Nankörlük ve Minnettarlık
Sanki çok ince bir çizgiyle ayrılmış gibi görünen bu iki kavram, bana göre kişinin bakış açısına göre çok kalın bir çizgiyle birbirinden ayrılabilir. Sorun bu ayrımın yansıtılmasında yaşanıyor. Tabi ki yansıtılmasının gerekliliğine inanırsak. Ben bu zaafını hala koruyan birisi olarak; insanlara minnettar olmadığımı ama onları sevdiğimi, minnettar olmamakla birlikte oldukça saygı duyduğumu, özellikle benim bu seviyede gösteremeyeceğim rahat tutumları ve medeni yaklaşımları nedeniyle extra saygı ve sevgi hissettiğimi anlamalarını sağlamak için çaba gösteriyorum. Bu yazı da böyle bir çabanın ürünüdür.
Sizleri seviyorum, minnettar değilim, sizleri eleştiriyorum, nankör de değilim. Bu tutum minnettarlıktan uzak bir teşekkürü sunmama engel değil. Acı, tatlı her şey için çok teşekkür ederim...
- Toruk Makto ağ günlüğü
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 731 defa okundu

Sibel Atasoy

Tabi ki bunlar bir yandan da
Tabi ki bunlar bir yandan da kendine acımanın yansımaları.
Ah bilgelik, neden bu kadar set ve zorsun?!
onore etmek
Sibel'di söyleyen...
"bu yıl onore edelim karşılaştığımız her şeyi..."
sen teşekkür etmekten bahsedince benim aklıma bu geldi.
bir kısa film izlemiştim.
park fişlerini kaşeleyen bir adam vardı.
karşısına gelen herkese selam veriyor ve onlarla konuşuyordu.
"you are amazingggg. you are awesome" :)))
ve karşısındaki her insanın inanılmaz değişimlerine tanık oluyordunuz.
insanları bu denli etkilerken galiba adam da kendi içinde değişiyordu tıpkı onlar gibi...
her bir teşekkürün sende bir karşılığı olacaktır sanırım.
kimini derhal farkedersin kimi de gizli kapaklı yerini alır.
güzel bir şey olmalı bu....
Haklısın, çok güzel. :)
Haklısın, çok güzel. :) Gizli kapaklıları merak etmiyor değilim.
Tabi ki insanlar güzel şeyler duymaktan hoşlanır. Samimi ya da değil ama hoşlanır. Bu eskiden çok sık yaptığım bir şeydi. (Senin için de güzel şeyler söylemiştim ama biraz dolambaçlı yollardan oldu. Anlaşıldığı için sorun görmesem de daha şık şekilde ifade etmeyi tercih ederdim. :)) Hiç alakasız yerde bile yapıyordum. Yol sorduğum birisine, herhangi bir müşterime, veya kapıda karşılaştığım birisine. "you are amazing" değil tabi ki. Burası Türkiye ve yanlış anlaşılmak an meselesi :)
Örn; tişörtün ne kadar güzel, üstündekiler çok uyumlu, renk seçimlerin harika. Saçın çok hoş olmuş. "Ne kadar samimi bir gülüşünüz var" vs.. Daha da basiti gülümseme ve gözlerinin içine bakma. En huysuz, en nemrut kişi bile bunu devam ettirdiğinizde gülümsemek zorunda hissediyor sanki kendisini.
Senin de imlediğin gibi; bu aslında sadece onlar için yapılmış bir hareket, fedakarlık değil. Aslında kendimiz için yaptığımız bir şey. Ne kadar iyi hissettirdiğini sonraki adımlarımın uçarcasına atılıyor olmasından biliyorum.
Filmin adını merak ettim.
öncelikle kavramlara
öncelikle kavramlara biçtiğiniz anlamları bir bilebilseydik sayın toruk makto?
sevginizi ifade ettiğiniz kişilere duymadığınız minnet duygusuna kattığınız içerik nedir?
karşınızdakine sevginizi belirtmenin bir ölçüsü de bunun dışında beslemediğiniz duyguları da ifade etmemekten geçmeli mi? en yakınımızdaki insana dahi beslemediğimiz nice duygu silsileleri barındırıyor muyuz kendi dünyamızda?
sanırım evet.
peki bunların ifadesi gerekli mi? ifade edilmeli mi?
yani sizi seviyorum, ama hayran değilim ifadesinde ikinci cümle sizce gerekli mi?(ya da sizin kurduğunuz seviyorum ama minnet duymuyorum ifadesi gibi)
amacınız kurduğunuz ilişkiler sonucunda karşınızdakine beslediğiniz duygularınızın ifadesi olmalıdır, besleyemediklerinizin ( ki bu sınırsız bir boyuta denk düşer) karşınızdakine belirtilmesi dışarıdaki her bir yabancıya "sizi sevmiyorum" deme zorunluluğunu da yaratır:)
duygularınızı belirtirken bile karşınızdakinin size karşı besledikleriyle belli ölçüde değer kazanacaktır sizin söyledikleriniz...bu yüzden sizi seviyorum demek fazlasıyla kafi olmalı...
marmaramus, bu sevgiliye ya
marmaramus, bu sevgiliye ya da emniyet müdürlüğüne hizmetlerinden dolayı sunulan bir sevgi - saygı yazısı değildir. Ben bu insanları kıyasıya eleştirmemin nankörlük olarak algılanmaması gerektiğini, onlara olan sevgimin de minnettarlık hissederek eleştirmemi engellememesi gerektiğini vurgulamak adına böyle yazdım. Tekrar okursan daha iyi anlayabilirsin. Tabi ki bu yazının öncesindeki süreci de bilsen anlaman daha kolay olabilirdi. Herhalde her sevgi ifademde insanlara bunları belirtmiyorum...
anlıyorum, kavramsal bir
anlıyorum, kavramsal bir takım cıkarımlarda bulunmak için çabalamıştım.
duygular afişe edilirken içerisinde besleyemediklerimiz de ifade edilmeli mi şeklinde...
becerememişim...
Sonunda kesin yargını da
Sonunda kesin yargını da koyduğundan dolayı ("bu yüzden sizi seviyorum demek fazlasıyla kafi olmalı...") beyin fırtınası açmak niyetinde olduğunu anlayamadım...
bir örneklem
bir örneklem sosuyla,
bütünü anlamlandırmak için kullandım,
bütünü anlamak için bütün içerisinden seçtiğim temsil edici niteliğini de yazınızdan faydalanarak kullandığım bir örnekti...
araya girdim,kaldığınız yerden devam edin lütfen, minnet beslemeksizin nankörlükten uzak...
Peki, katkıların için
Peki, katkıların için minnet beslemediğim bir teşekkür sunuyorum sana. :)
Sorularına gelince;
Zaten yazımda hepsinin cevabı var.
"bana göre kişinin bakış açısına göre çok kalın bir çizgiyle birbirinden ayrılabilir. Sorun bu ayrımın yansıtılmasında yaşanıyor. Tabi ki yansıtılmasının gerekliliğine inanırsak." (Yansıtılmasının gerekmediğini ve bunu yapmanın bir zaaf olduğunu söylemiştim. ) Bu zaafını hala koruyan birisi olarak... diyerek devam etmiştim.
Sorularına cevap vermedim çünkü; zaten cevapları yazımda mevcutken anlamsız buldum. Bütün sorularının aslında en altta belirttiğin yargıya yol açmak için sorulduğunu, üzerine konuşup beyin fırtınası yapmamız için sorulmadığını da düşünmüştüm. Eğer yanlış düşünmüşsem özür diler, yeni katkılarını beklerim...
belki paylaşımlarımızın
belki paylaşımlarımızın sevgi-minnet-nankörlük düzlemine/seviyesine ulaşabildiği anlarda bir takım katkılar sunabilirim...
zaten öyle olduğunu
zaten öyle olduğunu sanıyordum!
"Tabi ki bu yazının
"Tabi ki bu yazının öncesindeki süreci de...."
"Ben bu insanları kıyasıya eleştirmemin nankörlük olarak algılanmaması gerektiğini...."
"onlara olan sevgimin de minnettarlık hissederek eleştirmemi engellememesi gerektiğini vurgulamak ..."
burada biriktirilmiş birçok anı, paylaşılmış nice hikaye, kısacası bir geçmiş sezinliyorum sayın Toruk Makto.
katkı sunabilmem için bu platformda henüz cok gencim sanırım:)
Böyle sayınlı, sevgilili
Böyle sayınlı, sevgilili başlarsak; süreç daha uzun olur marmaramus :) Platform gençleri seviyor. Gençlerle alakalı başlıktaki yorumlardan da belli olmuyor mu?
Yeni yorum gönder