Kelebek ve Özgürlük

Özgürlük; geçmişin yükünü taşımadan ve geleceğin meraklı kaygısını duymadan, içinde bulunduğun anın bütün koşullarını üstlenerek, sorumluluğunu duyarak yeni güzelliklere konacağı yeni anların coşkusunu yaşayan bir kelebek gibi kanat çırpmaktır zamanın içinde…
Geçmişin yükü kelebeğin kanatlarını delip parça parça eder, lime lime döker toprağa… Uçamaz olursun o yükün parçaladığı kanatlarla… Geçmişi kanatlarını parçalayan bir yük gibi değil de seni incitmeyen bir bilgi gibi, bilgece sindirirsen beynine ve yüreğine, zaman tarafından donatılmış silahlarla uçarsın geleceğine doğru…
Geleceğini kendi ellerinde tuttuğunun, senin isteğin dışında hiçbir şey yaşamayacağının, gelecek anlarda seni sen yapacak günlere, yıllara kavuşacağının, bunun için de geçmiş tarafından donatıldığının farkına vardığın anda özgürsündür. Bu farkındalık ne kadar yüksekse özgürlüğünün tadı o kadar haz verici olacaktır. Geçmişin acısı ve geleceğin kaygısı yüreğinde ne kadar yer kaplıyorsa o kadar uzak olursun özgürlüğünden.
Hep birilerini, bir şeyleri suçlarız özgür olamadığımız için… Esaretimiz sadece kendimizedir oysa. Düşüncelerimizi durdurduğumuz veya yönlendirdiğimiz kadar esiriz yaşama. İmgelerle yarattığımız dünya denen bu boyutta, farkındalığımızı hapsettiğimiz kadar parmaklıklarla çevriliyiz. Anahtarın hep başkalarında olduğunu düşünür durur, acı çekeriz, kin duyarız, çaresizlik ve esaret hissederiz.
İnsanlık tarihi olağanüstü gücü, başarıları ve yaşadıkları anlarda yaptıkları marjinal eylemlerle tarihe adını yazmış özgür kişilerle doludur. Özgürlük, kendin olabildiğin kadar senindir… İsa’nın, Musa’nın, Newton’un, Tolstoy’un, Gorki’nin, Aziz Nesin’in, Can Yücel’in adları neden bizim tarafımızdan biliniyor dersiniz? Hayatı sürgünlerde ve parmaklıklar ardında geçen Nazım özgür müydü, esir miydi sizce, ne dersiniz?
Bir kelebek kanadı hafifliğinde ve varolan her şeyin total ağırlığında bir bilinçle, güzel anlarla dolu zamanlara uçmanız dileği ile…
Samire Sehhar
- samire ağ günlüğü
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1558 defa okundu

Sibel Atasoy

Siteye girdiÄŸimde birden o
Siteye girdiğimde birden o kadar güzel bir yazıyla ve resimle karşılaştım ki, bir an başka yerdemiyim diye düşündüm.
Bir kelebek gibi özgür , güzel ve sevgi dolu çiçekler üzerinde uçman dileğiyle...
farkinda olmak...
".........Ama sağlam insan nasıl, cenneti de verseler Dinlemezse aşağılık cümbüşlerin çağrısını;
Çürük insan, meleklerle sarmaş dolaş da olsa, Bıkar göklerdeki yatağından
Can atar iğrenç pisliklere..........."
(William Shakespeare)
slm.
Wipeout adlı saçma
Wipeout adlı saçma yarışmada bir yarışmacı kızımız: Benim adım "kelebek" gerçekten kelebek babam koymuş dedikten sonra, kelebekler KOZALAKTAN çıktıktan sonra pırpır uçar demişti, demişti de çam ağacından olma kozalağı KOZA ile karıştırmıştı. Ve tabi insan soruyor; Yahu adı kelebek olan KOZA'yı bilmez mi?
Aha bu durumda öyle bişi olmuş zavallı william....
Ve kategorize ediş çığlıkları içinde bir insanlık dramı: Çürük olanlar / olmayanlar ... Hımm kimler ? Ben yazdım ben değilim... Muhakkak öyledir. Hahaha :)
deÄŸildir deÄŸil:) kim olcak
değildir değil:) kim olcak ya..tabi sensin, benim, öteki..ama o olamaz:)imkansız...dur bakimm..olamaz.:)
samire, çok güzel bir
samire, çok güzel bir konuyu, güzel bir üslupla ele almışsın. Tebrik ederim. Biraz Osho'nun üslubuna benzettim. Onu pek seven yok ama seni seveceklerinden eminim. :) Yazıyı çok beğendiğim ve söylediklerine katıldığım için Can YÜCEL'in özgürler arasında ne işi olduğunu sormayacağım... :)
Özgürlük
Tutsaklık içine sinmiştir bazılarının, esaret bağımlılık yapmıştır.
İnsanların aniden özgürleştirildiğin de, özgürlükten ve kendi kararlarından korkup,
hemen kendilerini esir edecek liderler seçtiğini, Eric Fromm "özgürlükten kaçış" teorisiyle açıklamıştır.
Biraz düşünürsek; kelebeğin, beynimizdeki kafesin içinde yaşadığını görebiliriz.
Kafeslerden kurtulmak için, önce kafamızın içindeki kafeslerden kurtulmalıyız.
İşte O zaman, "kelebek" bizim özgürlüğümüzdür....
Toruk'a
Toruk teşekkür ediyorum beğenilerin için... Can Yücel'i sormadığın için cevaplandırmıyorum:)
s a m i r e
Uçmak
Güzel sözlerin için teşekkürler Medisis... Herkes için gerçek özgürlükler dilerim...
s a m i r e
".................EÄŸer
".................Eğer problemi gerçekten anlarsak , çözüm kendiliğinden çıkacaktır. Çünkü çözüm, problemden ayrı bir şey değildir..............." (J.Krishnamurti)
slm.
bencede statik
keşke o kelebeğin özğürce uçmasına izin verse insanlar.....
İçimizdeki kelebeği fark
İçimizdeki kelebeği fark etmek ve özgürce uçurmak hepimize nasip olsun. Fakat unutulmaması gereken şey, kelebeğin ömrü gibi, hayatın kısalığı ve ölümün her an yanıbaşımızda soluğu...
"...."esaretimiz sadece
...kendime raÄŸmen....
hep "kendime rağmen" yapabildiğim şeyler çok başka gelmiştir bana...
hoş belki de rüya içinde bir başka rüyaya uyanmak gibi bir şey bu ya neyse işte :)))
kendime raÄŸmen uyanabilmekle avunuyorum bazen....
kendine raÄŸmen
esaretimiz sadece kendimizedir oysa...
Kendinin kölesi olmak... Sanırım aşmamız gereken şeylerden en önemlisi...
s a m i r e
Yine harika, yine harika...
Sevgili Samire;
Yine güzel bir başlık,yine güzel bir resim yine güzel bir konu... Seni tebrik ederim. Böylesi güzel yazılarınla yine alıp götürüyorsun.. Daha önceki Aşk ve Ölüm başlıklı yazına yorum yapmıştım yine tekrarlıyorum o yorumumu... Sen özel bir insansın hani seçilmiş insanlar vardır bunu belki kendileri farkederler belki farketmezler ama inan sen onlardan birisisin....
Hep böyle kal olur mu....
nezaket
Çok naziksin nilseda....Ben de gerçekten bu yazıları yazarken çok mutlu oluyorum. Sizler okurken keyif alıyorsanız katlanıp artıyor bu mutluluk...
s a m i r e
Yeni yorum gönder