HAYATI KONTROL ETME SANATI !!!
HAYATI KONTROL ETME SANATI !!!
Nasıl yani ! Bu da nerden çıktı şimdi ! Evet evet ben bunu biliyorum ..Hımm . Ve daha birçok ses duyuyorum ..Başlığı okuduğunuzda sizden gelen bu ve benzer sesler...
.Neyi biliyorsunuz ? Nasıl yapıyorsunuz ?
Sabah işe gitmek üzere yola çıktınız . Arabanıza arkadan bir araba çarptı ,daha taksitleri bile bitmemişti. Siz ne kadarda dikkatliydiniz oysa. Ama o an dikkat sizin yüklendiğiniz bir duyguydu. Karşı tarafta ne yüklü olduğunu bilmiyoruz.EE hadi kontrol edin ,olmamasını sağlayın . Hayatın içinde olan şeyler bunlar kazalar ,aksilikler ,hatalar..
Birinci seçenek :arabadan hışımla çıkıp ,bağırmaya ,sorgulamaya , eleştirmeye başlarsınız ! Büyük olasılıkla karşı taraf ,tepki göstermek üzere , savunma mekanizmasını kurmuş ,sizi bekliyor olacaktır. Karşı tarafın ruh haline göre alacağınız tepkinin şiddeti farklı olacaktır . Öfkeyle kalktınız ve aynadan her şey size geri yansıdı.
Yada kontrolojiyi bilen biri olabilir ! Siz öfkeyle gelirken , o duygu yastıklarını açmış , sizi bekliyor olabilir. Siz suçlarken , kabullenir. Siz bağırırken ,o sakin kalır. Siz ah ne olacak şimdi derken ;o halledilir der. Sonuç , siz ne kadar sert tepki verirseniz , o yastıklara düşüp , biraz daha yumuşayarak , geri düşersiniz kendi duygu alanınıza.
Yada siz kontrol ediyorsunuzdur duyguları. Karşı taraf suçlu yada değil ,arkadan çarpmış olmanın verdiği duyguyla ,savunmasını almıştır ve en az kendi savunması kadar kuvvetli bir frekansta öfke ve suçlama bekler . Sizin duygu kontrolünüz ve transferiniz sonucunda , frekanslar tutmuştur.
Yada her iki tarafta konrollü olursa , oh ne ala . Hatta şöyle bir konuşma bile geçebilir. Çok teşekkür ederim bana çarptığınız için , siz belki de biraz sonra başıma gelicek ,büyük kazadan beni korudunuz .Benim adım pollanna . Bu kadar abartılı olmasada daha hafif ayarda ,bu kadar net olmayan ,benzer konuşmalar geçebilir.
Ama evet bire bir kelama dökmesekte , kontrolün başladığı düşünme şekli bu . Amerika ‘daki , İkiz kulelerin yok olmasından , kıl payı kurtulan insanlar bir araya gelip ,konuşmuşlar ,nasıl oldu diye. Bir tanesi arabası bozulduğu için işe geç kalmış .Bir diğeri , yeni aldığı ayakkabılar ,ayağını acıttığı için ,bant almak üzere eczanede durmuş . Ben olsam o yara bandını , altın çerçelerle ,çerçeveletir. Tam uyandığımda görebileceğim bir yere koyarım. Bu ve benzer birçok hikaye var . Tıpkı araba yarışlarında olduğu gibi , bir an için yaşananlar ,hayatın yönünü tamamen değiştirebilir.. Saniyenin onda biri hayatınızı değiştirebilir.
Mutlu musunuz ? Yada , Nasıl mutlu olursunuz ? Ne sizi mutlu eder ?
Bir kısmı çocuklarımla,ailemle ,arkadaşlarımla beraberken mutlu oluyorum diyebilir. Peki çocuğunuzla beraber oyunlar oynarken , işyerinde geçirdiğiniz tatsız diyalog ,aklınıza gelip ,dişlerinizi sıka sıka mı geçiriyorsunuz o anı . Öyleyse bu tam mutluluk mu? Yada nasıl mutlu olduğunuzu düşünüyorsanız. O düşündüğünüz anın tam hakkını veriyor musunuz ?
Evet ben arkadaşlarımla beraber eğlenirken mutluyum . ama arkadaşlarım benim giyim tarzımı eleştirdi diye. Spor ve bazı alanlar dışında nefret ettiğim spor ayakkabılarımı giymekten hoşlanmıyorum. Sırf onlar , beni olduğum gibi kabul etmiyor diye ,sporları giyip , yeni traş olmuş finolar gibi koltuk altında saklanmak misali , ayaklarıma baka baka ,yalandan eğlenmek yerine . Kendimi iyi hissettiğim botlarımı ,topuklu ayakkabımı giyip , gerçekten gülerek ,iyi hissederek o anı yaşamayı tercih ederim . Yada takılı olduğum o duygudan uzaklaşıp ,ilerleyip , spor ayakkabı ile nasıl rahat saatler boyu ayakta kaldığımı düşünüp , simya yaparım . O kendimi beğenmeme , kötü hissetme duygumu , rahatlık ile değiş tokuş yaptım , birde mutlu bir yüz ifadesi ekledim mi tamam . Beynim ikna olur.
30 larında bir arkadaşım hep kendinde bir eksik varmış gibi , tam dişi gibi hissetmediğini söylüyordu. Bayağı uzun tartışmalarımız sonunda ,keşif yaptık. Göğüslerinin boyutundan memnun değildi. Takviyeli sütyen kullanmaya başladı .Eksersiz ve sporla kısmen de olsa bu durumu biraz değiştirince ,duruşu değişti. O ihtiyacı olan duyguyu yakaladığında , yansıtması da daha farklı oldu. Şimdi zaten istediği gibi olduğunu düşünüyor ,duruşuyla ,bakışıyla ,hareketleriyle yakaladı o duyguyu.
Evet nasıl mutlu oluruz sorusuna gelelim tekrar.
-Gerçekten nasıl mutlu oluruz biliyor musunuz ? Mutlu olmanın yolu ilerlemektir. Aynı döngüde dönüp ,durmak ,beklemek ,çözüm getirmez. Ruhunuzu ,vücudunuzu ,zekanızı ,ilişkilerinizi ,işinizi ilerletmek . İlerleme hissediyor musunuz , katkıda bulunuyor musunuz ?
Mutluluk , duygularla gelişir . İçsel simya yapabildiğiniz oranda mutlu olursunuz.
Peki nasıl değişecek duygular ? Hareketler duyguları oluşturur . Hareketler ,duruş ,mimikler ,sinyaller gönderir önce beyninize , sonra enerji alanınıza. Tepki ile karşılaştığınızda ,beyin savun diye sinyal verir önce . O sinyali aldıktan sonra , nasıl işleme koyduğunuz çok önemli .Önce yüz mimikleriniz , sonra beden diliniz ile karşınızdakine savunma hissi verirseniz ve kelimelerle bu durumu sabitlerseniz , geri dönüş daha kuvvetli bir tepki olur muhtemelen. Zincirleme bir şekilde devam eder.
İlk anda duyguyu nasıl oluşturduğunuzu deneyimleyin . Öfkeyle kapınıza dayanan yan komşunuz , köpeğiniz ,kapısındaki yeni aldığı ayakkabıları parçaladığı için hışımla zili çalıyor. Daha kapıya açmak üzere ilerlediğinizde , zilin sesinden öfkeyi hissediyorsunuz.
Adımlarınız hızlandı. Kapıyı açarken ,kaşlar çatıldı , biraz da şaşkın bir ifade ile karşısında duruyorsunuz ! Öfkeyle anlatıyor . Yeni ayakkabılarını neden kapıda bıraktığını mı sorgularsınız ? Üzüntünüzü belirtip ,telafi edeceğinizi ve bu durumun bir daha oluşmaması için önlem alacağınızı mı söylersiniz ? Ama hala konuşuyor ,eksik yaptığınız ne ? Bunları ona söylerken yüzünüzün şekli ne hissettiriyor ? Aaa tamam , halledicem işte mi !
Şunu deneseniz ; olayı duyduktan sonra nasıl önlem alırım hissini verebilirsiniz bence. Yüz ifadenizde nasıl önlem alırım hissini veren ;biraz düşünceli bir hal , bir adım ileri atıp , köpeğin oraya nasıl geçtiğini keşfetmeye yönelik bir bakış , bir adım geri atıp haklı olduğunu göstermek ,yada sabit durup aynı üzüntünüzü, önlem alacağınız belirtmek . Bunlar duygu yastıklarınız , karşı tarafın hızını keser.
Bir süre duyguları nasıl oluşturduğunuzu test edin ,.Duyguları değiştirmeyi öğrenin . Hareketler , mimikler duyguları oluşturur .Bunları değiştirebildiğini de duyguları da dönüştürebilirsiniz. Hayat sistemimizin temelinde duygular var. Her şey duygular ile başlıyor .Dönüştürebildiğiniz oranda faydalanıyorsunuz , dönüştüremediğinizde blokajlar yaratıp ,hayat yollarını tıkıyorsunuz ,hasta oluyorsunuz.
Sistemi kontrol etmesini öğrenerek , hayatın kontrolünü ele geçirirsiniz .Hayatı kontrol etmek bir sanattır ve yaratılış itibari ile her birimiz bir sanatçı olarak dizayn edildik .
Hayatın hakkını vererek yaşayın .
ASUDE MAKBULE
08.05.2010



Sibel Atasoy
butonunun üstüne gelerek yapmak istediğiniz işlemi seçiniz. Paylaşmak için sitemize üye olmanız gerekmez.
kontrol edilen şeyin
kontrol edilen şeyin adının "hayat" olabilme ihtimali...
Yeni yorum gönder