çocuk/siyah önlük/beyaz yaka
Politik sonuçlarını Fransız devrimininde bulacak olan gelişmelerin bir çoğunun 18.yüzyılın ikinci yarısında..

Kes.
Çocuk. Sadece çocuk.
Ve daha bir kaç asır önce klisenin demirbaşından çıkıp devletin olma yolunda emeklerken,Aristo ve Augustin'in velayetinden alınıp Rousseau'nun "insaniyetine" devredilen çocuk.
Tarih..Ve tarihe yüklenen "erek".(O daha başka bir mesele elbet)
Ama biz devletin çocuğu olarak doğduk.
Sorsanız derler ki,Rouessau kesmiştir bizim de göbeğimizi.
Oysa ruhumuzu besleyen mama yine de Cizvit menşeyliydi.
Çocuk ve Okul.
Siyah önlüğün beyaz yakası.Kolalı.(Bilmem nasıldır şimdilerde.)
Ve yatılı günlerim.Onbir yaşında avuçlarıma bırakılan bir başka pedagojik hadise.
Sınıftaki kürsü.Yüksek.
Öğretmenin sesi.Yankılanan ürperti.
Koridor.Köşesi tehlikeli.
Sessizlik.Bize.
Zaman bir Prusya nizamnamesi.Taksim edilmiş gün.Dersler.Etüd saatleri.Işık.Onbuçukta kapanır.
Saçlar.Bir santimetreden fazlası yasak. Makas. Fellik fellik kaçanlar.Ve kızlar.Ayrı sıralar.
Suç.Ceza.Avuçta patlayan sopa.
Yazılı.Sözlü.Münazara.
Süt siyahtır.
Kazanmıştır.
Kazan.
Kaza.
Kaz.
kaz idik..kazdık..kaza yaptık..kazanda yıkandık..kazandık.
efendi ve uslu çocuklardık.
Eski bir kitaba göz gezdirdim dün gece.
Kuşattı.Kendi çocukluğum beni boğacaktı.
Yazıcı-dostu sürüm
Arkadaşına gönder- 1534 defa okundu

Sibel Atasoy

resim için teşekkürler
resim için teşekkürler sonsuz.
Rousseau
Elimde 'İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı' adlı kitabı var Rousseau'nun.
Hala başlayamadım.
En çok da buna sinir olurdum. Ve babam da hep o manüel makinayla aynı şekilde keserdi saçlarımı. Yıllarca böyle yaptı. Uzatmak isterdim, az uzun olsun du ama adam hiç dinlemezdi ve anlayış göstermezdi, çünkü onun babası da yani dedem imamdı ve baskı, yasak zinciri aynen devam ettirilmeliyid. Öğretilmişti ve öğretildiği gibi olmalıydı. Belkide bu yüzden hala seviyorum uzun saçı..
Çocukluk demişsin ya Gamaro tetiklendi nevrozum:)
Boşver yabancı,nevroz
Boşver yabancı,nevroz iyidir.
Kendiyle barışık olmak ne demektir zaten bir türlü anlayamadım.
Ve kel kafası ay ışığında ampül gibi parlayan o müdür yardımcısına inat,Rinat Dassaev'di benim kahramanım.
Rinat Dassaev
Baktım muhteşem google'a meğer bir kaleciymiş Dassaev.
Eee nereden geldi bu Dassaev hayranlığı.
Nevroza gelince
Zaten ilk 6 yıl ne olduysa öyle gidiyormuş psikoloji bilimine göre.:))
İlk 6 yıl..Freud'a gelip
İlk 6 yıl..Freud'a gelip sorarmış ebeveynler.."üstad" derlermiş, "şimdi bizim çocuk, yani ne yapsak,nasıl etsek"..Umursamazmış o, ama sebebi farklıymış.
"Ne yaparsanız yapın kötü olacak" diye cevaplarmış.
Psikoloji hadi biraz,ama ben psikiyatriyi bıraktım Yabancı.Jung'u severim.En çok da son günlerini.Ve o son günlerde sorup bilemediklerini.
Şimdi sen diyorsunki bana,dön geri.Nedendi Dassaev? Bilmem.O en güzel golleri yiyen kaleciydi,belki ondan.
Çocukluk çağı algısıyla kitlenmiş bir görüntü estetiği.Formasında C.C.C.P yazardı,flaş sanki hep "patlak" kaldı.
Ben çok severdim o
Ben çok severdim o disiplini.siyah önlüğü de ,kocaman beyaz yakalarımı da.Saçlarımda kafamı ikiye ayıracakmış gibi sıkı bağlanırdı.Nasıl gerilirdim .Vallahi ben seviyordum .Sonra önlükler mavi oldu onlardan nefret ettim.Ortaokulda serserileştim hep o mavi önlükler yüzünden :( ne güzelde ders çalışır ödevlerimi yapardım. özgür resimler çizer marslılarla kardeş olurdum .Kırmızı atmosferde .Ah ah çok özlüyorum o zamanlarımı .Nede saftirikmişim dünyadan bi haber.Yeni diller geliştirirdim :uzaylı dili .Öyle anlaşırdım onlarla .Sonra irtibat koptu.
kişisel tarihle
kişisel tarihle yüzleşirsin masallarda...
tarihini yeniden yazmak mümkün müdür bakarsın.
mümkün kılma kudreti damarlarında gezinir de gururlanırsın bazen.
ama çoğu zaman da susarsın.
susmak kabul etmek midir yoksa sessizlik erkin ta kendisi midir?
Sevmek dersen ben de
Sevmek dersen ben de severdim Tegafüle.Lakin o ayrı hikaye, Kavafis usulü biraz.
Ben ev taşıdım son günlerde,taşımaz olaydım.
Son on senedir hiç bişey yoktu gerçi,sadece pullu zarflı gerçek mektuplar.Ama çok daha eski kitaplar,fotoğraflar,onbir yaşında tuttuğum günlük,biraz ağır geldi belki. Neyse ki geçti, Lord of The Flies:)
Ve sessizlik dersen
Ve sessizlik dersen Morgana;
Benim çocukluğum, en korkunç kazaları sessizce yapmayı öğrenme zanaatıydı.Bak nasıl da şişirdim egomu,savunma mekanizması:)
Ve biraz üstüne gitsen, zaten bütün şiirler aynı şeyi itiraf eder.Ne gam ne keder,ikisini toplasan..inat eder:)
Bir daha ev mev taşıma
Bir daha ev mev taşıma gamaro:) Taşırsan da ''günlüğü'' görmezden gel..
Efenim yeni evinizde güle güle oturunuz:)
geçti geçti:)
geçti geçti:)
Yeni yorum gönder