Adresi Belli Olmayan Mektuplar (Keşkelerle İyikilerden... )
Keşkelerimle iyikilerim yarıştalar bu ara. Ne zaman dara düşse başım keşkelerim baskına çıkar üzerimde.. İyikilerim yetişmese imdadıma keşkelerimle boğulurdum o anlarda. Al sana düalite. Bu kavram her an bizimle. Bir iyiyiz bir kötü, bir geceyiz bir gündüz, bir kıvrım kıvrım bir dümdüz, bir iyikimiz var hemen ardı bir keşkemiz, bir sevinçle parlar gözlerimiz 1 mm ötesi gözyaşını saklar, bir ağlar, bir güler, bir an sever bir ömür nefret eder. Ne dengesiz kişilikleriz :)
"Neyi arıyorsan O'sun" der ya Mevlana. Ben hep böyle denge denge dedikçe acaba dengesiz miyim yoksa dengede kalabilmek için sürekli salınmakta mıyım tepeme vuruldukça? Sahi neyi arıyoruz bu hayat yolculuğunda?
Hepimiz birer garip yolcu değil miyiz hayat yolunda yolunu kaybedince perişan (Ne güzel şarkıdır, çok severim ben de). Peki yolun sonunu bilen var mı? Ya da varış zamanını? Yolun sonu belli, ama gideceğimiz yolları anlık kararlarla seçiyoruz ve hayatın içinden böyle geçiyoruz. Yarın ölmeyecek kadar kolay kırıp herşeyi tüketip, büyük hırslarla tükeniyoruz. Nereye gittiğimizi unutmak için saçmalıyoruz belki de. Hatta ben de yazılarımı belki de yolun sonunu unutmak için yazıyorum kimbilir.
Bir yol olduğu ve sonu olduğu, bizim de o yolun o sona ilerleyen yolcuları olduğumuz kesin de, yolculuğun bizim için ne anlama geldiği, nerelerde durup nerelerde hızlandığımız belli değil. Geride kalanlara keşke, elimizdekilere iyiki derken bir bakmışız bir anda yol bitivermiş ve yolculuğun asıl önemli yeri de tam orada bizi kim yaptığında belirlenmiş. Kim olarak geldik kim olarak gidiyoruz? Keşkelerimiz mi çok iyikilerimiz mi?
Ne yol ama! Monoton sandığımız hayat her gün yeniden başlıyor aslında. Hergün bir sürü yol çıkıyor karşımıza seçmemiz üzere. Hangi yolda karşımıza ne çıkacak bilmiyoruz, tahmin ederek ya da hislerimize güvenerek adımımızı atıyoruz, karamsarlıklarımızı umutlarla süsleyerek. Bir keşke bir iyi ki diyerek. Keşkeler hüzünlü, iyikiler kararlı kılıyor adımlarımızı. Yıldırımlar düşüyor bazen duvarlarımıza, ufak rötüşlarla geçiştirip devam ediyoruz yolculuğa. Kimi zaman yolda bizi kandıran şeyler oluyor yolculuğu yavaşlatan. Bir çiçek sarkıyor balkonun birinden, koklamak için burnunu uzatınca böceğin teki çıkıp içinden sokuveriyor. Bir çığlık yükseliyor içimizden ani. Yani güzel görünen tuzaklar var yolculukta. Bazen aynı yolda bazı mesafeleri defalarca gidip geldiğimiz oluyor. Aklımıza, gözümüze, gönlümüze takılan şeylere geri dönmek adına. Ama ne var ki kalamıyoruz geride, hep yürümek zorundayız. Ve bu geri dönüşlerde tökezlediğimiz de oluyor bir önceki geçişten kalan taşlarla. Bir süre ağrı içinde yüreği topal ilerliyoruz sonra onu unutturacak yeni sürprizler ya da zorluklarla karşımıza çıkıyor yol. Öğrendiklerimizle nasıl hareket edeceğimizi belirliyoruz bu şekilde. Başka balkondan sarkan çiçeği koklamadan içine bakmak gibi ya da taşları ortadan kenara çekmek gibi. Sonra sözü sözüne, yüreği yüreğine uygun insanlar yarenlik etmeye başlıyor zaman zaman seninle. Kiminin yarenliği sürüyor yolun sonuna dek, kimisi geliyor geçiyor hancı yolcu misali. Kimisi diken gibi hep tetikte tutuyor sizi, kimi kuş tüyü kadar hafifletiyor yüreğinizi.
Şu düalite mereti bütün seçimlerimizde hatta sevgilerimizde bile var. Kötüyü, bile bile seversiniz mesela. Doğru tek değil midir? Kötü sevilmez! Ama içinizdeki iyi dışınızdaki kötüyü yener. Nefret duygusu yerine sevgi duygusu taşırsınız bu kötüye bile. Sizi kırar, üzer, yıkar,sağlığınızı bile önemsemez (günümüzde en çok ihtiyacımız olan şey bu oysa) yine de onu sevmekten vazgeçemezsiniz. Bir gün nefret eder, bir gün seversiniz. Birgün kızar çeker gider, öbür gün dönersiniz. Al bakalım düalitenin zararlı yanı, affetmekle affetmemek arası gel git, kararlılıkla kararsızlık arasında savaş dur. Bunun hikayesini bir sonraki mektupta anlatacağım.
Düalite zıtlık, kararsızlık, dengesizlik getiriyor gibi görünse de hayatımıza, aslında yaşadıklarımıza anlam katmak için var. Savaş olmasa barışın, ayrılık olmasa birlikteliklerin, ölüm olmasa yaşamın, hastalık olmasa sağlığın, acı olmasa tatlının, yalan olmasa gerçeğin, nefret olmasa sevginin, yokluk olmasa varlığın kıymetini nasıl anlardık? Ya da yaşadıklarımıza doğru anlamları nasıl katardık? Bırakmamız ya da sımsıkı sarılmamız gereken şeyleri nasıl anlayabilirdik bu çelişkiler bizi düşündürmese, zaman zaman içimizi acıtıp, zaman zaman bizi güldürmese?
Umarım keşkelerimizle iyikilerimizin yarışında galip gelen iyikilerimiz olur ve bu yolculuk macerası bizi istediğimiz kişi haline getirerek son bulur..
KEŞKE bu mektubu daha uzun yazsa idim ama İYİ Kİ uzatmadım da okuyanları sıkmadım:) Düalite mi arıyorum:)her an her yerde.
Yolculukta karşılaşmak ve birbirimize güzellikler katmak üzere sevgiyle..
Rüya BAYRAM
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1682 defa okundu

Sibel Atasoy
Coştum ben: ))) Tamam
Coştum ben: ))) Tamam birkaç gün yazı eklemek yok :)
Tüm keşkelerinizin , iyi ki olması dileklerimle..
bu mektup sizin mi narin?
bu mektup sizin mi narin?
Hayır...
Yazarın adını yazıyor :)
"narin" bir nick olduğu
"narin" bir nick olduğu için sordum.
ismi okuyacak kadar görüyor gözlerim :)
:)
Agresif takılmanıza gerek yok dikkatinizden kaçmıştır diye dikkatinizi çekmek istedim bende:) Acaba unuttum mu yazarın adını eklemeyi diyerek tekrar dönüp kontrol ettim...
Bana ait olanların altında N@rin imzasını görürsünüz :)
agresif takılmıyorum ama
agresif takılmıyorum ama sizin gibi sevgi pıtırcığı da değilim.
ama sorun yok nasılsa siz benim gibileri de seversiniz :)))
Evettt....
Kendilerini gibi görselerde : )))Ama ben biraz bencil olduğumu yazmıştım beni mutlu eden sevgileri daha çok seviyorum :))
ah ne hoş... sizin
ah ne hoş...
sizin adınıza gerçekten mutlu oldum demek isterdim ama sanırım pek ilgili değilim bu konuyla...
mektup başlığını görünce biraz heyecan yapmıştım, eğer sizseniz yazan belki mırrrlamaların dışında başka şeylerden de konuşabilirdik diye düşünmüştüm.
aslında size mi ait diye sorarken herhangi bir iğneleme de yoktu.
sizin verdiğiniz yanıta istinaden verdiğim yanıt nedeniyle agresif olduğumu söylediniz. bence sorun olmadığından kabul ettim.
konuşmalar başka bahara artık :)
Yazılarımı henüz
Yazılarımı henüz toparlamadım ama ilgili olduğum konulara ait yazıları bana ait olmasada ekliyorum nelerden konuşabileceğimize istinaden bilgi vermiş olması lazım!Bunu anlamak zor olmasa gerek ama malum ilgisiz olunca dikkatinizden kaçmış olabilir :)
O baharı siz bekleyedurun ben benim gibi tüm mevsimlerde yaşamayı sevenlerde yoluma devam edeyim :)
Neyse...Konu maksadını aşmasın varsa bir diyeceğiniz konuyla ilgili olsun.Gereksiz yazışmalara gerek yok :)
yok tamamen "mektup"
yok tamamen "mektup" konusuyla ilgiliydi başlarken.
bilgi verme amaçlı eklediğinizi bilemedim tabi ben.
direkt üzerinde konuşuruz diye sormuştum size mi ait diye zaten.
sonra bakın nerelere vardı mevzu...
sizin bilgi verme amaçlı eklediğiniz diğer kedi kuyruğu, mırıltı, hırıltı içerikli konularla ilgili konuşacak fazla şey bulamamıştım.
aslında haklısınız eklediğiniz ilgi alanlarınızla ilgili bilgi veren metinlerden sonra konuşacak gerçekten bir şeyimiz yokmuş.
Benim dünyam renkli ve
Benim dünyam renkli ve doludur..mırlarımda, hırlarımda,hayata dair ne varsa yaşamaya çalışır hissederek yaşar,yaşadığımı yazarım da morgana şu yada bu ne der ne düşünür diye kendimi kasmadan kısmadan... Üzerinde yorum yapamayacağım konuyu zaten eklemem bana ait olsun yada olmasın:)
Ne kadar güzel demişler..Ne kadar anlatırsan anlat ,anlattıkların karşındakinin anladığı kadar diye :)Kaldı ki önyargılı biri ile konuşmamayı her zaman tercih etmişimdir...Onun için daha fazla uzatmayı manasız buluyorum :)
Boşluklarınızı ancak kendiniz doldurabilirsiniz ben değil...iyi geceler :)
:))
Yanlış anlaşılmasın ama konudan çok yorumlardaki dialog hoşuma gitti.
Morganayı tanımasam bu dialogun klasik kadın anlaşmazlığı, rekabeti olduğunu düşünürdüm.
Narin'in bir nick olmasından hareketle yazının altındaki ismin kendisi olup olmadığını sormak amacıyla "size mi ait" demesinin anlaşılmamasıyla, sonrasında da agresif ilan edilmesiyle agresifleşen dialogu okurken neden mi güldüm?
Gergin dialog izlemekten keyif aldığımdan değil. Bu tür yanlış anlaşılmalar çok başıma geldiği için, aynı sebepten dolayı aşırı tepki verip hararetle yazdığım için dialogu kendimle özdeşleştirip kendime dışarıdan bakıyormuş gibi oldum. Gerçi buradaki kişi ben olsam narin ölmüştü herhalde :) Aynı anlaşılmama durumu kedi kadınlar başlığında da başına gelmişti Morgana'nın. Bu onun başına en az benim başıma geldiği kadar sık geliyor. Çekimin sebebi üslup olabilir mi diyeceğim ama çoğu zaman çok sade ve basit cümlelerde bu gerçekleşiyor. Aynen bu başlıkta olduğu gibi. Böyle aşkla şevkle yazarken, birden ufacık bir anlaşılamamanın dialogları nasıl da başka bir akışa sürüklediğini görmek, sürekli bu şekilde akan birisi için komik oldu. Neden güldüğümü hala anlatamamış ve anlaşılamamışsam; bu kez öyle akmayacağıma söz veriyorum şimdiden. :)
Aslında, en azından ortak bir noktanız var. İkinizde kedi kadınsınız. Böyle bir anlaşılamamayla başlamasa dialogunuzun nereye varacağını merak etmiyor değilim.
Konuya gelecek olursak; bu yazıyı çarşamba toplantılarını hiç kaçırmayan, Sorularına ya da anlatacağı konuya girdiğinde, nereden çıkacağını hiç bir zaman kestiremediğimiz bir arkadaşımızın yazısıymışçasına okudum. Hatta bu yoksa o mu? diye de sordum kendime. Okuduğum ilk yazın bu olsa ciddi şüphelenirdim kesin. :) Belkide dualitenin üzerinde çok durduğun için yorumlarda suni bir dualite yaratmış oldun. Çekim yasası mı devreye girdi acaba? Neyse, konuyu başka zemine çekmek istemem. Biz güzellikler katarak ilerleyelim... :)
SEVGİLİ NARİN
Bir geldin, bildiğim na@rin gibi geldin, hiç değişmemiş bir na@rin..... hoşgelmişsin;))
Gelir gelmez de; sevgini, sempatini, güzel yüreğini paylaşmışsın.
paylaşımlarınla, esprilerini özlemişim... iyi ki varsın, sevgili dostum..
narin'in Morgana'nın bu
narin'in Morgana'nın bu masum merakına böyle bir çıkış yapmasına ben de şaşırdım. :(
Hoş gördüm Statik :)
Seni görmekte güzel arkadaşım,bende özlemişim. :)
Kendinden emin olanı ne hayat nede bi başkası değiştiremez.Kulaklarını gereksiz söylemlere tıkıp ,sıkıntılara diz çökmedin mi olay bitmiştir: )))))
Uzun bir dönemdir çoook yoğun olduğumdan (hala devam ediyor yoğunluk) hepsini okuyamasamda ara ara dışarıdan yazıları takip edebiliyordum...Extra tatiller katılımım için fırsat oluyor :) Aynı yoğunluğa pazartesi itibari ile devam edeceğim fakat, sizlerin soluğunu paylaşımlarla duyabilmek için ,fırsat buldukça burada olucam.. :) Kendine çook ama çok dikkat et olar mı?: ))))
Sevgilerimle :)
Sevgi pıtırcığı...:)))
Sevgi pıtırcığı...:))) Ne güzel bir ifade şekli sevgili morgana tebrikler...
Sevgili narin,
İyiki de çoştun valla arkadaşım, sayende sitedeki yazıların akışı değişti ve güzelleştirdin herşeyi... Keyifle okuyorum ve bugün narin hangi güzel yazısını eklemiş diyorum. Lütfen devam et...:)))
Sevgili statik senide özlemiştik. Narinin söylediklerine kulaklarını aç diğerlerine kapa gitsin. :)))
Diğerleri, berikileri...
"Narinin söylediklerine kulaklarını aç diğerlerine kapa gitsin. :)))"
Ne çok kutuplaşma, zıtlaşma var bu sitede Allahaşkına! Ne de çok seviliyor üstelik bu gruplaşma, ayrıştırma. Hele medisis, yukarıdaki cümleyi senden duymak beni hayal kırıklığına uğrattı.
Olumsuz sözlere kulakların kapanmasını ben de söylerim her zaman, ama diğerleri dediğin zaman... Ah, zaten ülkemizi de hep bu "diğerleri..." ayrımından dolayı bu hale getirmedik mi?
Diğerleri, berikileri... Aslında herkes, her şey bizim içimizde, bizimle beraber değil mi? Bir kabul edebilsek, diğerlerinin berikilerinin bir bütünün farklı renleri olduğunu bir hissedebilsek...
Olumsuzluklara kapatalım kulaklarımızı ve gözlerimizi; hatta -düzeltemiyorsak eğer- kendi olumsuzluklarımıza bile kapatalım.
Hoşumuza gitmeyen bir iki söz için onca güzelliğe sahip bir insanı vurup öldürmeyi ne de çok seviyoruz! Kabul ediyorum, bunu bazen ben de yapıyorum; ama hiç hoş değil.
Biliyorum medisis, senin o güzel gönlünde böyle bir ayrımcı düşünce kesinlikle yoktur ; ancak hepimiz dikkat etmeliyiz sözcüklerimize. Çoğunlukla da dikkatsizce kullandığımız sözcükler yüzünden kırmıyor muyuz birbirimizi?
Aşık pıtırcık
Sevgi pıtırcığı... Morgana'nın bu sözü benim de hoşuma gitmişti. medisis de farket etmiş bu güzelliği.
Biraz aradım google'da pıtırcığı... : Çocuk kitapları, filmleri falan varmış.
pıtırcık serisi şu kitaplardan oluşmaktadır:
küçük pıtırcık
pıtırcık'a bir öpücük
pıtıcık'ın bisikleti
pıtırcık futbolcu
pıtırcık tatilde
pıtırcık kapmta
pıtırcık satranç oynuyor
pıtırcık pazara gidiyor
O kadar aradım, aşık bir pıtırcığa rastlamadım. Belki pıtırcığın biraz daha büyümesini bekleyeceğim.
Ama sevgilimle barışırsam eğer, bir kez de pıtırcığım diyeceğim ona.
Hahahaha
"O kadar aradım, aşık bir pıtırcığa rastlamadım. Belki pıtırcığın biraz daha büyümesini bekleyeceğim."
Demek aşık pıtırcık yok öyle mi? :D Kaplumbağa söz, yolda izde görürsem kendi adıma değil, senin adına yaklaşıp telefonunu vereceğim aşık pıtırcığa...
Bu arada Morgana'yı seçimi için ben de tebrik etmek isterim. Neden bahsettiğini çok iyi anlıyorum. Knight Online oynadığım sıralarda nicki "Pıtırcık" olan bir genç kız ara sıra partylerimize katılırdı. Onun konuşmaları aklıma geldi şimdi. :)
Kaplumbağa, onun da yaşı daha küçük. Yine de diğer pıtırcıktan çabuk büyür. 3-5 yıl beklesen yeter. :)
Ha hayyyy :)))
Bu güzel günde neşe me neşe kattığınız için hepinize eyvallah: )))
Valla herkes kendine göre bir yakıştırma yapmış bana eyvallah : )))
Biri sevgi pıtırcığı demiş diğeri onu tastiklemiş diğeride o yazıdan aşk pıtırcığı sonucuna varmış, yazmış olmak için bişiler yazmışşş ben masumum ben kendime bişi demedim siz söylemiş yine söylediklerinizle siz çelişmişsiniz: )))))
Ben aşığım mı demişim hanii? nerede kime demişim? yahuu nerenizden uyduruyorsunuz bunları bir bilesemmm...gerçi bir yer tahmin ediyorum ama şimdi lönk diye söylemek bana yakışmazz: )))
Googlede araştırılmış olmakta güzel ama benim kitabımı kimse yazamadığı için henüz basılmadı: )))))
Ahhh ah şekerlerr sizi egolarınızı tatmin etmekle başbaşa bırakıp bu güzel günün tadını çıkarmaya gidiyorum: )))
Akıllı olun ,tartışmayın kardeş kardeş geçinin olar mı?;)
Sevgi dolu yüreğimle sarmalıyor, nanaklarınıza da kocaman bir öpücük konduruyorum... Hatta bazılarının nanaklarını sıkıp sıkıp seviyorum...Şok şekersinizz şokkkk :))))
Görüşümek üzereee EYVALLAH :))))
"aşk pıtırcığı" diye
"aşk pıtırcığı" diye sana demedi ki. Aramış bulamamış. İyi kötü elimizde bir "pıtırcık" var ama o da "kahvehane pıtırcığı"ymış meğer. :)
:))
İyi ki pc'yi kapamadan hazırlanmaya gittim fırsat bu fırsat haa :)) neyse bunu da yazıp kapatayım pc mi yoksa geç kalıcam güneşime: )))
Size sadece hı hı diyorum :)) Neden mi? kale almadığım kişi ve sözlere kullanırım ;)
Toruk hı hı : ))))))
Ha bu arada
Medisisciğim... Herkesi duy, ama içinden işine geleni dikkate al o daha iyi ;) Bu durumda dostunu da bilirsin düşmanını da :)) Mucxxx ;)
hı hı :p
.
Bak medisis, narin
Bak medisis, narin kamplaşmayı, en küçük düşünce ayrılığında dost düşman diye saflara ayrılmayı pek seviyor demek ki.
Ee, ne yapalım; kimi kadının da doğası böyledir. Hoş erkekler de öyledir ya.
İnsanın kibarlığını, narinliğini koruyamaması ne kötü bir şey. Bu beni üzüyor doğrusu. Oysa biz narinle mırlaşmıştık bile... Zaten mırlaştığımız için bunları yazma gereği duydum; kaale aldım yani. Yoksa kimseye takılmadan sessizce gelip giden biriydim ben.
Ben kabuğuma çekileyim en iyisi.
Kaplumağa:((
Dışarı çıkmak üzereyken alel acele yazdım hatta inan kalbimden geçen başıma geldi derler ya o misal oldu:/:( Düşman'ı söz gelimi yani seni istemeyeni anlamında yazdım ama şimdi yanlış anlaşılır düzelt diye içimden geçtiysede dediğim gibi acilen çıkmam gerektiği için düzeltme yapamadan çıktım...
Ve ne tesadüftür ki bu konuda başlık açıp yazmayı düşünürken, senin yorumun sonrasında yazmayı ertelemek istemedim...
Yazışarak anlaşılabileceğine inanmayanlardan biriyim !!! Tebessüm ederek yazdığının karşı taraftan olumsuz algılanmasını o kadar çok yaşadım ki !... Onun için bazı şeylerin üstüne gitmiyorum...Farkındaysanız ne dini nede siyasi konulara dalmıyorum...Sizce söyleyecek sözüm olmadığı için mi? Elbette değil, görüyorum ki insanların fikirlerini söylemekten öte, birbirlerinin fikirilerini aşağılama yada empoze etme düşüncesi hakim !!! Herkes aynı düşünce,görüş ve duygulara sahip olsaydı aynı fabrika çıkışlı robotlar gibi olurduk.Bu renkliliği karmaşık hale getirmek, kendi düşüncesinde olmayan insanlara karşı hoşgörüden uzak tuhaf tutumlar içerisine girmek hoş tavırlar değil.Ha bazen o tahriklere bende kapılmıyor değilim...Hayata dair şeyleri paylaşmayı daha bir seviyorum.Çünkü inanıyorum ki çoğumuzun hayat hikayesinin kesiştiği noktalar mutlaka vardır...Aynı şeyleri yaşamış insanların aynı duygularla bakıp yorumlaması elbette çok daha farklıdır...Farklı yorumlar getirilmeside çok farklıdır ama eleştiri yapıcı ise anlamlıdır bana göre...!
Buradan sadece 1 kişiyle tanışma şansım oldu...Onunlada hiç atıfta bulunmadık yazılarımızda :) Ama ben ne yazarsam yazayım bana dönüşünün "narincim" le olacağını biliyorum.Çünkü beni tanıyor ve neyi hangi duygu ve düşünce içerisinde yazdığımı tahmin edip yazdığımı bu anlamda irdelemeyecektir...O kişi hariç hepinize aynı uzaklıkta ve aynı yakınlıktayım belki birinizle daha çok selamlaşmışımdır hepsi o kadar...Aynı mesafede uzak yada yakın olduğum kişiler arasında neden ayrım yapayım ki? Haa böyle bir ayrım seziyorsanız lütfen bunu da kendinizde ve yazılarınızda arayın "ben ne yazdım ki bunun bana dönüşü böyle oldu" düşüncesi ile...Hiçbir kedi kuyruğuna basılmazsa tırmalamaz :P Kuyruğuna basarsan kuyruğuna basarlar :P: )))))) Şaka bir tarafa empati kurarak yazmak gerekiyor kişi ayrımı yapmadan fakat daha öncede dediğim gibi bazen tahriklere kapılabiliyoruz...
Konuyu açmak istemesemde Morgana'nın sorusuna karşılık verdiğim yanıt ve sonrasın da sizin bildiğiniz üzere gelişen diyaloğa biraz değinmek istiyorum...Oysa ben tebessümle yazmıştım isim yazıyor ve görmemiş olabilirsiniz cümlelerini...Belki o da ilk etapta tebessümle yazdı ama dediğim gibi kimse kimsenin o anki mimiklerini görmediğinden ne kadar masumanede yazılmış olsa da karşımızdaki insanın bize iyimser cümlelerle yaklaşımda bulunabileceğini o an için düşünmeden hareket edebiliyoruz...
Mlesef biroğumuz ben daha iyi bilir,ben daha iyi düşünürüm tavırları içerisinde...Kimse bir diğerinin doğrusunu yerme hakkına sahip değildir!!! Saygı duymak neden bu kadar zor gelir ki? Benim zıt kutuptan arkadaşlarım var ama hepbirlikte gidip bir cafede birşeyler içip sohbet edebiliyor ve oradan birbirimizin gözünü oymadan çıkabiliyorsak ben onu bakış açılarının geniş olmasına ve gönüllerinin güzeliğine bağlıyorum...
Yazarken ben bu şekilde yazarsam basit mi olur,acaba düşünce ve duygularımı hafife mi alırlar düşüncesi olmadan yazarım...Zaten genelde ciddi konulara ciddi gayri ciddi boyutta ise gayri ciddi yanıt veririm...Evet yaa herşey yolunda ve güzel giderken şakaların ee olup neden bu aşamaya geldiğini anlamıyorum? :/ Direkt şahıs gösterilmesede kim kime ne dedi ,ne demek istedi herkes bunu anlayabilecek kapasitede !!!:)
Belki farklı anlamda denildiysede ben sevgi pıtırcığı sözünü çok sevdim :) Bir gün aşık olursam hem sevgi hemde aşk pıtırcığı olacağım ne güzell ne güzell: )))
Bazen birilerini sevmek yada sevmemek için onu görmenize gerek yok...Ama daha çok sevmeniz için onu görmeniz gerekebilir, farklı ortamlarda onu yaşamanız...Yaşamanız diyorum çünkü insanı yazarak yada anlatarak değil yaşayarak tanıyabilirsiniz...Kelimeler çoğu zaman yerine oturmayabiliyor yada yanıltabiliyor !
Uzun bir yazının ardından..İstemeyerekte olsa kırmış olduğum arkadaşlardan özür diliyorum...Size abartı da gelse sizleri seviyorum :)) Ama ben sevdiğime nazı,kaprisi,mırlamayı ve hırrlamayı seviyorum yaaaa :)) e elbette ölçüyü kaçırmamak lazım, sanırım maksadını aşırdık bazı şeylerin karşılıklı olarak...
Kaplumbağa, sakın kabuğuna çekilme :( Herkes ayrı bir renk ve renkliliktir hayatı gökkuşağına çeviren...Gökkuşağını sevmeyen var mı?
Saygı ve sevgilerimle,
İşte bu kadar!
Narin!..
mırrrr!..
Hırr!..
Canım sıkılırsa ben işte adamı böyle çimdiklerim. :))
Sevgimin içine gömüyorum şimdi seni.
Aslında kaplumbağa
Aslında kaplumbağa arkadaş diğer olumsuz söylemlere diye yazacaktım ama unutmuşum. Neyse affet arkadaşım kimse mükemmel değil ve ben de hiç değilim:)))
''Biliyorum medisis, senin o
''Biliyorum medisis, senin o güzel gönlünde böyle bir ayrımcı düşünce kesinlikle yoktur ; ancak hepimiz dikkat etmeliyiz sözcüklerimize. Çoğunlukla da dikkatsizce kullandığımız sözcükler yüzünden kırmıyor muyuz birbirimizi?''
Veee kesinlikle haklısın , sana katılıyorum. Tekrar yaptığım gaftan dolayı özür dilerim. Benim ifade etmek istediğim kulaklarımızı olumsuz söylemlere kapamanın yararı olacağını düşünmem. Söylediklerimden kasttım ayırmak değil, kabullenmek, eğer bişileri kabullenmekte zorluk çekiyorsak ya da kabullenemiyorsak tartışıp olumsuz elektrik vermek yerine kulak kapamak daha iyi veyahutta hiç okumamak...Bu arada pes doğrusu öyle söylemek istemediğimi çok iyi anlamışsın.
Toruk kardeşim,senin hayatına yakında bir pıtırcık gelecek içime öyle doğuyor. ( burada göz kırpıyorum:))) )
Medisis sister, senin o
Medisis sister, senin o güzel kalbine doğuyorsa inanırım. İnş. farkındalıklı pıtırcıktır. :)
Sevgili Toruk Makto, Senin
Sevgili Toruk Makto,
Senin kadar farkındalıklı olabileceğini sanmıyorum ama sevgi dolu, neşeli, cıvıl cıvıl:)))
O zaman kalsın.
O zaman kalsın. Farkındalıklı lazım bana :)
Beni hep kendini önemseme tuzağına düşürüyorsun. :)
Harikasın , işte bu
Harikasın , işte bu ....Kişilikli ne istediğini bilen bulamazsa da yokluğuyla yetinebilen. Sen tuzaklara düşmeyecek kadar zekisin kardeşim:)))
Çok hoşşşş...
Kaplumbağa;Sevgiye gömülmek çok hoşşş, üzerime arkadaşlık,dostluk harcı döktün mü bir daha çıkamam oradan ,çıkmakta istemem: )) Çimdiğinin morluğu geçmedi onu bilahare konuşucazz:P: )))))
Medisis,toruk,statik,full....Belliki kimsenin içinde kötülük yok;sevgi ve saygının açamağı gönül yok... pıtırcıklar... (Siteyi pıtırcıklar istila etti) :)))
Sevgilerimle...
Narçiçekleri gelmeden...
Evet çok iyi oldu narin; sevdim bu pıtırcıkları.
Ya zaten mevsim de bahar, her taraf aşk... Bizim bahçede de narçiçeklerinde bir telaş bir telaş; ha açtı, ha açacak...
Varsın pıtırcıklar narçiçekleriden öce gelsin.
di mi ama? :))
Di :P: )))))))))))))
Medisis dostum
Medisis dostum değerlendirmen için teşekkür ederim. Kişilikli olmayı kullandığın anlamda kabul ediyorum. Diğer türlü hedefim değil ama zeki olmak tercihim olabilir. :) Yokluğuyla yetinebilen de uydu. Bu pazar da yokluğuyla yetinip single romantizm yaşayan kardeşinden sevgi ve selamlar. :)
Yeni yorum gönder