Agarta ve Şambala Yeraltı Uygarlıkları...
Agarta Efsanesi
Ehil olmayan ellerin açamadığı Agarta ülkesinin kapılarını Tibetliler, kendini bu yolun yolcusu sayan Hitler'in adamlarına bile göstermemiş, yanlış yerlerde oyalamışlar. İşte size Tibet'te, Nepal'de, hatta Rusya'da bile okulları olan Agarta mitinden efsanevi satırlar:

Cennetin basamağı
Lama ezoteriklerine (belirli bir insan topluluğunun dışında kimseye bildirilmeyen, yalnızca sınırlı, dar bir çevreye aktarılan batıni bilgi, öğreti) göre Agarta (Agarti veya Agartha) cennetin ilk basamağı anlamına geliyor. Bazı kaynaklarda Agarta, Tibet veya Himalayalar'da, bazı kaynaklarda ise Moğolistan'da.
Beyaz Ada, Şambala...
Beyaz Ada, Agarta, Şambala... Bu üç mit adından Avrupa daha çok Şambala Efsanesi'ni biliyor. Bu ad Tibet elyazmalarında geçiyor. Agarta miti Şambala'ya göre daha az biliniyor. Agarta mitini Fransız Aleksandr Sent-İv d'Alveydr ortaya çıkarmış. Ferdinand Ossendovski ise "Vahşiler, İnsanlar ve Tanrılar" kitabında anlatıyor Agarta'yı. Kitap, Moğol lamalarının anlattıkları efsanelerden oluşuyor.
Hükümdarı Brahitma
Moğol lamalarına göre insanların hayatını yöneten bir yeraltı ülkesi var. Bu ülke Agarta diye adlandırılıyor. Agarta'da yaşayan bilge insanlar gizli yollarla dünya işlerini idare ediyorlar. Agarta hükümdarının adı Brahitma'dır. Onun iki yardımcısı var: Gelecekten sorumlu Mahitma ve olmuş olaylardan sorumlu Mahinga.
İnsanlık bankası
F. Ossendovski'ye göre "Yeryüzünde insanlık mahvolduğu, ölüm ve karanlık hüküm sürdüğü zaman" bu ülkenin insanları, yani Agarta'nın insanları yeryüzüne çıkacak. Ve Agartalıların sayesinde insanoğlu yeryüzünde yaşamını devam ettirebilecek.
İki asır uyuyabiliyorlar
Seyyah Ernest Muldaşev, Tibet mağaralarında yaşadığını öne sürdüğü bu uygarlık mensuplarının 200 yıl boyunca uyuduğunu ve uyudukları zaman vücut ısılarının sıfırın altında olduğunu yazıyor. "Bu bilge insanlar çok farkı uygarlığı ve kültürü taşıyorlar. Onların beyni tam çalışıyor. Bunun dışında üçüncü gözleri açık. Müthiş bir beyin gücüne sahipler."
Kun-Lun'un altında
Ossendovski'nin anlattığı Moğol efsanesine göre Cengiz Han, Kun-Lun Dağı'nı (Çin'in batısında, Doğu Türkistan'ın güneyinde) geçerken mağaralarda yaşayan insanlara rastlamış. Bu olayı Orta Asya'yı gezen Marko Polo da günlüklerinde anlatıyor: "Cengiz Han'ın ordusu, Kun-Lun Dağı'na varmak için bir ay kadar yol giderek büyük sahrayı geçiyor. Ve karşılarına bir patika yol çıkıyor. Ama etrafta hiç insan gözükmüyor. Israrlı arayışlardan sonra yol kenarında bir erkeğe rastlanıyor. Cengiz Han'ın huzuruna getirilen adama kim olduğu, ne olduğu soruluyor. O da, 'Ülkemin insanları dağın altındaki derin mağaralarda yaşıyor' yanıtını veriyor."

Yerin gerçek sahipleri
Agarta'da yerin gerçek sahipleri yaşıyor. Onlar bütün bilgilere sahip bilge insanlar. Yüksek bilgisi olmayan kimse Agarta'ya gidemez. Bugüne kadar da kimse Agarta'nın kapılarını bulamamış. Bu gizemli ülkeyi bulmak için Orta Asya'ya birkaç seyyah grup çıkmış. XIX. yüzyıldan itibaren biri gitmiş, biri gelmiş. N.M. Prjevalski, G.N. Potanin, P.K. Kozlova ve N.K. Rerih'in önderlik ettiği keşif grupları Orta Asya'yı Agarta arayışları için boydan boya gezmiş. Ve aşağı yukarı hepsinin günlüğünde yerli halkın anlattığı ziyarete yasak olan sırlı yerler not edilmiş. Yerli halk buradaki bilgelerin Gobi ve Hangay bozkırlarında saklı olduğunu anlatıyor ve ekipleri onlara götürmekten sürekli kaçıyor.
Meğer o da onlardanmış
Agarta gerektiği zaman insanlığı doğru yönlendirmeleri için yeryüzüne kendi bilgelerinden bazılarını göndermiş. Onlardan biri de Apollon'muş. Yunan mitolojisinde müziğin, sanatların ve şiirin tanrısı... Kehanetlerde bulunan bilici tanrı. Zeus ve Leto'nun oğlu, Artemis'in kardeşi.
Yerin anası
N.K. Rerih, Hindistan'da yaşadığı sıralar Agarta'nın sırları için Himalaya Dağları'nı sık sık aşındırmış ve bu resim 1924 senesinde onun tarafından yapılmış. Rerih'in, "Yerin anası" adını verdiği bu tablonun dışında Himalaya Dağları'nı, Tibet'i andıran sıra dışı resimleri var.
Agartalılar Sovyetler'e hayranmış
Agarta yöneticileri, N.K. Rerih'le, 1926 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği yöneticilerine haber yollamış: "Biz Himalayalar'dan sizin yaptıklarınızı biliyoruz. Siz dindeki cehaleti yıktınız ve ona yeni anlam getirdiniz. Siz yanlış inançları kaldırdınız. Siz yalanı mahvettiniz ve insanları aklın yoluna getirdiniz. Siz gece canavarlarına, karanlığın sahiplerine kapıları kapattınız. Yeryüzünü para için satılmışlardan kurtardınız. Siz örümcekleri diri diri ezdiniz. Siz çocuklara Kozmos'un gücünü getirdiniz. Devriminizi kabul ediyoruz ve Asya'nın bütünlüğü için size yardım gönderiyoruz. Biliyoruz kurduğunuz yeni sistem 1928-36 senelerinde tamamlanacak. Topluma yarar sağlamak isteyen sizlere selamlar!"
Sol kol Şambala kötüyü barındırıyor
Rene Genon'a göre de, "Gobi felaketinden sonra yüksek bilgi sahipleri olan bu uygarlık Himalaya Dağları'nın altındaki mağaralara yerleşiyor. Bu mağaraların merkezinde onlar iki "yola" ayrılıyorlar: Sağ ve sol kola. "Birinci yol" kendini "Agarta" olarak adlandırıyor (iyiliğin saklandığı yer) ve dünya işlerine karışmıyor. Bu sağ kol. "İkinci yol" Şambala'yı yaratıyor. Rene Genon'a göre bu kötülüğü kendinde barındıran ve dünya işlerini idare eden sol koldur. Ve yerüstündeki maglar, káhinler yalnız Şambala'yla ilişkiye girebiliyor, bilgi alıyor ve işbirliği yapıyorlar. Bunun için ona yeminler ediliyor ve kurbanlar kesiliyor. Agarta ise bütün kapılarını şimdilik yerüstü insanlarına kapalı tutuyor. Zamanı geldiğinde o kötüyle savaşmak için yerüstü insanına kendi askerlerini gönderecek.
ALINTIDIR...

Azeri bir arkadaşa göre Şambala ve Ari ırkı
Farklı bir bakış açısı olarak bilginize sunmak istedim: ALINTIDIR...
"Dunyanin en buyuk sirlarindan biri-efsanevi Sambkala ulkesi ve onun
insanlari,nagi halki ve ariler.Nerde bulunuyordu Sambkala?cografi
yerlesimi nerde?
Alman fasizmin ideologlari "ustun irk" teorisinde alman halkinin
kokenini ari halkiyla bagliyorlardi.Kimler onlar? Efsanevi Ari
halkinin izleri Hindistana goturuyor.
1-3 yuzyillar ve Turk tarihinin "Hindistan donemi" tamamen
unutulmus.Ama bilim dunyasinda bircogu bunu kabul etmeseler de
turkler Hindistana ayak basmislar ve unlu Gunes hukumdarlar
sulalesine temel koymuslar,Kusan kanligini yaratmislar.Zamaninin en
buyuk,nufuzlu,kuvvetli imparatorluklarindan birini Kusan kanligini
kurmuslar.
Kaniska(Kan Erke,Kanerke)(78-123) turkun ve turk kulturunun sembolu
olarak Hindistanda is koydu.Simdilerde de onu
kutsallastiriyorlar,tanrilastiriyorlar.O Buyuk Tanriya
tapiyordu,Tanriya sitayis eden Kaniska kuzey Buddizmin temelin
koydu.Turkler Hindistanda coktan taniniyorlardi,onlar gizemli bir
halkti onlar icin,kuseyden aniden peyde olan ve kaybolan bir
halk.Ama arkeoloji izler koyup kabolan -heykellerde,relyeflerde ve
diger sanat eserlerinde, brahmide yazitlarda, mabedlerde,
tapinaklarda,manastirlarda.Hepsinde turk elinin izi mevcut.Ve
efsanevi nagi halkindan rivayetlerde - yilanlara tapinan insanlar.
(Kim bilir belki efsanevi ariler de Altay'dandi? )
Artik brahmide yazilmis turk metinleride bulunmus.
Kaniska kanin devrinde (Kan Erke,Kanerke) Altaydan binlerce turkler
ibadet icin Kaniskanin ulkesine kutsal yerlere zayarete geliyorlardi.
O donemde turkler buddistler icin yeni olan gokyuzu Tanrisina Buyuk
Tengriye ibadet orflerini buddistlere getirmisler ve Tanri inancinin
orfleri,gelenekleri,ibadetleri buddistlerle alinmisti.Bu fakt
Hindistan ve Buddizm tarihinde de kaydolunup.
Simdilerde de Doguda saygiyla efsanevi halki aniyorlar,onlarin kutsal
ulkesini Sambhalani(Sambkale),Sambkale ulkesinden
rivayetleri,efsaneleri sakliyorlar.Efsaneye gore bu ulke uzak Kuzeyde
bulunuyor ve orada kutsal insanlar yasiyor...Sambkala Altay
daglarinda bulunuyordu.Orada kutsal demir Hac-evrensel dunya Vadjrasi
saklaniyor.
Sambkala (turkce SamKale "isikli Kale") bazen Sambala gibi de
sesleniyor ve bir cok tarihciler onu Himalaylarla bagliyorlar.Bu
uyarlama bircok soru doguruyor,cok suphe yaratiyor cunku efsanelerde
sohbet Himalaylardan olamaz,cunku Himalailer Hindistanda hemde
Tibette cok iyi belli olan bir yer, Hindistanlilara cok iyi
malum...belli olan yerlerden ise efsaneler yaratilmaz.Efsanede cok
Kuzeyde bulunan ulkeden bahsolunuyor.Altay ise cografi bakimdan
Hindistan'dan cok kuzeyde bulunuyor ve eskilerden Himalaylarla
beraber Doguda kutsal merkezlerden biri sayiliyordu.Bundan savai
Altayda demir eridiyorlardi ve ondan haclar uretiliyordu,bunu eski
turk mezarlarinda bulunan demir haclar kanitliyor.Tibet'te ise
eskiye,o zamanlara ait metalurji izleri bulunmamis.
Tabii Sambkale Altay oldugunu ve ariler turkler oldugunu iddia
etmiyorum.Bu sadece bilim dunyasinda artik mevcut olan bir bakis
acisi.Yazida yanlisliklar,bircok hatalar olabileceyini pesinen kabul
ediyorum...bu sadece bir tahmin...ama dusunmeye degir bence.Sizler de
bu hakkta dusuncelerinizle,bilgilerinizle paylasirsaniz cok memnun
olurum.
Ayrica dikkatinizi ceke bilecek daha bir sey-
Bu yakinlarda Tibette Buddist mabedinin nerdeveninde taslar uzerinde
eski turk runik yazitlari bulmuslar.
Turklerin mabedleri eskide "kilise" adlamiyordu.Kaylasa daglari
adindan.Tibette bulunan Kaylasa eski turkler icin Kutsal bir
dagdi.Kurgan ve mabedlerin formui ideside dagdan
goturulmustu.Simdilerde de bazi turk halkalri -
hakaslar,tofalarlar,yakutlar ibadetlerini acik dogada,gokyuzu
altinda,daglar karsisinda yapiyorlar."
Tanri sizi korusun!!!
Azerbaycan'dan saygilarla"



Sibel Atasoy

butonunun üstüne gelerek yapmak istediğiniz işlemi seçiniz. Paylaşmak için sitemize üye olmanız gerekmez.
Bir rivayete göre
Zaten başka bir rivayete göre Gobi Çölü'nün altı labirentlerle doluymuş Ve zaman zaman çölde yapılan safariler esnasında Jeepler kuma gömülerek kayboluyormuş. (kuma batıyormuş)
Su akar.. Gökte ararken
Su akar..
Gökte ararken yerde bulduk..
Su akar.. hatta yerin
Su akar..
hatta yerin dibinde :)
Neyi arıyordunuz, neyi
Neyi arıyordunuz, neyi buldunuz?
"Agartalılar Sovyetler'e
"Agartalılar Sovyetler'e hayranmış
Agarta yöneticileri, N.K. Rerih'le, 1926 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği yöneticilerine haber yollamış: "Biz Himalayalar'dan sizin yaptıklarınızı biliyoruz. Siz dindeki cehaleti yıktınız ve ona yeni anlam getirdiniz. Siz yanlış inançları kaldırdınız. Siz yalanı mahvettiniz ve insanları aklın yoluna getirdiniz. Siz gece canavarlarına, karanlığın sahiplerine kapıları kapattınız. Yeryüzünü para için satılmışlardan kurtardınız. Siz örümcekleri diri diri ezdiniz. Siz çocuklara Kozmos'un gücünü getirdiniz. Devriminizi kabul ediyoruz ve Asya'nın bütünlüğü için size yardım gönderiyoruz. Biliyoruz kurduğunuz yeni sistem 1928-36 senelerinde tamamlanacak. Topluma yarar sağlamak isteyen sizlere selamlar!""
"yazının bu kısmı hakaret içerdiği için silinmiştir" İnsanlığın gelişimi için kasaplara ön vereceklerine kendileri çıkıp gerçeği söyleyemiyorlarmı bu bilge sürüngenler?
Not: Bilge sürüngen kelimesi yüzünden silinmiş yazımı tekrar yazdım. Sanırım böyle bir şeydi. Buradaki sürüngenler sümerlerin hikayesinde de geçen tanrılardır. Ezoterizmde Tanrıoğulları, yılanoğulları olarak da bilinir.
Yeni yorum gönder