symekiz & Toruk Makto görüşmesinden izlenimler. (19.05.2010)

Toruk Makto kullanıcısının resmi

"Bu ne yahu yine mi görüşme kritiği" diyenleri duyar gibi oldum. Hatta forumda bu tür başlıların açılması yasaklanmalı mı yoksa yasaklanmamalı mı? konulu anket açma önerisi getirmek isteyenler de olabilir. :) Bir an zihnimde canlandı da böyle her birebir görüşmenin izlenimlerinin yapıldığı bir forum üst başlığının altındaki yorumları okuduğumu hayal ettim. Nasıl yorumlar olurdu diye düşünmeye başladım. Subjektif yorumlar olurdu. Belki de yorumlanan kişinin bile hiç düşünmediği yorumlar olurdu. Belki de hiç bir anlamı olmazdı. Yine de güzel olmaz mıydı?

Henüz yeni üye olmasına rağmen aktif paylaşım içinde olan bu arkadaşı merak eden var mı? Ben çok merak ediyordum. Hala merak ediyorum. Çünkü sürekli şaşırtmaya devam ediyor. Bir insan düşünün ki 17 yaşında başlayan farkındalık artış sürecini, iki yıl sonra hiç bir öğretiye bulaşmadan bütün öğretilere girip çıkmış bir kişinin düzeyine taşımış olsun. (hadi yaklaşık düzey diyelim) Asıl önemli olansa bu kazanımların bilgi düzeyinde değil, içselleşmiş görüş şeklinde olması. Bu durumu nasıl açıklayacağımı bilmiyorum. Tam bir spiritualist olsaydım çok kolay olurdu. Onun, bu dünyadaki son bedenlenmelerinden birisini, belki de sonuncusunu yaşamakta olan yükselmiş bir ruh olabileceğini ya da görevli gelmiş olabileceğini düşünürdüm biterdi. Öyle olmayınca açıklamak zor oluyor. Neyse, açıklamak yerine forumda böyle bir kişinin olmasından, böyle bir kişiyle tanışma şansına erişmiş olmaktan duyduğum mutluluğu aktarayım. Belki bundan sonraki yorumlarını okurken daha dikkatli inceleyip kendiniz için çıkarabileceğiniz payın maksimumunu çıkarırsınız diye aktarayım dedim. Yazılarından dolayı daha yırtıcı bir kişilik olabileceğini düşünmüş olmama rağmen, foruma üye olmadan önce bir toplantıda görmüş olmamın avantajıyla zihnimdeki bu imajı silmiştim zaten. Oraya ileride guru olması muhtemel bir kişiyi görmeye gittiğimi düşünürsek; yüksek beklentinin hayal kırılığına uğratma ihtimalini de düşünebilirdik ama bu hayal değil tespit olduğu için "ne isabetli tespitlerde bulunuyorum" diye böbürlenebileceğim bir sonuç ortaya çıktı.

Görüşmenin içeriği daha çok vejeteryan beslenme olsa da Evrene ve hayata dair bir çok konuyu da canlı yorumlamasına şahit olup şaşkınlıktan pörtlemiş gözlerle dinledim. Alçakgönüllü birisi olmasından dolayı daha fazla uzatmıyorum. Üzerine sayfalarca yazabileceğim kaynak olmasına rağmen. Beslenme üzerine eğitim aldığı için profosyonel danışmayı da bedavaya getirmiş oldum ama asıl bedavaya gelen bu değerli iki saat oldu.Yakından bakıldığında görmemenin imkansız olduğu böyle değerlerin forumumuza katılıyor olması hepimiz adına bir şans. Daha önce hoşgeldin demiştim ama tekrarlamak istiyorum. Hoşgeldin, iyi ki geldin...

Senin oyun: None

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

senden korkmaya başladım

senden korkmaya başladım toruk:) sırada kim var?

neden sen olmayasın? :)

neden sen olmayasın? :)

Toruk

Toruk en iyisi sen "buluşmalarım" diye bir başlık aç ve onun altında buluşma notlarını birleştir. Ben de korkmaya başladım, hadi tek tek neyse, bir gün böyle futbol takımı ile falan tanışırsan ne yapacağız diye. :)

xenix

İşte böyle oluyor...

Torukcuğum, bak kıskanmaya başladım seni! Herkesle buluşmanı yazıya döküyorsun da bir tek beni anlatmıyorsun. :))

Ama şaka bir yana senin bu yönünü çok seviyorum Toruk; hiç bir şeyi, hiç kimseyi basite almıyorsun ve bir madenci gibi inceden inceye tetkik ediyorsun.

Diğerlerini bilmem; ancak symekiz madenini çarşamba topantısında tanımaktan ben de çok mutlu oldum. Belki bu mutluluğumdan dolayı o akşam ona pek çok güzel söz söyledim.

Belki de toplum hayatının insanı yapaylaştırdığı günümüzde bu kadar doğal kalan ve gülücükleri kirlenmemiş, bakışlarındaki ışık perdelenmemiş bir insanı tanımaktı beni mutlu eden.

Sonra... Oradan ayrıldıktan sonra bu utangaç masumiyetin kirleneceğini, bozulacağını düşündüm bir an. Ne de olsa yaşı çok gençti. Bu yüzden hiç büyümemesini diledim bir an.

Ah symekiz... Uzak dağlarda, el ayak basmayan yerlerde kendi başına büyüyen bir kırçiçeği gibi gördüm seni.

Tebrik ediyorum seni ve maşallah diyorum utangaç masumiyetini bu şekilde koruyabildiğin için; Allah nazardan saklasın.

Benim sevgilim de senin gibiydi on beş yıl önce karşıma çıktığında. Sonra kaybettim onu. On beş yıl sonra yeniden geldiğinde ise hala çok çok güzeldi. Ancak bakışları kirlenmiş, masumiyet bahçesi talan edilmişti. Yine de Kabe'ye yönelir gibi yeniden yöneldim ona. Ve bundan sonraki yaşamımı da onun bahçesine konmaya çalışan kargaları kovmaya adadım.

İşte böyle oluyor symekiz insan büyüdükçe. Belki de içimde esen bu fırtınalardı o akşam sana o kadar ilgili davranmama neden olan.

Ne kadar böyle desem de sen de büyüyeceksin elbette, yaşın yirmi beş, otuz beş olacak ve kirlenecek renklerin. Bakışlarına gölgeler gelecek...

Ama yine de ne yaparsan yap, yavaş büyü e mi?

bunların üzerine benim

bunların üzerine benim söyleyeceklerim acı bir kahvenın tadı gibi olsada; cevap vermemek olamazdı.. sizlerle birlikte olmak harika bi duyguydu ve karsılasmakta o derece mükemmel.. ne yaparsam yapıyım; "çocukluğumu kaybetmek" olucak en büyük korkum.. tecrübelerin paylaşımıyla büyüseydi tüm çocuklar belkide cok daha güzel olurdu hayat.. lakin bazen bilinen şeyleri uygulamak insan kavramına cok uzak düşüyor..

gününüzün güzel geçmesi dileği ile..:)

Bu ne yahu yine mi

Bu ne yahu yine mi görüşme kritiği:)) Efenim, ilk işim bi anket açmak olacakk...
Åžaka ÅŸaka...:)
Symekiz,Sonsuz Us'a hoÅŸgeldiniz..

okurken gerçekten gözlerim yaşardı.

ve bitirmeye yakın sağ gözümden bir kaç damla süzülüverdi. Neden sağ bilmiyorum. Şaka olduğunu biliyorum. Herkez özel ve herkez ayrı bir dünya. O nedenle ayrım yapmam çok zor olurdu ama bu görüşme kritikleri seninkiyle başlamış olsaydı; en radikal olanı olurdu. Sözü kullanma sanatını senin kadar iyi bilseydim tek cümlelik olabilirdi bu yazılar. Herhalde şu tek cümleyi yazardım;

"Ah symekiz... Uzak dağlarda, el ayak basmayan yerlerde kendi başına büyüyen bir kırçiçeği gibi gördüm seni."

kendi yazdıklarımı bitirmeye çalışırken sol gözümde aktifleşmeye başladı. Senin kirlensede bozulmayan masumiyetini görünce; symekiz adına pek endişelenmiyorum. Ne de olsa önümüzde senin gibi bir örnek var... :)

güzel espri :)

...ve güzel öneri. devamı gelirse; tek başlığa toplayabilirim...

Ya Toruk, sen her kez

Ya Toruk, sen her kez yapıyorsun bunu; ahaliyi anlatan sözcük "herkes" sözcüğüdür, üstüste yapılan eylemi anlatmak için "her kez" denir ve ayrı yazılır. Sen birleştirip yazınca herkes "herkes" yazdığını sanıyor belki ama, böyle değil. Bu kez dayanamadım.:) Dilerim üzmedim...

hayır üzülmedim. Uyarı için teşekkürler.

...az önce de kaplumbağa arayıp bundan bahsetmişti. Dilbilgisi ve noktalama işaretlerine dikkat etmediğimin farkındayım. Bu konuda iflah olma niyetinde olsam çabucak değişebileceğimi de biliyorum ama henüz niyetine girmedim. :)

toruk ÅŸunu sormak istiyorum

toruk şunu sormak istiyorum ,bu buluşmalrdan sonra kendi iç dünyanda birşeyler yitirdiğini düşünüyor musun .yani anlatmak istediğim şu "o büyü" kayboluyor mu.

Bu bir süreç sonrası

Bu bir süreç sonrası oluştuğu için büyü sadece o günün ürünü değil. O nedenle kaybolmuyor...

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş