm
marksist sosyalizm
demokratik sosyalizm
varoluÅŸcu sosyalizm
prometeci sosyalizm
devrimci sosyalizm
ulusalcı sosyalizm
evrenselci sosyalizm
liberal sosyalizm
ülkücü sosyalizm
ihtilalci sosyalizm
avrupa sosyalizmi
halkçı sosyalizm
özgürlükçü sosyalizm
ütopik sosyalizm v.s.
bilgi olsun diye verdim....varlıgın akümülasyonunun tarihsel etkilerle ,çeşitli mevzilere kanalize olması...bunları;toparlayıp,yeniden kurmaya çalışıyoruz...

Sevgili Ali k.

Ben bu bilgi denizinde kaybolurum.
Balık adamım ama inan bu denizde boğulurum hatta vurgun yerim.

ilginç birisin.

Bilgi artıyor, onunla birlikte huzursuzluk da.
~ Goethe ~

EÄŸer

Eğer bir düşünceyi, fikri, olayı büyükannenizin anlayabileceği sadelikte anlatamıyorsanız; henüz onu anlamamışsınız demektir.

tek kaÅŸ_sonsuz

ne olursa olsun...adil adama saygım sonsuz...
tek kaÅŸ....
beni övdüğün veya yerdiğin için degil....
işin mahiyetini yakaladığın için...
sonsuz;
izah ettiÄŸim konularda kargaÅŸaya yer yok...
temel kabulüm bölümünde izah ettim...
basit bir örnek vereyim;
insanda herhangi bir organın vazifesi....
mesela göz...
göz yapısal olarak burun-kulaktan-v.s farklıdır...
ama göz insan bünyesi bütünlügünde işler...
insan bünyesi hayat varlıgının akümülasyonu dahilinde çalışır
hayat varlıgı bütünlük içinde çalışıyor...
sosyal-dini-ideolojik v.s hadiseler bütünlükten koparılarak mevzileşiyor....
bizim yaptıgımız kaçınılmaz bütünlügün kesitler ve unsurlarla ilişkisini metodik kurabilmek...

Sevgili Ali k

Günaydın,
Seni yermek yada övmek değil amacım seni küçük de düşürmedim. Haddim değil. Sen ne demek istediğimi anladın.
Sonsuz da beni felsefi bir açıklamayla teyit etmiş oldu.
Saygılar Ya Ali.

(Ben bundan sonra senin yazılarını okumaya başlamadan önce ve okuduktan sonra elimi yüzümü yıkayacağım ki us um açık kalsın..::))..
Konuyu uzatmak için yazmadım sadece samimi düşüncelerimi yazdım)

günaydın

günaydın tek kaş....
saygılar sunuyorum....
kimse kimseya katlanmak zorunda degil....
ama burası özgür fikir sunma yeri...
ben fikirlerimi...
aşagı yukarı 5 yıldır....
ali ÅŸeriati.com
fıtrat.com
sonsuz us
rebeze.com
fikri beyan com
sivil düşünce.com
hani islam agırlıklı siteler...
ancak marksist tutum ve diger sosyalist ve millici sitelerede bazı görüşlerimi bildirdim...yanlış anlaşıldı....
burada bir sistematik var ve duygusal yaklaşılıyor...
facebookta katılımcı merkeziyet platformu nu oluşturdum...
eldeki imkanlarla bir şeyler yapmaya çalışıyorum....
ben bu toplumunda dünya toplumlarınında adam olacagına kaniyim....
saklanacak sözüm yok...
yeterki kendi konumumuzu bilelim...
ancak konum tespiti nasıl yapılır?
buraya takılıyoruz....
ben ayrımsız dürüst ve adil insanları buluşturmaya çalışıyorum...
çok özür dilerim lafı uzatmayım.....

Erdemli insan üzerine

Ali kardeÅŸ

insanları oruçlarla aç bırakan, kadınları alınıp satılan bir mal gibi kullanan;

dövmeyi, sövmeyi öğütleyen; -Deki'lerle insanları Tanrı adına 'dağın

arkasında bir öcü varmış gibi korkutan', kendi fikirlerine

uymayan insanları "karifler" olarak dışlamalardan onur duyan, hatta daha

da ötesi, Tanrı adına, insanlara arslan postu giyindirip, arslan kesilip faşizan

gösterileri onurlandıran bu mucizevi oluşumun salt amacına: erdemli insan'ı yaratmak falan mı diyorsun.
ya da ne diyorsun?

islamın amacı bu değildir.

islamın amacı bu degildir....bu tür uygulamalar yanlıştır....insani toplum bu degildir....sömürüden insan korunmalıdır,yozlaşmadanda...ama fikri -düşünsel-inanç kanaatlerinden dolayı kimse yargılanamaz....

Aynı imamlar gibi

Aynı ilahiyatçılar gibi konuşuyorsun Ali:

" "islamın amacı bu degildir....bu tür uygulamalar yanlıştır...."
"

sanki hurafelerden bahsediyorum. Üsste yazdığım gibi, bu şekilde davranmanızı öğütleyen kuran...
ben uydurmuyorum yani...

Sen bence bir şeyleri tekrar gözden geçir güzel kardeşim.

yusufun hayat hikayesi

yusufun,musanın,isanın,ırkçı yahudiliğe muhalefetin hikayesini kuranda oku bak degerli kardeşim...kuran neyin yanında neyin karşısında?

Koşulsuz sevme ilmi varmı ki

liberalizmi,anarşizmi,marksizmi,islamı,hıristiyanlıgı,budizmi v.s üstün körü okumakta bir kişilik zaafiyetidir...

derin araştırmalar insanın özgün karakter -evrim ve amaçsallaşmasını bütünlük halinde ortaya koyacaktır

Ali K. derin araştırmaları yapmış bir kişi olarak bana kişilik zaafiyetini tanımlarmısın?
Sen bu kadar derin araştırmaların sonunda hangi karakterin amaçsalısın?

Ben bir tek ilim tanıyorum babaannem gibi koşulsuz sevme ilmini....
Böyle bir ilimde yok babannemin gözlerinden bana yansır bu ilimi...

Irkçı yahudiliğin

Irkçı yahudiliğin ırkçı islamdan farkı nedir. Tek fark kendinin ırkçı olmadığını buyurman. Yahudi yahudiliğe muhalefet etmez müslümanda müslümanlığa.

Çaya çorbaya limon...

Bi defa ben ne Hristiyanım, ne Yahudi, ne de Müslüman...Ne başka bir din savunucusu, ne de Tanrı'nın yalancısı...Ben o defteri çoktan kapattım dostum. O yüzden, senin veya onun, sihirli küresine bakıp bakıp, Tanrı'nın o fantastik masallarına inanıp-inanmama gibi bir derdim yok...

Kitapları yazan veya yazdıran kişinin veya gücün, ya da neyse; Tanrı'nın fikirleri olduklarına inanmıyorum ki, masallarına inanayım....

oku demiÅŸsin, neyi okuyum:

ona öyle yaptık, bunu böyle yaptık, onu uçurduk, şunu indirdik, hala anlamıyor lar mı?, görmediniz mi, siz bilmezsiniz, hala düşünmez misiniz? onların cezası böyledir, onları öldürün, onlarla dost olmayın, ona de ki, buna de ki...

Sen uÄŸraÅŸ bunlarla dostum...
Madem o kadar ulusun ve yücesin, kendi işini kendin gör!
Alla, alla...

Hani bir söz vardır:

Büyük insanlar fikirlerle,
Orta insanlar olaylarla,
küçük insanlar ise, insanlarla uğraşırlar.

o misal...

Hadi herşey geç dostum, her şeyden önce mantık diyelim, Tanrı o kadar aciz mi ona söyle de, buna böyle de, onları öldür diyip dursun.
İnsanları birbirine düşürerek dalga geçiyordur bekli insanlarla...kim bilir..

Tanrı'nın istediği ne, ya da amacı...hiç konuştun kendisiyle?
Bir şeylerin adına Tanrısal cebir falan filan diyorsun?

O konuşmaz, o görünmez, o yemez, içmez, uludur, yücedir...de mi?..
"Oz büyücüsü" masalı bile Tanrı'nın anlattıklarından daha anlamlı...
en azından bir amacı var....!

Tanrı hakkında tek bildiğiniz şey bu; o'nu daha da görünmez bir şey olmasını sağlamak, onu öcüleştirmek, onu dünya'dan daha da uzaklaştırmak, onu daha da putlaştırmak!

Evrendeki herşeyin (şurda benim yazdıklarım da dahil) bir bütünsellik adına çarpıştığını, uzaklaştığını, birleştiğini ve sonradan tekrar ayrıtığını anlamlandırma ölçütün o kadar güçlüyse, bizlere başka şeyler anlat..
Mesela Marks'ın o evrensel hayalini anlat, diyalektik materyalizm üzerine bir şeyler yaz, ama temeli olsun...
Kusura bakma ama senin ki Tanrısal cebir falan değil, işkembe çorbası gibi olmuş...
hadi kal sağlıcakla...

varlıkve hayattan hareket ediyorum.

varlık ve hayattan hareket ediyorum....marks,tarihsel süreci inceleyerek,erdemi rafa kaldırmıştır,yani mutlak sömürüden hareket etmiştir,insan ancak ekonomik ve tarihsel determinizmin cebri altındadır,marksa göre...sosysl darwinizden kalkarak,insan insanın kurdudur mantalitesi üzerine sınıflar sınıfların kurdudur anlayışını geliştirmiştir,ona göre Alice insan evhamın ürünüdür....dogrudur,devrimciliği benimsemiştir ama ,ideal insan tipini kabul etmeyerek,mekanist devrimciliği,şartlı tepki ve refleksi kıstas yapmıştır...şuur nedirki;bir evham ,ancak toplumsal koşullar yaratıcıdır söyleminde bulunmuştur...
onun muhalefet ettiği Tarihsel tanrı anlayışıdır...
insanlıgın ve adaletin tanrısı gibi bir kavram vehimdir...
maddenin ve sosyal sürecin argumanlarına kendi içinde evrimsel bilinç diyerek,hayatı saran bütünlükçü enerjiyi görememiştir...
marksa göre;insan tarihsel sürecin tutsagıdır,tarihsel süreçte hep sömürücü güçler egemendir...
kölecilik-feodalizm-kapitalizm evrelerinde hep belli bir sınıf kitleleri yoksun bırakmıştır...
hayatta irade bilinç ve aşktan söz edilemez...hayat kördür ve mekanik madde mutlaktır....
marks bence ademi merkeziyeti ;arıyordu...sömürüsüz yapıyı arıyordu..fakat,bunu kuracak birikimden yoksundu...kalbi şuur ve hakikat ancak belli sınıfların uydurmasıydı...
sömürülen sınıf,ancak kapitalist ilişkileri ihtilalle yok edebilir...
marksta yabancılaşma önemli yer tutar...kapitalizm insanı kendine yabancılaştırır,ancak işçi sınıfı kendi yönetimiyle yabancılaşmaktan kurtulabilir...
hayatı saran kavramlardaki öz ölçüy kesinlikle inanmıyordu...her gurup ancak kendi kavramlarını üretir ve bu dogal ,tarihsel yasadır...
sömürülenler kendi yaslarını yaratmalıdır...

marks spinozanın tanrı maddede içkindir ve hegelizmin;tez-antitez-sentez-ingiliz ekonomisinin emek deger,fransanın kültürel yapısını ve alman felsefesini diyalektik ve tarihsel materyalizm altında devrimci bakış açısıyla yeni kurgularla ele almıştır....
feurebachı n panteist maddeci anlayışına muhalefet ederek,salt maddecilik kuramını benimsemiştir....
Ali şeriatinin insanın dört zindanında işaret ettiği;aşkı hiçbir zaman güncelleştiremedi marks....
sanki hayatta ve toplumlarda mekanik kanunlara tabidir....
dostoyevskinin agzından çıkan ;tanrısız hayat anlamsızdır ,sözüne kıymet vermedi...
hz.muhammed hiç bir zaman kendisini bu baglamda ele almadı..aşkı-adaleti-iç görüyü-hayati-tanrısal yasaları;ölçü eksenli birleştirdi..marks ise belli kuvvetleri tarihsel yasalarda baz aldı...
ölçü degil hayatı ayakta tutan boguşma dır marksa göre....
nedir ademi-insani bilinç-aşk ve devrim?soyutlama ve platonik zihin egzersizi..
insan asil degil hayvan dengi bir varlıktır....
esas hareket noktası budur..
engels;beyin ve zekayla insanla hayvanın arasını ayırsada;mekenizmden kurtulamadı...kör tabi yasalardan...
marks;hayat süreci içinde islamı hep klasik ve geleneksel olarak ele aldı...
hayatın bilincinin insanda ortaya çıkması ve islam ı es geçti...göremedi...
itikadı;felsefi ve düşünsel hayt yorumu olarak algılayamadı...fıkhi gerici-aşiret yaptırımlarıydı islam ona göre...
şuur yasaları,komiklikti....
marks içgörüde derinleşemedi...
hıristiyanlıgın teslis yasalarını;insanın aleyhine dogru bir girişim olarak gördü...fakat iislam felsefesini anlamadı...
peygamberin kastını ve fıkıhtaki amacını göremedi....
öz-nesne diyalektiğini göremedi...
islam bölgesel;aşiret diniydi...
yaratılış prologunu görecek düzeyden yoksundu...
ancak;sosyal hareket ve hak arayışı ve düzen ilkesinin kazanılmasında marksizm çok önemli katkılar sundu...
belli;düzeyde ve az insanın anladıgı islami bilinci;sorrunsal olarak barındırmakla içinde,yeniden bakmanın gerekliliğine zorladı...
ali şeriati,ikbal gibi aydınlar bunu anladı...
marks tabir caizse tanrısal açılım yasaları yerine;maddi açılım yasalarını koydu....
hegelist niteliklerden;farklı olarak muhammedi risalet;aşk ve adaleti birleştirdi..
kadim hikmet denilen şeyde uydurmaydı marksa göre....
gerici ve ayinseldi...
fakat ayini bilimsel olarak ele alamadı....
yeni bir tapınma düzeni getirdi....
faydalanmanın eşitliği üzerine...
tarihsel materyalizmde;bir takım gerçekleri barındırır...dogrudur....
fakat ana nokta diyalektik materyalizm eksenli oldugu içim fikri içe kapandı,militanlaştı....
fakat hayattaki evrimsel amacın insan bilincine hitap ettiğini göremedi....
idealizmi devrimcilemeyştirip,tümünün kökünü kazımaya çalıştı....
yine dogrudur;ondan önce devriimci idealizm bilimsel olarak yoktu....
fakat marks tersinden hareket etti....
insanın neliğine dair argumanları;yozlaşmış mezhep anlayışları baglamında ele aldı....
ilerleme fikrini ilahlaştırarajk yanılgıya düştü...
hegelin evrimsel bilincinin açılımını,faşist yargılardan uzaklaşma adına;reaksiyoner darwincilikten hareket ederek toptan reddetti....
makinalaşma...makinalaşma...tanrı üstü belirletyici olarak kabul etti...
yine dogrudur;ekonomik-cografi-sınıfsal-dinsel nedenler;tarihsel sürecin kalitesini düşürmüştür...
ama çözüm noktası yine insanbilim olmalıydı....
mesela;muhammedi risalet tevhid-adalet-ahiret-nübüvvet -namaz-hac -oruç v.s konuları sistemleştirdi...
leninin;öncü parti-troçkinin sürekli devrim,sartrenin varoluş,camusun absurd ,marksın nihai sınıfsızlık,sendikacılık v.s ögretilerine bakınız...BAKUNİNİN öz yönetim,mao ve gueveranın halkçı yönetim,hep muhammedi risalet lehinde sonuçlar çıkartmamızı gerektirir..
içerik olarak Y SORUNSALLAŞTIRILMASI GEREKİR...
marksa göre tanrı tabu,islam fıkhı tabu,hac-oruç-namaz dogmatik ayinlerdir..
fakat işin aslı öylemidir?
bunlar halkta bir sistematik kurumsallaşma ve birlik dayanışma ögretileridir....
tevhid-birlik
adalet-hak-özgürlük-eşitlik
ahiret-ileriki-sonraki yaÅŸam-cennet
nübüvvet-öncü aydınlanma
marksizm-kapitalizm hep buralardan hareket eder...
yunan tanrıları-mısır tanrıları-hint tanrıları;hep tabiat-süreç ve tarihi bölmeleştirerek yaratılır..
rig vedada derki;bunlar tek bir tanrının görünümleridir...
marks derki bilim şeylerin özüne vukufiyettir....
şeylere takılıyoruz....
aÅŸk ve sevgi;zihndir temel olarak;beyin diyalektiÄŸinin sonucu dogar...
karakter seçimidir...
ben marksa,aliye,madonnaya,hasan sagındıga,ahmet kayaya aşıgım ne anlama gelir?
karakterine,temsil ettiği düşünceye aşıgım demektir....
sevgi bu baglamdadır....
muhammedi risalet bir düzen anlayışı getirip,zihni sonsuza açarak aşk anlayışı geliştirmiştir..
halk yönünü ve evrensel ölçüyü nasıl sindirecek..
öncü aydınlanmanın yeri ne kadar mühim....
maskeli sinek zina nedir diyor?
tarihsel sürece bakınız...şarap-kumar-zina...
mutlaklaştırdıgın zaman,hukuk-siyaset-yasaya dair kural olmaz...
deger anlayışı bunlara göre gelişir;salt içgüdüsel toplum...
ben dine bakış açımı söyledim maskeli;insanbilim eksenli bakmak...
YALAN SÖYLENİYOR YADA BİLİNMİYOR...
rusa gidiniz,irana gidiniz,türke,kürde,fine bakınız
aÅŸkve sevgi toplumsal kurumsallaÅŸmalara eÅŸdegerdir....
inadına aşk inadına özgürlük inadına cinsellik
sol bir parti bunları söylüyor ülke dışında
ismini hatırlayamadım fransız HES PARTİ olması lazım
fransızca bölümünden giriniz HES
BUMUDUR özgürlük...
hüsnü Aktaş hoca herşeyine katılmasamda
şöyle dedi;
türkiyeli devrimci komünistler mistik-tasavvuf karakterlidir
ing-fin-çin sosyalizmi ise o toplumun dimagı içinde yogrulur...
nerde evrensel sosyalizm?
bölgeci faşizm ve bölgeci kapitalizm aynıdır...
kapitalizm faşizm üretir
sag argumanlar buradan besleniyor diye onları reel beyinle degerlendirmek;ademi merkeziyette ne ifade eder

Allah`a inanmiyorum demek,

Allah`a inanmiyorum demek, inaniyorum demekten daha kolay ve zahmetsizdir.Inanirsaniz, hangi din de olursaniz olun mutlaka dininize göre yasamaniz gerekir ve bu da yasantiniza külfet gibidir.Düsünün Allah`a ve onun her hangi bir dinine inaniyorsunuz; eeee o zaman demek ki zina yapmiycaksiniz, icki icmiyceksiniz, adam öldürmiyceksiniz, kumar oynamiycaksiniz, yalan söylemiyceksiniz, hele de islam dinini sectiyseniz bu sicaklarda oruc tutacaksiniz, sabah herkes uyurken namaza kalkacak ve 5 vakit namaz kilacaksiniz, dinin gereginini yerine getireceksiniz.Amaaaa ben inanmiyorum derseniz bunlarin hic birini yapmaniza gerek yok.Yani bu baglamda inanmamak daha kolay.Ve siz en kolayi seciyorsunuz tebrik ederim.

@deniz

Zina yapmamak, adam öldürmemek, içki içmemek falan filan için bir dine inanmanızın şart olmasına üzüldüm gibi bir şey oldu... Emin olamadım üzüntü konusunda. Üzülmemiş de olabilirim. Ama bir dine inanıyor olmanızdan kesin olarak memnun oldum. İyi ki inanmışsınız, yoksa birileri ölebilirmiş...

Her hangi bir dine mensup

Her hangi bir dine mensup olmadığı halde dinler hakkında negatif söylemlerde bulunmaktan kaçınan birisi olarak maskelisineğin yorumuna ve üslubuna bayıldığımı söylemeliyim.

Ben de sizin söyleminizden

Ben de sizin söyleminizden emin olamadim.Ama yazdiklarimin icinden bir tek adam öldürmeyi cekip almanizda cok manidar.

Anlamayanlar icin; inanan

Anlamayanlar icin; inanan insanlar yukarida yazdigim kötü isleri yapmayanlardir.Adam öldürmekten, zinadan, yalan söylemekten ve kumar oynamaktan vs. bahsediyorum.

@deniz

Peki siz, o dediklerinizi yapmamak için bir dine inanmanın şart olmadığını anladınız mı? Bir dine inanmayan insanlara yalancı, kumarbaz, katil, zinacı olarak baktığınızı düşünmek istemiyoruz da...

Nöbetleşe mi

Nöbetleşe mi çalışıyorsunuz kardeşim?

Dinin mi var, inancın mı ya da herneyse, al hayrını gör işte, bunun nesi yetmiyor sana, sağa sola tebrik dağıtmak niye?

Şurda yazıp durduğun şey kendi kendini geveleyen bir kaç cümle hepi topu, ve sen şu halinle felsefi derinliği üç numara şişten öte geçmeyen bir ev hanımını andırıyorsun, bu nedir yahu? İlle de tebrik edeceksen git kendini et kardeşim, bak ne güzel işte sen zor olanı seçmişsin, bizler gibi kolayına kaçmamışsın, yetmiyor mu bu gurur sana, daha ne istiyorsun?

Agnostik'i anmadan edemeyeceğim; Bıktım deniz, ben de bıktım sizlerin insan olmasından. İmam kılıklıların insan olmasından gına geldi bana da. Biz olamadık bir türlü ama hep sizler oldunuz, biz bilemedik bir türlü ama sizler hep bildiniz, hala da olup bilmek derdinde olanlar sizlersiniz.

düşünce adamı

düşünce adamı hafif meşrep olursa,tesirli olmaz....sanatı-bilimi-felsefeyi;basit ilişkiler agında ele alırsa,toplumsal önderlik yapabilirmi?hovardalık,çapkınlık,bohem ilişkilerden kaçınmak,evrensel aydın ahlakının gereğidir...yoksa kalite düşer...

Kalite uzmanı mısınız

Kalite uzmanı mısınız ali k? Düşünce adamının çapkınlığına değinmeden duramayan bu paparazi merakı niyedir? Her seferinde farklı bir ahlaki "duyarlılıkla" kaydırdığınız bu zemin nasıl bir zemindir, nerden beslenir, yoksa o da islami içeriğe bağlı kalarak üretilmesi zaruri olan şu yeni modelin bir gereği midir?

Mesela ben seksi çok seviyorum ve değişken çok eşliyim, ne kadar tırmalasam da benden düşünce adamı olmaz mı diyorsunuz? Olursa da tesiri mi ufak kaçar? Söyler misiniz ali k, bir yandan yeni bir ahlaktan dem vurup diğer yandan eski ahlak sahiplerini ve bu eski ahlakın değer ve yargılarını baki kılmak istemek nasıl bir duygudur?

ahlaki duyarsızlık

ahlaki ve bilumum duyarsızlık....
kiÅŸisellik kendini baÄŸlar...
ona bir ÅŸey diyemem...

Ahlaki duyarsızlık

Ahlaki duyarsızlık dediğiniz şey nedir ?

Sokakta öpüşebilir miyim mesela ? Ya da yatağa girdiğim her insanla evli mi olmalıyım mutlaka? Eğer evli değilsem ve aynı zamanda düşünce üretmeye çalışıyorsam, o halde evlenene kadar herhangi bir cinsel hayatım olmamalı mı ? ( malum, etki azalabilir demişsiniz ya.) Ya da diyelim ki evliyim, eşim bana vücudumun istediği yerinden yaklaşabilir mi ? Oral seks yapabilir miyiz? Bunda da bir tehlike var mıdır ?

Hangi duyarlılık ali k, hangi duyarlılık? İşiniz gücünüz ahlakçılık.

Düşünce adamı duruşu

Eskiden epey programda tartışılmıştı, "sanatçı duruşu" üzerine. Sanatçı şöyle durmalıdır, böyle yapmalıdır falan diye. Şimdi de düşünce adamının nasıl durduğu mu önemli?

xenix

senin bilecegin iÅŸ

senin cinsel hayatın kimseyi ilgilendirmez...tartışılmasıda dogru degil...
kısaca şunu söyleyim:aydın ahlaki kayıtlar altında yaşamak zorundadır...yoksada üretmelidir..
ahlaki kayıtzulme tepki için şarttır...sorun zaten içgüdüsel lezzetperestlikte yatar...
lafı uzatmayım....
tercihlerinde hürsün...
ama bu seçimlerinin benimle ilgisi yok...
ben aydının
esaslı bir aydının üstün bilim gücüne ulaşması için ahlaki kayıt altında yaşamasına inanıyorum...

İnanıyorsun fakat

Tarihte bir sürü aydın, bilim adamı, filozof hiçte öyle ahlaki kayıt altında yaşamamış. Yeri geldiğinde saydığın bir çok düşünür, toplumun ahlak bekçilerine karşı duruşlarıyla düşünür olmuşlar zaten sevgili ali.

xenix

İcazet için teşekkürler.

Demek tercihlerimde hürüm, e sağolasın icazet için. Ama herkes hürse eğer tercihlerinde, o zaman bu ahlakçı hatırlatmanın gereği nedir?

Sanatçısı da aydını da, kendisi ile toplum arasındaki iletişime ait dengeyi ve profili istediği gibi inşa eder, lakin siz ali k, konu ahlak olunca neden ille de birşeyler hatırlatma ihtiyacı duyuyorsunuz ? ( Sonra da kızıyorsunuz ahlakçı dedik diye)

"kısaca şunu söyleyim:aydın ahlaki kayıtlar altında yaşamak zorundadır" demişsiniz. Sizin şu yeni sistemde nasıl olacak peki ? Aydınları ve onların bilimum hovardalıklarını da kayıt altına mı alacaksınız ?

ahlak kapsamlı bir kavram

o bilim adamları tarihsel sürecin argumanlarını hangi düzeyde aştılarda varlık boyutunda ahlak tanımlamasına ulaştılar...
ahlak devrimcidir.-erol göka
ahlak erdemdir...
ahlaki bilinç olmadan bilim tamamlanamaz...
erdemi çogu savunmuştur,ama tarihsel ahlak anlayışı belirleyici olmuştur...
bohemci bir özgürlük özgürlük olabilirmi?
cinsellik aynı dairededir...
ali şeriati dinler tarihinde şöyle der:Tugrul şarabı içti;namaza durdu;ve cihadı başlattı...
şimdi heyecandır bu,her zeminde...
islam ülkelerinde mısır olması lazım;hafif güngörmüş sol tandastlı bir bayan;özgürlükçü bir islam felsefecisine şöyle der;amma ekmek yiyon?
sorun şurdur,cinsel özgürlüğe kafasını takan bu bayan,ithama nerden başlamaktadır...
avrupa bugün sınırsız cinsellikle manyaklaşmıştır;
kızmıyorum kardeşim,mesele çok boyutludur...
hatırlatma degil;benim insan felsefesi anlayışımda önemlidir..
ahlak parçlanabilirmi....
kapitalist ahlak kabul edilebilirmi?
iş ahlakı,aile ahlaki,cinsel ahlak
hep bunlar batı sömürgeciliği ile
islam ülkelerinin özgüven yoksunlugundan kaynaklanır

Vallahi Avrupa'da öyle

Vallahi Avrupa'da öyle sınırsız bir cinsellik filan yok ali k.

Ama açlık psikolojisi içerisinde ve biraz da ahlakçı bakınca, normal olan "manyakça" gelebilir insana.

Mesele çok boyutlu mudur, öyledir tabi, öyledir..

Kapitalist ahlak kabul

Kapitalist ahlak kabul edilebilir miymiş...E siz de "teolojik ahlakı" getirip dayıyorsunuz alnımızın çatısına, bu mudur özgün metodoloji ?

Kitlelerin Dehası

Ortalama insanda
Herhangi bir günde herhangi bir orduya
yetecek kadar ihanet,
nefret,ÅŸiddet
vesaçmalık vardır.
VE Cinayet konusunda En Becerikliler
Cinayet Karşıtı Vaaz Verenlerdir
VE Nefreti En iyi Becerenler
Sevmeyi Vaaz Edenlerdir
VE-SON OLARAK-
SAVAŞI EN İYİ BECERENLER
BARIÅž VAAZI
VERENLERDİR

Tanrıyı Vaaz Edenlerin
Tanrıya İhtiyacı Var
Barış Vaaz Edenlerin
Huzuru yok
SEVGİYİ VAAZ EDENLER
SEVGİSİZDİR
VAAZ VERENLERDEN SAKININ
Bilmişlerden Sakının.

DURMADAN
KİTAP
OKUYANLARDAN
Sakının

Yoksulluktan Nefret Edenlerden
Ya da Gurur Duyanlardan Sakının
Övgü Göstermekte Hızlı Davrananlardan SAKININ
Karşılığında ÖVGÜ Beklerler

Sansürlemekte Hızlı Davrananlardan SAKININ
Bilmedikleri Åžeylerden
Korkarlar

Sürekli Kalabalıkları Arananlardan Sakının;
Tek başlarına
Bir hiçtirler

Ortalama Erkekten
Ortalama Kadından
Sakının Sevgilerinden SAKININ

Sevgileri Vasattır, Vasatı
Aranır Dururlar
Ama Nefretleri Dahiyanedir
Nefretleri Seni Beni
Herkesi Öldürebilecek Kadar Dhiyanedir.

Yalnızlığı İstemezler
Yalnızlığı Anlamazlar
Kendilerinden Farklı
HerÅŸeyi
Yoketmeye
Çalışırlar

" SANAT
YARATAMADIKLARINDAN
SANATI
ANLAYAMAZLAR "

Yaratma Başarısızlıklarını
Dünyanın Beceriksizliğine
Yorarlar

Kendileri Tam Sevemedikleri İçin
Senin Sebginin
Eksik Olduğuna İNANIR
VE SENDEN NEFRET EDERLER

VE Nefretleri
Parlak Bir Elmas
Bir Bıçak
Bir DaÄŸ
Bir KAPLAN
Bir Baldıranotu Gibi
Mükemmeldir

En Usta Oldukları
SANATTIR
NEFRET.

Charles Bukowski

BİZİM AHLAK VAİZİ OLDUGUMUZU İDDİA EDİYORSUN

bizim ahlak vaizi olduÄŸumuzumu iddia ediyorsun?

bir slogan "yurtta sulh

bir slogan

"yurtta sulh cihanda sulh"

söyleyen

muhaliflerini idam etmekten vs. cekinmeyen bir komutan..

falih rifki atay anilarinda;

"...m.kemal diktatörmüydü -sorusuna -uygulamasina bakilirsa evet" cevabini verir...."

Eee..

siz
önce igneyi kendinize sonra cuvaldizi baskasina batirin..

slm.

ahlak vaizi ile ahlak felsefesi

ahlak vaizi ile ahlak felsefesi arasında fark nedir?

?

Ebubekir, kimler batırmalı iğneyi kendisine?

ahlakı en çok

ahlakı en çok savunanlardan birisi olan hz. muhammedin 6,7 yaşındaki kızlarla olan sapık ilişkilerine ne diyorsunuz, ya da evliyken başka kadınlarla zina yapmalarına ne diyorsunuz?
Muhammed 10 kiÅŸiyle evliyken Marya ile olan iliÅŸkisine ne diyorsunuz?
Muhammed, evlatlığı Zeyd ile evliyken Zeynep’e göz koymuş mudur?

hoop, n'oluyoz?

nerede yazıyor

bu konuları ,güvenilir kaynaklardan incele...
ben hiç öyle zinaya rastlamadım...
evlilik dışı zinaya hz.muhammedde....

Sn.Gamaro, mealen söyle

Sn.Gamaro,

mealen söyle demistiniz bir yorumunuzda;
" ben kizima güveniyorum fakat disardakilere güvenmiyorum.."

!?

Ee demek ahlak olmadan olmuyor..

biri kapitalist ahlak tebligciligi yaparken bir digeri de teolojik ahlak tebligciligi yapiyor varmi bir fark ?

bir
dayatmadan bahsediyorsak eger o vakit sizin tarifinizi de bir dayatma olarak kabul etmemiz gerekir..

kaldiki
ahlak kurallari hangi IZM´ile aciklanirsa aciklansin kökeni vahiy´dir aksini iddia eden varsa buyursun..

O
"ic ses" (vicdan) zaten kisiyi ahlakli kilan ilahi bir nefes´tir ki ben ona vahiy diyorum..

O
"ic ses"ki (vicdan) isiten ve uyan´in dini bir kimlige mensup olmamasi bir eksiklik degildir öylede isitip de O ses´e uymayan kisinin müslüman,musevi,
hristiyan olmasinin bir anlami olmadigi gibi..

slm.

iskorpit ACITTI mi he.. olur

iskorpit
ACITTI
mi
he..

olur
o kadar
türk mali ho..

slm.

O iç ses ki

O "iç ses" ki (vicdan), mevzu bahis "beni kureyza" olunca, kuranda bir şey yazmıyor diyerek kıvıran bir "iç ses".

xenix

Ebubekir, siz benim o

Ebubekir, siz benim o yorumumu tam anlamamışsınız. Gerçi o zaman da açıklamıştım ama zararı yok, tekrar açıklayayım; Ben orada kendi düşüncemden değil, bilakis "kızıma güveniyorum ama dışardakilere güvenmiyorum" söylemini üretenlerin düşüncesindeki komediden (evet, komedi) bahsetmek istemiştim. İsterseniz tekrar bakabilirsiniz ilgili foruma. Ya da gerekirse, bir kez daha ve daha detaylı olarak da sunabilirim aynı komediyi.

İkincisi, teolojik ahlak savunuculuğu yapmak da elbette bir haktır. Ama bunu yapan kişi "yok aslında benimki daha başka birşey" demediği sürece elbette. Bence bütün yorumları tekrar gözden geçiriniz.

Sayın ali k, ben çok basit

Sayın ali k, ben çok basit ve temel bir takım şeyler soruyorum size;

Sahip olduğunuz ahlak "felsefesi" ahlakın asıl sahibi olarak kimi görür?

Bir davranışın iyi veya kötü olduğunu belirlerken kullandığınız kriter ve öz nerden gelir? ( Değerlendirme açısından davranışın ilahi buyruk ile olan uyumluluğu belirleyici midir, değil midir?)

Bu deÄŸerlendirmede karar mercii kimdir, kimin otoritesi hakimdir?

Ahlak gibi, hukukun özü de üst bir evrene ait ilahi bir ide midir?

Yeryüzündeki hukuk yapıcılar bu ideyi gözetmeli midir?

vesaire..vesaire..

klavuz karga olunca

ali k yazdi;
"bu konuları ,güvenilir kaynaklardan incele...
ben hiç öyle zinaya rastlamadım...
evlilik dışı zinaya hz.muhammedde........"

**

valla
bosuna ugrasma
bu cagdas mürid-an
"kargadan baska kus tanimaz" E klavuzu karga olanin burnu.....malum...."

ülkemizde iki esasli hizip var ayni kaynaktan beslenen gelenekciler ile reddiyeciler..

beslendigi kaynak ?

tezgahlarinda cagdas ve cagdisi "din(i)dar insan" yetistiren beyin yapicilarin uydurma rivayetler temelinde ürettikleri akla ziyan fertvalar ile doldurduklari fosiptik cukuru..

bu
"kirli kültür"ün
ülkemizdeki pazarlayicisi devlet bütcesinden destekli diyanet vs..

slm.

Qur´an da ne yaziyorsa O

xenix yazdi;
"...O "iç ses" ki (vicdan), mevzu bahis "beni kureyza" olunca, kuranda bir şey yazmıyor diyerek kıvıran bir "iç ses"......."

Qur´an da ne yaziyorsa O
digerleri beni baglamaz kabul etmek yada etmemek sizin tercihiniz..

kusura kalmayin ama kivirma falan yok sadece Qur´an disindaki kaynaga
bel baglayan reddiyeciler var E onlari memnun etmek icinde yazmiyorum zaten..

tatmin olmak isteyen ateist forumlara takilsin özellikle "sexy huri´rümuzuyla yazani tavsiye ederim..

slm.

Hani iç ses

Hani "iç ses" e ne oldu?? Kuranda yazanların dışındakileri kabul etmem diyorsun, "iç ses"iniz mi kısılıyor böyle durumlarda? O zaman benim "iç ses"im kuranla sınırlı yazın, biz de bilelim.

xenix

ahlak felsefesi

hayat ve varlık akümülasyonu içinde insan kendini konumlandırır...tüm insan dogasını varlık içinde kavrayan insan dünyası ahlaki duyarlılık kazanır...
hayat iradi-bilinçli ve amaçsal güzergaha akar...
tabi bu tanrısaldır...
insan sorumlulugunu duyumsar...
sorumlu davranış ahlaka tekabül eder..
sizin sordugunuz sorulara ortak cevap verirsem;
1.hayat iradeli ve amaçsaldır
2.insan varlık içinde kendini tanır
3sorumlu ve düzenleyici davranış geliştirir
tanrının konumu farklı olsada ,doga-insan ve tanrı arasında ilişki vardır...
bu bilinç insanda tahakkuk eder,erdemli davranış bu iç şuurdan dogar...
insan yabancısı olan bu alemdeyeryüzü cennetini kurmayı arar...
zulme karşı tepkide sona yaklaşıp zulmü ortadan kaldırınca ya kadar çalışır..
çünkü;akıl ve aşk ancak varlık bilinciyle kazanılır
tarihsel ve ilahi evrim neticesiyle bu karakter insana zerkedilmiÅŸtir...

Kusura bakmayın ali k,

Kusura bakmayın ali k, fili boyayınca zebra olmuyor.

epistemeloji-ontoloji-metodoloji

metodum anlaşıldı umarım...
bir şeyi bir şeye boyadıgım yok....

ne alaka ? konu beni

ne alaka ?

konu
beni kurayza
Qur´an birebir olaya taraf..

rivayetlere göre 600 - 900 kisi öldürülmüs bu anlatilanlar dogru olsaydi Qur´an´da konuyla ilgili daha net aciklamalar olurdu..

Qur´an´in beyani disinda "seytan ücgeni" rivayetleri kaynak kabul etmedigimi kac kere yazdim..

sizin
"seytan ücgeni" disinda bir kaynaginiz,belgeniz varsa buyrun tartismaya devam edelim..

anlasilan
olayin tarafi olan Qur´an´in aciklamasi size yetmiyor tercih sizin yapacak birsey yok..

bence
"ic ses" ilahi bir nefestir yani vahiy..

siz
vahiy´i kabul etmediginize göre sizin "ic ses"iniz ateizm yada schamanizm ile mi SINIRli ?

"..."iç ses"iniz mi kısılıyor böyle durumlarda?...."

tabiki hayir..

fakat

m.kemal ve kemalizm ile ilgili yazismalarda "ic ses"inizin bayagi kisik ciktigi hatta hic cikmadigi ortada..

halbuki
delil ve kaynak sapasaglam
canli sahitleri de var arti ülkemize ve insanimiza kaybettirdikleri de inkari mümkün olmayan bir gercek..

örnegin
"Ülke Çözümleri" basligina atatürk ilkelerini cözüm olarak sunan cikmadi Bilgisev bile japonya örnegiyle yetindi..

mangalda kül birakmayanlar nerde acep ? demek bazilarinin "ic ses"leri kemalizm ile SINIRli..

slm.

"sexy huri" ha

hahaha yakından takip ediyorsunuz galiba, bu kadar ısrarla tavsiye ettiğinize göre.

Sevgili Ebubekir, M.Kemal

Sevgili Ebubekir, M.Kemal ilim benim demedi ki. İlim nerde ise ona ulaşıp onu kullanmamızı önerdi. İlim de değişmeyen esaslara vurgu yaparak usulleri çağın gerektirdiği şekilde yönetmemizi önerdiği kanısındayım. Ayrıca M.Kemal'i kullananlarla anlayanlar arasındaki farkı görmek gerekir. Örneğin; Kadın anne özelliği taşır ancak onu meta olarak alıp satan erkek türleri var. Bu türlerin varlığı annenin varlığını meta yapmaz. M.Kemal'in önerilerine kulak asmayanların önerileri de tıpkı bu anne özelliğini hiçe sayarak onu meta yapanlar gibi bir durumdur.

Kuran ve hadis

Kuranın muhalif olmadığı tüm hadisleri geçerli saymıştınız. Beni kureyza ile ilgili hadislere (en güvenilir kaynaktan, El Ezher üniversitesinden, (bahsettiğiniz şeytan üçgeni ile alakası olmayan) ) Kuran muhaliflik yapmadığına göre, neden katılmıyorsunuz kaynaklara?

Bu arada ben şamanist değilim, kemalist değilim öyle bir varsayımınız olduğunu anladım yazdıklarınızdan.

Ülke çözümleri başlığında, şikayet etmeden çözüm yazamadınız sevgili bekir. Sizi çözüme beklerim. Her ülkenin sorunları var, ama onlar çözüme odaklı oldukları için (devamlı şikayet edipte hiç bir şey yapmamak gibi bir toplumsal zekaları yok) sorunlarını aşıyorlar. Bende sizi sorun çözmeye (var olan sorunları tespit etmenize değil) davet ediyorum. Eh tabi sorun çözme öngörünüz varsa. Size kalsa tüm kemalistleri öldürelim olsun bitsin bu iş diyeceksiniz ama olmuyor galiba...

xenix

Peygamberinin sex

Peygamberinin sex hikayelerini duyunca birdenbire neden kudurdun?
Kaynar suyada girince ciyak ciyak sesler çıkartan istakozlar gibisin ebubekir...
O değil miydi millete ahlak dersi veren, ve en çok ahlaksızlığı yapan...Ardından da cehalete ve bilgisizliğe sığınarak "hoop ayet" indirten...

Nerden geliyor üssteki sesler, vicdanından mı anlamadım gitti?

Yazı uzun olduğu için sana ve ali desidero dostuma link gönderiyorum, merak eden okur, kaynakları da aşağıda yazılı, şimdi sen inanmaz, video çekimlerini de istersin ama, ama o zamanlar yoktu biliyorsun, ayıp...xxxx...

http://www.turkforum.net/1108696191-marya-hafsa-muhammed.html

Yazının içinde en baba tefsizsiniz Elmalı'nın bile araştırması var.

Konu 1- Bu Marya-Muhammed muhabbeti, iyi incele, konu Kuran'da bile işlenmiş, şey Quran mıdrı neydi:)
Uydurmuyorum yani..!

Bunu oku, incele, nereye istersen de soruştur, ama en aliminnin son söz şu olacak: peygamberler de insandı, onlar da hata yapabilir, ki Kuran'daki Tahrim suresi bunun üzerinedir.

bu söze katılıyorum ancak, kişi hem tanrısal bir huruzda hata yapacak, hem de sürekli tanrısal bir vücudla hatalarını işlemeye Tanrı adına devam edecek, bir de sürekli ahlak üzerine insanlara öğütler verecek...(buraya dikkat!)

kusura bakma ama muhammed abinin uçkuru biraz uzunmuş...

Bunu iyice oku, ikinci "vahiy" geliyor, yolda...

biber acıdır dostum, gerçekler de...!

dikenlidir, mikenlidir ama, İskorpitten öpücükler...

sonra bir de ÅŸunu

sonra bir de ÅŸunu incele:
Senin şu sapık haci lardan...

rinda

bak nasilda anladin süper zekasin valla..

sizi tasavvuf ile ilgili bir yazinizdan dolayi elestirmistim isi taaa türkmüsün degilmisin absürdlügüne kadar götürmüstünüz dedik ya süper zeka..

selam

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş