Dünyevi Sualler

Bir de ölmek vardı.

Bunu unutanlar merhametlerini de kaybetti. Aslolan hep aydınlıktı. Kimse ışığa koşmaya cesaret edemedi. Ondan kaçtılar, bazen neyden kaçtıklarını unutarak hatta. Acaba sadece bir son muydu bu? Sondan kaçarken sona doğru hızla koştuklarını bilmiyorlar mı? Bir tünele girdik ve bu tünelin geri dönüşü yok, öyle de böyle de çıkışa doğru hızla ilerliyoruz ama tünelin sonundaki ışığı neden herkes görmezden geliyor?

Kaç kalp kırdın bugüne kadar hiç düşündün mü? Kaç kişinin mutluluğunu çaldın? Bunları yaparken ne kadar haklıydın? Buna değecek kadar mı? Arkanda ne bıraktın? Sana sayıp söven senin için küçük (!) insanlar mı? Yoksa adını her anışta yüreklerine bir sıcaklık çöken büyük dostlar mı?

Asabını bozanlar olunca yakıp yıkar mısın sen de? Derin bir nefes alıp sakinleşmek yerine derin bir nefes alıp ağız dolusu küfür mü edersin? Yanlış anlamak lügatinde yazmaz mı senin? Duygusal kararlar senin zayıflığından mı gelir? Yoksa karşındakinden çıkarın olmayınca ona dair alınacak kararlarda acımasız olmayı başaracak kadar profesyonel misin işinde? Peki ezmek nasıl sence? Ezmezsen ezilirsin diyenlerden misin? Bu mantıktan yola çıkarak sevmezsen sevilirsin desek acaba senin mantığın ne kadar tutarlı olur? Ya da sen kendi küçük dünyanda sen onlara yapmayınca herkesin sana yapacağına inanıyor musun? Kendini dünyanın merkezine koyarak yaşamanın ne kadar acı verici olduğuna hala uyanamadın mı? Başkalarıyla paylaşmadan yaşamanın tatsız tuzsuzluğu senin damağına bulaşmadı mı?

Haydi hepsini geçtik diyelim, kendine hiç sordun mu bunca sorunun ötesindeki şu soruyu hiç?

Neden yaşıyorsun?

Erkan Serdar Serter

Senin oyun: None Ortalama: 4 (Toplam 1 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

"o" neden yaşadığını

"o" neden yaşadığını gayet iyi biliyor gibi geldi bana lakin sizde çok derin sorular saklı sanki hala...

notumsu;
"o" sözün gelişiydi diyelim de buraya takılıp yorulmasın hiç kimse....
gidişi için bir geliş lazım söze...

Sualler:)

Neden bu memlekette gökyüzüne bakan herkes bulutları koyuna benzetiyor?
Neil Armstrong aya ayak bastı parası vermiş midir?
Van Gogh kulağını kestikten sonra gözlük takmayı denemiş midir?
Pavlov’un evinin zilini çalıp kaçan çocuklar var mıydı acaba?
Vapurdan kendisine simit atılan martı “Ay ne romantik!” diye düşünüyor mudur ?
Küçük Prens büyüseydi geçmişinden utanır mıydı?
Musa denizi ikiye ayırırken üzerine su sıçramış mıdır?
Ya 41. Harami diye biri varsa? Ya imaj uğruna örgüt içi infaza kurban gittiyse?
Vücuttaki “ben” miktarının fazla olması “ego kanseri”ne yol açar mı?
Memleket mi, yıldızlar mı, gençliğim mi daha uzak? Yoksa Nazım Hikmet mi?

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş