Acaba Bizler Neler öğrendik?

medisis kullanıcısının resmi

Kader sandığımız şeyin yaptığımız seçimlerden ibaret olduğunu öğrendim…
İnsanın kendisini değiştirmesi bile ne kadar zorken, karşımdakini değiştirmeye çalışmamayı, kabul edemediğim yerde çekip gitmeyi öğrendim…
Değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmeyi öğrendim…
Gerçek bir gelecek için geçmişi affetmeyi öğrendim…
Aslında sadece affetmeyi öğrendim, herşeyden önce kendini affedebilmeyi…
İlk aşkımın aslında çocukluk aşkım olduğunu, her son sandığım aşkımın da aslında son aşkım olmadığını, insanın defalarca aşık olabileceğini öğrendim…
Aşkın ömrünün kelebek ömrü kadar olduğunu, onun da genellikle pamuk ipliğine bağlı olduğunu öğrendim…
Aşkın en ızdırap vereninin bile aşksız kalmaktan daha az acıttığını öğrendim…
Birini gerçekten sevmenin onu özgür bırakmak olduğunu öğrendim…
Kimseyi sevgiye mahkum etmemeyi öğrendim…
Ne kadar başarılı, zengin olursak olalım en büyük başarının kalpten sevebilmek, en büyük zenginliğin sevdiğin kadar sevilmek olduğunu öğrendim…
Hayatta mucizelerin var olduğunu ama mucizeyi beklerken hayatı ıskalamamak gerektiğini öğrendim…
Annemin nasihatlarının ne kadar doğru olduğunu, gerçekten kaşların küsebileceğini ve bir tel beyaz saçı kopardığınızda 10 tanesinin, diğerinin cenazesine gelebileceğini öğrendim…
Pazartesinin rejime başlamak için doğru bir gün olmadığını öğrendim…
İnsanın en büyük yatırımının, kendisini geliştrimek için ve dost kazanmak için yaptığı olduğunu öğrendim…
Sağlıklı yaşamak için sağlığını kaybetmeyi beklememek gerektiğini öğrendim…
Sürekli aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemenin delilik olduğunu öğrendim…
Tek başarısızlığın denememek, hayal kurmamak ve cesaret etmemek olduğunu öğrendim…
Hayatın küçük oynayamayacak kadar kısa olduğunu ve büyük hayaller kurmayı öğrendim…
Malzemeleri ve doğru tarifi bilsenizde başarının tek doğru teşhisinin bitmiş sonuçlar olduğunu öğrendim…
Hayatta en önemli şeyin aile olduğunu ve bir gün daha fazla anne, baba diyebilmenin dünyalara bedel olduğunu öğrendim…
Hayatta “keşke”lerimi “iyiki” lerle değiştirmeyi öğrendim…
Sonunda ölüm olmadığı sürece, hiçbir şeye çok fazla üzülmemek gerektiğini, en büyük sandığımız acıların bile kalıcı olmadığını ve herşeye rağmen hayatın yaşamaya değer olduğunu öğrendim…
Siz hayattan neler öğrendiniz?
Sevgiyle kalın......

Saygılarımızla

Haldun Keskin

Senin oyun: None Ortalama: 4 (4 oy)

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

öğrendikleriniz külliyen

öğrendikleriniz külliyen yanlış baştan söyliyeyim.demedi demeyin.dedi deyin.deli demişti hatta deyin.ama öğrendiklerinizi unutun artık.yeni şeyler öğrenin.

bildiğim tek şey............

bildiğim tek şey hiçbir bilmediğimdir ............Öğrenmenin sonu yokk.Teşekkürler medisis paylaşımınız için))

o bir paradox oluyor. Tek

o bir paradox oluyor. Tek şey bildiğini söylediğinde; hiç bir şey bilmediğinle çakışıyorsun.

Deliye kısmen katılıyorum. O listedeki bir çok şey miadını doldurmuş olabilir.

....

Birşey bilmediğini bile bilebilmek, bilmektir.En azindan onu biliyorsun...Artııı bilmenin, öğrenmenin sınırı yok hergün bilgi dağarcağımıza bir çok bilgiler ekleniyor öğrenmeye çalışıyoruz.Haldun keskin in belirttiği gibi siz hayattan neler öğrendiniz???

Açık fikirli olmayı.

Açık fikirli olmayı. Tevazu gösterip kabul etmeme/red etmeme halinde yeni bilgilere açık yaşamayı...

Bahsettiğin önerme

Bahsettiğin önerme Sokrates'in, bence oldukça doğru ancak batı kolaycılığı ile işlenmiş olduğu için kestirmeden söylenmiş gibi. Daha geniş açılımlısı Konfüçyüs'ün "İnsan Bildiği şeyi bildiğini bilmeli, Bilmediği şeyi bilmediğini bilmelidir, gerçek Bilgi budur" önermesidir. Bence bu ikisi aynıdır.
Ayrıca, evet çok şey öğrendik yaşamımızda, ancak bu bilginin büyük kısmı aslında neleri bilmediğimizdir, ve bilgi veya öğrenme ileriye bakıp oraya ulaşmaya çalışan bir insanın durumu gibidir, oraya ulaştığında daha da ilerisini görür ve oraya ulaşmak için tekrar yürümeye devam eder ... bilinmeyene ulaşıncaya kadar, ve orada bilinemeyeni bulur.

-hayat paylasmaktir iyilik

-hayat paylasmaktir iyilik yap denize at balik bilmezse halik bilir..

*

-Sana bir şeyi nasıl bilebileceğini öğreteyim mi? Bildiğin zaman bildiğini anla, bilmediğin zaman ise bilmediğini anla...(Konfiçyüs)

-Doğanın sonsuz gücü karşısında daha saygılı olmamız, bilgisizliğimizi, yetersizliğimizi bilmemiz gerekir...(Michel de Montaigne)

slm.

Öğrettiler...

Şarkıda da dediği gibi "2 satırlık adamları musallat ettik ömrümüze bundandır böyle dibe vuruşumuz" olduğunu...

Güvenmenin çok önemli olduğunu, güveneceğin insanı iyi seçmek gerektiğini (bir kez daha)...

Gerçek bir sevginin ne yaşanırsa yaşansın, karşısındaki insana hiçbir şekilde zarar vermemek olduğunu...

Sahip olduklarının her zaman için daha değerli olduklarını...

Keşke dememek için,İyi ki demeden önce bir kez daha düşünmen gerektiğini...!!!
vsvsvsvs öğrendim.İyiki de öğrenmişim....

Ben hala öğreniyorum:)))

Ben hala öğreniyorum:)))

Medisis...

Öğrendim bitti yok ki? :) Her konuda her zaman öğrenilecek yeni şeyler ve onların acı tatlı deneyimi ile bu öğrenciliğin mezara kadar gideceğini biliyoruz..Öğrenmeninde tecrübeninde yaşı yok :)

Teşekkürler, bilmiyordum

Teşekkürler, bilmiyordum yeni bişiler daha öğrenmiş oldum:))) Zaten ben pek bişi de bilmem... Cahilim idare ederseniz sevinirim.

Ne demiş Özdemir

Ne demiş Özdemir Asaf;
Kazandıklarım bitti, yitirdiklerim kaldı
Söylediklerim gitti, dinlediklerim kaldı
Bir bilmek ülkesinin, düşün iline vardım
Öğrettiklerim gitti, öğrendiklerim kaldı...

Özdemir Asaf ne demişse

Özdemir Asaf ne demişse bence gayet iyi demiş:)))

en önemli an,en önemli kişi,en önemli iş..sevdiğim bir hikayedir

Bir zamanlar, bir kralın aklına şöyle bir düşünce geldi: “Eğer bir işe ne zaman başlayacağımı, kimi dinleyeceğimi ve yapmam gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilseydim, giriştiğim her işi başarırdım.”

Krallığın dört bir yanına, kim kendisine her iş için en uygun anı, bu iş için en gerekli kişinin kim olduğunu ve yapılması gereken en önemli şeyin ne olduğunu öğretirse, ona büyük bir ödül vereceğini duyurdu. Bilgeler, kralın huzurunda toplandı; fakat sorulara verdikleri yanıtlar, birbirinden tümüyle farklı oldu.

Kral, hâlâ doğru yanıtları aradığı için, yakınlardaki bir bilgeye danışmaya karar verdi. Bilge kişi, hiç ayrılmadığı bir ağaç kovuğunda yaşıyor; yanına halk dışında kimseyi kabul etmiyordu. Bu nedenle kral, halktan biri gibi giyindi ve yola düştü.

Bilge kişinin yaşadığı kovuğa yaklaştıklarında, kral atından indi ve korumalarını orada bırakıp yola tek başına koyuldu. Bilgenin olduğu yere vardığında onu, yaşadığı kovuğun önüne çiçek tarhları kazarken gördü.

“Ey bilge kişi, size birkaç önemli konuda danışmaya geldim” dedi. “Doğru şeyi doğru zamanda yapmayı nasıl öğrenebilirim? En fazla gereksinim duyduğum, dolayısıyla ötekilerden daha fazla ilgi göstermem gereken kişiler kimdir? En önemli ve her şeyden önce gelen sorum ise şu: Kendimi vermem gereken işler nelerdir?”

Bilge, büyük bir dikkatle kralı dinledi, fakat bir yanıt vermedi. Döndü, yapmakta olduğu işini sürdürdü.

“Yoruldunuz” dedi kral. “Küreği bana verin de siz biraz dinlenin.”

Bilge kişi, “Sağ olun” dedi ve küreği krala verdi; yere oturup dinlenmeye başladı.

Kral, iki tarh kazdıktan sonra sorularını yineledi. Bilge kişi, ona yanıt vermek yerine ayağa kalktı; elini küreğe uzattı ve “Siz biraz dinlenin; bir parça da ben çalışayım” dedi.

Fakat kral, küreği ona vermedi; tarh kazmayı sürdürdü. Saatler birbirini kovalıyor, güneş yavaş yavaş ağaçların ardından batmaya başlıyordu. Sonunda, kazmayı toprağa saplayıp bilgeye döndü:

“Ey bilge kişi, senin yanına, sorularıma bir yanıt bulmak için geldim” dedi. “Eğer yanıt vermeyeceksen, söyle de evime döneyim.”

Bilge kişi, gözlerini uzaklara dikti. “Bak, bir adam koşarak buraya geliyor” dedi. “Bakalım kimmiş, ne istiyormuş...”

Kral, arkasına döndüğünde, bir adamın koşarak kendilerine doğru geldiğini gördü. Adamın karnına bastırdığı ellerinin altından kan sızıyordu. Kralın yanına ulaşınca, kendinden geçercesine inledi; sonra da bayılıp yere düştü. Kral ve bilge kişi, hemen adamın üstündeki elbiseleri çıkardılar. Karnında büyük bir yara vardı. Kral, yarayı elinden geldiğince yıkadı; mendiliyle ve bilge kişinin havlusuyla sardı; kanı durdurdu. Adam, bir süre sonra kendisine gelince, içecek birşey istedi. Kral, dereden taze su getirdi, verdi. Bu arada akşam olmuş, hava soğumuştu. Kral, bilge kişinin de yardımıyla, yaralı adamı kovuğa taşıyarak yatağa yatırdı. Yatağa uzanan adam, gözlerini kapatıp derin bir uykuya daldı. Kral, koşuşturmaktan ve yapmış olduğu işlerden öylesine yorulmuştu ki eşiğin dibine çöktü ve orada uyuyakaldı; kısa yaz gecesi boyunca deliksiz bir uyku çekti.

Sabah uyanınca, yatakta uzanmış ve canlı gözlerle dikkatle kendisine bakan yabancının kim olduğunu anımsamaya çalıştı.

Kralın uyandığını gören adam, zayıf bir sesle “Beni affedin” dedi krala. Kral, “Sizi tanımıyorum. Üstelik affedilecek bir şey yapmadınız ki” dedi; ama adam, konuşmasını kesmedi:

“Siz beni tanımıyorsunuz, ama ben sizi tanıyorum” dedi. “Ben, kardeşimi astırdığınız ve mallarını elinden aldığınız için sizden öç almaya yemin etmiş bir düşmanınızım. Tek başınıza bilge kişiyi görmeye gittiğinizi öğrendim ve dönerken yolda sizi öldürmeye karar verdim. Ama akşam olduğu halde dönmediniz. Ben de pusuya yattığım yerden çıkıp sizi aramaya koyulduğumda, korumalarınıza yakalandım. Onlar beni tanıdılar ve öldürmek istediler. Ellerinden kurtuldum; ama yaralıydım; yaramdan kan akıyordu. Siz dün akşam yaramı sarmasaydınız, kan kaybından ölürdüm. Ben sizi öldürmek istedim; fakat siz benim yaşamımı kurtardınız. Eğer yaşarsam, şimdiden sonra en sadık köleniz olarak size hizmet edeceğim ve oğullarıma da aynı şeyi yapmalarını emredeceğim. Affedin beni.”

Kral, düşmanıyla bu denli kolay barıştığı ve onun dostluğunu kazandığı için çok mutlu oldu. Onu yalnızca affetmekle kalmadı; uşaklarını ve kendi doktorunu gönderip onun tedavisini yaptıracağını da söyledi. Ayrıca, el koyulan tüm mallarının geri verileceğini de bildirdi.

Yaralı adamla vedalaşan kral, kapının önüne çıktı ve orada yine çiçek tarhı kazan bilgeden, sorularına yanıt vermesini bir kez daha istedi.

“Siz, beklediğiniz yanıtınızı çoktan aldınız” dedi bilge ve şöyle sürdürdü sözlerini:

“Dün eğer benim güçsüzlüğüme acımayıp şu tarhları kazmasaydınız, buradan ayrılacaktınız ve geri dönerken şu adamın saldırısına uğrayacaktınız. Yani dün sizin için en önemli an, tarhları kazdığınız andı. Sizin için en önemli kişi bendim ve sizin için en önemli iş, bana iyilik yapmaktı. Daha sonra yaralı adam koşarak geldi yanımıza. Sizin için en önemli an, onunla ilgilendiğiniz andı. Çünkü eğer onun yaralarını sarmasaydınız, o adam sizinle barışmadan ölecekti. Dolayısıyla o zaman sizin için en önemli kişi oydu. Ve yine o zaman en önemli işiniz de onun için yaptıklarınızdı.”

Bilge, bunları söyledikten sonra krala bir de öğüt verdi:

“Sizin için en önemli anın, içinde bulunduğunuz an olduğunu hiçbir zaman unutmayın. Çünkü, yalnızca o an, elimizden birşey gelebilir. Sizin için en önemli kişi ise o an birlikte olduğunuz kişidir. Çünkü hiç kimse, bir başka kişiyle bir daha görüşüp görüşmeyeceğini bilemez. Ve sizin için en önemli iş, iyilik yapmaktır. Çünkü, kişinin bu dünyaya gelmesinin tek nedeni budur.”

alıntı...

Alıntı demenize gerek yok

Alıntı demenize gerek yok Gül, yazıda kullanılmış olan dilin sizin yazım dilinizden bir hayli farklı olduğunu farketmemek zaten mümkün değil.

Farz-ı misal son cümle. Eğer sizin kaleminizden çıkmış olsaydı sanırım şuna benzerdi daha çok;

"Çünküüüüüü, kişinin bu dünyayaaaaa ,gelmesinin tek nedeniiiii BUDUUUUUUURRRR"

Falan,filan..

Sevgili

Sevgili Loresima,
Nerelerdesiniz ? Sizi ve yazılarınızı özledik...Buradan duyurulur:)))

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş