deÄŸiÅŸen nedir?

toro kullanıcısının resmi

"Hitit kralı olduğumdan bu yana ben, Mısırın büyük kralı ile dünyada bu güne dek asla görülmemiş türden barış ve kardeşlik koşulları içinde yaşadım.
Dileğimiz odur ki Hititlerin büyük kralının çoçukları ile Mısırın büyük kralı Ramses in çoçukları arasında da barış ve kardeşlik hüküm sürsün;ve Mısır ile Hititler ülkesi,tıpkı bizler gibi ,yüzyıllar boyunca barış ve kardeşlik içinde kalsın
Herhangi bir düşman Ramses in ülkelerine yürüyecek olursa Ramses hemen elçi yollasın Hititlerin büyük kralına ve desinki: bu düşmana karşı gel ve yanımda yer al


Ramses kendisine başkaldıran kullarına öfkelenir ve onları yola getirmek için harekete geçecek olursa,Hitit kralı da aynı şekilde davranmak zorundadır.
Bir kimse Mısırdan kaçar ve Hitit ülkesine gelirse Hitit kralı onu ülkesinde tutmayıp Ramsesin ülkesine döndürecektir.Bunlar öldürülmeyeceği gibi gözlerine,ağızlarına ve ayaklarına da dokunulmayacak
Hitit ülkesinin binlerce tanrı ve tanrıçası karşısında Mısır ülkesinin binlerce tanrı ve tanrıçası bu gümüş tablet üzerinde kazılı bulunan bütün her şeyi eksiksiz yerine getirmeyi taahüt ederler
Bu sözleri yerine getirmeyenin evi ,ülkesi,tarumar ,köleleri yok olsun.Sözünü tutanların ise ülkesi ve köleleri ile birlikte sağlığı ve esenliği sürekli olsun
"

değişmeyenler devletlerin birlerine söylediği yalanlar , isyan ve kölelerini yitirme korkusu ve tanrının şahitliği

Senin oyun: None

Yorum görüntüleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçiniz ve değişiklikleri "Ayarları kaydet"e tıklayarak kaydediniz.

Kölelik

Çok doğru. Bu yazı yazıldıktan yüzlerce yıl sonra bile kölelik tanrı tarafından kaldırılmamıştır. Tanrının şahitliğinde köle ticaretinin hukuku bile yapılmıştır.

İnanmazsınız ama bu dinin hala inanırları vardır.

xenix

demokrarsi krallıkdan

demokrarsi krallıkdan daha iyidir diyorlar , böyle söylemek güzel tabi, ama ispat nasıl eder insan, ispatlayabilirmisniz?

demokratik kral

krallıkta kralı tanrının seçtiği düşünülüyordu, demokraside "kralı" sen seçtiğini zannediyorsun. ikisinde de bir yanılgı durumu. ispatlayacaklar bunu göz önüne alsın

Tartmak Ve Saymak

Konu tatlanmış...

Bu sabah ben de demokrasinin doğuştan sakat olduğu bir yeri var, bu neresidir, diye düşündüm...
Lenin, demokrasinin de bir diktatörlük olduğunu söyler.
Russel, diktatörlüğe karşı verilen hak mücadelelerinin, demokrasiyi oluşturduğunu söyler. Russel'a göre demokrasinin, "EyiLEŞTİRİLMİŞ diktatörlük" olduğunu söyleyebiliriz.

Bir düşünür de "Demokrasi insanları sayar, halbuki onları tartmak gerekir." der... İşte "tartma" noktasında da işler değişiyor. İnsanlar "kilolarına"(?) göre sınıflandırılmaya başlıyor ve ozaman demokrasi, demokrasi olmaktan çıkıyor. Ancak "tartmak" da doğru ve gerekli! İnsanların "nicelikleri" sayılabilir, "nitelikleri" ve nitelikleri nedeniyle sahip oldukları "önemin" ise, "tartılması" gerekir. Acı olan şudur ki; bunu tartacak bir terazisi de yoktur toplumun. Sosyal pratik tek terazi gibi görünse de, o da bazen doğru, bazen eğri tartıyor. Arslanı kediler boğuyor bu yüzden kimileyin... İnsan bu paradoksuna razı olmalı mı?!...

Lenin bir de şu soruyu sorar; "Demokrasi, hangi sınıf için demokrasi?"
Kapitalist toplumdaki demokrasinin "burjuva diktatörlüğü" olduğunu söyler ve karşılığında önerdiği sosyalist demokrasinin de proleterya diktatörlüğü olduğunu söyler. Ve en sonunda gerçek demokrasinin, demokrasizlik ile mümkün olabileceğini söyler. Bunun da ta ki, sınıfların yok olduğu, sosyalizmin üst aşamasında, kafa ile kol emeği arasındaki farkın kalktığı, komünist toplumda olabileceğini öngürür...

25 Yılı aşkın bir süredir düşünüyorum bu konuyu. Demokrasinin de, sınıfların ortadan kalkmasının da, teorik olarak mümkün görünse bile, pratik olarak mümkün olmadığını ama, sınıflar arası sömürünün, zulmün ortadan kalkabileceğini, daha yaşanılır bir dünyanın olabileceğini öngörüyor ve buna ulaşılamasa bile bu düşe ulaşma yolundaki çabanın, toplumu yaşanılır bir düzen içinde tutabileceğini, bireyi özgür kılabileceğini varsayıyorum.

Hem demokrasinin hem de sınıfsız, sömürüsüz bir toplumun ve dünyanın, insanın yeryüzündeki "cenneti" olduğunu düşlüyorum. Her insan bu cenneti haketmek için kendisini düzenlediğinde, dünyadaki işimizin biteceğini düşünüyorum. Belki bu noktadan sonra insanlık, artık acıların ve ağıtların yerine, aşkın, emeğin şiirini yazabilir, bunların türkülerini söyleyebilir.

Evet demokrasinin doğuştan sakat olduğu yer, onun insanları yalnızca sayıyor olması, tartması da gerekirken, tartabilecek bir teraziden de yoksun oluşudur...

Sevgili Tosunpaşa'nın güzel sorusuna gelecek olursak, bu güne değin okuduğum "Gorki Üniversitelerinden" mezun olabilirsem, "mezuniyet tezim" bu konuda olacak... Ben günümüzdeki reel demokrasi anlayışının kırallıktan daha iyi olduğuna, krallığın da bu demokrasiden daha iyi olduğuna inanmıyorum. Çünkü Neyzen Tevfik'in dediği gibi, "eskiden sormadan asıyorlardı, şimdi sorup da asıyorlar"... Yani sonuçta asıyorlar! Bu nedenle bir vuruşta, kestirmeden ölmek belki de daha iyidir, hergün ölmekten... Ama insanlığın önünde hergün, yaşamak da öylece el sallıyor bize!... Bunu düşünelim hep beraber...

Ben diyordum var bi cevher

Ben diyordum var bi cevher diye bu tosunpaşa'da, gelmiş sormuş yine soracağını, eline sağlık güzel arkadaşım.

Vakit bulunca ben de birşeyler yazmak isterim, şimdilik hoşçakal ve kendine iyi bak. (Bu arada basketbol takımı iyi gidiyordur umarım, senin adına çok sevindim:)

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır. (Üyelik için, Davetiye maili almak isterseniz mail adresinizi ekleyin)
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><hr><u><blockquote><sup><sub>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Kolay link ekleyebilirsiniz. Örnek site içi arama linki için [s: aranacak kelime]

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Spamları engellemek için denetlenmektedir. Lütfen soruyu yanıtlayınız.
İçeriği paylaş